Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu sanıkla, tutuksuz sanıklar duruşmanın 12'nci haftasında hakim karşısına çıktı. 47’nci duruşmada sanık savunmaları alınıyor. Medya A.Ş'nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman savunmasında, "Reklam izni almak için Medya A.Ş.’ye rüşvet verildiği, rüşvet paralarının da güya suç örgütüne aktarıldığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların delili olarak ise bazı kişilerin ifadeleri gösteriliyor. Bu kişileri tanımıyorum, irtibatım yoktur" dedi. Duruşma yarına ertelendi.

ABONE OL
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA)

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

 

İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.

'İHALE SÜREÇLERİNİN HİÇBİR AŞAMASINDA ADIM YER ALMIYOR'

Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman, "İlk tutuklandığımda Silivri’de hücrede kaldım. Hemen ardından Afyon’a götürdüler. Madde bağımlısı ve satıcısı kişilerin olduğu kalabalık koğuşta günlerce yerde yattım. Hiçbir bağlantım olmayan Afyon’daki cezaevinde; oğlumdan, annemden, babamdan uzakta, avukatlarımla oldukça sınırlı iletişim kurarak bugünlere geldim. İBB’nin video çekimi, mobil iletişim araç temini ihalelerinde ana ihaleyi kimin alacağının ve alt yüklenicilerin baştan itibaren belli olduğu, alt ihalelerin ise 3G istisnasından yararlanılıp bölündüğü ve bu nedenle daha uygun bedellerle işin yapılması mümkünken zarara neden olunduğu ileri sürülüyor. Ben de Medya A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak bu eylemlere iştirak etmekle, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapmakla suçlanıyorum. Medya A.Ş. iç yönergesine göre İBB’nin ihalelerine katılırken yönetim kurulu kararı alınmamaktadır. Yine bu ihaleler kapsamında yönetim kurulu kararı alınmamaktadır. Dolayısıyla eyleme konu ana ihale ve alt yüklenici ihaleleri bakımından yönetim kurulu kararları bulunmamaktadır. Bu iki eylemle ilgili ihale süreçlerinin hiçbir aşamasında ve hiçbir belgede adımın, imzamın olmadığını belirtmek isterim. Ancak iddianamede suçlandığım bu eylemlerin değerlendirme bölümlerinde adımdan, görevimden hiç kimsenin bahsetmemesine, hiçbir iddiada bulunulmamasına rağmen savcılığın 'Murat Ongun’un Medya A.Ş.’nin kritik noktalarına örgüt üyelerini yerleştirdiği' ile ilgili bir cümlesi vardır. Bu cümle, hakkımdaki dolandırıcılık suçlamalarının aslında tek delili olarak, suçlandığım her eylemin altına eklenmiştir. Başkaca da hiçbir delil gösterilmemiştir" dedi.

'DELİL OLARAK BAZI KİŞİLERİN İFADELERİ GÖSTERİLİYOR'

Atayman, "İddianamede açık hava reklam alanlarını kiralayan şirketlerin Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.’ye yönlendirildikleri ve kiracılarla sahte sözleşme imzalanarak sahte faturalar düzenlendiği iddia ediliyor. Yani reklam izni almak için Medya A.Ş.’ye rüşvet verildiği, rüşvet paralarının da güya suç örgütüne aktarıldığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların delili olarak ise bazı kişilerin ifadeleri gösteriliyor. Bu kişileri tanımıyorum, irtibatım yoktur. Onlar da beni tanımadıkları için beyanlarında benimle ilgili hiçbir suçlamada bulunmamaktadırlar. Rüşvet aldığım, suç örgütüne para aktarıp aklama suçunu da işlediğim ileri sürülmektedir. Ben hiçbir zaman böyle suçları ne işlerim ne de iştirak ederim. 21 aylık genel müdürlüğüm döneminin hangi anında rüşvet aldığımın açıkça ortaya konulmasını talep ediyorum. Rüşveti kimden almışım, aracılık etmişim, nereye para aktarmışım; bunların hiçbirinin cevabı yok. Bu iddia, delile dayanmayan bir kurgudan ibarettir. Öte yandan iddianamede benim bazı sanıklarla telefon konuşmalarımın olduğu, telefon konumlarının aynı baz istasyonunda sinyal verdiği sayfa sayfa yazılmış. Bunların bir suçlama olmadığı açıktır. Medya A.Ş.‘de çalışan biri olarak şirketteki ve İBB’deki kişilerle telefon kayıtlarımın olması kadar doğal bir durum yoktur. Ayrıca görev yaptığım dönemdeki Medya A.Ş. binasıyla Büyükşehir Belediye binası birbirine komşu binalardır. Gerek Medya A.Ş.’de gerek Büyükşehir Belediye binasında çalışan kişiler bir araya gelmeseler de yemekhanede bile aynı baz istasyonundan sinyal verirler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ve bürokratlarla aynı yerde sinyal verdiğim iddianamede yazmaktadır. Makamında bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı ile Medya A.Ş.’de çalışan bir kişinin aynı baz istasyonunda sinyal vermesi kadar doğal bir durum olamaz" dedi.

İMAMOĞLU'NDAN ATAYMAN'A SORU

İmamoğlu savunma yapan Atayman'a soru sormak için söz aldı ardından da "Genel müdürlük yaptığınız süreçte sizinle bazı toplantılarımız oldu. Medya AŞ ve diğer iştiraklerde ya da kurumlarda yöneticilerle olduğu gibi, kurumun iyileşmesi, işinin güçlenmesi ya da faaliyetlerinin daha kaliteli hâle gelmesinin dışında herhangi bir gündemimiz oldu mu sizinle" dedi. Atayman, "Olmadı başkanım" yanıtını verirken İmamoğlu, "Elif Hanım, örgüt üyesi olduğunuzu öğreniyorum. Kara leke diye tarif ettiğim bu iddianamenin bir sayfasını bile okumadım. Buradan takip ediyorum ve sizin de örgüt üyesi olduğunuzu öğrenmiş oldum. Öylesiniz galiba" dedi. Atayman ise cevaben "Öyle iddia ediliyor" şeklinde konuştu.

'DAHA FAZLA KADIN YÖNETİCİ ATADIK'

İmamoğlu, "Sayın heyet; biz kadın yönetici konusunda çok hassas davrandık, daha fazla kadın yönetici atadık. Şirketlerde ilk kez kadın genel müdürler görev yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ilk kez kadın genel sekreter yardımcıları görev yaptı. Elif Hanım’a yapılan bu süreci takip ederken, annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin gözüne bakarmış gibi meseleyi anlamaya çalıştım. Ben Elif Hanım’a ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan talihsiz muamelenin, kadına karşı şiddeti ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlığı besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum" dedi.

‘KİMSENİN BANA TALİMAT VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR’

Duruşmada savunma yapan Fatoş Pınar Türker, "Ne iddia edildiği gibi yasadışı bir örgüte üye oldum ne de dolandırıcılık yaptım. 2021 yılı Mayıs ayında işe başladığım İBB iştiraki olan Medya A.Ş.'nin, hukuka uygun ve kamuya faydalı olacak şekilde faaliyetlerde bulunmasına özen gösterdim. 2021 yılının Mayıs ayından tutuklandığım tarihe kadar da İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Medya A.Ş.’nin genel müdürlüğünü yaptım. İddianamede, Medya A.Ş. için adeta kasası boşaltıldı şeklinde soyut ve delilsiz bir ithamda bulunulmuştur. Benim görev yaptığım sürede şirketin mali tablolarına bakarsanız daha önce zararda olan Medya A.Ş.'nin kar ettiğini, cirosunu da ikiye katladığını göreceksiniz. Kimsenin bana kanunsuz bir iş yaptırması, emir veya talimat vermesi mümkün değildir. Üst yöneticim önerisini sunabilir ama Ekrem Başkan da dahil kimse talimat veremez. Bana talimat verebilecek bir insan da daha annesinin karnından doğmadı. Talimatla da bir iş yapmadım, bir örgüt de görmedim. Ben hem bu örgütün varlığını hem de benim bir üyesi olmam yönündeki suçlamaları, hem de kamunun Medya A.Ş.'nin tarafımdan zarara uğratıldığı ya da dolandırıldığı iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. İBB Reklam Alanları Müdürlüğü'nün her yıl Sayıştay tarafından yapılan denetimlerinde de zarara uğradığı yönünde bir tespit yoktur" dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın saat 10.00’da görülmeye devam edecek.

Diğer Haberler

  1. Tavan sıvaları düşen evdeki 5 kişi tahliye edildi
  2. Arnavutköy’de 4 aracın karıştığı zincirleme kaza: 1 yaralı
  3. Minibüs ile çarpışan motosikletin sürücüsü öldü, 4 kişi yaralandı
  4. At çiftliğinde yangın: 3 at öldü
  5. İşitme engelli kardeşini ve bir polis memurunu yaralayan şüpheli, operasyonla etkisiz hale getirildi
  6. Manisa’da 2 TIR çarpıştı; 2 yaralı
  7. Şehit pilotun kardeşi motosiklet kazasında yaşamını yitirdi
  8. Gaziosmanpaşa’da trafoda çıkan yangın nedeniyle tramvay seferleri durdu
  9. Ordu'da minibüs şarampole yuvarlandı: 11 yaralı
  10. Antalya’da SGK‘ya rüşvet operasyonu; il müdürü tutuklandı

© Copyright 2026

DHA