‘İstanbul EdUnion Forum 2026'nın sonuç bildirgesi açıklandı
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) dünyanın farklı ülkelerinden gelen sendika temsilcileri, akademisyenler, eğitim uzmanları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ‘Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler’ temasıyla İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Eğitim Sendikaları Forumu (İstanbul EdUnion Forum) 2026'nın sonuç bildirgesini yayımladı.

Eğitim-Bir-Sen’den yapılan açıklamaya göre küresel belirsizlikler karşısında uluslararası dayanışma imkanlarının, sendikal iş birliğinin ve tecrübe paylaşımının ele alındığı foruma, 55 ülkeden 67 eğitim sendikası, 1 uluslararası ve 2 bölgesel eğitim örgütünden toplam 132 sendika lideri katıldı.
16-17 Haziran tarihlerinde ‘Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler’ temasıyla düzenlenen İstanbul EdUnion Forum kapsamında yürütülen panel ve çalıştaylarda, insanlığın karşı karşıya bulunduğu küresel sorunlar kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Savaşlar, zorunlu göç hareketleri, ekonomik krizler, derinleşen gelir eşitsizlikleri, iklim kaynaklı afetler, dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının eğitim ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerinin tartışıldığı Forum, bu sorunların tüm dünyada ortak kaygılar oluşturduğunu ortaya koydu.
İSTANBUL EDUNION 2026 SONUÇ BİLDİRGESİ METNİ
Sendikadan açıklanan İstanbul EdUnion Forum 2026'nın sonuç bildirgesi şöyle:
"Eğitim ve emeğin geleceği, yalnızca ekonomik büyüme perspektifiyle değil; insan onuru, sosyal adalet, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde ele alınmalıdır. Savaşlar, çatışmalar ve zorunlu göçler, milyonlarca çocuğun eğitim hakkına erişimini engellemekte; eğitim sistemleri üzerinde ağır baskılar oluşturmaktadır. Bu tablo, yalnızca bugünün eğitim krizini değil 'kayıp nesiller' riskini büyütmektedir. Eğitim, kriz dönemlerinde ertelenebilecek bir hizmet olarak görülmemeli; korunması gereken temel bir insan hakkı olarak ele alınmalıdır. Bu doğrultuda uluslararası kuruluşlar ve hükümetler, kriz bölgelerinde eğitimin sürekliliğini sağlayacak kalıcı mekanizmalar geliştirmelidir. Dijital devrim ve yapay zeka teknolojilerinin eğitim ve çalışma hayatında yeni fırsatlar sunduğu kabul edilmekle birlikte, bu dönüşüm insan merkezli bir anlayışla yönetilmelidir. Teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin yerini alan değil onları güçlendiren; çalışanları dışlayan değil yetkinliklerini geliştiren araçlar olarak değerlendirilmelidir.
Dijital uçurumun derinleşmesini önlemek amacıyla teknolojik altyapıya erişim ve dijital becerilerin geliştirilmesi konusunda küresel iş birliği artırılmalıdır. Küresel yoksulluk ve açlık, eğitim hakkı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Kaliteli eğitime erişim, yoksulluk döngüsünü kırmanın en etkili yollarından biri olarak değerlendirilmelidir. Eğitim yatırımları; sosyal refahın güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi ve toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır. Kadınların eğitim ve çalışma hayatındaki görünmeyen emeği ile karşı karşıya kaldıkları eşitsizlikler, ortak çözüm gerektiren temel alanlardan biridir.
Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı artırılmalı, eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmeli, kadın emeği görünür kılınmalı ve çalışma hayatında her türlü ayrımcılık ortadan kaldırılmalıdır. Engelli bireylerin eğitim ve istihdam süreçlerine tam ve etkin katılımı sağlanmalı; kapsayıcı toplumların inşası için fiziksel, dijital ve sosyal engeller kaldırılmalıdır. Erişilebilir eğitim ortamları oluşturulmalı ve istihdam politikaları kapsayıcı bir anlayışla yeniden şekillendirilmelidir. Eğitim çalışanlarının iş güvencesi korunmalı, adil ücret politikaları geliştirilmeli, örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalı ve sosyal diyalog mekanizmaları güçlendirilmelidir."






