14.03.2017 11:41

İslam kültürü ve eserleri dijitalleşiyor

TÜRKİYE, Almanya, Ürdün ortaklığında gerçekleşecek olan ve İslam kültürü ile eserlerini dijital ortama aktararak daha korunaklı bir hale getirmeyi amaçlayan “İslami Eserler ve Kültüre Dijital Erişim Oluşturma” projesinin ilk toplantısı İstanbul’da yapıldı.
BAU International Berlin Kültürler Arası Diyalog Merkezi'nin, Alman Dış işleri Bakanlığı Fonu ve Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD)’nin desteği ile hazırladığı “İslami Eserler ve Kültüre Dijital Erişim Oluşturma” projesi; Almanya’dan Staatliche Museenzu Berlin (SMB) Müzesi fürIslamische Kunst, Ürdün’den Ürdün Hashemite Krallığı Turizm ve Eski Eserler Dairesi ve Türkiye’den İstanbul'daki Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi işbirliğinde hayata geçecek. Almanya, Ürdün ve Türkiye arasında gerçekleştirilecek ders teklifleri geliştirme, bölgesel ve uluslararası öğretim ve proje ağları oluşturma ve bu çalışmaları akademik eğitime katma amacı taşıyan model projesinde, kültürel mirası korumak ve belgelemek adına 3D scan ve print, Augmented Reality, Virtual Reality, Game ve Animation gibi en yeni dijital teknolojiler kullanılacak.

İLK TOPLANTI BAU’DA

Toplamda 3 ülkede gerçekleştirilecek olan eğitimlerin ilk ayağı İstanbul’da, Bahçeşehir Üniversitesi Galata Kampüsünde düzenlendi. 7 üniversite ve 3 müzeden, akademisyenler, müze uzmanları, doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin bir araya geldiği toplantıda projenin detayları paylaşıldı.

PROJE NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Kültür mirasının dijital ortama aktarılmasının hem bu mirası koruma hem de gelecek nesillere bu eserleri anlatma, tanıtma konusunda oldukça önemli olduğunu söyleyen BAU Uluslararası Berlin Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Kültürlerarası Diyalog Merkezi Direktörü Güven Günaltay, "Özellikle Yakın Doğu'da yok olan eserler ile müzelerin koleksiyonlarına girişin az olması dijital ortamın daha çok kullanılması gerektiğini bizlere gösterdi. Biz de 3 ülkeyi bir araya getirerek bu projeyi başlattık" dedi.

“ALMANYA, TÜRKİYE VE ÜRDÜN’DEKİ ZENGİN KÜLTÜREL MİRAS ÜLKELERİ BİR ARAYA GETİRDİ”

Almanya, Türkiye ve Ürdün'ün projede yer alma nedenlerine değinen Günaltay, "Almanya mültecilerin ağırlıklı olarak gittiği ve Türk nüfusunun yoğun olduğu bir ülke. Türkiye ise İslam sanatı ve kültürü açısından en zengin koleksiyonlara sahip ülkelerden biri. Ürdün’e baktığımız zaman tüm karmaşanın içinde en sakin kalmış yerlerden birisi ve burası da zengin bir kültürel mirasa sahip. Sadece İslam eserleri değil Türkiye’de olduğu gibi antik tarih öncesi dönemleri içeren eserleri de bünyesinde barındırıyor. Bunun dışında Ürdün ve Türkiye’de yer alan müzelerde dijital teknolojilerin kullanılması konusunda da daha fazla adım atılması gerekiyor” diye konuştu.

PARÇALARI FARKLI MÜZELERDE OLAN ESERLER BİR ARAYA GELEBİLECEK

Projenin Almanya ayağındaki temsilcilerinden Berlin Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Joachim Weinhold, “Farklı müzelerde parçaları olan eserler var bu çok önemli. Bu proje eserlerin eksik parçalarını bir araya getirip tamamlamak adına büyük avantajlar sağlayacak. Eksik parçaların tamamlanması veya eserin bire bir yeniden yapılması için üç boyutlu teknolojileri kullanabiliyoruz” dedi.

“ANİMASYON VE OYUN TASARIMLARINI KULLANACAĞIZ”

Ürdün Prenses Sumaya Teknoloji Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Edward Jaser, özellikle kültürel miras ve İslami eserlerin korunması ve dijitalleşmesini içeren bir projede oldukları için çok mutlu olduğunu dile getirdi. Ürdün’ün tarihi ve İslami eserler bakımında oldukça zengin bir ülke olduğunu belirten Jaser, “Bu anlamda özelikle Türkiye ve Almanya’dan akademisyenler ve profesyonellerle birlikte çalışmak çok önemli. Biz bu İslami eserlerimizi dijitalleştirmek ve yeni jenerasyonlara farklı yollarla ulaştırmak istiyoruz. Tüm bunları sağlamak için de kendi uzmanlık alanlarımız olan animasyon, oyun tasarımı ve artırılmış gerçekliği kullanacağız” ifadelerinde bulundu.

ESERLER SANAL GERÇEKLİK DENEYİMİ İLE BULUŞACAK

BAU Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Güven Çatak ise projeyle ilgili görüşlerini, “Amacımız bu eserleri dijitalleştirmek. Bundan sonra yapılabilecekler çok fazla. Bunları bir sanal gerçeklik deneyimine dönüştürebiliriz, bir oyunun parçası haline getirebiliriz, bir dijital kitabın içinde interaktif bir şekilde bunları sunabiliriz. Yapılabilecek şeyler çok fazla. Biz ilk etapta içeriği en doğru ve kaliteli şekilde elde etmek istiyoruz. Ondan sonra çok farklı ortamlara bunların girmesi söz konusu” şeklinde aktardı.
İSTANBUL, (DHA)