09.12.2014 22:15

'Demek ki hiç ders alınmamış'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, çalışma ziyareti kapsamında Türkiye'ye gelen İngiltere Başbakanı David Cameron ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakanlık'ta gerçekleştirilen toplantıda Davutoğlu, HDP'li Sırrı Süreyya Önder'den kendisine gelen yanıtları değerlendirerek, "6-7 Ekim olaylarını gördükten sonra tedbir almadan bu makamlarda oturursak görevimizin sorumluluğunu yapmamış oluruz. Demirtaş açıklamasında diyor ki, 'eğer iç güvenlik reformu yasalaşırsa sokaklara çıkacağız ve molotof kokteyli yasaklanamaz.' Demek ki hiç ders alınmamış.Tekrar Kobani olayları mı çıkarılmak isteniyor? Uyarıyorum kendisi. Bu çağrılar devam ederse dökülecek tek damla kanın sorumlusu Demirtaş'tır. Bu çağrıları derhal durdurmalı. Sırrı Süreyya Önder, önce kendi söyledikleriyle Demirtaş'ın söyledikleri arasındaki tezatı görsün ondan sonra cevap versin" dedi.

"SURİYE REJİMİNE KARŞI ÇIKMAK TERÖRE MÜSAMAHA GÖSTERMEYİ MEŞRU KILMAZ"

Konuşmasında bölgesel konuları detaylı olarak ele aldıklarını söyleyen Davutoğlu, "Görüşmemizin önemli bir kısmı Suriye ve Irak'ta yaşanan kriz ve bunun uluslararası ve ulusal güvenliklerimize yaptığı etki konusuydu. Türkiye çok açık bir şekilde Suriye krizinin başından itibaren Arap Baharından itibaren Ortadoğu'daki değişimin halkların iradesi yönünde ve demokratik kuşatıcı bir siyaset anlayışıyla olması konusunda ilkesel bir tutuma sahiptir. Suriye'de de bu tutumu benimsedik. Suriye'de hem Suriye rejiminin zulmüne karşı sesimizi yükselttik hem de dünyanın neresinde olursa olsun uluslararası terörizme karşı da çok açık bir tavır aldık. Bu iki konu birbirinin alternatifi değildir. Suriye rejimine karşı çıkmak uluslararası teröre herhangi bir şekilde müsamaha göstermeyi meşru kılmaz. Uluslararası terörizme karşı çıkmak kendi halkından 300 bin insanı hunharca öldüren bir rejime meşruiyet kazandırmayı haklı kılmaz. Bu konuda da Cameron ile tam bir fikir birliği içindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

"İSTİHBARİ İŞBİRLİĞİMİZİ SÜRDÜRME HUSUSUNDA MUTABIK KALDIK"

IŞİD ile mücadele konusunda Cameron ile benzer görüşlere sahip olduklarını belirttiği konuşmasında Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Irak ve Suriye'de IŞİD terörüne karşı nasıl bir işbirliği yapılacağı konusunu da kapsamlı bir şekilde ele aldık. Böyle bir strateji ihtiyacı benzer örgütlerin bir daha bu topraklarda çıkmaması için bir zarurettir. IŞİD bölge hakları için bir tehdittir. Türkiye için bir tehdittir. Uluslararası toplum için bir tehdittir. Bu konuda hepimizin işbirliği yapması zaruridir. Türkiye ve İngiltere arasında da istihbarat işbirliği dahil olmak üzere ciddi bir ortak çalışma vardır. Bundan sonra da bu istihbari işbirliğimizi ve teröre karşı mücadele konusundaki kararlılığımızı sürdürme hususunda mutabık kaldık. Suriye'de takip edilecek strateji konusunda da uluslararası terörün Suriye'de yuvalanmasına sebep olan rejimin Suriye'deki meşruiyeti bizim için bitmiştir. Suriye rejiminin kendi halkına dönük şimdi de Halep'teki sivillere dönük yaptığı barbarca saldırılar karşısında uluslararası toplumun aktif ve kararlı bir tutum alması önemlidir. Yeni bir mülteci akını olmaması için güvenli bölge de dahil olmak üzere bütün opsiyonları birlikte konuşmamız ki Suriye'deki acılara bir son verebilelim birlikte. Bütün bu hususlarda benzer görüşlere sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum."

"ADADA SORUNLARIN İKİ TARAF ARASINDA KONUŞULARAK ÇÖZÜLMESİ ORTAK BAKIŞ AÇIMIZ"

İngiltere Başbakanı Cameron ile Kıbrıs konusunu da görüştüklerini kaydeden Davutoğlu, "Kıbrıs sorunu İki garantör ülke olarak da adadaki barış görüşmelerinin bir an önce başlaması yönünde ortak bir tutuma sahibiz. Bu barış görüşmelerinin bir an önce başlaması ve doğal gaz kaynakları da dahil ada ile ilgili bütün sorunların iki taraf arasında konuşularak çözülmesi ve tek taraflı adımlardan kaçınılması ortak bakış açımızdır" diye konuştu.

"ORTAK BİR DÜŞMANLA MÜCADELE DİYORUZ"

Basın toplantısında konuşan David Cameron, IŞİD ile mücadele konusunda görüşlerini anlatarak, "Ortak bir düşmanla mücadele ediyoruz. Yani aşırı uç terörist örgütler. Mümkün olduğunca yakın çalışıyoruz. İster Türkiye aracılığı ile Suriye veya Irak'a IŞİD için savaşmak için gelen kişiler olsun ister geri dönen kişiler olsun ister en üst düzeyde istihbarat iş birliği olsun ülkelerimiz arasında buradaki tek amacımız insanların Türkiye'de daha güvende olmasını sağlamak. Uzun zamandır bir stratejimiz var IŞİD'i ortadan kaldırmak konusunda. Bence aynı bakış açısına sahibiz. İster Sünni olsunlar ister Şii olsunlar ister Kürt olsunlar burada bizim isteğimiz halkın tamamını temsil edebilecek bir yönetime sahip olmak" açıklamasında bulundu.

"YABANCI SAVAŞÇILAR KONUSUNDA MEVZUAT KABUL ETMEK ÜZEREYİZ"

Türkiye ziyareti öncesinde yabancı savaşçıların geçişleri ve ülkeye geri dönüşlerinin önlenmesi konusunda beklentilerini dile getirdiği hatırlatılan David Cameron, Davutoğlu ile görüşmesinde bu konuda varılan bir kararın olup olmadığı sorusu üzerine, "Yabancı savaşçılar konusunda İngiltere'de bir mevzuat kabul etmek üzereyiz. Böylece kişilerin bu tür çatışmalara katılmak üzere bir seyahat etmeleri durumunda pasaportlarına el koyabiliyoruz. Eğer geri dönerlerse ve bizim nasıl dönecekleri ile ilgili mütabakatımız sonrasında geri dönüş sağlarlarsa bu bağlamda gerekirse belirli kısıtlamalar uygulanacak" ifadelerini kullandı.

"SURİYE'DE SİYASİ BİR DÖNÜŞÜM OLMASINI İSTİYORUZ"

Suriye konusunda sorunun çözümü için İngiltere'nin önceliğinin ne olduğu sorulan Cameron, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye konusunda bence ortak bakış açısına sahibiz. Suriye'de siyasi bir dönüşüm olmasını istiyoruz. Suriye'de farklı bir hükümet olmasını istiyoruz. Bu hükümetin Suriye'deki tüm halkları temsil edebilecek bir hükümet olmasını istiyoruz. Bunun sağlanmasından önce bizim meşru Suriye muhaliflerinin desteklenmesi konusunda daha fazla şey yapmamız gerekiyor. Uzun vadeli hedefimiz çok net. Biz ister DAEŞ deyin ister DEAŞ deyin ister IŞİD deyin ister Irak rejiminden geliyor olsun ki kendisi de tüm halkı temsil edemiyor; çünkü o da Suriye rejiminden kaynaklanan bir temele sahip. Aşırı uçta bir ideolojisi var. Bizim bu üç sorunu da ele almamız gerekiyor."

"İŞKENCE YANLIŞTIR"

Son zamanlarda CIA'nın bazı faaliyetleri ile ilgili olarak işkenceye atıfta bulunularak bir raporun çıktığı hatırlatılan Cameron, İngiltere tarafından herhangi bir İngiliz ajanının işkenceye katılımının olmadığına dair bir güvence verip veremeyeceği sorusu için, "İşkence yanlıştır. Daha güvence içerisinde bir dünya görmek isteyenler bu aşırı uç davranışların ortadan kaldırılmasını görmek istiyorlar. Bu bağlamda tabi ki daha fazla otoriteye ihtiyacımız var. Sistemlerimizin işlemesini sağlamamız gerekiyor. Yanlış yapılan bazı davranışlar da oldu. Bizim yanlış olduğu konusunda da net olmamız gerekiyor. Ben bizim sistemimizin tüm bu konuları ele aldığı konusunda eminim" diye konuştu.

"HİÇBİR IŞİD LİDERİ TÜRKİYE SINIRINDAN GEÇMEMİŞTİR"

Yabancı savaşçılarla ilgili ne tür bir güvence verebileceği sorulan Başbakan Davutoğlu şunları söyledi:

"Türkiye ister Suriye'de ister Irak'ta ister Ukrayna'da yabancı savaşçı görmek istememektedir. Yabancı savaşçılara karşı tutumumuz açık ve nettir. Yabancı savaşçılar bütün uluslararası toplum için komşu ülkeler için de bir tehdittir. Türkiye hiçbir zaman yabancı savaşçıların Türkiye üzerinden geçişine müsamaha göstermemiştir. Göstermeyecektir. Bu yabancı savaşçılar her şeyden önce varlıklarıyla sınırlarımızda tehdit oluştururlar. Suriye halkının haklı davalarına gölge düşürüyorlar. Hiçbir ülke bu tehdidi Türkiye kadar yakından hissedemez. Sanki bu yabancılar Türkiye'den geçiyormuş gibi bir propaganda yapılıyor. IŞİD’in tarihini, 10 yıllık geçmişini inceleyenler bilir ki IŞİD Irak'ta doğmuştur. Hiçbir IŞİD lideri herhangi bir şekilde Türkiye sınırından geçmemiştir. Bu konuda her türlü istihbari işbirliğine hazırız ama haksız suçlamalar karşısında da açıkçası bu suçlamalara karşı sesimizi de yükseltmeye de kararlıyız. Bazı yayın organlarının sanki kasıtlı bir şekilde ellerinde hiçbir delil olmadan Türkiye'nin yabancı savaşçılara tolerans gösterdiği gibi yayın yapması art niyetlidir, iftiradır. Biz kimin elinde ne delil varsa her türlü işbirliğine hazırız. Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki kararlılığını kimse tartışamaz."

"DEMEK Kİ HİÇ DERS ALINMAMIŞ"

Polonya dönüşü uçakta çözüm süreci kapsamında yaptığı açıklamalarının ardından HDP'li Sırrı Süreyya Önder'den gelen yanıtları nasıl değerlendirdiği sorulan Davutoğlu, "6-7 Ekim olaylarını gördükten sonra tedbir almadan bu makamlarda oturursak görevimizin sorumluluğunu yapmamış oluruz. Demirtaş açıklamasında diyor ki eğer iç güvenlik reformu yasalaşırsa sokaklara çıkacağız ve molotof kokteyli yasaklanamaz. Demek ki hiç ders alınmamış. Demirtaş karar vermelidir. Çok açık çağrıda bulunuyorum. Biz çözüm sürecinde güçlü bir iradeye sahibiz ama kamu düzeninin olmadığı yerde çözüm süreci yürümez. Çözüm süreci eğer kamu düzeni ihlal edilirse bundan en çok da demokratik bir siyasi parti olma iddiasındaki HDP olumsuz şekilde etkilenir. Demirtaş'ın açıklamaları nereye oturur? Tekrar Kobani olayları mı çıkarılmak isteniyor? Uyarıyorum kendisi. Bu çağrılar devam ederse dökülecek tek damla kanın sorumlusu Demirtaş'tır. Bu çağrıları derhal durdurmalı. Sırrı Süreyya Önder, önce kendi söyledikleriyle Demirtaş'ın söyledikleri arasındaki tezatı görsün ondan sonra cevap versin" şeklinde konuştu.

"YABANCI SAVAŞÇILAR KONUSUNDA GÜÇLÜ BİR İRADEYE SAHİBİZ"

Yabancı savaşçılarla ilgili olarak İngiltere'nin bundan sonra geri dönen yabancı savaşçıları reddeceği hatırlatılan ve bu konudaki görüşleri sorulan Davutoğlu, "ISIS Suriye için de Irak halkı için de bütün dünya için de tehdittir. Yabancı savaşçılar konusunda güçlü bir siyasi iradeye sahibiz. Her iki ülke de aynı siyasi iradeye sahip. Hangi yöntemle bu terör örgütüyle, yabancı savaşçılarla mücadele edilebilir konusu ise karşılıklı iyi niyetle işbirliği yapacağımız bir husustur. Her türlü yöntemi birlikte istişare ederiz. Bu konuları yapıcı bir şekilde ele aldık. Uygulanacak yöntem konusunda bundan sonra birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA)