10.01.2017 12:31

"Kar Körlüğü"ne dikkat!

Ülkemiz artık iyice soğuk havaların etkisine girdi, her yanı bembeyaz kar örtüsü sardı. Bu beyaz örtü, her ne kadar büyük-küçük demeden her yaşta insan için eğlencenin simgesi olsa da karda vakit geçirirken bilinçli olmak gerekiyor.
Göz Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Opr. Dr. Şehvar Nefesoğlu, uyarıyor: “Güneşten gelen ultraviyole ışınları karlı ve buzlu zeminlerden yansıdığında direkt olarak göze ulaşıyor. Ultraviyole ışınlara karşı koruyucu özellik taşıyan gözlük kullanmamak ve gözlüksüz uzun süre boyunca karlı zemine bakmak korneada güneş yanığı oluşmasına yol açabiliyor. Bu durum da kar körlüğüyle sonuçlanabiliyor.”

Şüphesiz ki kış mevsiminin en sevilen yanı lapa lapa yağan ve her yanı bembeyaz bir örtü gibi kaplayan kardır. Her kar döneminde çocuklar kartopu savaşları yaparken, yetişkinler de camın ardından yağan karı izler. Çünkü kar yağışı büyük-küçük fark etmeksizin yer yaşta insanı mutlu etmeye yeter. Fakat kar örtüsünün sahip olduğu renk kadar saf ve masum olmadığını, göz sağlığı için tehlike sinyalleri verdiğini biliyor musunuz? Peki, göz sağlığını koruyabilmek için yaz aylarında olduğu gibi kış mevsiminde de UV ışınlarından koruyucu özellik taşıyan güneş gözlükleri kullanmak gerektiğini?

Karlı ve buzlu zeminlerden yansıyan ışınlara dikkat!
Güneşten gelen ultraviyole ışınları karlı ve buzlu zeminlerden yansıdığında direkt olarak göze ulaşıyor. Ultraviyole ışınlara karşı koruyucu özellik taşıyan gözlük kullanmamak ve gözlüksüz uzun süre boyunca karlı zemine bakmak ise korneada güneş yanığı oluşmasına yol açabiliyor. Bu durum da kar körlüğüyle sonuçlanabiliyor. Kar körlüğünden korunabilmek için bazı hususlara dikkat etmek gerekiyor. Yaz aylarında olduğu gibi kış mevsiminde de mutlaka güneş gözlüğü kullanmak bunların başında geliyor.

Gözlük kullanmamak kar körlüğüyle sonuçlanabilir
“Kışın güneş gözlüğü kullanılmaz” düşüncesi her yıl özellikle kar döneminde çok sayıda kişinin kar körlüğü problemi yaşamasına neden olabiliyor. Çünkü kışın, güneşin etkisinin hissedilmemesi ultraviyole ışınlarına maruz kalındığı gerçeğinin göz ardı edilmesine yol açabiliyor. Karlı zeminden göze yansıyan bu zararlı ışınlar da beraberinde kar körlüğünü getirebiliyor. Kar körlüğü gözde kuruluk hissi, ışığa karşı hassasiyet, gözde batma ve sulanma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. İstem dışı kasılan göz kapakları da görmenin azalmasına yol açabiliyor. Bu belirtiler ise kar ve güneşle temastan sonraki 6 ile 12 saat arasında ortaya çıkmaya başlıyor.

İhmal edilmemeli, uzman müdahalesi şart
Yaşanan kar körlüğü belirtileri mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurmayı gerektiriyor. Ancak birkaç gün içerisinde belirtileri hafifleyen kar körlüğü, önemsiz algılanmaya ve uzman desteğini ertelemeye neden olabiliyor. Fakat bilinmelidir ki, müdahale edilmeyen kar körlüğü tüm belirtileri daha da riskli boyutlara taşıyabiliyor. Kar körlüğünün tedavisinde ise suni gözyaşı takviyesi uygulanabilir, gözü kapatarak üzerinden soğuk kompres yapılabilir. Ağrılı durumlarda ağrı kesici ilaçlar önerilebilir, ağrı derecesi yüksek ise göz, göz bandı ile kapatılabilir. Böyle durumlarda gözü kesinlikle kaşımamak gerekir. Kontakt lens kullanan hastalar ise bu gibi şikayetleri fark ettiğinde hemen lensleri çıkarmalı ve güneşli ortamdan uzaklaşarak karanlık bir odaya geçmelidir.