11.01.2017 11:27

Mahkeme Boydak kardeşler için kararını verdi

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ'nün finansal yapılanmasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında örgüte himmet topladığı ve finansman sağladığı iddia edilen 60 iş adamı tutuklandı. Tutuklananlar arasında Boydak Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak'ın kardeşi iş adamı Bekir Boydak da var.
Hakim, soruşturmada adı geçen bir başka Boydak, Mustafa Boydak'ın oğlu Mahmut Sami Boydak ve 3 iş adamı için de ev hapsi uygulamasını kararlaştırdı. 50 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


35 İLDE OPERASYONLAR DÜZENLENDİ



Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 35 ilde gerçekleştirdiği operasyonlarda 164 iş adamını gözaltına almıştı. 110 iş adamının yurt dışında olduğu belirlenirken, 106'sının da firari olarak arandığı belirtilmişti. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 164 iş adamı dün Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü. Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca sorgulanan iş adamlarından, 110'u tutuklanmaları talebiyle hakimliğe sevk edildi.


BEKİR BOYDAK'IN DA BULUNDUĞU 60 KİŞİ TUTUKLANDI



İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Aralarında Boydak Holding Yönetim Kurulu eski Başkanı Mustafa Boydak'ın kardeşi iş adamı Bekir Boydak ve bazı iş adamları, "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçundan tutuklanırken diğerleri ise "Terör örgütü üyeliği" suçundan tutuklandı.


4 İŞADAMINA EV HAPSİ



Sulh Ceza Hakimliği, Mustafa Boydak'ın oğlu Mahmut Sami Boydak ile birlikte 4 iş adamı hakkında ise, delillerin büyük çoğunluğunun toplanmış olması ve suç vasfının değişmesi ihtimalini dikkate alarak bu kişiler hakkında ev hapsi uygulanmasına karar verdi. 46 iş adamı ise adli kontrol kararı şartıyla serbest bırakıldı.

"SUÇLAMAYI KABUL ETMİYORUM"

Kayseri 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen FETÖ davasının öğleden sonra görülen duruşmasında müşteki sanık işadamı Yılmaz Akansu, hakkında açılan terör örgütü üyeliği suçlaması ve davada şikayetçi olduğu konularla ilgili ifade verdi. Akansu, Kılıçaslan Eğitim Vakfını 1986 yılında yardıma muhtaç çocuklara eğitim verilsin diye kurduklarını söyledi. Akansu, "Ben, 3 çocuğu burs verilsin diye vakfa gönderdim ama bu çocuklara burs verilmedi. Yani benim hiçbir şeyle alakam yok. Taşınmazların kiraya verilmesi benim zamanımda olmadı. Benden sonra olmuştur. Yılmaz Akansu Koleji 100 bin liraya kiraya verilmiş. Ben bunu duyduktan sonra gittim. Bana 'Sen ilkokul mezunusun senin aklın yetmez' dediler. Bu olaylarda benim imzamı kim taklit ettiyse , onlardan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanının, FETÖ örgütüne üye olması konusundaki soruya Akansu, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben örgüte üye değilim. Hükümetimin yanındayım. Sadece imzamı taklit edenlerden şikayetçiyim. Başka kimseden şikayetçi değilim" dedi.

"BENİ EV AĞABEYİ SEÇTİLER"

Mahkemede şikayetçi olarak ifade veren Ömer Koçak, 2012-2013 yılları arasında FETÖ'nün cemaat evlerinde öğrenci olarak kaldığını söyledi. Koçak, şunları söyledi:

"Burada beni ev ağabeyi olarak seçtiler. Ben bu pozisyonda kapasiteye sahip olmayacağımı söyledim. Ağabeylik yaptığım evde bana 3 ortaokul öğrencisi verdiler. Sonra bana öğrenciler askeri lise sınavlarına gireceklerini söylediler. Çocukları ders çalıştırdım. Sınava 3 gün kala bu çocukları benden alarak başka birilerinin çalıştıracağını söylediler. İçime kuşku düştü. Bir gün eve geldiğimde çocuklar evden sırayla çıkıyordu. Onların evdekilerle ne konuştuklarını sordum, bana 'Kuran'a el bastık söyleyemeyiz' dediler. Sınavdan sonra öğrencilerden birini aradım. Her şeyden haberim varmış gibi konuştum. Böyle konuşunca çocuk da 'Ağabey verdiğiniz 80 sorunun 80'i de çıktı. Allah razı olsun' dedi. Bunu duyunca öğrencilerle ilgilenenlere tepki gösterdim. Bu konuda tartışma çıktı. Olaylardan sonra evden ayrılarak ailemin yanına yerleştim."

Diğer şikayetçi Mehmet Salih Keskin ise, 2012 yılında FETÖ'nün cemaat evinde kaldığını belirterek, "Cemaat evine yerleştiğim dönemde Kılıçaslan Eğitim Kurumları yazan bir kağıda burs başvurusunda bulundum. Burs bana çıkınca bankada hesap açtım. Kaldığım evin Hilmi kod adlı ağabeyi bana evin ihtiyaçları olduğunu söyleyerek bursu vermemi söyledi. Ben de namaz kılan insan oldukları için söylediklerine inandım. Bana çıkan burs miktarını bilmiyorum. Hilmi denen kişiden şikayetçiyim. bu kişinin gerçek adını bilmiyorum. Başka kimseden şikayetçi değilim" diye konuştu.

Şikayetçilerin ifadelerinin ardından ara verilen duruşma yarın devam edecek.
Ümit TÜRK, İstanbul DHA