17.06.2011 13:55

İşadamı Ali İhsan Kaya Temizöz davasında tanık oldu

ŞIRNAK'ta işlenen cinayetlerden sorumlu tutulan, aralarında eski Kayseri İl Jandarma Komutanı emekli Albay Cemil Temizöz'ün de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında, işadamı Ali İhsan Kaya tanık olarak dinlendi.
Kaya, Hanefi Avcı’yı tanımadığını belirterek, “Hanefi Avcı'yla ilgili herhangi bir muhabettim yoktur. Sadece Ankara’da bir iftar yemeğinde karşılaştık. Recep Güven ise arkadaşımdır. Güven de Altuğ’a ifade vermesi yönünde herhangi bir telkinde bulunmadı. Şirkette Altuğ maskotumuzdu. Beceriksizdi, unutkandı” dedi.

Şırnak'ta 1993-95 yılları arasında işlenen cinayetlerden sorumlu tutulan ve aralarında Kayseri İl Jandarma eski Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz ve Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak ile itirafçıların da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşma nedeniyle Diyarbakır Adliyesi çevresinde sıkı güvenlik önlemleri alındı. Adliye çevresi bariyerlerle kapatılırken, binaya girmek isteyenler 2 ayrı arama noktasından geçirildi. 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar emekli Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, PKK itirafçıları Abdulhakim Güven, Adem Yakin, Hıdır Altuğ ve Temer Atak ile sanık ve mağdur avukatları hazır bulundu. Sağlık sorunları nedeniyle ara kararla tahliye edilen Kukel Atak ise duruşmaya katılmadı.

Davanın 28'inci duruşmasında, sanıklardan Hıdır Altuğ’un kendisine bazı askerlerin aleyhine ifade vermesi için yönlendirdiğini iddia ettiği işadamı Ali İhsan Kaya ve Avukatı Ali Yavuz Aktan tanık olarak dinlendi.

Mahkeme heyeti, duruşmada tanık Ali Yavuz Aktan’a, Hıdır Altuğ’un Diyarbakır’a gelip bazı olaylarla ilgili ifade vermesiyle ilgili yönlendirildiğine ilişkin sorular sordu. Tanık Aktan, sorulara, “Tayfun olarak bildiğim Hıdır Altuğ’u bilirim. Eşimin ağabeyinin yanında çalışıyordu. Orada çalıştığından dolayı tanıyorum. İstihbaratta görevli kişiler ile Hanefi Avcı’yı tanımam. Bunlarla hiçbir zaman bir araya gelmedim. Altuğ'u teslim olmadan birkaç gün önce basında bir takım haberler çıktı. Bana ne yapmam gerektiğini sordu. Ben kendisine ‘Güvenlik güçlerine git durumla ilgili bilgi al’ dedim. Ancak herhangi biriyle ilgili iftira at yönünde yönlendirmedim. Emniyet arıyorsa seni git ifadeni ver dedim” cevaplarını verdi.

Sanık emekli Albay Cemal Temizöz, mahkeme heyetinden söz alarak tanık Aktan’a, gözaltına alınarak Diyarbakır’a getirildiğinde savcılık sorgusunda kendisini savunmadığını sordu. Aktan, “Bölgede bulunan bir avukat olarak. Sizin konumunuzdan dolayı böyle birini savunmak bölgede iyi karşılanmaz. Konumunuzdan dolayı avukatlığınızı, üzerinize atılı suçlardan dolayı üstlenmedim. Ben Hıdır Altuğ’u Diyarbakır’a git ifade ver diye yönlendirmedim ve öyle bir telkinde bulunmadım. Altuğ yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı 5-6 yaşındaki çocuklarla arkadaşlık yapıyordu. 3 kez beynindeki tümörden dolayı ameliyat oldu” dedi.

TANIK İŞADAMI KAYA: HIDIR ALTUĞ’U YÖNLENDİRMEDİM

Mahkeme heyeti daha sonra Diyarbakırlı işadamı Ali İhsan Kaya’nın tanık sıfatıyla ifadesine başvurdu. Kaya, sanıklardan Abdulhakim Güven ile Hıdır Altuğ’u Ferit ve Tayfun olarak tanıdığını söyledi. Hıdır Altuğ ile ilgili basında çıkan haberlerden sonra kendisini çağırıp konuştuğunu dile getiren Kaya, “15 yıldır yanımızda çalışıyorsun basında seninle ilgili iddialara var. Polis gelip burayı basabilir. Bizim de bir itibarımız var. Git senle ilgili olarak söylenenlere ilişkin konuş. Onun dışında iftira at diye telkinimiz olmadı” dedi.

Sağlık sorunlarından dolayı Altuğ’un mahalledeki çocuklarla arkadaşlık kurduğunu belirten Kaya, aklı başında biri olmadığını dile getirdi. Kaya, şöyle dedi:

“Hanefi Avcıyla ilgili herhangi bir muhabettim yoktur. Sadece Ankara’da bir iftar yemeğinde karşılaştık. Recep Güven (Geçen duruşmada tanık olarak ifade verdi, o tarihlerde Diyarbakır'da görev yaptı, halen Siirt Emniyet Müdürü) ise arkadaşımdır. Güven de Altuğ’a ifade vermesi yönünde herhangi bir telkinde bulunmadı. Şirkette Altuğ maskotumuzdu. Beceriksizdi, unutkandı. Sanıklardan Abdulhakim Güven ise şirkete gelerek benden iş talep etti. Ben de kendisine makinen varsa gel iş vereyim dedim. Makinesinin olmadığını söyledi. Bizim işimiz de makinelere dayalı olduğundan dolayı kendisiyle çalışmadık. Dostlarımın bana gönderdiği çok sayıda personelim vardı. Bunların içerisinde dağa çıkmış insanlar da çalışıyordu. Bunları tanıma gibi bir durumum yoktu. Ben çok sosyal bir insanım. Yüksek yargıdan emniyetten dostlarım var. Ziyaretime gelirler bu doğal bir şey. Onlar beni arada bir ziyaret ederdi. Gelen misafirler arasında onunla konuşan olmadı. Birkaç defa da Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da davet ettim.”

Duruşmaya daha sonra öğlen arası verildi.


Cem EMİR/ DİYARBAKIR, (DHA)
Cem EMİR - DHA