DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

1- KARABURUN AÇIKLARINDA İNSANSIZ HAVA ARACI OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN CİSİM BULUNDU
Vehbi DEMİR - Taylan ERGÜN / İSTANBUL, (DHA) - ARNAVUTKÖY Karaburun açıklarında insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu. Balıkçıların ihbarı üzerine Karaburun'a Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Balıkçıların bulduğu insansız hava aracı benzeri cisim cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. İnsansız hava aracı olduğu düşünülen cisimle ilgili ekiplerin çalışmaları sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----
(Cep telefonu)
- Denizde yüzen cisim
- Bulunan cismin fotoğrafı
============
2- VALİ GÜL OCAK AYI EMNİYET VERİLERİNİ AÇIKLADI
Gülseren KARAPINAR-Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA)-OCAK ayına ait emniyet verilerini açıklayan İstanbul Valisi Davut Gül, "Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı. 419 şahıs yakalandı, 74'ü tutuklandı. 89'una ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, huzur ve sükunu bozma, tehdit gibi kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 6 düştü" dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül, ocak ayı emniyet verilerini İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde düzenlenen basın toplantısında açıkladı. Toplantıda Vali Yardımcısı Dr. M.H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel de hazır bulundu.
'KURŞUNLAMA OLAYLARI, GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 70 ORANINDA DÜŞTÜ'
Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında düştüğünü ifade eden İstanbul Valisi Davut Gül, "Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı. 419 şahıs yakalandı, 74'ü tutuklandı. 89'una ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, huzur ve sükunu bozma, tehdit gibi kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 6 düştü. Neredeyse aydınlatılmayan hiçbir olay kalmamış. Mal varlığına karşı işlenen suçlara baktığımızda ise olay sayılarının yüzde 17 düştüğünü görüyoruz. Özellikle; oto hırsızlığında, otodan hırsızlıkta, kapkaçta yankesicilikte, gaspta ciddi oranda azalma var. Bir diğer başlığımız ruhsatsız silahlar. Bu konuda asla tavizimiz yok. Çünkü ruhsatsız silahlanma demek, suç zemininin oluşması demek. Bu bakış açısıyla kararlılıkla mücadele ettiğimiz bu alanda 2026 yılının ilk ayında bin 156 silah ele geçirildi, bin 394 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı ayına göre gerek yakalanan silah gerekse yakalanan kişi sayılarının düşmesinin temel nedeni, artık ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması. Sadece geçtiğimiz ocak ayında, suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında düştü. Sizler aracılığıyla şunu altını çizerek söylüyorum: Bu suç örgütleri devletten, adaletten asla kaçamayacaklar. En ağır bedeli ödeyecekler" dedi.
'SUÇ UNSURU TESPİT EDİLEN ŞAHIS VE HESAPLAR İNCELENİYOR'
Vali Gül, "Bir diğer başlığımız haksız ve kanunsuz kazanca karşı mücadele kaçakçılık. Güvenlik güçlerimizin başarılı çalışmaları neticesinde bu yılın ilk ayında önlenen vergi kaybı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 arttı. Özellikle sahte alkol konusunda ilgili kurumlarımızın sıkı denetimlerinin rakamlara yansıdığını, bir diğer kaçakçılık türü olan akaryakıtta ele geçirilen miktarın 4 kat arttığını görüyoruz. En önemli başlıklarımızdan biri de uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Bütün insanlığı, gençleri hedef alan, geleceğimizi karartan bu bataklığı kurutmak için kapsamlı bir mücadele yürütüyoruz. Şehrimizi, vatandaşlarımızı bu illetten korumak için arz tarafını çökertmek için sadece operasyon yapmıyoruz. Aynı zamanda talep tarafını ortadan kaldırmak için eğitim, rehabilitasyon ve sosyal koruma faaliyetleriyle kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bir diğer başlığımız ise siber suçlar. Suç ve suçlulara karşı huzurumuzun ve güvenliğimizin sınırı sokaklardan ve caddelerden ibaret değil. Bu sınır, dijital vatan diye tabir ettiğimiz siber dünyayı da kapsıyor. Siber Güvenlik Ekiplerimiz, teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak suçluların ayak izlerini bu alemde adım adım takip ediyor. Suç unsuru tespit edilen şahıs ve hesaplar inceleniyor. Özellikle çocuklarımız; çevrimiçi dünyanın yönlendirmelerine, şiddetine karşı korunuyor. Trafik bir diğer başlığımız. İstanbul'un nüfusu Türkiye'nin yaklaşık yüzde 20'si. Aynı şekilde ülkemizdeki araç sayısının yaklaşık yüzde 20'si şehrimizde. Yüz ölçüm olarak baktığımızda ise İstanbul, Türkiye'nin yüzde 1'inden daha küçük. Bu aritmetik bize şunu gösteriyor; böylesine dar bir alanda bu kadar büyük bir yoğunluk yönetmenin en önemli yolu herkesin kurallara istisnasız uyması. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 58'si motosiklet ve motorlu bisiklet kazası. Bu duruma kayıtsız değiliz. Motosikletlere yönelik kontrollerimizi, yaptırımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz. Artık, İstanbul'da saklanmak veya kaçak yaşamak mümkün değil. İçişleri Bakanlığımızın projesi olan Mobil Göç Noktası araçları sayesinde sistemi oturttuk. Yasal olana, üretene, okuyana kapımız her zaman açık. Kaçak olana, düzeni bozana hiçbir zaman geçit yok" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
-İstanbul Valisi Davut Gül'ün konuşması
-Genel ve detay görüntüler
===============
3- MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İLE BEYAZAY DERNEĞİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
Canan İLARSLAN - Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanlığı ile Beyazay Derneği arasında 'Özel Eğitimde Rehberlik İş Birliği Protokolü' imzalandı. İmza töreninde konuşan Türkiye Beyazay Genel Başkanı Lokman Ayva, "Çocuklar, ben sizlerin çok mutlu olmanızı, çok başarılı olmanızı istiyorum. Engelli ve engelsiz arkadaşlarınızla bir arada, yardımlaşma ve destek içinde olmanızı istiyorum. Gelecekte çok güzel hayatlarınız olacak. Sizler çok başarılı, çok mutlu ve faydalı insanlar olacaksınızö dedi.
Türkiye Beyazay Derneği ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 'Özel Eğitimde Rehberlik İşbirliği Protokolü' imzalandı. Özel eğitim farkındalığı etkinliği, 'Birlikteyiz' temasıyla Şişli Nuri Akın Anadolu Lisesi'nde düzenlendi. Programla, çocuklarda ve gençlerde birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesi ve farklılıkların bir engel değil, toplumsal zenginlik olduğuna dikkat çekilmesi amaçlandı. Programa Türkiye Beyazay Genel Başkanı Lokman Ayva'nın yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Özel Eğitim ve Kaynaştırma Daire Başkanı Suna Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Şube Müdürü Zeynep Aydın, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü Sevgi Yücel, Beyazay kulüpleri temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve gönüllüler katıldı. 10 okuldan öğrencilerin yer aldığı etkinlik kortej yürüyüşüyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından program, öğrencilerin hazırladığı gösterilerle devam etti. Saadet Meslek Yüksekokulu'nun özel gereksinimli öğrencileri tarafından hazırlanan halk oyunları ve darbuka gösterisi de katılımcılardan ilgi gördü. Program, günün anısına çekilen toplu aile fotoğrafıyla sona erdi.
'SİZİN GELECEKTE ÇOK GÜZEL HAYATLARINIZ OLACAK'
Beyazay Genel Başkanı Lokman Ayva, "Beyazay, çocuklar arası dayanışma ve yardımlaşmayı, bir arada yaşamayı destekler. Çocuklar, ben sizlerin çok mutlu olmanızı, çok başarılı olmanızı istiyorum. Engelli arkadaşlarınızla ve engelsiz arkadaşlarınızla bir arada, yardımlaşma ve destek içinde olmanızı istiyorum. O yüzden sizin gelecekte çok güzel hayatlarınız olacak. Sizler çok başarılı, çok mutlu ve faydalı insanlar olacaksınızö dedi.
'SİZİNLE BİRLİKTE ETKİNLİK YAPACAĞIZ'
Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Özel Eğitim ve Kaynaştırma Daire Başkanı Suna Tarhan ise, "Çok heyecanlıyım. Acaba neler yapacağız? Bugün çok eğleneceğiz. Çocuklar, ben çok uzun konuşmak istiyorum ama sizler çok heyecanlısınız. O yüzden sizin heyecanınızı ben de sizinle birlikte yaşamak için Ankara'dan geldim. Sizinle birlikte faaliyet yapacağız, etkinlik yapacağızö ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Etkinlikten görüntü
-Lokman Ayva'nın konuşması
-Suna Tarhan'ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler
=========
4- 'AZİZ İHSAN AKTAŞ' DAVASINDA 3 SANIĞIN TAHLİYESİ TALEP EDİLDİ - 2
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) -BELEDİYE başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasında duruşma 7'nci gününde devam ediyor. Tutuklu sanıkların durumuna ilişkin değerlendirme yapan savcı, 3 sanığın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edilmesini talep etti.
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasına 7'nci gününde devam ediliyor. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülüyor. Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmanın 1'inci haftasında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar savunma yaptı. Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde görülen duruşmanın 7’nci günü başladı.
3 TUTUKLU SANIĞIN TAHLİYESİ TALEP EDİLDİ
Duruşma, savcının tutuklu sanıkların tutukluluk durumuna ilişkin değerlendirme yapmasıyla başladı. Duruşma savcısı mütalaasında, tutuklu sanıklar Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, Avcılar Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Şefi İbrahim Koçyiğit ile İSFALT ihale komisyonu mali üyesi Oktay Aktaş’ın adli kontrol yükümlülüğüyle tahliyelerine karar verilmesini isterken, diğer sanıklar yönünden ise üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suç işlediklerine dair kuvvetli şüpheyi gösteren delillerin bulunması sebebiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.(DHA)
=============
5- 'FUTBOL BAHİS VE ŞİKE' SORUŞTURMASINDA İDDİANAME HAZIRLANDI
İSTANBUL,(DHA)- 'FUTBOLDA bahis ve şike' soruşturması kapsamında ilk iddianame düzenlendi. İddianamede 5’i tutuklu 52 şüpheli yer aldı. Şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu'nun 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapisleri talep edilirken, Ahmet Okatan, Volkan Erten, Gürhan Sönmez'in 'şike' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisleri talep edildi.
İddianamede Ankara-Nazilli maçının berabere bitmesiyle küme düşen ve suç duyurusunda bulunan Zonguldak Kömürspor Kulübü 'suçtan zarar gören' sıfatında yer aldı. İddianamede, Ankaraspor Kulüp Sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulüp Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu, Ankaraspor Takım Teknik Sorumlusu Volkan Erten, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ve Nazilli Belediyespor Antrenörü Gürhan Sönmez olmak üzere 5'i tutuklu 52 şüpheli yer aldı. Şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu'nun 'şike' suçundan 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapisleri talep edildi. Şüpheliler Ahmet Okatan, Volkan Erten, Gürhan Sönmez ve diğer şüphelilerin ise 'şike' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve 20 bin gün adli para cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. (DHA)
==========
6- İLİŞKİSİNİ BİTİRMEK İSTEDİ DARBEDİLİP BURNU KIRILDI: YAŞAMAK İSTİYORUM
Canan İLARSLAN - Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- FATİH Balat'ta yaşayan Dilek Şen (44) iddiaya göre avukat olduğunu söyleyen Serhat T. (37) ile ilişki yaşamaya başladı. İlişkilerinin 1'inci ayında çift dini nikah kıydı. Dilek Şen daha sonra evli olduğunu öğrendiği Şen'den ayrılmak istedi. Ancak, boşanacağını söyleyen Serhat T. ile bir süre daha ilişki yaşadı. Boşanma niyetinin olmadığını anlayan Dilek Şen, ayrılmak istediğinde Serhat T. tarafından darbedildi. Burnu kırılan Şen, darp raporuyla beraber Serhat T. hakkında uzaklaştırma kararı da aldırdı. Serhat T. tehditlerine devam ederken, iddiaya göre şüphelinin ailesi de Şen'i tehdit etti. Şen, "Yaşamak istiyorum, herkes gibi, hayatı normal şekilde yaşamak istiyorum. Acaba yarınım olacak mı diye düşünmek istemiyorum. Daha geçen hafta 6 kadın öldürüldü ama ben o kadınlardan birisi olmak istemiyorum. Yaşamak istiyorum. Umarım kimsenin başına böyle bir şey gelmez; tek dileğim bu " dedi.
Olay, Fatih Balat mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Dilek Şen (44) 2 yıl önce Serhat T. (37) ile tanıştı. Evli ve 1 çocuk babası olduğu öğrenilen Serhat T. 2025 yılı Ağustos ayında Dilek Şen'in telefonuna ilişki yaşamak istediğini belirterek mesaj atmaya başladı. Dilek Şen'in bu durumu kabul etmemesinin ardından iddiaya göre Serhat T. boşanmak üzere olduğunu söyleyerek kadını ikna etti. Durumu kabul eden Dilek Şen ile Serhat T. dini nikah kıydı.Bir süre sonra Serhat T.'nin eşinden boşanma niyetinin olmadığını anlayan Şen, ilişkiyi bitirmek istedi. Ayrılık kararını kabullenmeyen Serhat T. iddiaya göre Dilek Şen'e şiddet uygulamaya ve tehdit mesajları atmaya başladı. Darbedildikten sonra hastaneden darp raporu alan ve emniyete giderek şikayetçi olan Dilek Şen, Serhat T. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Dilek Şen, erkek arkadaşının ailesi tarafından sözlü şiddete uğradığını da belirtti.
'İLİŞKİMİZİN 1'İNCİ AYINDA İMAM NİKAHI KIYDIK'
Darbedildiğini belirten Dilek Şen, "Malum şahısla 2 yıl önce tanıştık ama ilişkimiz 4 ay önce gece yarısı açtığı bir telefonla başladı. Benden hoşlandığını, benimle ilişki yaşamak istediğini, benimle uzun süreli bir birliktelik istediğini söyledi. Ben de evli olduğu için kendisini reddettim. Daha sonra tekrar telefon açtığında boşanmak üzere olduğunu, eşinin evden gittiğini ve bu ilişkiyi yaşamak istediğini, benimle imam nikahı yapmak istediğini söyledi. Kendisi avukat; kendini çok farklı tanıttı aslında öyle diyebilirim. Çünkü ben darp olayından hemen sonra beyefendinin iddia ettiği şirketlerle alakalı hiçbir ortaklığı olmadığını da öğrendim. Baştan sona sanki kurulmuş bir oyun gibi. Sadece avukat olduğu gerçek. Bu yüzden benim güvenimi çok kolay kazandı. Zaten ilişkimizin birinci ayından sonra beyefendiyle imam nikahı kıydık. Kendi isteğiyle, kendi arzusuyla ve çok şiddetli bir şekilde bu nikahın kıyılmasını istedi. Aslında sadece 1 ay sevgililik dönemimiz oldu. Sonrasında 3 ay boyunca imam nikahlıydık. Beni sürekli olarak ikinci plana atmaya devam etmesi üzerine onu terk etmek istedim. Bu çok önemli, bunu bütün kadınların bilmesi lazım. Herkesin terk etme hakkı vardır. Herkes istemediği bir yerden gitmekte özgürdür ama o bana bu hakkı tanımadı; gitmeme izin vermedi. Ben vazgeçmek isteyince de ilk 11 Kasım'da uyguladığı şiddetle bütün olaylar başladı. İlk darp olayı benim evimdeyken 11 Kasım'da oldu. Önce kollarımdan tutup itmeye başladı. Ben de ona doğal olarak karşı koymaya çalıştım. Sonra saçımdan tutup beni yere indirdi ve boğazımı sıkmaya başladı. Ben kendisinin zaten boşanmasını bekliyordum ama hiçbir eğilim göstermiyordu. Sürekli beni oyalamaya çalışıyordu. Ben ona bu ilişkide ikinci kadın olmayacağımı, onu terk edeceğimi de söylemiştim. Yine aynı şekilde 'Evimden çıkıp gitmeni istiyorum, seni de istemiyorum hayatımda' diye bağırdım. Bunun üzerine bana saldırmaya başladı. Zaten olay komşularım tarafından da duyulunca, ses yükselince, onlardan gelen telefonla evden kaçıp gitti. Yoksa belki beni 11 Kasım'da öldürmüştü. 2-3 gün boyunca sürekli özür diledi ve ben kendisini affettim" dedi.
'O KADAR ŞİDDETLİ VURDU Kİ; BURNUM KIRILMIŞ'
Dilek Şen, "Birçok kere bana şunu söylemiştir mesela, 'Seni kaybetmekten korkmuyorum ama sevdiğim kadını öldürmekten korkuyorum' demiştir. Bunu çok üstüne basa basa söylediği bir cümledir. İkinci olayda, bu Aralık sonuna kadar eşinden boşanacağına, benim doğumgünüme kadar benden bir zaman istedi. Boşanacağını, herşeyi yoluna koyacağını, çok güzel bir hikayemiz olacağını, zor olacağını ama çok güzel olacağını söyledi. Her lafında başka bir manipülasyonla geldi. Ben artık bu ilişkiyi yürütemeyeceğimi ve çekip gitmek istediğimi söyledim. 25 Aralık günü beni aradı. Aşağı inmemi söyledi, evimin anahtarları ondaydı. Evimin anahtarlarını vereceğini söyledi. Burada kafenin önünde arbede yaşanmaya başladı. Araya arkadaşımız girdi, beyefendiyi uzaklaştırdı. Beyefendi aşağıya indi; aradan 5 dakika geçtikten sonra ben de kendimi güvende hissetmeyeceğimi anladığım için aynı merdivenlerden aşağı indim. Orada önce kaval kemiğime tekme attı. Ben eğilmişken saçımdan tutup beni yukarı kaldırdı. Burnuma yumruk attı ve bunları kasten yaptı. O kadar şiddetli vurdu ki, 40 saniye hiçbirşey göremedim. Burnumun muhtemelen o an kırıldığını anlamadım ama çok fazla kan geliyordu ve bunu görmesine rağmen kaçıp gitti, durmadı ya da herhangi birşey yapmadı. Şu an bulunduğumuz kafeye geldim. Ambulans çağrıldı, polisler çağrıldı. Hastaneye gidip darp raporumu aldım, burnumun kırık olduğu ortaya çıktı. Sonrasında avukatım 26 Aralık'ta suç duyurusunda bulundu. 27 Aralık'ta da ben karakola giderek hakkında suç duyurusunda bulundum fakat beyefendi ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı.
'AİLESİ EVİMİ BASTI'
Avukat olduğunu söylediği erkek arkadaşı tarafından şiddet gören Dilek Şen, "En acı tarafı şu, bu bir hukuk insanı. İnsanların haklarını savunması gereken, insanları koruması kollaması gereken bir insanken, kadınları kullanan, manipüle eden ve arkasından şiddet uygulayan bir insan ve şiddeti legalleştirmeye çalışan bir adam. Bir avukat tarafından, sözlü ve fiziki şiddete uğradım. Halen psikolojik şiddeti devam ediyor. En önemlisi ailesi evimi bastı. Hayati tehlikem devam ediyor. Ailesine karşı henüz bir uzaklaştırma kararı çıkmış değil, beyefendiye karşı var. Beyefendi inatla arkadaşlarım üzerinden benimle iletişim kurmaya çalışıp şikayetlerimi geri almamı, aksi takdirde olayların çok daha kötü boyutlara gideceğini belirtiyor. Ben de hiçbir koşul ve şart altında şikayetlerimi geri almayacağımı söylüyorum. Karısı, annesi ve kızkardeşi, kız kardeşi herşeyi bilmesine rağmen evimin önüne gelerek ağza alınmayacak küfürler ve etnik kimliğimle alakalı hakaretlerde bulunuldu. Halen de ailesine karşı uzaklaştırma kararı maalesef alamadık" dedi.
'YAŞAMAK İSTİYORUM; YARIN NE OLACAK DİYE DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUM'
Şen, "Ben bir avukat tarafından sözlü ve fiziki şiddete maruz kaldım. Savcılıkta dosya olmasına rağmen, 3 ayrı dosya var sanırım şu anda ilerleyen ama beyefendinin tehditleri, şiddet yanlısı söylemleri asla durmadı. Aynı şekilde ailesinin de tehditleri ve şiddetleri, psikolojik şiddetleri durmadı. Ben bunu bir avukat tarafından yaşıyorum ve açıkçası dava devam ederken beyefendinin ısrarlı tehditlerinden de epey bir korkuyorum. Yaşamak istiyorum herkes gibi, hayatı normal şekilde yaşamak istiyorum. Tedirgin bir şekilde acaba yarınım olacak mı diye düşünmek istemiyorum. Daha geçen hafta 6 kadın öldürüldü ama ben o kadınlardan birisi olmak istemiyorum. Ben yaşamak istiyorum. Umarım kimsenin başına böyle birşey gelmez; tek dileğim bu. Bu şekilde kandırılıp manipüle edilip maddi manevi bütün bir hayat bitirilmeye çalışılmaz umarım ki. Ben nerede kamera olduğunu nerede olmadığını da bildiğini düşünüyorum. Bana şiddet uyguladığı yerde, bu cadde üzerinde bir sürü kamera olmasına rağmen orada bir tane kamera bile yoktu. Bunu bilinçli yaptığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Balat'tan görüntü
-Dilek Şen'e atılan tehdit mesajları
-Dlek Şen'in darbedilmesinin ardından çekilen fotoğraflar
-Mağdur Dilek Şen ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
================
7- EYÜPSULTAN'DA 'YOL VERME' KAVGASINDA DARBETTİĞİ SÜRÜCÜYÜ TANIMAZLIKTAN GELDİ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN'da iki sürücü arasında çıkan 'yol verme' tartışması kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Sürücü, tartıştığı Mustafa Tüsü (27)'yü darbettikten sonra ATM'de sıra bekliyormuş gibi yapıp 'Buyur kardeşim' diyerek tanımazlıktan geldi. Trafikte uğradığı saldırı sonucu kaşına 9 dikiş atılan Mustafa Tüsü, "Aracından inip koşa koşa benim aracımın önüne geldi. Camıma vurdu, 'İn aşağı, seni öldüreceğim' tarzında sözler söyledi. Bu sırada ağır küfürler etmeye devam ediyordu. Ben de açıkçası tahrik oldum. Kapımı açar açmaz üzerime çullandı. Boğuşma sırasında doğrudan gözümün üstüne vurdu. Kaşıma 9 dikiş atıldı. Gözümün üstüne darbe aldığım için bilincimi kaybedip yere düştüm" dedi.
Olay, 2 Şubat'ta saat 06.50 sıralarında Kazım Karabekir Caddesi'nde meydana geldi. Gaziosmanpaşa'dan Çağlayan'daki iş yerine gitmek üzere yola çıkan Mustafa Tüsü, trafikte 'yol verme' nedeniyle tartıştığı 34 SN 6662 plakalı otomobilin sürücüsü tarafından darbedildi. Olayın ardından hastaneye giden Tüsü'nün kaşına 9 dikiş atılırken, vücudunda çok sayıda morluk oluştu. Kavganın ardından cep telefonuyla kayıt almaya başlayan Mustafa Tüsü, saldırganın bir süre sonra ATM'de sıra bekliyormuş gibi yaparak 'Buyur kardeşim' dediği ve kendisini tanımazlıktan geldiği anları da görüntüledi. Tüsü, kendisine saldıran kişinin olay yerinden kaçarak saklanmaya çalıştığını öne sürdü. Yaşananların ardından darp raporu alan Mustafa Tüsü, Gaziosmanpaşa Adalet Sarayı'na giderek suç duyurusunda bulundu.
'NİYE YOL VERMİYOSUN' DİYE KÜFÜR ETMEYE BAŞLADI'
Yaşananları anlatan Mustafa Tüsü, "Pazartesi günü okullar açılacağı için trafiğe kalmamak adına sabah 06.50'de evden çıkış yaptım. Trafikten dolayı saat 07.30'da Bilgi Üniversitesi'nin yoluna kadar geldim. Orta şeritten giderken soldan bir araç selektör atarak beni sıkıştırmaya başladı. 'Niye yol vermiyorsun' diye küfür ve hakaret etmeye başladı. Bunun üzerine bende 'Sabah sabah beni uğraştırma, işine bak' dedim. Ne olur ne olmaz diyerek camımı kapattım, kapımı kilitledim. Bu sefer kornaya basılı şekilde sağ şeridime geçti, camını açtı ve bana ağır küfürlerde bulundu. Bende ufak bir karşılık vermek zorunda kaldım. Camımı tekrar kapattım, kapımı kilitledim" ifadelerini kullandı.
'İN AŞAĞI SENİ ÖLDÜRECEĞİM' TARZINDA KELİMELER KULLANDI
Saldırı anını anlatan Tüsü, "Işıkları geçtikten sonra trafik biraz daha sıkışmaya başladı. Olay bitti diye ben camımı kapattım devam ediyordum. 300-400 metre ileride trafikte bir sıkışma oldu. Sonra dikiz aynamdan baktım, aracından inip koşa koşa benim aracımın önüne geldi. Camıma vurdu, 'İn aşağı seni öldüreceğim' tarzında kelimeler kullandı. Bu esnada ağır küfürler etmeye devam ediyordu. Bende tahrik oldum açıkçası. Kapımı açtığım gibi üstüme çullandı. Bir boğuşma oldu, direkt gözümün üstüne vurdu 9 tane dikiş atıldı. Gözümün üstüne vurulduğu için hemen bilincimi, şuurumu kaybettim yere düştüm. Kafa bölgelerime, enseme tekme ile vurdu. Her yerim şişik, omuzlarımda morluklar var. Kollarım, bileklerim ve ayaklarımda şişlikler mevcut. O esnada oradan geçen vatandaşlar sağolsun yardımcı oldular, ayırdılar" dedi.
'KAMERAYI YÜZÜNE TUTUNCA 'BUYUR KARDEŞİM' DEDİ'
Mustafa Tüsü, "O esnada arabadayken video çekmek aklıma gelmedi. Çünkü yeni kanunları bildiğim için olay olmaması için aracımdan inmek istemedim. Sonuçta cezası var, ehliyetin gidiyor, araç trafikten men ediliyor. Bu tür olayları bildiğim için inmek istemedim. Ağır tahrik olduğu için kapımı açtığım gibi boğuşma başladı. Tam olay bitti dedim ve ayağa kalktım, oradaki vatandaşlar bana 'Abi videoya al, görüntüsünü al' dediler. Caddede trafik durdu adamı aramaya başladım. Vatandaşların dediğine göre orada ATM'ler bulunuyor, üstünde mont vardı ATM'lerde montunu çıkarmış eline koymuş bir şekilde orada saklanıyor. Gittim kamerayı açtım, yüzüne doğru tutunca beni tanımamazlığa vurdu 'Buyur kardeşim' dedi. Kamera kayıtlarının hepsi mevcut, 'Buyur' diyince ben olayın akibetini biliyorum, o olduğunu biliyorum bana vuranın. Video kaydını aldım, yüzünü gösterdim, 'Sen dur, sana göstereceğim' dedim. Kaydını yaptım, fotoğrafını çektim, araç plakasını verdim" diye konuştu.
'SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM'
Tüsü, "Kendi imkanlarımla hastaneye gitmek zorunda kaldım. Çünkü kanamam çoktu ve orada hiçbir şekilde yardım edilecek bir durum yoktu. Darp raporumu aldım, hastane polisiyle görüştüm. Oradan çıktım savcılığa suç duyurusunda bulundum" dedi.
'HEM 'ARABADA ÇOCUĞUM VAR DİYORSUN' HEM AĞIR HAKARETLERDE BULUNUYORSUN'
Kendisini darbeden kişinin araçta çocuğu olduğunu belirten Mustafa Tüsü, "Video kaydını aldığım zaman 'Araçta çocuğum var' dedi. Bende 'aracında çocuk olmasına rağmen ağır küfretmeni gerektiren bir durum yok'. Çocuğun olmasına rağmen bile bu hareketi yapabiliyorsan bu insan bir canidir benim gözümde. Çünkü hem diyorsun ki 'Arabamda çocuğum var' hem ağır hakaretlerde, küfürlerde bulunuyosun. Bunu demesine rağmen ben ilerledim yoluma baktım, hiçbir şekilde müdahalede bulunmadım. Kendisi beni takip edip aracından inerek bana saldırıda bulundu" ifadelerini kullandı.
'HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞME DURUMUM OLACAK'
Mustafa Tüsü, "Olay esnasında benimde araçtan indiğim görünebilir. Ama öncesinde olan video kayıtları, oradaki vatandaşlarda, esnaflarda varsa bu dava sürecinde bana yardımcı olurlar. Haklıyken haksız duruma düşme durumum olacak. Çünkü bende araçtan inmiş gibi gözüküyorum. Ama o kişinin bana saldırdığına dair bir kamera görüntüsü veya fotoğraf dahi olsa herkesten rica ediyorum, ulaştırabilirlerse memnun olurum" dedi.
'ARAÇ KAMERASI KOYMAYI KENDİME BORÇ BİLDİM'
Tüsü, "Bu bende travmatik bir olay oldu. Evimden çıkmışım, işime gidiyorum, daha uyku sersemiyim bir nevi. Odaklanmışım, sabah erkenden çıkayım, dükkanımı 'Bismillah' diyip açayım, işimi yapayım, trafiğe kalmayayım. Bunu düşünerek yola çıkmışım ve bu esnada bir saldırıya uğruyorum. Zaten bu olaydan sonra araç içi kamerası koymayı kendime artık bir borç biliyorum. Çünkü bu tür insanların sayısı ülke genelinde gitgide artıyor. Can güvenliğimiz bulunmadığı için her ihtimale karşı araç kamerası koymayı kendime borç bildim" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Cep telefonu)
-Olayın ardından yaşananlar
(Aktüel)
-Mustafa Tüsü röportaj
-Mustafa Tüzü'nün vücudunda oluşan hasar
========
8- İSTANBUL'DA AFETLER İÇİN KESİNTİSİZ HABERLEŞME DÖNEMİ: AFHES DEVREYE ALINDI
Gülseren KARAPINAR- Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Afet Haberleşme Entegrasyon Sistemi (AFHES), İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla tanıtıldı. Afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçleri kapsayan sistemle, İstanbul genelinde kesintisiz, güvenli ve çok kurumlu haberleşme altyapısı devreye alındı. Vali Gül, "İPKB'nin (İstanbul Proje Koordinasyon Birimi) bugün yaptığı bu telsiz altyapısını hizmete almış olacağız. Ne yapacak burada? Özetle; Valiliğin kaymakamlıklarla iletişimi, ilçe emniyetlerle iletişimi, ilçe jandarmalarla iletişimi, 23 çalışma grubuyla iletişim, ilçelerdeki Afet Koordinasyon Merkezleri ile iletişimini sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem. Biraz sonra da dört kaymakamımıza sizlerle birlikte sesleneceğiz ve sistemimiz çalışmaya başlayacak" ifadelerini kullandı.
İstanbul Valisi Davut Gül, Eyüpsultan'daki İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde (AFAD) Afet Haberleşme Entegrasyon Sistemi (AFHES) Sistemi'ni tanıttı. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşmenin kritik öneme sahip olduğu İstanbul'da, bu alandaki altyapıyı güçlendirmek amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kurulan Afet Haberleşme Entegrasyon Sistemi (AFHES) devreye alındı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla tanıtılan sistemle, afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı oluşturuldu. Programa, Vali Gül'ün yanı sıra Vali Yardımcısı Dr. M.H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel katıldı. Vali Davut Gül, Avcılar, Pendik, Fatih, Silivri kaymakamlıklarıyla Afet Haberleşme Entegrasyon Sistemini arayarak test etti.
27 RÖLE İSTASYONU KURULDU, ANKARA ENTEGRE EDİLDİ
AFHES, İstanbul'un afet haberleşme mimarisinde bütüncül ve stratejik bir dönüşümü temsil ediyor. Sistem kapsamında kurulan haberleşme altyapısına ilişkin saha kurulumları, entegrasyon çalışmaları, kapsama testleri ve fonksiyonel doğrulama süreçleri tamamlandı. Bu tarih itibarıyla AFHES, gerçek operasyon koşullarında, çok kurumlu kullanım senaryolarında ve afet ile acil durumlarda hazır olacak şekilde devreye alındı. AFHES kapsamında yürütülen saha kurulum çalışmaları neticesinde, İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonunun kurulumu tamamlandı. Ayrıca AFAD Başkanlık yerleşkesi (Ankara), sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırılarak AFHES altyapısına entegre edildi. Bu yapı sayesinde İstanbul genelinde yüksek kapasiteli ve geniş kapsama alanı sağlanırken, olası afet senaryolarında alternatif iletişim yolları oluşturuldu.
TEK MERKEZE BAĞIMLI OLMAYAN DAYANIKLI MİMARİ
AFHES mimarisi, tek bir merkeze bağımlı olmayan, ölçeklenebilir ve dayanıklı bir haberleşme altyapısı sunuyor. Yedekli yapısı sayesinde afet anlarında iletişim sürekliliği hedeflenirken, sistemin sürdürülebilirliği ön planda tutuluyor. Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından AFHES'in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde; TAMP Ana Çözüm ve Destek Çözüm Ortağı kurumlar, 39 İlçe Emniyet Müdürlüğü,10 İlçe Jandarma Komutanlığı, 39 İlçe Afet Yönetim Merkezi, Kritik kamu kurum ve kuruluşlar AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi.
'EN KÖTÜ SENARYODA BİLE O İLETİŞİMİN KESİLMEDİĞİ BİR SİSTEM'
AFHES hakkında konuşma yapan İstanbul Valisi Davut Gül, "Bugün 6 Şubat depreminin arifesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak, millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Öncelikle hayatını kaybeden hemşerilerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, sıhhat, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Olası bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi, dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi, GSM operatörleri ile birlikte iki senedir yapılan, özellikle verici olarak sağlanan kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınmasıyla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de üç GSM operatörünün toplamda 800'den fazla ilave sağlam vericileri yapılmış oldu. Burada hemşerilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca da AFAD'ın koordinasyonunda, kamu kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir İPKB? 2006 yılında, Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde İstanbul'a özel kurulan ve tek amacı yapıların, kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimiz. İPKB'nin bugün yaptığı bu telsiz altyapısını hizmete almış olacağız. Ne yapacak burada? Özetle; Valiliğin kaymakamlıklarla iletişimi, ilçe emniyetlerle iletişimi, ilçe jandarmalarla iletişimi, 23 çalışma grubuyla iletişim, ilçelerdeki Afet Koordinasyon Merkezleri ile iletişimi sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem. Biraz sonra da dört kaymakamımıza sizlerle birlikte sesleneceğiz ve sistemimiz çalışmaya başlayacak. Emeği geçen başta bizlere maddi manevi destek veren Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Bakanlarımıza, İPKB ekibimize ve bu işleri koordine eden Vali Yardımcımıza, Kaymakamlarımıza, mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Rabbim kullandırmamayı nasip etsin. İnşallah böyle bir afetle karşılaşmamış olalım" dedi.
'DEPREMDE KESİNLİKLE ZARAR GÖRMEYECEK VE BİR DEPREM ANINDA DA OPERASYONA DEVAM EDECEK'
AFHES Sistemi hakkında konuşan AFAD İstanbul İl Müdürü Haluk Özener, "Afet anında afetler masa başında değil, sahada yönetiliyor. Bu da ekiplerin koordinasyonunu, iletişimini, birbiriyle entegrasyonunu çok önemli hale getiriyor. Dolayısıyla afet yönetiminde de iletişim olmazsa olmaz ve en önemli öğelerden bir tanesi. Bu amaçla da İstanbul'da olası bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi, bu sistem vardı; bu sistemi modernize ettik ve frekans sayısını artırarak, kanal sayısını artırarak olası bir afette tüm çalışma gruplarının yerelde 23 tane çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini; Jandarmamızla, Emniyetimizle, İlçe Afet Merkezlerimizle, Kaymakamlıklarımızla iletişimi sağlayarak, dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm afet müdahale ekiplerinin, tüm karar vericilerin bir anda konuşabileceği bir sistemden bahsediyoruz. Bu sistem aslında biraz söyleyip ifade etmiş olduğum gibi var olan bir sistemin gelişmiş, daha gelişmişi. Bununla ilgili daha önceden yaşadığımız tecrübeler var. Hepimizin bildiği gibi 6 Şubat'ta, olası Marmara'da gerçekleşen bazı depremlerde dahi iletişimde kopukluk yaşanabiliyor. Biraz önce Valimizin ifade ettiği gibi mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının olası bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde bu yapmış olduğumuz çalışmada da 28 tane röle istasyonumuz var, rölemiz var. Ve bunlar da depremde kesinlikle zarar görmeyecek ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rölelerimiz. Bir tanesi de Ankara'da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul ile Ankara'nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek. Bu dediğimiz çalışma yaklaşık İPKB direktörümüz de burada yaklaşık 2 yıllık bir çalışma" dedi.
'CEP TELEFONLARIMIZ, UYDU VE DİĞER SİSTEMLERLE DE ALTERNATİF OLARAK DESTEKLENECEK'
İPKB Direktörü Yalçın Kaya ise, "Yaklaşık 2 yıllık bir çalışma. 2 yıldan beri devam eden alımı, kurulumu, test ve devreye alması AFAD Müdürümüzün ve ekibinin koordinasyonunda, bizim de onlara Dünya Bankası ve uluslararası fonlardan gelen desteklerle birlikte yürüttüğümüz bir çalışma. Valimizin dediği gibi alternatif haberleşme kanallarından en önemlisi kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği; özel depreme dayanıklı direklerde, jeneratörlü sistemlerle desteklenen, kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonlarımız, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşmenin kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------------
-Kısa film gösterimi
-Vali Gül'ün konuşması
-Vali Gül'ün kaymakamlarla konuşması
-AFAD İstanbul İl Müdürü Haluk Özener'in konuşması
-İPKB Direktörü Yalçın Kaya
==========
9- KARAKÖY'DE DENİZDE KADIN CESEDİ BULUNDU - 2 / Ek görüntüyle
Hasan YILDIRIM- Doğan Can CESUR/ İSTANBUL (DHA)- KARAKÖY'de denizde hareketsiz yatan kişiyi görenler polise haber verdi. Dalgıç polislerin denizden çıkardığı kişinin kadın olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılırken, ceset Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.(DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Denizdeki ekiplerin görüntüleri
-Tekneye çıkarılan ceset
-Ekiplerden görüntüler
-İskeleden görüntü
-Genel ve detay görüntüler
===========
10- KAĞITHANE'DE YANGINDA MAHALLELİYİ ISLIK ÇALARAK UYANDIRDI: YANGIN VAR AŞAĞI İNİN
Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA) - KAĞITHANE'de kentsel dönüşüm nedeniyle yaklaşık 1 ay önce boşaltılan 4 katlı binada yangın çıktı. Alevleri gören çevredekiler ıslık çalarak ve "Yangın var aşağı inin" diye bağırarak vatandaşları uyandırdı. İtfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangın söndürüldü. Binanın bu hafta yıkılmasının planlandığını söyleyen mal sahibi Talat Ünal, "Mahallenin gençleri kavga edip ayrılmış, sonra gelip tiner ya da benzin dökmüşler, burayı yakmışlar. Bina onların da değil. Kavga ettikleri adamın da değil, bina bizim" dedi.
Olay, dün saat 03.30 sıralarında Telsizler Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüme girerek müteahhite verilen 4 katlı bina yaklaşık 1 ay önce boşaltıldı. Yıkımı beklenen ve çevresi açık olan binanın giriş katında yangın çıktı. Alevlerin kısa sürede giriş katını sardığı yangını çevredeki vatandaşlar gördü. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Bu sırada yangını ihbar eden kişi ıslık çalıp bağırarak vatandaşları uyandırmaya çalıştı.
'YANGIN VAR AŞAĞI İNİN' DİYE BAĞIRDI ISLIK ÇALDI
Alevlerin yandaki binalara ve park halindeki araçlara sıçrama ihtimali üzerine ihbarda bulunan kişi, "Yangın var aşağı inin" diyerek uzun süre bağırdı. Vatandaşları uyarmaya çalışan kişi ıslık da çaldı. Yangın devam ederken ıslık çalan kişinin yanına bu kez mahalleli geldi. Mahalle sakinleri ise yanan binanın önündeki araçların zarar görmemesi için "Bu araçların sahiplerini biliyor musunuz" diyerek bağırmaya devam etti. Yangın çıkan binanın önünde bulunan park halindeki araçlara sıçramaması için zamanla yarıştı. Kısa süre sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahale etti. Yapılan kontrollerde içeride bulunan sandalye, masa ve tahtaların yandığı öğrenildi. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken binada hasar meydana geldi. İtfaiye ekipleri rapor tutarak olay yerinden ayrıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
'KAVGA ETMİŞLER SONRA YAKMIŞLAR'
Yangının ardından binada meydana gelen hasar gündüz görüntülendi. Olayla ilgili konuşan mal sahibi Talat Ünal, "Dün akşam işte bize telefon geldi. Biz de hiç farkında değildik. Gelmişler oradan, kavga mı ne olmuş herhalde mahallenin gençleriyle mi öyle birşey. Ondan sonra gelmişler. Aralarında tartışma çıktıktan sonra onlar gitmiş. En son saat 03.15'mi, 03.30 mu o sıralarda tiner mi benzin mi ne dökmüş galiba. Ondan sonra başlamışlar burayı yakmaya. Ya tiner ya benzin ikisinden biri öyle diyorlardı. Bidon var diyorlardı yerlerde. Vallahi bilmiyorum ki işte, bina onların da değil. Kavga ettikleri adamın da değil, bina bizim. Bina boş, boşalttık. İşte müteahhite verdik, kentsel dönüşümde öyle bekliyoruz. Bu hafta normalde yıkılması lazım. Yananlar burada ufak tefek tahtalar falan vardı onlar. Sandalyeler kapılar vardı. Onlar işte başka hiçbirşey yok" dedi.(DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
(Cep telefonu)
-Alev alev yanması
-Vatandaşın ıslık çalması
-Vatandaşın bağırması
-Yaşanan panik
-Alevlerlere müdahale
-Çıkan dumanlar
-Soğutma çalışması
(Aktüel)
-Olay yeri
-Yanan bina
-Mal sahibiyle röportaj
-Genel ve detay görüntüler
==============
11- KAĞITHANE'DE BERBERİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN SÜRÜCÜ TUTUKLANDI: GÖZÜMÜ HASTANEDE AÇTIM HATIRLAMIYORUM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - KAĞITHANE'de yürüyerek evine giden berber Kenan Pala'ya (56), yolun karşısına geçtiği sırada hızla ilerleyen Batuhan Y.'nin kullandığı motosiklet çarptı. Kaza sırasında yola savrulan Pala, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Tedavisinin ardından taburcu olan Batuhan Y. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sürücünün ifadesinde, "Kaza gerçekleştikten sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım. Yaşanan kazadan dolayı üzgünüm. Böyle birşey yaşanmasını istemezdim" dediği öğrenildi.
Kaza, 5 Ocak Pazartesi günü saat 20.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre akşam saatlerinde caddedeki iş yerinden çıkan berber Kenan Pala, evine doğru gitmek için yürümeye başladı. Bu sırada 34 KYN 239 plakalı motosikletle yolda hızla ilerleyen Batuhan Y., yolun karşısına geçmek isteyen Pala'ya çarptı. Kazada yola savrulan Pala ağır motosiklet sürücüsü Batuhan Y. ise hafif yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılara ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Ağır yaralanan Pala ambulansla Kağıthane'deki özel bir hastaneye, Batuhan Y. ise Şişli'deki Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ TUTUKLANDI
Ameliyata alınan Kenan Pala, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme yaparak rapor tuttu.Hayati tehlikesi bulunmayan Batuhan Y. tedavisinin ardından taburcu edildi. Adliyeye sevk edilen motosiklet sürücüsü çıkarıldığı mahkemece 'Taksirle öldürme' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
'GÖZÜMÜ HASTANEDE AÇTIM HATIRLAMIYORUM'
Batuhan Y.'nin ifadesinde, "Cadde üzerinde motosikletimle seyir halindeydim. Karşı taraftan bana doğru koşan şahsı ben görmedim. İşimden çıkıp evime doğru kendi şeridimde gidiyordum. Kaza gerçekleştikten sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım. Kolumdan, elmacık kemiğimden ve bacağımdan yaralandım. Şu aşamada yürüyemiyorum. Yaşanan kazadan dolayı üzgünüm. Böyle birşey yaşanmasını istemezdim" dediği öğrenildi.
'ARKADAŞIM "KAZA VAR" DİYEREK ÇAĞIRDI'
Kenan Pala'nın oğlu Kemal Pala ise verdiği ifadede, "Mahalleden bir arkadaşım beni caddede bir kazanın olduğunu ve gelip bakmam gerektiğini söyledi. Ben gittiğimde babam Kenan Pala ve babama çarpan motosiklet sürücüsü yerde yatmaktaydı. O sırada sağlık görevlisi olduğunu düşündüğüm 2 kişi, babam Kenan Pala'ya yardım ederek burnundaki kanı durdurmaya çalışıyordu. Daha sonra ambulans geldi ve babamı alarak hastaneye götürdüler. Hastanede bir süre tedavi gördükten sonra babam Kenan Pala'nın vefat ettiğini öğrendim" dedi.
'30 SENELİK BERBERDİ; SEVİLEN ABİMİZDİ'
Kenan Pala'nın arkadaşı İdris Güven, "Dün rahmetli Kenan Pala abimizle birlikte bir dostumuzun cenazesindeydik gün boyunca. 15.00'ten 20.00'ye kadar cenaze işleriyle ilgilendik. Cenazemizi Samsun Terme'ye gönderdik. Ben Sarıyer'deki evime ayrıldım. Kenan abi de bu mahallenin insanı. Bu caminin bitişinde berber dükkanı var. Evi hemen 50 metre ileride sağda. Bu caddeden gelirken yolun ana cadde var ileride 50 metre ileride. Ana caddede yolun karşısına geçmek isterken motosiklet biraz hızlıymış galiba bize söylenen o. Kayıtlarda da öyle gördük. Yolun karşısına geçerken motosikletli sürücü abimize vuruyor. Olay anında hemen ambulans hızlı bir şekilde geliyor müdahale ediyor ancak o vurmanın yetkisiyle iç organlarda yaralanma, kafaya yere vurmayla beyinde kanama ve kalp o anda duruyor. Hemen ambulansta Kızılay Hastanesi'ne götürüyorlar. Orada müdahale yapılıyor. Yaklaşık 1 saat sonrasında Hakk'ın rahmetine kavuşuyor. Kenan abi bölgemizin, Samsunumuzun, Termemizin yetiştirmiş olduğu insanlar tarafından sevilen sayılan bir abimizdi. Yaklaşık 30 senelik berberdi, esnaftı. 30 senedir aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarında görev yapan insanların sıkıntılarına koşar, dertlerine çare olmak için mücadele verir. Enerji dolu bir abimizdi" dedi.
'YAKLAŞIK 10 METRE KADAR FIRLATMIŞ'
Esnaf Özcan Akkoyun ise, "Biz akşam saat 20.00 civarında çok şiddetli bir ses duyduk. Dışarıya çıktığımızda zaten ne olduğuna anlam veremedik. Motor yerde. Yerde 2 kişi var. Arabanın altında bir kişi vardı. Biz hemen ona müdahale ettik. Bilinci açık mı ona baktık. Karşı şeritte yatanın kim olduğunu bilmiyoruz. Beraber mi geldiler, çarptı mı anlam veremedik. Karşıya fırlatmış, evet. Yukarıda oluyor, yaklaşık 10 metre kadar fırlatmış. Burada kasklı olan arkadaş arabanın altındaydı. Sağlık ekiplerini aradık, onlar geldi. Onlar geldikten sonra aracı kaldırdık, arkadaşı altından çıkardık. Daha sonra sağlık ekipleri aldı götürdüler. Motorun hızını görme şansımız olmadı bizim. Sadece sesi duyduk. Sesi duyduk, dışarı çıktık, olay zaten olmuştu. Patlama sesi şöyle, motorun yere düştüğü andaki sesi o, biz o sesi biliyoruz zaten. Motor kazası olduğunu hemen anlayabiliyoruz; ama arabaya mı çarptı, yere mi çarptı, o patlama sesinden ne dersen, motor sürüklenirken buradaki park halindeki araca çarpıyor. Lastiği patlıyor, o ses oradan geldi diye tahmin ediyorum. Yani o zaten yerdeyken bilinci kapalıydı. Ben ambulansı aradığım zaman onun bilincinin kapalı olduğunu, buradaki arkadaşın bilincinin açık olduğunu beyan ettim. Ona göre geldiler" diye konuştu.(DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
ARŞİV
============
12- BAHÇELİEVLER'DE UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA VALİZDE 18 KİLO METAMFETAMİN ELE GEÇİRİLDİ
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER'de bir eve düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, valize gizlenmiş 17 kilo 900 gram metamfetamin ele geçirilirken, 1 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul emniyeti Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bahçelievler'de bir evde uyuşturucu bulunduğu ihbarı üzerine adres bir süre fiziki ve teknik takibe aldı. Çalışmaların ardından eve düzenlenen operasyonda poşetler halinde valizlere saklanmış 17 kilo 900 gram katı metamfetamin ele geçirilirken 1 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin ardından 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçundan adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Polisine eve baskını
-Polisin evde aramam yapması
-Valizlerin içerisinden çıkan uyuşturucu madde
==========
13- SULTANGAZİ'DE 4 AYRI ADRESE DÜZENLENEN OPERASYONDA 3 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ'de polis ekipleri tarafından 3 ev ve 1 iş yerine düzenlenen operasyonda 3 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda ruhsatsız silah ve fişek ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si serbest bırakılırken biri tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince suçların önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, 1 Şubat'ta Sultangazi İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan 3 ayrı ev ve 1 iş yerine operasyon düzenlendi. Operasyonda E.K. (59), A.K. (40) ve F.K. (36) isimli şüpheliler yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda ise; 6 ruhsatsız tabanca, 5 ruhsatsız av tüfeği, 962 fişek, 30 fişek çekirdeği, 25 kartuş ile A.K. isimli şüphelinin adresinde 3,55 gram narkotik madde ele geçirildi.
BİR ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Gözaltına alınan şüphelilerden A.K., 2 Şubat'ta sevk edildiği adli makamlarca serbest bırakılırken, E.K. hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. F.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Şüphelilerin emniyete girişi
-Adliyeye sevkleri
=========
14- ATAŞEHİR'DE CADDEDE İLERLEYEN OTOMOBİL ARA SOKAKTAN ÇIKAN MOTOSİKLETLİYE ÇARPTI
İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,(DHA)- ATAŞEHİR’de ara sokaktan caddeye çıkan motosiklet sürücüsüne seyir halindeki otomobil çarptı.Çarpmanın etkisiyle yola savrulan motosikletli yaralandı.Yaralı ambulansla hastaneye kaldırılırken, kaza anı caddede ilerleyen başka bir aracın kamerasına yansıdı.
Kaza dün saat 16.40 sıralarında Küçükbakkalköy Mahallesi Tevfik Fikret Caddesi'nde meydana geldi.Edinilen bilgiye göre ara sokaktan caddeye çıkan motosiklet sürücüsüne, aynı caddede ilerleyen otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrulan motosiklet sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekipleri yaralı sürücüye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Motosikletli hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, kaza anı caddede ilerleyen başka bir aracın kamerası tarafından kaydedildi.(DHA)
Görüntü Dökümü
------------
(Araç kamerası)
-Kaza anı
-Motosikletlinin yere düşmesi







