İzmir'de 3 polisin şehit olduğu polis merkezine saldırıda istenen cezalar belli oldu
İzmir'in Balçova ilçesinde Eren Bigül (16) tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin iddianame hazırlandı. Savcı, saldırgan Eren Bigül’ün de aralarında bulunduğu 7’si tutuklu 13 şüpheli için 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 261'er yıla kadar hapis cezası istedi.

Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi'nde, geçen yıl 8 Eylül günü saat 09.00 sıralarında yüzünde maske ve elinde pompalı tüfekle Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne giden Eren Bigül, nöbet kulübesine ateş açtı. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Silah sesleri üzerine merkezde görevli polisler, saldırgana müdahale etti. Polislerle saldırgan arasında çatışma çıktı. Olayda 1’inci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir, polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ şehit oldu. Saldırgan ise yaralı olarak yakalandı.
Saldırıya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Eren Bigül’ün yanı sıra babası Nuhver Bigül, İran uyruklu Khalegh Noorıborojerdi ile Suriye uyruklu olduğu belirtilen Mahmud Algatı, Cuma Tabbas, Fıras Seyıd Abdurrahman ve Muhammed Elhazzam tutuklandı. Saldırganın annesi A.B. ile T.Y, B.Y. ve F.Ç ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geçen günlerde saldırıya ilişkin gözaltına alınan 'Ebu Hanzala' kod isimli H.B. ve 'Ebu Haris' kod isimli H.K. de adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
SORUŞTURMA TAMAMLANDI
Soruşturma tamamlanarak 7’si tutuklu, 13 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede; Eren Bigül’ün DAEŞ silahlı terör örgütünün ideolojisini benimseyip örgüte katılım sağladığı ve fikirlerini de arkadaşlarına anlattığı belirtildi. Bigül’ün okula gitmeyi reddettiği de iddianamede yer buldu. İddianamede Bigül’ün silahlı eğitim aldığı ve örgütün amacına hizmet edecek şekilde terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı.
Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında Eren Bigül hakkında 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Silahlı terör örgütüne üye olma', 'Terör amaçlı bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma taşıma veya bulundurma, 3 kez terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme', 4 kez ‘Terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 kez ‘Terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs’, ‘Terör amaçlı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme’, 4 kez ‘Terör amaçlı mala zarar verme’, ‘Terör amaçlı kamu malına zarar verme', 'Terör amaçlı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme' ve ‘6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet’ suçlarından ceza istendi.
Diğer 12 şüpheli hakkında ise azmettirme suçlarından ceza istendi. Savcı tüm şüpheliler için 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 261'er yıla kadar hapisle cezası isteminde bulundu. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI
İzmir'in Balçova ilçesinde Eren Bigül (16) tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu terör saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamede detaylara yer verildi. İddianamede, Eren Bigül'ün anne ve babasının velayetinin üzerinde olduğu, bakım, gözetim, eğitim ve topluma zararlı olmama açısından anne ve babanın garantör kapsamında bulunduğu belirtildi. Baba Nuhver Bigül ve anne A.B.'nin sağlamış olduğu kolaylıklar ve destekler sayesinde Bigül'ün DEAŞ silahlı terör örgütünün ideolojisini benimsediği ve üye olduğu kaydedildi.
10 GÜN KEŞİF YAPMIŞ
İddianamede, saldırganın terör saldırısını gerçekleştirdiği Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'nde saldırıdan önce 10 gün boyunca gece saat 02.00-03.00 aralığında düzenli olarak keşif ve gözetleme faaliyetlerinde bulunduğu belirtildi. İddianamede, sanık anne ve babanın Bigül'ün işlediği tüm suçlara asli, manevi fail (azmettirici) olarak iştirak ettikleri yönünde kanaat oluştuğu ifade edildi.
TAĞUT OLARAK NİTELENDİRMİŞ
Eren Bigül'ün, DEAŞ silahlı terör örgütünün ideolojisine uygun bir yaşam sürmeye başladığı, arkadaş ortamlarında DEAŞ'ın fikirlerini anlatmaya çalıştığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni 'tağut' olarak nitelendirdiği iddianamede yer aldı. Bigül'ün, DEAŞ ideolojisine göre kadın ve erkeklerin aynı eğitim almasına karşı olduğu gerekçesiyle okula gitmeyi reddettiği vurgulandı. Eren Bigül'ün, DEAŞ ideolojisine göre görev yapmayan asker, polis, hakim, savcı ve diğer yöneticileri 'kafir' olarak adlandırdığı ve öldürülmeleri gerektiğini düşündüğü de iddianamede belirtildi.
ANNE VE BABASI GEREKLİ ORTAMI SAĞLAMIŞ
İddianamede, Eren Bigül'ün DEAŞ silahlı terör örgütü tarafından terör saldırısında nasıl davranacağına ilişkin profesyonel eğitim aldığı ve bomba yapımını öğrendiği ifade edildi. Anne ve babasının yardımları ve gerekli ortamı sağlamasıyla bomba yapımında kullanılacak malzemeleri temin ettiği, saldırı öncesinde bu malzemelerle iki adet aynı el bombasını hazırladığı aktarıldı. Bigül'ün, babası tarafından temin edilen av tüfeğine yönelik, terör saldırısında kullanmak amacıyla anne ve babasının yardımıyla halk arasında 'dom dom kurşunu' olarak tabir edilen çok sayıda fişeği temin ettiği kaydedildi.
SERTAB ERENER KONSERİ DETAYI
İddianamede, Eren Bigül'ün DEAŞ'tan aldığı eylem talimatına uygun olarak Haziran 2025 tarihinden itibaren İzmir Fuarı'nda düzenlenen Sertab Erener konserine, Balçova'daki herhangi bir bara ve Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne terör saldırısı yapmayı planladığı belirtildi. Örgüt tarafından verilen talimat doğrultusunda diğer hedeflerden vazgeçerek Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne saldırı yapmaya karar verdiği de iddianamede yer aldı.
Hasan Akın (Fotoğrafta)
Muhsin Aydemir (Fotoğrafta).
Ömer Amilağ (Fotoğrafta)













