Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Eğitim Gücü Sen Başkanı Özat’tan ‘maaş artışı’ açıklaması

Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, “Kamu çalışanlarının iradesini temsil etme yetkisini elinde bulunduran yetkili sendikanın, masada etkisiz kalan tutumu ve kamu emekçisinin yaşadığı gerçekleri güçlü biçimde savunamaması, ortaya çıkan bu sonucun başlıca nedenlerinden biridir. Yetkiyi taşıyıp sorumluluktan kaçan anlayış, bugün kamu çalışanının yoksullaşmasının da ortağıdır. Bu talepler karşılanmadığı sürece açıklanan her oran, kamu çalışanının alım gücünün değil, yoksulluğunun tescili olacaktır” dedi.

ABONE OL
ANKARA, (DHA)-

Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, yaptığı yazılı açıklamada, “Ocak ayında yüzde 18,61 olarak açıklanan maaş artışı, kamuoyuna bir iyileştirme gibi sunulsa da gerçekte kamu çalışanının yaşadığı ekonomik çöküşü gizleyememektedir. Bu oran, hayat pahalılığı karşısında daha maaşlara yansımadan hükmünü yitirmiştir. Bir yılda akaryakıt yüzde 20’yi, gıda kalemleri yüzde 30’u, konut kiraları yüzde 35’i, ulaşım ve servis giderleri yüzde 30’u aşmışken, yüzde18’lik bir artıştan zam diye söz etmek, kamu çalışanlarının aklıyla alay etmektir. Bugün kamu çalışanı maaşıyla ya kirayı ya mutfağı karşılayabilmektedir. Barınma temel bir hak olmaktan çıkmış, gıda lüks hâline gelmiştir. Açıklanan oranlar, geçim sıkıntısını hafifletmemiş; yalnızca yoksulluğu kalıcılaştırmıştır. Gerçek hayatla ilgisi olmayan enflasyon hesapları üzerinden belirlenen bu artışlar, masa başında üretilmiş rakamlardan ibarettir. Market rafları, kira bedelleri ve faturalar her gün zamlanırken, kamu çalışanına sabredin denilmektedir. Bu yaklaşım sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Açıkça ifade ediyoruz. Bu bir refah artışı değildir. Bu bir iyileştirme değildir. Bu, kamu çalışanının alım gücünü koruyan bir düzenleme hiç değildir. Bu artış yıllardır biriken kayıpların üzerini örten, geçim krizini öteleyen ve kamu emekçisini yoksulluğa mahkûm eden bir tercihin sonucudur. Bedelini ödeyen ise yine çalışan, yine emekli olmuştur. Kamu çalışanları artık rakamlarla değil, hayatın gerçekleriyle konuşulmasını istemektedir. Gerçek enflasyonun tanınmasını, refah payının kalıcı hâle getirilmesini, kira ve büyükşehir farklarının dikkate alınmasını, vergi yükünün maaşlar üzerinden kaldırılmasını talep etmektedir. Bu noktada yaşanan tablonun sorumluluğu yalnızca ekonomik göstergelere indirgenemez. Kamu çalışanlarının iradesini temsil etme yetkisini elinde bulunduran yetkili sendikanın, masada etkisiz kalan tutumu ve kamu emekçisinin yaşadığı gerçekleri güçlü biçimde savunamaması, ortaya çıkan bu sonucun başlıca nedenlerinden biridir. Yetkiyi taşıyıp sorumluluktan kaçan anlayış, bugün kamu çalışanının yoksullaşmasının da ortağıdır. Bu talepler karşılanmadığı sürece açıklanan her oran, kamu çalışanının alım gücünün değil, yoksulluğunun tescili olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Diğer Haberler

  1. Gülfidan öğretmen, okuluna 5 bin 500 kitaplık modern kütüphane kazandırdı
  2. Çankaya’da çocuklar Karagöz’ü uygulamalı öğreniyor
  3. Aileler çocuklarının okula uyum sürecine eşlik edecek
  4. 2026-MEB-AGS sınav sonuçları açıklandı
  5. Gençlik ve Spor Bakanlığı yurt başvuruları başladı
  6. TEDMEM’in ‘Eğitimde Yapay Zeka: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri’ raporu yayımlandı
  7. Öğretmenler mesleki çalışma programının ilk haftası çevrim içi gerçekleştirilecek
  8. İEÜ ve İYTE’den sağlık ve teknoloji alanında iş birliği
  9. Özel okullarda ücretsiz okutulacak öğrencilerin tercih başvuru işlemleri başladı
  10. YÖK Başkanı Özvar: Türkiye’nin stratejik alanlardaki iddiasını nitelikli insan kaynağıyla güçlendireceğiz

© Copyright 2026

DHA