EN ÇOK OKUNANLAR

Manisa'da halı sahadaki ölüm anı kamerada

Evini bastığı kayınpederini defalarca bıçaklayıp firar etti

Arazide parçalanmış cesedi bulunan Mehmet'in ölümünde 7 kişi tutuklandı

Kamyonetle hafif ticari araç çarpıştı; anne ve 3 çocuğu öldü

Sarıyer'de aşırı hızlı lüks otomobil elektrik direğine çarptı: 3 ağır yaralı

Doktor olacak oğlunu kaybeden baba: Bu kaza değil cinayet

POLİTİKA

Mehmet TÜRK- Mikail PELİT- Şahismail GEZİCİ- Ahmet ÜN/ ELAZIĞ, (DHA) 18.02.2017 15:26

'Türkiye, yıllardır aradığı münasip yönetim sistemine şimdi, nihayet kavuşuyor. Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi'

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ İstasyon meydanında düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'de rejimin değişmediğini, sadece yönetim sisteminin değiştiğini söyledi. Erdoğan, "Keşke cumhurbaşkanlığı sistemine rahmetli Özal'ın bu meseleyi gündeme getirdiği, bizlerin gençliği dönemine denk gelen 1990'lı yılların başında geçseydik. O zaman Türkiye, belki 1990'lar boyunca yaşadığı sıkıntılara, krizlere, acılara maruz kalmayacaktı" dedi.

Bugün saat 11.50'de Elazığ'a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saat 13.30 sıralarında İstasyon meydanında düzenlenen toplu açılış törenine katılıp, halka hitap etti. Erdoğan'ın konuşma yapacağı alanda Türk bayrakları yer aldı. Kalabalığı sık sık Rabia işareti ile selamlayan Erdoğan, yapılacak olan şehir hastanesine İzmir'de teröristlerin adliye saldırısına canı pahasına direnen polis memuru 'Şehit Fethi Sekin' adının verileceğini söyledi.

BAZILARI BİLMEDEN KARŞI ÇIKIYOR

Konuşmasında 16 Nisan'da yapılacak referandumda Elazığ'dan rekor düzeyde bir destek beklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hz. Ali, 'Kişi, bilmediğinin düşmanıdır' diyor. Bugün anayasa değişikliğine, Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkanların bir kısmı, bunu meselenin artısını eksisini bilmedikleri için yapıyor. Bir kısmı da her şeyin farkında oldukları halde bu sistem, kendi çıkarlarını bozacağı, foyalarını ortaya çıkaracağı için karşı çıkıyor. Kendi menfaatini ülkesinin ve milletinin maslahatının önünde tutanlara diyecek bir şeyimiz yok. Onları milletimize havale ediyoruz. Ama cumhurbaşkanlığı sistemini bilmedikleri için meseleye soğuk yaklaşanlara, işin aslını astarını anlatmak, hepimizin boynunun borcudur" dedi.

CUMHURİYETİMİZİ İNŞALLAH İLELEBET YAŞATACAĞIZ

Türkiye'de rejimin değişmediğini belirten Erdoğan şunları söyledi:

"Değişen sadece yönetim sistemidir. 1923'te ilan edilen cumhuriyetimizi inşallah ilelebet yaşatacağız. Yönetim sistemi tartışmalarımızın tarihi, cumhuriyetimizden eskidir. Meclis, Başbakan, Bakanlar Kurulu ve daha pek çok kurumumuz farklı isimlerle, Cumhuriyet öncesinde de mevcuttu. Birileri doğruyla yanlışı birbirine katarak, sapla samanı karıştırarak, milletimizin kafasını bulandırmaya çalışıyor. Çünkü onların kafaları da karışık. Şu anda yapılan iş; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkileri yeniden düzenlemekten ibarettir. Bu organların hiçbiri ortadan kalkmıyor. Parlamento yine yerinde. Hiçbiri, diğerine bağlanmıyor. Sadece görev tanımları yeniden yapılıyor. Türkiye, yıllardır aradığı münasip yönetim sistemine şimdi, nihayet kavuşuyor. Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Yeni sistemde yürütme doğrudan millet tarafından seçilen, sorumluluğu da millete karşı olan cumhurbaşkanına veriliyor. Cumhurbaşkanı'nı getirir, Cumhurbaşkanı'nı götürür. Seçimlerde 5 yıl süreyle görev verilen Cumhurbaşkanı, milletten başka kimseye hesap vermeden anayasa çerçevesinde vazifesini yerine getirecektir. Bu, ülkenin istikrar ve güven ortamının 5 yıl süreyle garanti altına alınması anlamına geliyor. Sürekli seçimlerin yapıldığı veya konuşulduğu dönem sona erecek."

KARŞILIKLI YETKİ AŞIMI OLMAYACAK

Yeni sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın gücünün aynı kişide birleştiği için çekişme, çatışma, kavga, dövüş diye bir sorun çıkmayacağını ifade eden Erdoğan,"Bu ülkede Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'a Anayasa kitapçığını fırlattığını gördük mü? Dünyada böyle çirkinlik olur mu? Bunu bile yaşattılar bize. Şimdi biz bunu da kaldırıyoruz. Tek kişide bu gücü topluyoruz. Böylece, 'Kitapçıkları fırlat' böyle bir şey olmayacak. Mevcut sistemde Cumhurbaşkanı, vatana ihanet dışında hiçbir şeyle suçlanamıyor, yargılanamıyor. Yeni sistemde bu sıkıntıyı da aşıyoruz. Cumhurbaşkanı, milletimizle birlikte Meclis'e karşı da sorumluluk üstleniyor. Tüm bu düzenlemelerle yürütme göreviyle yasama organlarının görevleri arasındaki ayrım netleştirildiği için karşılıklı yetki aşımı, diye bir mesele inşallah olmayacak. Birileri çıkıp, Meclis'in ortadan kaldırıldığını, işlevsiz kılındığını söylüyor. Yok böyle bir şey. Meclis, ortadan kalkmak bir yana; güçleniyor. İşlevsiz bırakılmak bir yana daha geniş vazifeler üstleniyor. Öte yandan yargının bağımsızlığının yanına tarafsızlığını da ekliyoruz. Yeni sistemde herkes kendi işine odaklanacak. Eski dönemde çok tartışılan sıkıyönetim artık kalkıyor. Bu ülkede artık sıkıyönetim olmayacak. Bunun yerine zorunlu durumlarda olağanüstü hal ilan edilerek, sorunların üstesinden gelinmesi imkanı getiriliyor. Anayasa değişikliğiyle getirdiğimiz bir başka yenilik de cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğini kesme şartını ortadan kaldırmak. Böyle şey olur mu? Cumhurbaşkanı adayı olacaksın, kurucusu olduğun partiden ilişiğin kesiliyor. Neymiş? O, tarafsızlığı getirirmiş. Bir insanın karakterinde, tarafsız olmak diye bir şey olur mu? Olmaz. Gerçekçi olmak lazım. Şimdi, bu da düzeltiliyor. İnşallah bu sistemle kazanan Türkiye olacak. Kazanan Türk milleti olacak" dedi.

"İDAM İSTERİZ" SLOGANLARINA, "CUMHURBAŞKANI OLARAK ONAYLARIM" DEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması sırasında toplanan kalabalığın sık sık "İdam isteriz" sloganları atması üzerine, "Bu konudaki düşüncem belli. Bildiğiniz gibi bu konuda, parlamentomuz inşallah 16 Nisan'dan sonra, bu bir anayasa değişikliği gerektiriyor biliyorsunuz, anayasa değişikliğiyle bu parlamentomuzdan geçtiği takdirde cumhurbaşkanı olarak ben bunu onaylarım. Bunun aksi düşünülemez. George ne der, Hans ne der, filanca ne der; ben ona bakmam. Ahmet, Mehmet, Hasan, Ayşe, Fatma ne der; Rabb'im ne der, ben ona bakarım. Çünkü böyle bir yetki, böyle bir hak bizde yok. Devlet, kendisine karşı işlenen suçları affedebilir; fakat herhangi bir vatandaşın şehit edilmesi, öldürülmesi noktasında kalkıp, onun katilini affedemez. Ona af yetkisi, onun varislerinindir. İnşallah o günler de yakın, o günleri de göreceğiz" diye konuştu.

SİSTEME KEŞKE ÖZAL ZAMANINDA GEÇİLSEYDİ

Bugün atılan her adımın yarın gençlerin işini kolaylaştırmak için olduğunu kaydeden Erdoğan şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanlığı sistemini şahsi hevesim, arzum olarak göstermek isteyenler; en büyük haksızlığı gençlerimize yapıyorlar. Bizler faniyiz. Bugün varız, yarın yokuz. Allah ömür ve imkan verdikçe ülkeme ve milletime hizmet etmek için çalışacağım. Bizden sonra bu bayrağı, bugünün gençleri devralacak. 16 Nisan'a çıkacağıma dair benim elimde bir garanti var mı? Emr-i hak vaki olur, çıkamayabiliriz. Rabb'im takvimi nasıl belirlediyse bu süreç böyle yürüyor. Ne bir an ileri ne bir an geri. Kimsenin bu noktada garantisi yok. Gideceğimiz yer belli. 2 metreküp çukur, 9 metre 15 santim kefen. Başka bir şey götürebiliyor musun? Yaptığımız hizmetlerle anılacağız. Liderin üç önemli görevi vardır. Bir tanesi istişaredir. Lider istişare ile hareket eder. İki, adaletle hükmeder. Üç, ehliyet ve liyakat sahibiyle etrafını donatır; devleti onlara teslim eder. Keşke cumhurbaşkanlığı sistemine rahmetli Özal'ın bu meseleyi gündeme getirdiği, bizlerin gençliği dönemine denk gelen 1990'lı yılların başında geçseydik. O zaman Türkiye, belki 1990'lar boyunca yaşadığı sıkıntılara, krizlere, acılara maruz kalmayacaktı. Bugün hala dağlara götürülen gençler yok mu? 15-16 yaşında gençlerimiz dağlara götürülmüyor mu? Kandil'e götürülmüyor mu? Ne diyor oradakiler? Bu 16 Nisan oylamasında onlar 'Hayır' diyor. O Diyarbakır Belediyesi'nin önünde ağlayan anneler, niye ağladılar? Yavruları dağa kaçırılmıştı da onun için ağladılar. Onları dağa kaçıranlar, ne diyor şimdi? 16 Nisan için 'Hayır' diyor. Onlarla beraber hareket edenler var. Ben inanıyorum ki benim samimi vatandaşlarım, demokrasiye inanmış vatandaşlarım, bu ülkenin sıçraması için gayret eden vatandaşlarım, inanıyorum ki terörizme, teröristlere karşı çıkan kardeşlerim 16 Nisan'da 'Evet' demeye hazır mı?"

BİRLİK VE BERABERLİKTE BÜTÜNLEŞİN

Sistemin kendisini, istikrarın güvencesi haline dönüştürdüklerini ifade eden Erdoğan, "Bu bir reformdur. Şahsım için değil, şahsımın öncülüğünde ülkemiz için, özellikle de gençlerimiz için bu reformu yapıyoruz. Meselenin aslı bundan ibarettir. AK Parti ve MHP'nin dayanışmasıyla özellikle Sayın Yıldırım, Sayın Bahçeli'ye çok teşekkür ediyorum. Zira parlamento sırasında, oradaki mücadeleleri her türlü takdirin üzerindedir. Liderlerine bağlı kalarak, samimiyetle dürüst şekilde el ele veren oradaki milletvekillerini de ben alkışlıyorum. Çünkü bu farklı bir mücadeleydi. Bu mücadeleyi de başarılı şekilde verdiler, işi bitirdiler. Şimdi sıra, bu siyasi hareketlerin tabanında. AK Parti'ye, MHP'ye, CHP'ye gönül veren kardeşlerim hepinize sesleniyorum. Hatta HDP'ye gönül veren kardeşlerim, size de sesleniyorum. Bu birlik ve beraberlikte gelin bütünleşin" dedi.

BU COĞRAFYADA HER LESELE BİZİM MESELEMİZDİR

Türkiye'nin içeride ve dışarıda her biri geleceğimiz için hayati öneme sahip pek çok saldırıya karşı tarihi bir mücadele yürüttüğünü belirten Erdoğan, "Unutmayınız, Suriye meselesi sadece bu ülkenin vatandaşlarının meselesi olmanın ötesinde bizim meselemizdir. Irak meselesi, aynı şekilde bizim meselemizdir. Orta Asya'dan Kuzey Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya bütün bu coğrafya yaşanan her mesele bizim meselemizdir. Geçmişte bu ülkeye, kendi meselelerine sırtını çevirenler vardı. Biz çevirmedik. Siz gözlerinizi yumunca dünya kararmış olmuyor. Biz oralara sırtımızı döndük diye, hiçbir sorundan kurtulmuş olmadık. Ey Osmanlı, Hint Yarımadası'ndan bir ses geldi. Biz mazlumuz, zulme uğradık; dediler. Ecdadımız Hint Yarımadası'na, buradan kadırgalarını gönderdi. Niye? Adaleti orada tesis etmek için. Ülkemizin içinde yaşanan sıkıntıları, sorunları görmezden geldikçe hiçbiri çözülmedi. Ne vatandaşımızın aş, iş, ekmek davası çözüldü ne de yoksulluğu ortadan kalktı ne de tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle olan bağı koptu. Sadece zaman kaybettik. Son yıllarda başımıza gelenler, bu mücadele kat ettiğimiz mücadeleden rahatsız olanların ülkemizi yeniden eski günlerine döndürme çabasından kaynaklanıyor" diye konuştu.

Konuşmadan sonra Ağın ilçesinde bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'a canlı yayınla bağlanılarak, Karamağara Köprüsü ve karayolunun açılışı yapıldı. Daha sonra Baskil Kaymakamı Uhud Emre Koyuncu'ya da canlı yayınla bağlanılarak Baskil Çimento Fabrikası'nın açılış kurdelasının kesimi yapıldı. Ağın ve Baskil'de yapılan açılışlar, alanda toplanan kalabalığa canlı yayınla izlettirildi. Son olarak Elazığ'da yapımı tamamlanan yatırımların kurdelası da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kesildi. Erdoğan törenin ardından alanda bulunan çocuklara satranç takımı dağıttı. Erdoğan daha sonra Elazığ Valiliği'ne geçti.


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MALATYA'YA GİTTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon meydanında düzenlenen toplu açılış töreninden sonra Elazığ Belediyesini ziyaret ederek, Başkan Mücahit Yanılmaz'dan yapılan yatırımlar ve kentin sorunları ile ilgili bilgi aldı.

Elazığ Belediyesi'nde ikindi namazı kılan Erdoğan, daha sonra helikopter ile Malatya'ya gitmek üzere Atatürk Stadyumu'na hareket etti. Erdoğan buradan toplu açılış törenine katılmak üzere Malatya'ya hareket etti.

BELEDİYE MEYDANI DOLDU

Malatya'da yeni Belediye Meydanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gelmeden önce doldu taştı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı alana gelenler, birkaç noktada aramadan geçirildikten sonra alındı.

Kadınlar için ayrı, erkekler için de ayrı bölümlerin oluşturulduğu miting alanında Atatürk ve Erdoğan’ın fotoğrafları yer aldı. Erdoğan için sık sık, 'Başkomutan Erdoğan' sloganlarının atıldığı meydanda, gençler tekbir getirerek, alanda bekleyenleri coşturdu. Erdoğan'ı Elazığ'dan getiren helikopter Malatya İnönü Stadı'na indi. Buradan Malatya Valililiği'ne geçen Erdoğan, miting alanına gelerek ve toplu açılış töreninde konuşacak.

ERDOĞAN: KANDİL 'HAYIR' DİYECEKSİNİZ DİYOR

Bugün saat 16.45 sıralarında helikopterle Malatya İnönü Stadyumu'na gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belediye meydanında düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan'ın konuşma yapacağı alanda sadece Türk bayrakları bulunurken, toplananlara 'Tabii ki evet' yazılı şapkalar dağıtıldı. Erdoğan'ın konuşması sırasında meydanda bulunanlar sık sık 'İşte meydan, işte komutan' diye sloganları attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun üzerine "Ben milletimle gurur duyuyorum" dedi.

"248 ŞEHİDİMİZ VAR"

Açılış töreninden önce toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, 'İdam isteriz' sloganı atılması üzerine, "Üç safhası var. Bir; önce 16 Nisan'da inşallah; iki; parlamentoda inşallah gelecek. Oradan da bir 'Evet' çıkaracağız. Ondan sonra bana geldiği zaman ben, bunu onaylarım. 248 şehidimizin bir defa hesabı var. O hesabı, hep beraber vereceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın" yanıtını verdi.

"YENİ GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ İNŞA ETMENİN ÇABASI İÇİNDEYİZ"

Daha önce vatandaşına hizmet etmek yerine onunla kavga eden, yasakçılıktan başka bir şey bilmeyen bir devlet olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kızlarının başörtüsüyle uğraşan bir devlet vardı. Onları üniversitenin kapısından çeviren bir Türkiye vardı. İşte onlar şimdi 'Hayır'cı oldular. 'Hayır' diyorlar. Şimdi üniversitelerin kapısı açıldı mı? İmam hatipler açıldı mı? İmam hatiplere üniversitelerin yolu açıldı mı? İşte onlar da 'Evet'çi. Fark bu. Kandil'den talimat geliyor. Ne diyor Kandil? 'Hayır' diyeceksiniz, diyor. Onlar 'Hayır' diyor. Şimdi Kandil 'Hayır' diyor. Kandil'le beraber 'Hayır' diyenler, onlarla aynı değil mi? Kılavuzu karga olanın, bir şey demiyorum. Biz diyoruz ki hak, tecelli edecek. Vesayet odaklarının, millete ayar vermeye çalışanların, milletin sırtından para kazanmaya alışmış bir avuç elitin gönlünü hoş tutmaktan başka mahareti olmayan bir sistem vardı. Nereye elinizi atsanız, orada büyük bir yıkımla, sorunlar yumağıyla karşılaşıyordunuz. Biz böyle bir ülkeyi devraldık. 14 yıl boyunca hem inançla, cesaretle, hepsinden ötesi aşkla çalışarak, Türkiye'yi o karanlık günlerinden aydınlığa çıkardık. Hala birileri eski Türkiye'den bahsediyor. Onlar varsın, konuşadursun. Biz yeni, güçlü, büyük Türkiye'yi inşa etmenin çabası içindeyiz. Milletimizle bu yolda emin adımlar yürüyoruz."

"ÜLKENİN İHTİYAÇLARINA UYGUN BİR YÖNETİM SİSTEMİ"

Ülke ve milletin yeni bir yol ayrımında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, cumhuriyet tarihi boyunca hep bir yönetim sistemi tartışması ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tek parti dönemini bir kenara bırakıyorum. Çünkü orada milletin iradesi söz konusu değildir. O zaman CHP vardı. Siyasi partinin il başkanı CHP'nin, o zaman valiydi. Bunlar bir de demokrasiyi konuşuyor. Bunların demokrasiyle alakası yok. Asıl diktatör bunlar. Bunlar bizim cumhuriyet tarihimizi gölgeledi. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik krizlerle, kavgayla, çekişmeyle dolu bir sistemle yoluna devam etme imkanı kalmamıştır. Türk ile Kürt'ün, Alevi ile Sünni'nin birlikte yaşadığı, ülkemizin tüm farklılıklarını bağrında toplayan şu Malatya, o karanlık günlere dönme ihtimalini bile düşünmek istemez. Hamido gibi bir yiğidi teröre kurban veren, Ahmet Kaya gibi bir değeri yurt dışına gitmek zorunda kalan bu şehir, bir daha aynı sıkıntıları yaşamamalıdır. Öyleyse yapılması gereken ülkenin ihtiyaçlarına uygun bir yönetim sistemini getirmektir. Biz diyoruz ki bu sistemin adı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Adının ne olduğu da çok önemli değildir. Ülkemizin ihtiyacı ve milletimizin arzusu güçlü bir yürütme organı ile kendi işine odaklanmış yasama ve yargı organlarından oluşan bir Türkiye'dir. Malatya'nın evladı, merhum Turgut Özal'ın hayali de işte böyle bir Türkiye'ydi. Bunun için ülkenin yönetim sisteminin değişmesi gerektiğini hep söylerdi. Biz rahmetli Özal'ın hayalini gerçekleştirmek üzere yola çıktık."

Cumhurbaşkanlığı sistemi konusunun basit bir tercih veya şahsi bir ihtirasın ürünü olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun arkasında yüzlerce yıllık birikim, çekilmiş acılar, yaşanmış tecrübeler vardır. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye'nin son çeyrek yüzyılı dahi bu ihtiyacı tüm açıklığıyla göstermeye yetecektir. Müslüman, aynı delikten iki defa delikten ısırılmaz; derler. Biz aynı delikten değil 2, 20 defa ısırıldık. Yine de bazıları gereken dersi çıkarmadı, çıkarmıyor. Anayasa değişikliğiyle bir daha istikrarsızlık, kriz, kavga deliğinden ısırılmamak için gereken adımı atıyoruz, tamamlıyoruz. Ayakları ısırdılar be. Burun kırdılar. Kafa, göz yardılar. Nerede oldu bu? 'Efendim parlamenter demokrasi'. İşte orada oldu. Dünyanın hiçbir yerinde her ikisi de gücünü milletten alan ve yürütme üzerinde geniş yetkilere sahip iki yönetici aynı anda olmaz. Ya başbakan yetki sahibidir ya cumhurbaşkanı veya birisi vitrin süsüdür, öbürü icracıdır. Yetki hangisindeyse diğeri semboliktir. Türkiye'yi zaten geri götüren bu olmuştur. Hatta başkanlık sistemlerinin bir kısmında başbakan hiç yoktur. Diyeceksiniz ki 'Ülke 2,5 yıldır böyle yönetiliyor; ama hiçbir sorun çıkmadı'. Yok, işin aslına bakarken, biz Sayın Gül ile beraber de bu işi beraber yürüttük. Fakat o bizim insani vasıflarımızdı. Peki, bizden önce niçin anayasa kitapçığı başbakanın suratına fırlatıldı. Ondan sonra Sayın Başbakan merhum Ecevit, aşağıya inip koalisyon ortaklarıyla beraber o hiç beklenmeyen basın açıklamasını yaptı. Bu ülke bu hallere düşmeli miydi? Bunun sebebi sistemin kendisiydi. Şimdi cumhurbaşkanıyla başbakan olarak bizim aramızdaki diyalog sebebiyle bu sıkıntılar yaşanmadı, uyum oldu."

Erdoğan konuşmasının ardından Belediye meydanında kurdele keserek yapımı tamamlanan eserlerin açılışını yaptı.
1

Manisa'da halı sahadaki ölüm anı kamerada

2

Evini bastığı kayınpederini defalarca bıçaklayıp firar etti

3

Arazide parçalanmış cesedi bulunan Mehmet'in ölümünde 7 kişi tutuklandı

4

Kamyonetle hafif ticari araç çarpıştı; anne ve 3 çocuğu öldü

5

Sarıyer'de aşırı hızlı lüks otomobil elektrik direğine çarptı: 3 ağır yaralı

6

Doktor olacak oğlunu kaybeden baba: Bu kaza değil cinayet

7

Halı sahada maç yaparken kalp krizi geçirip öldü

8

Evde çıkan yangında 3 kardeş hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığı koronavirüs tablosunu paylaştı; 20 bin 374 yeni vaka, 228 can kaybı
Mardin'de polisin aracının altına yerleştirilen EYP imha edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Devletin kurumları senin şamar oğlanın değil
Galatasaray'ın ligdeki galibiyet hasreti 4 maça çıktı
Milli bilardocu Semih Saygıner dünya şampiyonu oldu
Evinde Adana Demirspor'u mağlup eden Trabzonspor'un galibiyet serisi 8 maça çıktı
.
İskenderun'da dinamit yüklü konteyner denize düştü 
Ailesinin kayıp ihbarı yaptığı öğretmen denizde ölü bulundu
Manisa'da halı sahadaki ölüm anı kamerada
Anadolukavağı önlerinde kargo gemisi ile gezi teknesi çarpıştı: 2 hafif yaralı 
Ordu'dan çaldıkları otomobille İstanbul'a gelmişlerdi! Yakalandılar
Beyoğlu'nda taksicinin ittiği kadın otobüsün altında kalmaktan son anda kurtuldu
AK Parti'li Güldal Akşit, son yolculuğuna uğurlandı
Prof. Dr. Kara: 'Omicron'da ilk verilere göre klinik tablo ağır değil