21.01.2014 13:50

Tehlikeli seviyeye indi

Sapanca gölü'ndeki su seviyesi tehlike sınırına indi.
SAKARYA'nın yanı sıra Kocaeli'nin de kısmen içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü'ndeki su seviyesi, yaşanan kuraklık ve aşırı su çekilmesi nedeniyle en tehlikeli seviyeye indi. Sahil şeridindeki tüm iskeleler tamamen karada kaldı. Çevre mühendisi Talha Feyzioğlu, "Göldeki su kodu tehlike sınırı olan 30 metreye kardar düştü. Biraz daha düşerse su kalitesi bozulacak. Göl bataklık haline gelecek. Yeterli su girişi olmaması nedeniyle fosfat kirlenmesi olarak da bilinen ötrofikasyon etkisiyle su kalitesi bozulacağından artık arıtılsa bile su içilemez hale gelebilir" dedi.

Tüm Sakarya'nın içme ve kullanma suyu olarak yararlandığı Sapanca Gölü'nden, geçen yaz boyunca yaşanan ve hala devam eden kuraklık nedeniyle İzmit'teki Yuvacık Baraj'ında da su seviyesi iyice düştüğünden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de borularla su çekti. İki ile de sınırı olan Sapanca Gölü'nden Temmuz ayından bu yana Kocaeli'nin çektiği su 20 milyon metreküpe ulaştı. Gölden birçok sanayi kuruluşu da su çekiyor. Yeterli kar yağmadığından gölü yeraltı kaynaklarının dışında besleyen en önemli kaynak olan 14 dereden 10'unda da su akışı kuruma noktasına geldi.

Sapanca Gölü'nün sahil şeridine uzaktan bakıldığında da su çekilmesi nedeniyle belirgin bir şekilde sarı bir şerit oluştuğu görülürken, sahildeki çekilme yer yer 200 metreye yaklaştı.

Bu arada Sapanca Gölü sahil şeridinde bulunan yükseklikleri 2.5 metreyi bulan iskelelerin ayakları da tamamen ortaya çıktı. Göldeki su seviyesinin bu iskelelerdeki izlerden normalden yaklaşık 2 metre aşağı düştüğü kolaylıkla anlaşılabiliyor.

DOĞAL HAYAT DA TEHLİKEDE

İskelelerle birlikte çekilme nedeniyle göl çevresinde bulunan ve doğal hayata ev sahipliği yapan sazlıklar da tamamen ortaya çıktı. Yeterli yağış olmaması ve sazlıkların tekrar suyla buluşmaması halinde buradaki milyonlarca kanatlının barındığı doğal hayat da sona ermiş olacak.

Göl çevresindeki arazilerinde fidancılık yapan Hüseyin Eren Günk, iklim değişikliğinin kendisini belirgin bir şekilde göstermesine rağmen önlem alınmadığını belirterek şunları söyledi:

"Şu günlerde dağlarımızın yüksek kesimlerinde 2 metre kar olmalıydı. kar olmadığı için dereler akmıyor ve 14 dereden 10'u kurudu. Göl de beslenemiyor. Son zamanlarda göl çevresinde yapılaşma ile ilgili sıkıntılar var. herkes istediği yere kuyu çakıyor. 20 civarında da su firması var. Tüpraş'ta buradan su çekiyoz. Yağış olmayınca da bu hale geldi."

'GÖL SUYU ARITILAMAZ HALE GELEBİLİR'

Yine fidancılık yapan çevre mühendisi Talha Feyzioğlu ise göldeki su kodunun 30 metreye kardar düştüğünü ve bunun sınır olduğunu belirtirken, "Şu anda 30 metre civarlarında. Biraz daha düşerse su kalitesi bozulacak. O zaman göl bataklık haline gelmeye başlayacak. Su kalitesi düşecek. Ötrofikasyondan dolayı bataklığa dünüşünce arıtsanız bile o su içilmez hale gelecek. Ben bunu bir çevre mühendisi olarak söylüyorum. Bu su içme suyudur. Su firmaları gölü besleyen çevredeki kaynaklardan sürekli su çekiyor. Bunlar sınırlandırılmalı. Fabrikaların su ihtiyacı da başka yerden temin edilmeli. Ben böyle düşünüyorum" diye konuştu.

Bölgede tüm umutlar şimdi önümüzdeki günlerde başlaması beklenen yağmur ve kar yağışına bağlandı. Yine yağmur ve karın yeterli olmaması halinde bölgede önümüzdeki yıl su sıkıntısının daha da artacağı belirtiliyor.
Mustafa BAĞDİKEN- Ergün AYAZ/İZMİT (Kocaeli), (DHA)