15.02.2017 11:21

'Almanya’dan en az 50 komşumu ve ailelerini getireceğim'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlara yaptığı 'komşunu al gel' çağrısına Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Nusret Altınbaş'tan destek geldi. "Bir komşumu değil en az 50 komşumu getireceğime söz veriyorum" diyen Altınbaş, Türkiye'nin güzelliklerinin dünyanın her yerinde anlatılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin dünyanın en güzel ve en yenilikçi ülkelerinden biri olduğunun altını çizen Nusret Altınbaş, "Ben uzun yıllar yurtdışında yaşadım, ayrıca çok sık seyahatlerim oluyor. Cumhurbaşkanımızın çağrısına kulak veriyorum. İnşallah Türkiye'deki o canlılığı, o turist yoğunluğunu yeniden el birliğiyle oluşturacağız" diye konuştu.

"EN AZ 50 AİLE DİYORUM AMA 100 AİLE DE OLABİLİR"

Dünya çapında seyahatler yapan iş ortaklarıyla ettiği sohbetlerde hiç Türkiye'ye gelmemiş insanlarla tanıştığını söyleyen Altınbaş, şunları ekledi:

"İş seyahatlerimde iş ortaklarımla konuşurken gördüm ki; dünya çapında iş yapan kişiler Türkiye'yi hiç görmemişler. Dünyayı gezdiklerini anlatıyorlar ama Türkiye'ye gelmemişler. 'Bizim bir Boğaz’ımız var, İstanbul'umuz var, doğal güzelliklerimiz var' diyorum, neden hiç gelmediklerini soruyorum. Türkiye'de 'şu oluyor, bu oluyor' diyorlar. Bunların dünyada olanlardan hiçbir farkı olmadığını söylüyorum. Bizim ülkemiz çok güzel. Bir kere gelen ondan sonra hep geliyor. Önemli olan bir kez getirebilmemiz. Şimdi ise ilk etapta daha önce getirdiklerimi değil Türkiye'ye hiç gelmemiş 50 aileyi getireceğim. Bu sayı 100 kişiden az olmayacak. Komşularımın, arkadaşlarımın tanıdıklarını getireceğim Türkiye'ye. Hedefi böyle genişletiyoruz. Çalışmalara hemen başladık. Cumhurbaşkanıma söz veriyorum 2017'de bunu Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz.”

"ÜLKEMİZİN DIŞARIDAKİ ALGISI GERÇEKLERİ YANSITMIYOR"

İş seyahatlerinden birinde yaşadığı bir anısını da paylaşan Altınbaş sözlerini şöyle noktaladı:

"Geçenlerde Cenevre'de özel uçağı olan, dünyayı gezen bir iş ortağımla konuşurken Türkiye'ye hiç gelmediğini öğrendim. Neden gelmediğini sordum. Ona İstanbul'u anlattım. Ben Gaziantepliyim, Gaziantep'i, yemeklerimizi, kültürümüzü, tarihimizi anlattım. En sonunda mutlaka İstanbul'a geleceğini ve sonra benimle Antep'e gelmek istediğini söyledi. Şimdi beraber bir seyahat yapacağız, İstanbul'u ve Gaziantep'i gezdireceğim ona, hatta vakit olursa Şanlıurfa'yı da gezeriz. Böyle planlar yapıyoruz. Gelen misafirimizin arzusuna ve isteğine göre planlar yapacağız. Türkiye'deki kaynaklar o kadar çok ki her türlü imkanın yanında birçok doğal güzelliğimiz de var. Ülkemiz o kadar güzel ki bunu daha çok anlatmamız lazım. Her ferdimizin anlatması gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin dışarıdaki algısının gerçekleri yansıtmadığını düşünüyorum. Elbirliğiyle bu algıyı yükseltmemiz lazım. Başka ülkelere gidiyorum. 'Bu ülke bu muymuş?' diye şaşırıyorum. Adamlar o kadar algısını yükseltiyorlar ki. Aslında benim de yapmaya çalıştığım ülkemizin gerçeklerini anlatmak olacak. Zaten buraya geldiklerinde büyülenecekler ve yine gelmek isteyecekler. Yeter ki bir kere ülkemize adım atsınlar. Cumhurbaşkanımıza verdiğim sözü yerine getireceğim ve daha fazlasını yapmaya çalışacağım."
İSTANBUL, (DHA)