Geri Dön
PolitikaBakan Soylu: PKK defterini kapattık

Bakan Soylu: PKK defterini kapattık

İçişleri Bakanı Süleyman SoyluAK Parti Van İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılıp, burada yaptığı konuşmada PKK defterini kapattıklarını belirterek, "Ben Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu karış karış gezen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ne söylerlerse söylesinler ne ortaya koyarlarsa koysunlar, onların bu coğrafyaya dayatmak istediği sürecin defterini biz kapattık. İster arkalarında Amerika olsun ister Avrupa olsun, kim olursa olsun yeni bir defter açtık" dedi.

Bakan Soylu: PKK defterini kapattık

İçişleri Bakanı Süleyman soylu Van'ın Edremit ilçesindeki Evliya Çelebi Teknik Lisesi Uygulama Otelinin konferans salonunda düzenlenen AK Parti Van İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Bakan Soylu, "İnsanlarımızın acaba emekli maaşımı bu ay alabilecek miyim? diye endişe ettiği bir Türkiye'den, gecenin bir yarısında kuyruğa girip ertesi sabah banka önünde maaşımı alabilecek miyim? diye beklediği günlerden geliyoruz. Biz zor günlerden geliyoruz. Birilerinin gazete manşeti ile başbakanların itibarlarını almaya çalıştığı günlerden geliyoruz. Bir gecede yüzde kaçlık faizlerle Türkiye'nin kazancını, sizin birikimlerinizi Avrupa'nın ve dünyanın güçlü ülkeleri kendi kasalarına aktardığı günlerden geliyoruz. Akşam saat 16.00’dan sonra insanların sokağa çıkmaktan imtina ettiği, eve gitmek zorunda kaldığı zor dönemlerden geliyoruz. Siz büyük bir devrim gerçekleştirdiniz. Ben İstanbul'da doğdum ve büyüdüm. ‘Kimsiniz, nereden geldiniz?’ Denildiğinde ‘ben Kürdüm ama’ denilirdi. Hiç kimse kendi etnik kökenini, kendi mensubiyetini ifade edemezdi. Ne zaman değişti biliyor musunuz? Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile beraber değişti. Herkesin kendisini ifade ettiği, herkesin kendisini ortaya koyduğu, kimsenin mensubiyetinden endişelenmediği, korkmadığı, acaba bana bir şeyler mi söyler? diye çekinmediği bir anlayışı siz yıktınız. Tayyip Erdoğan'la beraber yıktınız. Zorla, kötülüklerle yapmanız. Tam tersi oyla, demokrasiyle ve milletle beraber yıktınız. Bu ülkede insanlar kendi inançlarını ve değerlerini ortaya koymakta zorlanırlardı. Ben dindarım demekten korkarlardı. İnsanlar kıyafetlerinden dolayı ötekileştirilirdi. Altını çizerek söylemek istiyorum, Tayyip Erdoğan ve AK Parti'nin Türkiye’si özgür Türkiye'dir. Bugün herkes büyük bir özgüven içerisinde korkmadan, çekinmeden istediği kıyafeti giyebilen, başörtüsünü takabilen, üniversiteye gidebilen, devlet memuru olabilen, bana öteki muamelesi yapamazsın diye bütün dünyaya meydan okuyan bir Türkiye; bu meclislerden, bu istişarelerden, bu kardeşlikten geçti. Yetmedi, bununla da yetinmedi. Bu ülkede Aleviyim demek suçtu. İnsanlar söyleyemezlerdi" dedi.

Bakan Soylu: PKK defterini kapattık

KILIÇDAROĞLU'NU ELEŞTİRDİ

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na seslenen Bakan Soylu, "Öyle HDP'nin kalabalıklarıyla gelip de Doğu ve Güneydoğu’da gezmek olmaz, milletle gezmek olur. Tayyip Erdoğan olmasaydı Sivas'tan öteye geçemiyordu. Huzur, kardeşlik geldi, şimdi Türkiye'nin her tarafına rahat rahat gidebiliyor. Adam teşekkür eder. Adam der ki Allah razı olsun AK Parti'den, Tayyip Erdoğan'dan. Türkiye'ye huzur getirdi, birlik getirdi, beraberlik getirdi. 2023'te bir aday olsa da Tayyip Erdoğan onun çarıklarını bir ters giydirse şöyle. Acaba ondan sonra genel başkanlığa devam eder mi? Eder değil mi? Eder çünkü öyle bir yüzü var ki yeniliyor, yeniliyor yenilmeye doymuyor" dedi.

Bakan Soylu: PKK defterini kapattık

'AVRUPA'NIN AĞZINA BAKSAYDIK TERÖRÜ BİTİREMİZDİK'

Bakan Soylu, "Hakikaten büyük bir devrim ve değişimin altına imza attınız. Hep beraber buradaydık. Hep beraber yaşadık. Sizler çok şeyler yaşadınız. Çok sıkıntılar çektiniz. Bugünleri hayal etmek bile zordu. Diyarbakır'da da çarşılar, pazarlar şenlik içerisindeydi. Cezeri’nin müzesini açtık. Yüzyıllar önce içimizden yetiştirmiş bir bilim adamının bu topraklara kazandırdıklarının neler olduğunu oradaki gençlerimize göstermek için müzesini açtık. Sadece o değil, hanımeli pazarına açtık. Onlarca kadının el emekleriyle ürettiklerini rahatça satabilecekleri bir pazar açtık. Onlarca, yüzlerce güzel eserlerle buluşturduk. Aynen Van'da olduğu gibi. Bu ülkede kimse etnik kökeninden dolayı ötekileştirilmiyor. Bu ülkede Kürtçeyi rahat bir şekilde konuşma hakkına sahip mi insanlar? Bu ülkede kendi etnik kökenini istedikleri şekilde söyleme kabiliyetine sahip mi? Evet. Bu ülkede bütün bunlar yapılırken, sanayi sitelerimizin sayısı gittikçe artıyor mu? Van'da, Diyarbakır'da, Şanlıurfa'da, 2016'dan sonra Doğu ve Güneydoğu’da üniversiteyi kazanan doktorların sayısı tam iki kat arttı. 2019- 2020- 2021, sayılar 3-5 ve 20'nin üzerine çıktı. Neden? Çünkü huzur içerisindeler. Adıyaman'a indim, gençler etrafımı sardı. ‘Biz ders çalışmak için kütüphane istiyoruz’ dediler. Şunu ifade etmek istiyorum. Türkiye bambaşka bir noktaya doğru gidiyor" dedi.

Bakan Soylu şöyle devam etti:

"Eğer biz Amerikan’ın ağzına baksaydık, eğer biz Avrupa’nın ağzına baksaydık terörü bitirebilir miydik? Ukrayna gibi NATO’dan, Avrupa'dan bir şeyler bekleseydik, Birleşmiş Milletler'den, NATO’dan ve diğer kulüplerinden bir şey beklemiş olsaydık, şu an Türkiye'nin her tarafında insanların acaba yarın ne olacak diye endişesinden sıyırabilir miydik? Elbette hayır. Van'dan Diyarbakır'a kadar, Şanlıurfa'dan Adıyaman'a kadar bu bölgeyi bir turizm potansiyeli yapma kabiliyetine sahip olabilir miydik? Diyarbakır Eğil’de biliyorsunuz Hazreti Elyesa ile Hazreti Zülküf'ün mezarları yan yana. Türkiye'nin her tarafında gençler gelmişlerdi. Gençler niçin geldiniz? dedim. ‘Biz Van’a da gittik, biz Doğu ve Güneydoğu’yu böyle bilmiyorduk. Huzur var, insanların yüzü gülüyor. Burada da bize bırakılmış büyük bir kültürel miras var. Şunu söylemek istiyorum. O günlere bir daha geri dönmeyeceğiz. Van'ın Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden mezun olan kardeşlerimizle birlikte Türkiye’ye ve dünyaya mesaj vereceğiz. Şimdi ihracatımızı artıracağız. Çocuklarımızın daha iyi istihdamla iş bulabilecek gelişmişliği ortaya koyacağız. Şimdi ne yapacağız? Çocuklarımızı öğretmen, mühendis, doktor, hemşire, polis, asker ve bilgisayar mühendisi yapacağız. Biz bu hedefler içerisine kendimizi koymamış olsaydık, bu hedeflerin içerisinde olmamış olsaydık bugün PKK terör örgütünün huzurumuzu bozan ve bizi oyuncak olarak gören anlayışın içerisinde hep beraber debelenip dururduk."

'PKK DEFTERİNİ KAPATTIK'

PKK defterini kapattıklarını belirten Bakan Soylu, "Ben Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu karış karış gezen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ne söylerlerse söylesinler ne ortaya koyarlarsa koysunlar, onların bu coğrafyaya dayatmak istediği sürecin defterini biz kapattık. İster arkalarında Amerika olsun ister Avrupa olsun, kim olursa olsun yeni bir defter açtık. Eğer biz savunma sanayiinde yüzde 20’lerden 80’lere gelmeseydik bu sözleri söyleyemezdik. Eğer biz ayaklarımızın üzerinde durup 3 bin dolarlardan 10 bin dolarlık kişi başına gelir seviyesine gelmeseydik bu sözleri söyleyemezdik. Biz Karabağ'da, Azerbaycanlı kardeşlerimizle beraber Karabağ hamlesini yapamazdık, Kıbrıs'ta Kapalı Maraş’ı açık Maraş haline getiremezdik, Doğu Akdeniz'de hakkımızı savunamazdık, Libya’da orada karşı karşıya bırakılan bir oldu bittiyi kabul etmek zorunda kalırdık. Eski Türkiye değiliz artık. Etrafındaki coğrafyadaki ilgi alanlarını etki alanlarına döndüren bir Türkiye’yiz. Bunu hep beraber sağlayabilecek bir Türkiye’yiz. Dünyada son iki buçuk yıldır pandemi yaşıyor muyuz? Peki dünyanın en büyük zengin ülkeleri hiçbir şey ortaya koydular mı, bir yol bir çözüm önerisi ortaya koydular mı? Birbirlerine maskeyi sakladılar. Aşı yaptılar, fukara ülkelere vermediler. Başka ülkelere vermediler. İnsanlar ölsün dediler. Tayyip Erdoğan'a kızıyorlar niçin? Şehir Hastanesi yaptın diye. Amerika'da insanlar koridorlarda hayatlarını pandemi sebebiyle kaybederken, Türkiye'de insanlar şehir hastanelerinde 5 yıldızlı otellerde karşılandılar. Bu AK Parti sayesinde, sizin sayenizde oldu. Bunu hep beraber gerçekleştirdik. Başka ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızı hastanelere dahi almazken, biz ambulans uçaklarımızı gönderip kendi ülkemizin vatandaşlarına sahip çıktık" dedi.

'TÜRKİYE'Yİ DEMOKRASİ, KARDEŞLİK VE ZENGİNLİĞİN ÜSSÜ YAPMAK ZORUNDAYIZ'

Yuvarlak masa etrafında toplanan muhalefet partilerini eleştiren Bakan Soylu, "Eski Türkiye'nin koalisyon alışkanlıklarını Türkiye’ye vermeye çalışıyorlar. Türkiye o günleri eskide bıraktı, bir daha hükümetlerin sabahtan akşama kadar sarsıldığı, bir daha birilerinin tehdidi ile beraber hükümetlerin devrildiği günlere dönemeyiz artık. Şunu söylemek istiyorum, pandemiden geçtik mi? Şu anda dünyada ekonomik, göç, salgın ve enerji konusunda sıkışıklık var mı? Peki var, şunu söylemek istiyorum. Bütün bu sıkışık içerisinde Türkiye'de bir hükümet krizi yaşıyor muyuz? Eğer koalisyon dönemlerinde olsaydı, bir hükümet krizi yaşar mıydık? Her gün yaşardık. Peki yarın öbür gün Türkiye'yi önerdikleri sistemle Türkiye karşı karşıya kalınca Amerika'nın ve Avrupa'nın vesayeti içerisinde istedikleri gibi bizle oynayabilecekleri bir anlayışa bizi itmeye çalışıyorlar. Buna düşmeyin, bunu hep beraber sağlayabilecek bir anlayışı gerçekleştirelim. Özellikle sizden şunu istiyorum, çok çalışacağız, çok gayret göstereceğiz, çok mücadele edeceğiz. Eğer 2023'te birilerinin hevesine kurban edersek, Türkiye eski günlerine geri döner. Van’ı iyi biliyorum, terör örgütünün insanlardan, esnaftan sabah akşam dükkanlarına girip onlardan haraç aldıkları günleri unutmuş değilim. Çocuklarımızın, evlatlarımızın dağa götürülmek için ailelerin tehdit edildi günleri unutmuş değilim. Hiçbirimiz unutmadık. Annelerin yüreğinin yandığı günleri unutmuş değiliz. Şimdi de söylüyorum, Van'da atmamız gereken adımları bugüne kadar güçlü bir şekilde attık. Sadece bu bölgeye değil, etrafımızdaki bölgeye de huzur getireceğiz. Suriye’de olup bitenleri görüyorsunuz. Eğer güçlü bir Türkiye olmazsa, oraya barış gelmez. Bağdat'ta Irak'ta olan bitenleri biliyoruz. Allah şahittir, Suriye'den Irak’a kadar etrafımızdaki coğrafyaya hep beraber huzur getireceğiz. Sadece kendimiz için değil, etrafımızdaki coğrafyaya musallat olanların etrafımızdaki coğrafyadan ellerini çekmeleri için bunu başarmak zorundayız. Dünyanın her tarafına, mağdurlara ve mazlumlara elimizi uzatmak zorundayız" diye konuştu.

'NÜFUSTA ÖNEMLİ BİR MESAFE ALDIK'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Van Emniyet Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Nüfus Personeli Eğitim Programı'nda konuştu. Nüfusta önemli bir mesafe aldıklarını belirten Bakan Soylu, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tensipleri oldu ve Türkiye hakikaten MERNİS dediğimiz, şu anda gelişmiş ülkelerin bile birçoğunun altyapısı olmayan bir büyük projeyi faaliyete geçirdi. Aynı zamanda yönetti, eksikliklerini giderdi ve bütün kurumlarla entegrasyonunu sağladı. Bu olağanüstü bir şeydir. Esas itibariyle bugün e- devlet sistemimizin en önemli alt yapısını oluşturdu" dedi.

Pasaport, ehliyet ve kimlik kartlarının nüfus idareleri tarafından tek elden verilmesi sürecine de değinen Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Geldiğimizde, kimlik kartı sadece Düzce ve bir kısmı da Kırıkkale'de veriliyordu. Biraz benim acemiliğime denk geldi. Üçünü nüfus idaresinde vermeye başladık. Bir de 81 vilayette kimliklerinde aynı anda verilmesinin onayını başlattık. Günde belli bir miktarda yaptığımız işlem, öyle bir noktaya geldi ki hem bir yenileme ve değişim ortaya koyuyorsunuz hem de hacmi artırıyorsunuz. Pasaport ortalama günde 10 bin, yaklaşık 6-7 bindi şimdi 14-15 civarında ehliyette, yaklaşık gününe göre 50 ile 60 ve zaman zaman 120 bine çıktığı da var kimlik veriliyor. Bugünkü aklım olsaydı yapmazdım. Dedik ki pazartesi günü üçünü bir arada vermeye başlayacağız. Ya mübarek seni birisi mi kovalıyor. De ki pazartesi günü 81 vilayete çıkartıyorum. 15 gün sonra ehliyete başlıyorum. Diğer 15 gün sonra pasaporta başlıyorum. Heyecanla birlikte arkadaşlarımızda yüklendiler. O günkü genel müdürümüz, hep beraber bu işe girdik. Bir hafta boyunca uyumadık. Ufak tefek arızalar oldu, ama belki dünyada olmayacak bir değişimi bir sistemi bir taraftan aldık bir tarafa geçirmiş olduk. Onu sağlayınca dedik ki bu nüfus idarelerine yılda ortalama 25 milyon insan girer. Bu az bir rakam değil. Bir devletin eğer vatandaş memnuniyetine ait bir sorumluğu söz konusu ise en önemli şekilde düzeltilmesi gereken yerlerden bir tanesi nüfus idareleridir."

'RANDEVU SİSTEMİNİ ÇOK İYİ BİR NOKTAYA TAŞIDIK'

Nüfus idarelerinin konseptlerini değiştirdiklerini ardından da yazılımlarını çok iyi bir noktaya getirdiklerini belirten Bakan Soylu, "Bir randevu sistemi vardı, çok sıkıntılıydı. O randevu sistemini çok iyi bir noktaya taşıdık. Türkiye'de ilk kez hem bilgisayarı hem telefon üzerinden randevu alınabilecek devlet kurumu haline getirdik. Böylece Alo 199 dediğimiz randevu sistemindeki yoğunluk azalttık. Netice itibarıyla burada nüfus konseptlerimizle beraber vatandaşlarımızın aynen modern bankalar gibi hizmet alabileceği bir mekan haline getirdik. Turuncu bir renk koyduk. Hakikaten insanımızın içine girdiği zaman içinin ferahlayabileceği bir renk" dedi.

'3 MİLYONUN ÜZERİNDE EHLİYET KİMLİĞE YÜKLENDİ'

Kimlik kartı ile ehliyetin birleştirilmesine de değinen Bakan Soylu, “Bizim arkadaşlarımız yazılım konusunda çok üstünler. İnanıyoruz ve güveniyoruz. Şunu ifade edeyim, burada yüklemeye geçtik ve 3 milyonun üzerinde ehliyet kimliğe yüklendi. Yetmedi, e-imza ile ilgili bir adım atalım. Çünkü bu çok önemli. Elektronik sistemin, hayatın içerisine tamamen girmesini temin ederek, buna da olmaz dediler. Orda da işi oldu bittiye getirdik. Netice itibarıyla bir tarih verdik, Allah'a hamdolsun e-imzayı şu anda kimliğimize yükleyebilme kabiliyetini ortaya koyduk" diye konuştu.

Bakan Soylu 3 söz verdiklerini de hatırlatarak, "Üçüncüsü de acaba kimliklerimize bir ödeme sistemi yükleyebilir miyiz? İşin yüzde 80'ini bitirdik. Bu da yeni bir şey. Yani kimlik kartlarımız var. Kredi kartı kullanılabilecek bir işlemi şu anda yürütüyoruz. Maliye Bakanımız da ‘ben bu işe varım’ dedi. Dünyada bunu kullanan ülkeler var. Çünkü bizim elimizde bir imkan var. Elimizdeki imkan şu, MERNİS ve nüfus verilerimiz doğruluğunu teyit edebilecek anlayışla beraber eşleştirme yapabilecek kabiliyet sahip. Bunu da sağlayabilir ve inanıyorum ki bu da bir vesile ile oluşabilecek" dedi.

Nüfus idaresinin 200 yıllık olduğunu ve çok eski bilgiler bulunduğunu söyleyen Soylu, "Bu eski bilgilerin dijital arşive geçirilmesi lazımdı. Nüfus Genel Müdürlüğümüz bütün arkadaşlarla beraber Türkiye'nin en büyük dijital arşiv projesini gerçekleştirdi ve bütün bilgileri dijital arşivine aktardı. Hakikaten takdir edilecek ve bütün dünya tarafından da örnek olabilecek bir projeyi Nüfus Genel Müdürlüğümüz sağladı. Bütün bunlarla birlikte hakikaten bir kişi kendi geçmişi ile ilgili bir soyağacı çıkarmak isterse, bunu rahat alabileceği bir soyağacı da dahil olmak üzere birçok adım attık. Sadece bunlar değil. Nüfus müdürlüğünün çok geçmişten başlayan, 'öldü’ denilen bir projeyi, buradan da Aselsan’a minnettarım ve müteşekkirim. Burada belediye başkanlarımız var. Bütün devlet kurumlarına, Türkiye'deki tüm mekansal birimlerin fotoğraflarını çekerek tüm evleri ve haneleri o mekansal birimlere yerleştirerek, belediyeden tutun sağlığa kadar, ne kadar kamu kurum ve kuruluşu varsa, güvenliğe kadar, afata kadar. Allah korusun bir deprem olduğunda hangi katta kim kaç kişiyle beraber kalabiliyor diye anında ortaya çıkarabilecek mekansal adrese dayalı kayıt sistemini ortaya koyan muhteşem bir sistemi tamamladık ve bitirdik. Bunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Coğrafi Bilgi Sistemleri ile beraber eşleştirdiğimiz andan itibaren, şimdi onlar buradan yürüyorlar biz de buradan yürüyoruz bir yerde buluşacağız, bu arada mekansal adrese dayalı kayıt sistemini de bitirdik. Devlete birçok faydası olan bir MR'ı, bir tomografiyi çekebilme kabiliyetine sahip" dedi.

Bakan Soylu, “Şu an hastanede çocuk doğduğu zaman oradan doğum kaydını girdiği andan itibaren annesinin babasının nüfusa gelmesine gerek yok. Biz nüfus kağıdını annesi babası gelmeden evine gönderebilme kabiliyetine sahibiz. Sistemi kurmuşuz. Sistemi devlet hastanelerine entegre kurmuşuz. Yani vatandaşımızın en önemli meselesini çözmüş olacağız. Bu konuda atacağımız çok adımlar var" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN TELEKONFERANSLA GENÇLERE HİTAP ETTİ

Bakan Soylu, buradaki toplantının ardından “Gençlik Buluşması' için Hacıbekir Kültür Merkezi'ne geçti. Burada Vanlı gençlerle bir araya gelen Bakan Soylu, telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradı. Telekonferansla Vanlı gençlere hitap eden Erdoğan, toplu açılışların yanı sıra Van'da gençlerle danışma meclisi yapmayı planladığını söyledi. Erdoğan, "Biz de Van'a geldiğimizde inanıyorum ki sizlerle bunu çok daha farklı bir şekilde yaşayacağız. Gençlerimizin gözlerinden öpüyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. İnşallah en kısa zamanda Van'da sizlerle beraber olmak üzere sizleri Allah'a emanet ediyorum" dedi.

Bakanı Soylu ise, "Cumhurbaşkanım hakikaten çok heyecanlı ve sizi sabırsızlıkla bekleyen bir gençlik var burada. Ben inanıyorum ki talimatlarınız çerçevesinde bu gençlerle, Van farklı olacak inşallah" diye konuştu. Telefon konuşmasından sonra gençlerle sohbet eden Bakan Soylu, seslendirilen Van türkülerine de eşlik etti. Soylu'nun buluşmaya katılan gençlerden birinin doğum gününü kutlayarak pasta kesmesi ve kendisine yöneltilen soruları cevaplamasının ardından program sona erdi.