06.06.2012 15:48

M.Nail Keçili basın bildirisi

Bu haberi medyanın değerlendireceği temennisi ile takdim ediyorum. 2000 senesinin sonunda bilindiği üzere İçişleri Bakanımızın televizyonlara çıkarak “bir adam var.
BASIN BÜLTENİDİR
O adam yakalanırsa bütün bankalar düğümü çözülür” söylemini ve Egebank’a giriş ve çıkışlarda insanları kayıt eden kameranın üzerindeki saati tarif ederek görüntüler üzerine “işte Nail Keçili, sırtında içi dolu paralarla gece yarısı bankadan çıkıyor” ifadesini hatırlamaktasınız. O görüntülerde saat 17:30’da elimde küçük bir evrak çantası ile toplantıdan çıkmaktaydım. Bu da bu şekilde istismar edildikten sonra her yıl milyarlarca dolar ciroyu gazetelere, televizyonlara, radyolara aktaran, Türk reklam piyasasının %73’ünü elinde tutan, dünya reklam ajansları listesinde 78. sırada bulunan, grup şirketleri ile 2.500 kişiyi istihdam eden, yılda 800 milyon dolar civarında ciro yapan, devlete 1970 ile 2000 yılları arasında 2,8 milyar dolar vergi ödeyen Cenajans ve grup şirketleri, üzerlerine atılan iftiralarla çok büyük zarar görmüştür. Adeta her şeylerini kaybetmelerine rağmen grup şirketlerinden Akademi İstanbul, 500’ü burslu 7.800 talebesiyle kapısını kapatıp kepenkleri indirmesine rağmen, bu arada hapse atılarak her türlü kötü şartların uygulanmasına da sabırla göğüs geren Nail KEÇİLİ, verildiği mahkemelerden bilindiği üzere beraat etmiştir. Egebank mahkemelerinden kurtulacağı anlaşılınca ve hapishaneden tahliye edileceği belirlenince, savcılara tazyik edilerek hakkında Etibank ile ilgili yeni iftiralarla ikinci defa tutuklama kararı verilmiş. Bu karar için geçtiğimiz günlerde tutuklamayı veren Ercan Cengiz, dostu Mustafa Özkan’a “Nail Keçili’ye tutuklama verdiğim için çok büyük vicdan azabı çekmekteyim. Yanlış bir işti. Ancak yukarıdan çok büyük tazyik geldi” demiştir. 1,5 yıl cezaevinde yattıktan sonra Keçili, tahliye olmuş, devam eden Egebank ve Etibank mahkemelerinden beraat etmiş, Etibank mahkemesinden Dinç Bilgin’in mahkemenin kararlarına devamlı itiraz etmesi sebebiyle tüm mahkeme edilenlerin kararları iki defa Yargıtay’dan dönmüş, Nail KEÇİLİ üçüncü defa da beraat ederek, Etibank mahkemesi yeniden Yargıtay kararına girmiştir. Bunun neticesi bellidir. Bu arada Dinç Bilgin ve adamları, batmalarına ramak kala, üzerindeki ithamlarla şaşkın durumda olan Cenajans ve Nail KEÇİLİ’yi ciddi boyutta dolandırmışlardır. Dinç Bilgin, “Nail Keçili’nin hiçbir borcu yoktur. Tüm bu borçlar benimdir” resmi yazılarıyla TMSF’ye o dönem müracaat etmesine rağmen; TMSF mensupları, Cenajans, Cen grup şirketleri ve Yönetim Kurulu Başkanı Nail KEÇİLİ’nin üzerine giderek tüm para ve mal varlığına el koymuştur. Daha sonra Sabah ve Atv satılınca Dinç Bilgin’in müracaatı ciddiye alınmış, ondan da bir miktar para aktarılarak TMSF, Cenajans ve kuruluşlarını serbest bırakmış ve el sıkışıp vedalaşmıştır. Şu anda grup ve Nail KEÇİLİ kaptırdığı mal ve paraları geri almak için büyük uğraş vermektedir. Bu süreçte Cenajans’ı yaşatmıştır. Akademi İstanbul’a yeniden can vermektedir. Paralarına el konması dolayısı ile yerine getiremediği taahhütlerini yerine getirmek üzere çırpınmaktadır.


Ey medyanın çok değerli mensupları, çoğunuz beni ve şirketlerimi hırsız, uğursuz, dolandırıcı, hortumcu olarak yazdınız ve bahsettiniz. Bakın evvelki gün ne oldu biliyor musunuz?
NAİL KEÇİLİ ve CENAJANS, ANKARA’DAN YARGITAY’DAN DA BERAATLERİ ONANARAK, ŞEREFLERİNİ, ŞANLARINI, İTİBARLARINI ASLAN GİBİ GERİ ALDILAR. ŞİMDİ ADİL ŞEKİLDE TUTUKLANDIĞIM ZAMAN MANŞET YAPTIĞINIZ HABERLERİ VE FOTOĞRAFLARI HATIRLAYARAK, YARGITAY TARAFINDAN ONANAN BERAATİMİ VE BUNU BANA YAPAN İNSANLARIN SORGULANMALARINI SAĞLAYACAK MISINIZ? MESLEKTAŞLARINIZ İÇİN İDEALİSTLER İÇİN, İÇERİDE YATAN İNSANLAR İÇİN SAYFALARINIZI AÇIP ÖZGÜRLÜĞE KONUŞMALARINI SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ. BU KURULUŞ 1970 İLE 2000 YILLARI ARASI TÜRK MEDYASINI EN ÇOK DESTEKLEYEN GRUP OLARAK HER YIL SİZLERDEN ÖDÜL ALIRDI. DUVARLARIMIZ ALTIN VERGİ LEVHALARI İLE DOLU. ŞİMDİ GÖRÜNTÜLERİNİZDE, SÜTUNLARINIZDA BU KURULUŞA YANİ CENAJANS GRUBUNA YARGITAY TASDİKLİ AKLANDIĞININ HABERİNİ KULLANARAK YER VERECEK MİSİNİZ? BEN SİZDEN RİCA EDİYORUM, İSTİRHAM EDİYORUM. KULLANIN BU HABERİ. KAYIPLARIN GERİ GELMESİNİN ÇOK ZOR OLDUĞUNU BİLİYORUM. AMA ŞEREFSİZLERİN VERDİKLERİ ZARARIN ÜLKE İÇİN, İNSANLAR İÇİN, DÜRÜSTLER İÇİN NE DENLİ KÖTÜLÜKLERLE DOLU OLDUĞU BİLİNMESİ LAZIM. DEVLETİN VERDİĞİ YETKİLER KİŞİSEL, SADİST ZEVKLER İÇİN KULLANILDIĞINDA DEVLET BUNDAN HESAP SORMAZSA VAY HALİMİZE...!