DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- ŞİŞLİ'DE ÇÖP KONTEYNERİNDE CESET BULUNDU; 3 GÖZALTI
Mehmet Kaan KURT-Doğan Can CESUR- Yılmaz OKUR- Ayşe GÜREL /İSTANBUL, (DHA) - ŞİŞLİ'de, çöp konteyneri içerisinde başı olmayan kadın cesedi bulundu. Polisin olay yerindeki incelemesi sona ererken, kadının Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova(37) olduğu belirlendi. Kadının başı ve kesik bacaklarına konteynerde rastlanmazken, başka bir caddede bulunan valiz ise incelendi. Olayın ardından başlatılan çalışmalarda yüzlerce güvenlik kamerası izleyen polis, Özbekistan uyruklu D.A.U.T.(31) ve G.A.K.(29) isiml şüphelileri İstanbul Havalimanı'ndan Gürcüstan'a kaçmak üzereyken yakaladı. D.A.U.T.'nin emniyetteki ifadesinde Durdona Khokimova ile gönül ilişkisi olduğunu ve aralarında çıkan tartışma sonrası cinayeti işlediğini söylediği öğrenildi. Öte yandan E.K. isimli bir şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltı sayısı 3'e yükselirken şüphelilerin cesedin bulunduğu valizi taşıdığı anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak'ta saat 20.00 sıralarında çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis inceleme başlattı. İncelemeler sırasında cesedin başının olmadığı ve kadına ait olduğu belirlendi.
KAĞIT TOPLARKEN FARK ETTİ
Mahallede kağıt toplayan O.Ç., Kuyulubağ Sokak No: 25 önünde bulunan konteynerde çarşafa sarılı cesedi fark etti. Polis merkezine giden O.Ç. durumu bildirerek, ekiplerle olay yerine geldi. Bunun üzerine Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, çevrede önlem alarak detaylı inceleme başlattı. Ekipler, konteynerde ve çevresinde delil araştırması yaptı.
ŞÜPHELİLERİN TAŞIDIĞI VALİZ BULUNARAK İNCELENDİ
Polisin yaptığı incelemeler sırasında kadının başı ve kesilen bacaklarına ulaşılamazken, görgü tanıklarından alınan bilgiler doğrultusunda olay yerinde görüldüğü belirtilen şüphelilerle ilgili inceleme başlatıldı. Yine bu şüphelilerin konteyner çevresinde ellerinde görülen valiz ise aynı mahallede Bozkurt Caddesi'nde bulunarak incelendi.
KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ
Öte yandan cesetten alınan parmak izi sorgusu sonucunda; kadının Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova olduğu belirlendi. Polisin olay yerindeki incelemesi sona ererken, cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
8 SAATLİK ÇALIŞAMANIN ARDINDAN HAVALİMANI'NDA YAKALANDILAR
Olayın ardından Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yürütülen çalışmalarda cinayeti Durdona Khokimova ile sevgili olduğu öğrenilen D.A.U.T. isimli Özbekistan uyruklu şüphelinin öldürdüğü, G.A.K. isimli şüphelinin de ona yardım ettiği öğrenildi. Yüzlerce güvenlik kamerası görüntüsünün izlenmesinin ardından iki şüphelinin Gürcistan'a kaçmak için İstanbul Havalimanı'na gittiği tespit edildi. Şüpheliler 8 saatlik çalışmanın ardından yurt dışına kaçmadan önce gözaltına alındı. Öte yandan devam eden soruşturmada E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alındı.
GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan şüphelilerin cesedi valiz ile taşıdıkları anlara ait güvelik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde iki şüphelinin valizi sokak sokak taşıdığı bir pasajdan geçtiği ve çöp konteynerine poşet içerisinde bişey attıkları görülüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-Polisin çalışmaları
-Ekiplerin konteynerdeki incelemesi
-Olay yeri incelemenin çalışmaları
-Valizin incelenmesi
-Cenazenin araçla gönderilmesi
-Olay yerinden genel ve detay
-Cesedin bulunduğu sokaktan gündüz görüntüsü
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelilerin valizi taşıdığı anlar
-Çöp konteynerine poşet bıraktıkları anlar
===========
2- ŞİŞLİ'DE ÇÖP KONTEYNERİNDE BULUNAN KHOKİMOVA'NIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ ÜMRANİYE'DEKİ EV GÖRÜNTÜLENDİ
Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA) - ŞİŞLİ'de çöp konteyneri içinde başı ve bacakları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova'nın öldürüldüğü Ümraniye'deki ev görüntülendi. Cinayetle ilgili gözaltına alınan 3 şüpheliden Özbekistan uyruklu D.A.U.T.(31) ve G.A.K.(29)'nın, Khokimova'yı Ümraniye'deki evde öldürdükleri, ardından cesedi taksiyle Şişli'ye götürdükleri öğrenildi.
Olay, dün akşam saatlerinde Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak'ta meydana geldi. Sokakta bulunan çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulunduğu ihbarı üzerine polis ekipleri olay yerine sevk edildi. Yapılan incelemede cesedin başı ve bacaklarının kesildiği belirlendi. Görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yürütülen çalışmalarda, öldürülen kadının sevgilisi olduğu öğrenilen D.A.U.T.'nin cinayeti işlediğini, G.A.K.'nin ise ona yardım ettiğini tespit etti. Yüzlerce güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, şüphelilerin Gürcistan'a kaçmak üzere İstanbul Havalimanı'na gittiklerini belirledi. İki şüpheli, yurt dışına çıkamadan 8 saatlik çalışmanın ardından yakalanarak gözaltına alındı. Cesede ait diğer parçalar ise aynı bölgede farklı çöp konteynerlerinde bulunurken, cinayete ilişkin E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alındı. Soruşturmada gözaltı sayısı 3'e yükseldi.
ÜMRANİYE'DE ÖLDÜRÜP ŞİŞLİ'YE TAŞIDILAR
Şüphelilerin emniyette verdikleri ifadelerin ardından polis ekipleri, cinayetin işlendiği Ümraniye Atatürk Mahallesi Gümüşdere Sokak'taki eve gelerek inceleme yaptı. 4 katlı binanın zemin katında bulunan evin ışıklarının ve camlarının açık olduğu, sehpa üzerinde bir resim bulunduğu görüldü.
'BİR HAFTA ÖNCE TAŞINDILAR'
Öldürülen Durdona Khokimova'nın karşı komşusu Behruz Toşbatov, "2 gün önce kavga sesleri duyduk. Duyduğumuz sesler karı koca kavgası gibiydi. Sonra apartmandaki diğer oturanlarla onları uyardık. Sonra sesler kesildi. Ben de Özbekistan uyrukluyum. Onlar da Özbekistan uyrukluymuş. Özbek olduklarını anladım ama tiplerini beğenmedim ve tanışmadım. Buraya bir hafta önce taşındılar. Kadını daha önce burada, sokakta ve metroda görmüştüm. Polisler geldiğinde cinayet işlendiğini anladıkö dedi. Toşbatov'un oğlu ise, "Annemi polisler çevirmen olarak çağırdıklarında öğrendik. Bizim karşı komşumuz. Çok korkunç bir olay" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Cinayetin işlendiği evden görüntü
-Binadan görüntü
-Röpler
-Genel ve detaylar
========
3- ŞİŞLİ'DE DURDONA KHAKIMOVA'NIN CESEDİNİ ÇÖPTE BULAN HURDACI KONUŞTU
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- Şişli'de Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova'nın çöp konteynerinde bulan hurdacı Okan Çetinbaşlar, "Sıcaklık hissedince içinde ceset mi var diye aklımdan geçirdim. Hayvan olsa kaldırabilirim diye düşündüm. Kaldıramadığım için ceset olduğunu anlayıp direk karakola gittim. Karakolun kapısındaki polise, 'Abi sanırım torbanın içinde ceset buldum' dedim. Sonra polis arkadaşlarla birlikte geri döndük. Onlara çıkarmalarında yardım ettim. İçini açtıklarında cansız bedene rastladık" diye konuştu.
Şişli'de Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova'nın cansız bedenini çöp konteynerinde bulan hurdacı Okan Çetinbaşlar, dün gece yaşananları anlattı. Çetinbaşlar, "Ben çöplere çıkıyorum, ek iş olarak hurda topluyorum. Dün akşam da yukarıda ki ve burada ki çöp konteynerlerine baktım. Burada bir şey bulamayınca aşağıdakine gittim. Çöpleri ayıklarken siyah bir torba buldun. Yırttığımda içinden çarşaf çıktı. Düğümlenmiş şekilde olan çarşafı açamadım. İçinde kıyafet, çamaşır var sandım, kaldırmaya çalıştım. Kaldıramayıp poşeti altına doğru yırtınca kan izlerini gördüm. Şoka girdim, elim ayağım boşaldı. Ne yapacağımı bilemedim. Ne olduğunu anlamak için dokundum. Sıcaklık hissedince içinde ceset mi var diye aklımdan geçirdim. Hayvan olsa kaldırabilirim diye düşündüm. Kaldıramadığım için ceset olduğunu anlayıp direk karakola gittim. Karakolun kapısındaki polise, 'Abi sanırım torbanın içinde ceset buldum' dedim. Olayı anlatınca memur arkadaş önce 'hayvan olabilir mi?' diye sordu. Sonra polis arkadaşlarla birlikte geri döndük. Onlara çıkarmalarında yardım ettim. İçini açtıklarında cansız bedene rastladık" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Hurdacı Okan Çetinbaşlar'ın açıklamaları
=========================
4- ŞİŞLİ CİNAYETİNİN ŞÜPHELİLERİNİN İSTANBUL HAVALİMANI’INDA YAKALANDIĞI ANLARIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
İSTANBUL,(DHA)- ŞİŞLİ'de, çöp konteyneri içerisinde başı olmayan kadın cesedi bulundu. Olayın ardından Gürcistan'a kaçmak isterken İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan şüpheliler D.A.U.T.(31) ve G.A.K.(29)'ın yakalandığı anların görüntüsü ortaya çıktı.
Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak'ta saat 20.00 sıralarında çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis inceleme başlattı. İncelemeler sırasında cesedin başının olmadığı ve kadına ait olduğu belirlendi. Öte yandan cesetten alınan parmak izi sorgusu sonucunda; kadının Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova olduğu belirlendi. Polisin olay yerindeki incelemesi sona ererken, cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
8 SAATLİK ÇALIŞMANIN ARDINDAN HAVALİMANI'NDA YAKALANDILAR
Olayın ardından Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yürütülen çalışmalarda cinayeti Durdona Khokimova ile sevgili olduğu öğrenilen D.A.U.T. isimli Özbekistan uyruklu şüphelinin öldürdüğü, G.A.K. isimli şüphelinin de ona yardım ettiği öğrenildi. Yüzlerce güvenlik kamerası görüntüsünün izlenmesinin ardından iki şüphelinin Gürcistan'a kaçmak için İstanbul Havalimanı'na gittiği tespit edildi. Şüpheliler 8 saatlik çalışmanın ardından yurt dışına kaçmadan önce gözaltına alındı. Öte yandan devam eden soruşturmada E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alındı.
ŞÜPHELİLERİN YAKALANDIĞI ANLARIN GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
Görüntülerde, Gürcistan'a kaçmak isteyen şüphelilerin, polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-Şüphelilerin Havalimanı'nda görülmesi
-Polis ekiplerinin şüphelileri yakalaması
=========
5- 3 YAŞINDAKİ RÜVEYDA HAYATINI KAYBETTİ, AİLESİ DOKTOR VE HASTANE HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Gülseren KARAPINAR- Şevval CİNDİR /İSTANBUL, (DHA)- Gaziosmanpaşa'da rahatsızlanarak özel bir hastaneye götürülen ve 'alerji' tanısıyla taburcu edilen 3 yaşındaki Rüveyda Asel Aslan, saatler sonra fenalaşarak hayatını kaybetti. Adli Tıp raporunda ölüm nedeninin 'sepsis' (enfeksiyona bağlı kan zehirlenmesi) olduğu belirlenirken, aile, doktor ve hastane hakkında suç duyurusunda bulundu. Baba Mesut Aslan, "Doktor, 'bu çocukta alerji var' diyerek alerji teşhisi koydu. Bir saat sonra serum bittikten sonra aşağı indik, doktorun yanına gittik. 'Doktor bey kızımın durumu iyi değil, hiçbir gelişme yok' dedim. 'Çocuk alerji olmuş beyefendi. 48 saat içinde iyileşecek' dedi. 'İlaçları alın eve gidin' dedi. Biz de eve geldik. Sonra fark ettik ki vücudundan soğuk ter akıyordu. Morlukları fark ettik. Kızım acil servisin önünde kucağımda vefat etti" dedi.
Esenler'de yaşayan Mesut Aslan'ın 3 yaşındaki kızı Rüveyda Asel Aslan, 3 Nisan 2025'te rahatsızlandı. Baba Mesut Aslan, kızını Gaziosmanpaşa'da bulunan özel hastaneye götürdü. Ailenin iddiasına göre, hastanedeki doktor, yapılan tetkikler sonucunda Rüveyda Asel Aslan'a alerji tanısı koydu ve ilaç yazarak taburcu etti. Aslan ailesi, kızlarını alıp eve götürdü.
SAATLER SONRA FENALAŞTI, HAYATINI KAYBETTİ
3 yaşındaki Rüveyda'nın 5 saat sonra tekrar rahatsızlanması üzerine annesi ve babası, kızlarını bu defa Bağcılar Devlet Hastanesine götürdü. Acile geldiklerinde durumu kötüleşen Rüveyda yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Rüveyda Asel Aslan'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ekim ayında açıklanan Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeninin enfeksiyona bağlı sepsis olduğu tespit edildi.
ASEL AİLESİ EVLATLARI İÇİN HUKUK MÜCADELESİNİ BIRAKMADI
Aile, yanlış teşhis ve ihmal iddiasıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Öte yandan ailenin avukatı, muayeneyi yapan doktor ile reçetedeki ismin farklı olduğunu ve bilirkişi raporu ile polis tutanakları arasında da kamera kaydı çelişkisi bulunduğunu öne sürdü.
'48 SAATTE İYİLEŞECEK DEDİLER, KUCAĞIMDA CAN VERDİ'
O gece yaşananları anlatan baba Mesut Aslan, "Kızım 3 Nisan akşamı hastalandı. Vücudu buz gibiydi, gözleri şişti. Biz devamlı gittiğimiz hastaneye kızımızı doktora götürdük. Doktor, 'bu çocukta alerji var' diyerek alerji teşhisi koydu. Serum verdi. Bizi bir saat serum odasında beklettikten sonra, hemşireler de bu olaya şahit, kızımın damar yolunu bulamadılar. Bulamadıkları için de doktora bir daha telefon açılmasını söyledim, bu çocukta alerji yoktur diye. Doktora telefon açtılar. Doktor alerji olduğunu söyledi defaatle. Bir saat sonra serum bittikten sonra aşağı indik, doktorun yanına gittik. Doktor dedi ki, 'çocuğun gözlerindeki şişlik biraz inmiş'. 'Doktor Bey kızımın durumu iyi değil, hiçbir gelişme yok. İyileşme yok, serum yedi' dedim. 'Bu çocuk alerji olmuş beyefendi. 48 saat içinde iyileşecek' dedi. Bize ilaç verdi. 'İlaçları alın eve gidin' dedi. Biz de eve geldik. Sonra kızım, eşimin fark etmesiyle vücudunda soğuk ter akıyordu. Çocuğun üstünü değiştirirken vücudunda morlukları fark etti. Hemen en yakın devlet hastanesi olan Bağcılar Devlet Hastanesi'ne götürdüm. Orada arabanın arkasına koymuştum hatta 5-10 dakikalık bir mesafe evimizden orası. Arabanın arka koltuğundan kızımı aldım, acil servisin önüne geldiğimde kızım acil servisin önünde kucağımda vefat etti. Oradaki doktorlar çok uğraştılar, 45 dakika 1 saate yakın uğraştılar fakat kızım geri gelmedi. Bizi zorla hastaneden çıkartan doktordan şikayetçiyiz, hastaneden şikayetçiyiz. Ben hastaneye gittiğimde bizimle ilgilenen doktor erkek doktordu fakat reçetenin üstünde bayan doktorun ismi var. Biz erkek doktordan şikayetçiyiz. Biz şu an bu doktorun ismini bilmiyoruz. İsmini bilmediğimiz için de soruşturmada ilerleyemiyoruz. Şu an Sağlık Bakanlığı'ndan soruşturma talep ettik. Onun izin gelip gelmeyeceği hakkında bir bilgimiz yok. Adli Tıp raporlarımız çıktı. Adli tıp raporunda kesin ölüm nedeni olarak kanında enfeksiyon çıkmış, sepsise bağlı. Ama doktor bunu fark etmemiş veyahut da dikkate almamış. Adalet Bakanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve savcılarımıza sesleniyorum; bir an önce bu işin sonuçlandırılmasını bekliyorum. Kızımız hayat doluydu, neşeliydi. Kaybettik. Başka ailelerin de canının yanmasını istemiyoruz. Bu doktorlar hala şu an görevde. Biz sakinleştiricilerle ayakta duruyoruz şu anda" dedi.
'DOKTORUN TANISIYLA OTOPSİ RAPORUNDAKİ TANI TEKNİK OLARAK ÇOK FARKLI'
Ailenin Avukatı Reşat Demiryürek, "Dosya kapsamına bakıldığında müvekkillerim 3 Nisan 2025 tarihinde özel bir hastaneye ağır bir klinik tablo ile Rüveyda Asel Aslan çocukları için başvurmuştur. Çocuğun hastaneye geldiğinde vücut ısısı düşük, yarı baygın halde, konuşamaz ve yürüyemez vaziyettedir. Devamında doktor müvekkillerime çocuğu götürebileceklerini söylemiş, 48 saat içerisinde düzeleceğini söylemiştir. Doktorun koyduğu tanıya bakıldığında 'alerjik ürtiker' kesin tanısı vardır. Alerjik ürtiker tanısı konulmuş, burada devamında ölümden 6 ay sonra Adli Tıp otopsi raporu çıkmıştır. Adli Tıp otopsi raporunda da, çocuğun ölümünün enfeksiyon kaynaklı olduğu, kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon kaynaklı olduğu, yani tıp dilinde 'sepsis' (vücutta bulunan bir enfeksiyonun kan dolaşımı yoluyla vücuda yayıldığı, bağışıklık sisteminin kendi hücre ve dokularına zarar verdiği hayati tehdit oluşturan durumdur) dediğimiz teşhisin olduğu görülmüştür. Bu durum doktorun tanısıyla otopsi raporundaki tanının teknik olarak çok farklı olduğunu göstermektedir. Devamında müvekkiller çocuğu gece fenalaşması üzerine devlet hastanesine götürmüşlerdir. Çocuk yolda hastaneye ulaşana kadar vefat etmiştir. Hastanedekiler tüm tıbbi müdahaleleri yapmalarına rağmen çocuk vefat etmiştir. Önemle belirtmemiz gerekir ki bizim devlet hastanesinden herhangi bir şikayetimiz yoktur. Bizim şikayetimiz ihmali olan özel hastane ile ilgilidir. Ayrıca altını çizmek istediğimiz bir konu da şudur: Bizim özel hastaneye müvekkiller gittiğinde çocuğa bakan doktor erkektir, fakat reçetede ve tıbbi belgelerde ismi yazan bir uzman doktordur ve kadındır. Biz şu anda soruşturma yürümekte, soruşturma izni şu an Sağlık Bakanlığı'ndan talep ettik. Ama olayın üzerinden Nisan ayından beri yaklaşık 10 ay geçti. Yargı mensuplarımız ellerinden geleni yapıyorlar ama bizim isteğimiz en azından bir tıbbi değerlendirmede hata var mı, eksik var mı, yani bunun açıklığa kavuşturulması, en azından ailenin acısının bir nebze de olsa dinmesini istiyoruz" diye konuştu.
'KAMERA KAYITLARININ TEKNİK İNCELEMESİNDE HATA OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR'
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki teknik hatalara değinen Avukat Demiryürek, "Ayrıca dosyaya gelen bilirkişi raporuna göre, yakın tarihte bilirkişi raporunda otopsi görüntüleri ve ayrıca özel hastanenin kamera kaydı vardır. Kamera kaydı ile ilgili bilirkişi raporunda şu tespit yapılmıştır: Kamera kaydının olay tarih ve saatinin yer almadığı, yine müvekkil ve maktulenin görüntülerde yer almadığı yazılmıştır. Fakat tarafımızca ilgili kolluk birimine gidilmiş, kolluk birimleri nezdinde yapılan incelemede kolluk görevlisiyle birlikte kamera kayıtlarına bakılmış, kamera kayıtlarının olay, tarih ve saatini gösterdiği anlaşılmıştır. Bu hususta dosyada yer alan kamera kayıtlarının teknik incelemesinde hata olduğu görülmektedir. Bu hususta tekrar bir inceleme yapılmasını istiyoruz. Biz şu anda özel hukukta maddi manevi tazminat davasını da doktoru, ihmali olan erkek doktora ulaşamadığımız için açamıyoruz. Şu an aile mağdur durumda, inşallah yetkililere sesleniyoruz, yakın zamanda soruşturma güzel bir şekilde neticelenirse inşallah ailenin mağduriyeti giderilir" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Baba Mesut Aslan'ın konuşması
-Avukat Reşat Demiryürek'in konuşması
-Rüveyda'nın giysileri
-Genel ve detay görüntüler
-Rüveyda'nın fotoğrafları
==========================
6- HALDUN DORMEN İÇİN MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ'NDE TÖREN DÜZENLENDİ
Canan İLARSLAN - Feridun AÇIKGÖZ/ İSTANBUL, (DHA)- HAYATINI kaybeden sanatçı Haldun Dormen için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Dormen'in Türk bayrağına sarılı tabutu cenaze namazı için Teşvikiye Camii'ne götürüldü.
Oyuncu, yönetmen, eğitmen ve oyun yazarı Haldun Dormen (97), kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı hastanede 21 Ocak'ta hayatını kaybetti. Dormen için bugün Harbiye Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Törene, Haldun Dormen'in oğlu Ömer Formen, gelini Ayşe Arman, Kültür ve Turizm Bakan yardımcısı Batuhan Mumcu ve sanat camiasından birçok isim, ailesi ve Dormen'in sevenleri katıldı. Dormen'in cenazesi Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki tören sonrası öğle namazına müteakip Teşvikiye Camii'nden kaldırılarak Edirnekapı Mezarlığı'na defnedilecek.
Öte yandan Devlet sanatçısı unvanına da sahip olan Haldun Dormen, bu yıl sanat hayatının 72’nci yılını kutluyordu. Dormen, 1990’lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru unvanıyla ödüllendirilmiş, birçok önemli festivalde de onur ödüllerine layık görülmüştü.
'HAYATLA, SANATLA VE İNSANLA KURDUĞU ÇOK DERİN BİR İLİŞKİYDİ'
Oğlu Ömer Dormen, "Türk tiyatrosunun duayeni hocaların hocası herkesin Haldun abisi, hocası, can dostu ama Halit'in dediği gibi o benim babamdı. Tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu. Ama o bu tutkuyu herkesi dışında bırakarak yaşamadı, aksine; azmiyle, enerjisiyle, o kapsayıcı, paylaşımcı davranışıyla hepimizi bu tutkunun bir parçası yaptı. Ama yüzeysel değil, hayata gerçekten inanarak ve tutunarak yaşadı. Bir şeye inandı mı, sonuna kadar arkasında durdu, asla vazgeçmedi. Ailesine bazen inatçı gelirdi ama aslında bu hayatla, sanatla ve insanla kurduğu çok derin bir ilişkiydi, bir güven ilişkisiydi" ifadelerini kullandı
'PERDE HİÇ KAPANMAYACAK'
Ömer Dormen, "Dopdolu yaşamayı severdi. Hiçbir hayatı ertelemedi, sonuna kadar kucaklamasını bildi. Onun için bugün burada onun gidişine üzülmekten çok, onun bize bıraktığı o güzel anıları, enerjisini, tevazusunu, asaletini, muzipliğini, o sevgi dolu kalbini hatırlayıp gülümseyelim. Babam cumhuriyet çocuğuydu, vatanına aşıktı. Atatürk ilke ve devrimlerine yürekten bağlı bir vatanseverdi. Sanatı da çağdaş toplumun vazgeçilmez temel taşlarından biri olarak görürdü. Dolayısıyla gençlere tiyatro eğitimini vermek onun en büyük misyonlarından bir tanesiydi. Hayata bakışın, duruşun, bize öğrettiklerin hep benimle ve yüzlerce kardeşimle birlikte olacak. Bize yol göstermeye devam edecek. hayatıyla yaşamaya devam edecek. Seni çok seviyorum. Perde hiç kapanmayacak" dedi.
'BEN HALDUN ABİNİN HAYATINA DOKUNDUĞU BİNLERCE ÇOCUKTAN BİRİYİM'
Törende konuşan oyuncu Halit Ergenç, "Ben Haldun abinin hayatına dokunduğu binlerce çocuktan biriyim. Bana yol gösterdi. Önümüzde yeni ufuklar açtı. Pek çok büyük tiyatro insanı gelip geçti ülkemizden, dünyadan da öyle. Ama ben zannetmiyorum Haldun Dormen kadar çok insanla bu kadar çok nüfusla temas etmiş, onları yüreklendirmiş, hayatlarında kendilerini gerçekleştirmek için şans vermiş başka bir kişi yok. Ben de onlardan biriyim ve çok şanslıyım. Bugün burada sizin karşınızdaysam, hayatımı yaşayabiliyorsam, işimi yapabiliyorsam Haldun Abi sayesindedir. Her şeye, herkese rağmen bana inandığı ve benim üzerime hiç tahmin etmeyeceğim birtakım sorumluluklar yükleyip 'Hadi yap' dediği için. Yapmakla başlar her şey ve Haldun Abi bunu çok güzel yapan bir insandı herkes için" şeklinde konuştu.
'BEN YÖNETMENİMİ, ROL ARKADAŞIMI KAYBETTİM'
Oyuncu Nevra Serezli, "Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna katkıları saymakla bitmez. Çok üzgünüm çünkü çok şey kaybettim. Ben geçmişimi kaybettim. Ben hocamı kaybettim. Ben yönetmenimi, rol arkadaşımı kaybettim. Ben yazarımı kaybettim. Ben dostumu kaybettim. Ben eğlendiğim insanı, dertleştiğim, fikir aldığım insanı kaybettim. En önemlisi mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Törenden görüntü
-Ömer Dormen'in konuşması
-Halit Ergenç'in konuşması
-Nevra Serezli'nin konuşması
-Genel ve detaylar
==========
7- SULTANGAZİ'DE ESKİ EŞİNİN YAŞADIĞI BİNANIN ELEKTRİK PANOSUNDA YANGIN ÇIKARDI
Vehbi DEMİR - Emin YEŞİL / İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ'de bir hafta önce cezaevinden çıktığı öne sürülen Yasin C. (34), gece yarısı eski eşi Özgül C. (32)'nin yaşadığı binanın elektrik panosunda yangın çıkardı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangına uykuda yakalanan bina sakinleri ölümden döndü. Olaydan saatler sonra ikinci kez olay yerine gelen şüpheli, bina sakinleri tarafından yakalanarak polise teslim edildi. Emniyette işlemleri süren Yasin C.'nin 15 suç kaydı olduğu öğrenildi.
Olay, dün gece saat 01.30 sıralarında Esentepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 3 katlı binanın bodrum katında 3 çocuğuyla birlikte yaşayan anne Özgül C., bir süre önce ayrıldığı eski eşi Yasin C. tarafından rahatız ediliyordu. İddiaya göre, cezaevinden 1 hafta önce çıktığı öğrenilen Yasin C., eşinin kaldığı binanın elektrik panosuyla oynayarak yangın çıkarttı. Binadan çıkan dumanları görenlerin ihbarı üzerine olay itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri, binada mahsur kalanları kurtararak yangını söndürmek için çalışma başlattı. Kısa sürede kontrol altına alınan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü.
15 ADET SUC KAYDI VARMIŞ
Yangının neden çıktığını araştıran ekipler, görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu. Polis ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından binaya girerek elektrik panosuyla oynadığı tespit edilen şüpheli Yasin C.'ye yönelik yakalama çalışmaları başlatıldı. Olaydan saatler sonra tekrar sokağa gelen şüpheli, bina sakinleri tarafından yakalanarak polise teslim edildi. Öte yandan emniyetteki işlemleri süren şüpheli Yasin C.'nin 15 adet suç kaydı olduğu ortaya çıktı.
'ELEKTRİK PANOSUNU PATLATTI'
İkinci katta oturan bina sakini Şenol Oruç, "Bodrum katta oturan kadının kocası cezaevindeydi. Aftan yararlandı, çıktı. Eşinden ayrıldı, ama rahatsız etmeye başladı kadını. Geldiği zaman hem ona zarar veriyor, hem de elektrik panosunu patlattı. Gece saat 2 sıralarında, millet yatıyordu. Ortalık ana-baba günü oldu. Sonra itfaiye, polis ve ambulans geldi. Biz dışarı çıkamadık, merdivenler olduğu gibi duman. Ekipler çatıyı açtıktan sonra dumanlar çekilince indik aşağı. Allah'a şükür can kaybı olmadı ama maddi zararımız çok. Elektrik panosu komple yapılacak, merdivenler yukardan aşağıya kadar bandana yapılacak. Kapının da kilidi değişecek. Binanın önünde oturup çay içtiğimiz sırada, o da tesadüfen geliyormuş. Yakaladık, polise telsim ettik. Kadının 3 çocuğu var, akrabaları geldi götürmek istedi ama şu an neredeler, bilmiyorum" dedi.
Görüntü Dökümü:
--------------
(Cep Telefonu)
- Yangın sonrası yaşananlar
- Şüphelinin yakalanma anı
(Aktüel)
- Şenol Oruç röportaj
- Elektrik panosundan görüntüler
- Daireden görüntüler
- Binadan görüntüler
- Genel ve detay görüntüler
========
8- SİLİVRİ VE AVCILAR'DA DENİZ METRELERCE ÇEKİLDİ
Uğur Samet AVCI - İhsan DÖRTKARDEŞ - Vehbi DEMİR/İSTANBUL,(DHA)- Silivri'de deniz yaklaşık 200 metre, Avcılar'da ise 15 metre çekildi. Silivri sahilinde adacıklar oluşurken, bazı balıkçı tekneleri karaya oturmamak için açıklara demirlemek zorunda kaldı.
Silivri'de Piri Mehmet Paşa Mahallesi Mustafa Oğuzhan Sokak mevkiinde denizin geri çekilmesiyle birlikte deniz tabanı ortaya çıktı, bazı bölgelerde kum adacıkları oluştu. Denizin çekildiğini görenler o anları cep telefonlarıyla kaydetti.
GIRGIR TEKNELERİ AÇIĞA DEMİRLEDİ
Deniz suyunun çekilmesi balıkçıları da etkiledi. Limandaki bazı gırgır teknelerinin karaya oturmamak için açığa demirlediği görüldü. Bazı gırgır gemilerinin ise balık avlamak için limandan çıkarken zorlandığı, küçük balıkçı teknelerinin halatlarla çekilerek çıkarıldığı öğrenildi.
'TAHMİNEN 200-250 METRE KADAR ÇEKİLDİ'
Sahilde yürüyüş yapan Emirhan Yıldız, "Silivrililer burayı bilir, burası her sene çekilen bir yer. Depremle alakalı düşünenler var ama biz bunun depremle ilgili olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü her sene oluyor. Bilim insanları daha iyi bilir ama bizim bildiğimiz kadarıyla her sene burada böyle oluyor. Tahminen 200-250 metre kadar çekildi" dedi.
'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'
Agim Gavri ise, "Herhalde iklim değişikliğinden olduğunu düşünüyoruz. Bazı zamanlar burası deniz çekilerek bomboş oluyor. Tahminen 150-200 metre çekilmiştir" ifadelerini kullandı.
AVCILAR'DA YAKLAŞIK 15 METRE ÇEKİLDİ
Avcılar, Ambarlı Mahallesi'nde de denizin yaklaşık 15 metre çekildiği görüldü. Yaz aylarında plaj olarak kullanılan alanda denizin geri çekilmesiyle kumsal alanın büyüdüğü görüldü. İlçe sakinleri, Avcılar sahilinde daha önce de benzer çekilmeler yaşandığını ve bunun doğal bir gel-git olayı olduğunu söyledi.
Görüntü Dökümü:
--------
(DRON)
- Silivri sahilinden görüntüler
- Avcılar Ambarlı sahilinden görüntüler
(AKTÜEL)
- Silivri sahilden görüntü
- Denizden detaylar
- Gırgır gemisinin halatla çekilmesi
- Emircan Yıldız ile röportaj
- Avcılar sahilden görüntü
- Denizin çekildiği alandaki kumsal
- Genel ve detaylar
=======
9- 11 YIL 7 AY HAPİS CEZASIYLA ARANAN ŞÜPHELİ BAKIRKÖY'DE YAKALANDI
Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL'da hakkında 11 yıl 7 ay hapis cezasıyla aranan M.S., Bakırköy'de evine operasyonla yakalandı. 'Uyuşturucu ticareti' ve 'Mala zarar verme' suçlarından cezası bulunan şüphelinin kaçarken yakalandığı anlar polis kamerasıyla kaydedildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, cezaevine teslim edildi.
İstanbul emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, firari hükümlülerin yakalanmasına yönelik yaptıkları çalışmalarda 'Uyuşturucu ticareti' ve 'Mala zarar verme' suçlarından 11 yıl 7 ay bulunan M.S.'nin Şenlikköy'de bir evde saklandığı belirledi. Eve yapılan baskında şüpheli M.S., evin arka kapısından kaçmaya çalıştı. Durumu fark eden polis, kısa süre içerisinde şüpheliyi yakaladı. 3 ayrı dosyadan arandığı öğrenilen şüphelinin gözaltına alındığı anlar polis kamerasıyla kaydedildi. Emniyette işlemleri tamamlanan M.S., cezaevine teslim edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
(Polis kamerası)
-Operasyondan görüntüler
-Şüphelinin yakalanması
-Emniyete getirilişi
=======
10- SULTANGAZİ'DE TAKSİ ŞOFÖRÜ CADDE ORTASINDA DARBEDİLDİ
Emin YEŞİL / İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ'de bir grup, durdurdukları taksinin şoförünü darbetti. Çevredekilerin müdahalesiyle taksi şoförü kurtarılırken yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Olay, dün gece saat 23.30 sıralarında Sultançiftliği Mahallesi Eski Edirne Asfaltı Caddesi'nde meydana geldi. Taksi şoförü ile bir grup arasında henüz bilinmeyen nedenle sözlü tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmanın ardından taksi şoförü, gençler tarafından cadde ortasında darbedildi. Yüzüne atılan yumruklardan korunmaya çalışan şoför, elleriyle yüzünü kapatarak kendini savunmaya çalıştı. Olayı gören çevredekiler araya girerek saldırganları uzaklaştırmaya çalıştı. Saldırganlar olay yerinden uzaklaşırken, içlerinden biri taksi şoförüne saldırmayı sürdürdü. Bunun üzerine kişi, saldırganı kucaklayarak olay yerinden uzaklaştırdı. Yaşananları ise bir kişi cep telefonu kamerasıyla kaydetti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Cep telefonu)
-Taksicinin darbedildiği anlar
=========
11- AVCILAR'DA AYAĞINA İP DOLANAN GÜVERCİNİ İTFAİYE KURTARDI
İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA) - AVCILAR'da parkta ayağına ip dolanarak ağaçta asılı kalan güvercin, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.
Olay, Merkez Mahallesi Atatürk Parkı'nda meydana geldi. Ağaçta güvercinin ayağına ip dolandığını ve çırpındığını görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Sepetli araçla ağaca çıkan itfaiye erlerinden biri, mahsur kalan güvercine ulaşarak bir eliyle hayvanı tuttu, diğer eliyle de ayağına dolanan ipi kesti. Kurtarılan güvercin daha sonra serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
(Cep telefonu)
-Güvercinin kurtarılması
(Aktüel)
-İtfaiye ekiplerinden görüntüler
-Kuşun kurtarılması ve serbest bırakılması
=========================
12- THY'NİN 50 YIL ÖNCE DÜŞEN UÇAĞININ ENKAZINDAN YENİ PARÇALAR BULUNDU
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- MARMARA Denizi'ne 1975 yılında düşen ve enkazı 50 yıldır bulunamayan Türk Hava Yolları'na (THY) ait 'Bursa' isimli Fokker F-28 uçağının arama çalışmaları devam ediyor. Uzun süredir enkazı arayan sanal medya ünlüsü Nedim Kuru ve ekibi, son çalışmalarında sonar taramasında bu kez de uçağın gövdesine ait olduğu düşünülen parçalar bulundu.
30 Ocak 1975 tarihinde Marmara Denizi'ne düşen ve enkazı yarım asırdır bulunamayan THY ait 'Bursa' isimli Fokker F-28 tipi uçağıyla ilgili önemli bir gelişme yaşandı. 42 kişinin hayatını kaybettiği ve 50 yıldır enkazı bulunamayan Türk Hava Yolları'na (THY) ait 'Bursa' isimli uçağın enkazını bulma çalışmaları devam ediyor. Sanal medya ünlüsü Nedim Kuru ve ekibi Marmara Denizi Büyükçekmece ve Ambarlı çevresinde yaptığı çalışmalarda su altı dronu ile yaptığı dalışta daha önce uçağın burun kısmına benzeyen bir parça tespit etmişti. Kuru ve ekibinin 4'üncü kez yaptığı arama tarama faaliyetlerinde söz konusu yerde uçağın gövdesine ait olduğu düşünülen yamulmuş halde parçalar tespit etti. Öte yandan Nedim Kuru, Marmara Denizi’nin içine bir anıt mezar yapmak için İstanbul Valiliği'ne başvuruda bulundu.
DAHA ÖNCE ARAMA ÇALIŞMALARI SINIRLI KALMIŞTI
Kazada hayatını kaybedenler arasında teknik direktör Fatih Terim'in kayınpederi Kamuran Aksu ve şarkıcı Seyyal Taner'in hostes kardeşi gibi isimler de yer alıyordu. Dönemin teknolojik yetersizlikleri nedeniyle enkaz resmi olarak çıkarılamamış, arama çalışmaları sınırlı kalmıştı.
'7 SAAT ARAMA ÇALIŞMASI YAPILDI, PARÇALAR GÖRÜNTÜLEDİK'
Çalışmalar hakkında bilgi veren Nedim Kuru, "THY'ye ait 'Bursa' isimli 42 yolcusu ile birlikte düşen düşen yolcu uçağına 4'üncü dalış operasyonu gerçekleştirdik. 7 saat boyunca uçağın düştüğü enkaz bölgesinde su altı dronu ile arama yaptık ve uçak enkazına ait diğer parçaları görüntüledik. 4'üncü dalış operasyonuna, daha önce o bölgeden uçağa ait parçaları yanlışlıkla ağına takarak çıkaran balıkçı Serhan abi de bizimle geldi, aynı bölge de biz de uçağa ait olduğunu düşündüğümüz parçalar görüntüledik" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Yapılan aramalardan görüntüler
-Su altı dron görüntüleri
-Uçağın gövdesine ait olduğu düşünülen parçalar
-Genel ve detaylar
====================
13- SULTANGAZİ'DE ENİŞTE İLE KAYINBİRADER ARASINDA GERGİNLİK; BİRBİRLERİNE SİLAH ÇEKTİLER
Emin YEŞİL-İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ'de eniştesi M.N.'nin kız kardeşini darbettiğini öğrenen kayınbirader B.T. ile eniştesi arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesiyle taraflar birbirlerine silah çekti. Olay yerine gelen polis ekipleri, enişte ile kayınbiraderi gözaltına aldı. Yaşananlar çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi.
Olay, saat 14.00 sıralarında Esentepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, eniştesi M.N.'nin kız kardeşini darbettiğini öğrenen kayınbirader B.T. ile eniştesi arasında iki gündür karşılıklı tehditler sürüyordu. Bugün sokakta karşılaşan taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek enişte M.N. ve kayınbirader B.T. birbirlerine silah çekti. Bunun üzerine kaçmaya başlayan M.N. sokak üzerindeki bir markete sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri geldi. Polis, enişte M.N. ile kayınbirader B.T.'yi gözaltına aldı.
'ERKEKSEN DIŞARI ÇIK' DİYE BAĞIRDI'
Çıkan kavga nedeniyle markete sığınan M.N.'yi kovalayan kayınbiraderi B.T. 'erkeksen dışarı çık' diye sokakta bağırdı ve silahını çıkardı. Yaşananlar çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
(Cep telefonu)
-Kayınbirader B.T.'nin silah çekme anı
-Olay yerinden görüntüler
-Polis ekiplerinin çalışmaları
===================









