İletişim Başkanı Duran: 'Dünya beşten büyüktür' ilkesi her geçen gün daha güçlü karşılık buluyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gündeme getirdiği meselelerin dünya vicdanında bir karşılığı olduğunu bizzat gördüklerini belirterek, “Özellikle Gazze’ye ilişkin sözlerinin gördüğü teveccüh ve takdir belli çevrelerde oldukça rahatsızlık yarattı ve bir o kadar da ses getirdi. Dünyadaki bu dönüşüm ihtiyacı, 'Dünya Beşten Büyüktür' ilkesinin küresel adalet vurgusu ile her geçen gün daha güçlü bir karşılık bulmaktadır” dedi.
Sakarya’nın Arifiye ilçesinde, Basın İlan Kurumu (BİK) Bölge Müdürlüğü törenle açıldı. Törene Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Demirören Haber Ajansı (DHA) Genel Müdürü Cemal Coşkun, BİK Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı ve protokol üyeleri katıldı.
‘HER ALANDA KÖKLÜ DÖNÜŞÜMLERİN YAŞANDIĞINI GÖRÜYORUZ’
Törende konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dönüşüm çağının tam ortasında olduklarını vurgulayarak, “Bugün dünyanın ahvaline baktığımızda; ekonomiden askeri alana, politikadan teknolojiye, sanayiden eğitime kadar her alanda köklü dönüşümlerin yaşandığını görüyoruz. Bu dönüşümü, hemen bu haftanın başında Sayın Cumhurbaşkanımızın Amerika seyahatinde de bizzat müşahede ettik. Sizlerin de takip ettiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul görüşmelerine katılmak ve çeşitli temaslar bulunmak üzere New York’taydı. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem ikili temaslarında hem de genel kurula hitaplarında gündeme getirdiği meselelerin dünya vicdanında bir karşılığı olduğunu bizzat gördük. Özellikle Gazze’ye ilişkin sözlerinin gördüğü teveccüh ve takdir belli çevrelerde oldukça rahatsızlık yarattı ve bir o kadar da ses getirdi. Dünyadaki bu dönüşüm ihtiyacı, ‘Dünya Beşten Büyüktür’ ilkesinin küresel adalet vurgusu ile her geçen gün daha güçlü bir karşılık bulmaktadır. Türkiye, yıllardır, küresel ve bölgesel çatışmaların diplomatik yöntemlerle çözülmesini ve çok taraflı iş birliğini savunuyor. Bu konu bizim için sadece bir diplomatik söylem olmanın ötesinde, Ukrayna’da, Orta Doğu’da, mevcut krizlerde bizzat inisiyatif aldığımız bir husustur” diye konuştu.
DİPLOMATİK İŞ BİRLİĞİ VE KRİZLERİN ÇÖZÜMÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki görüşmelerine değinen İletişim Başkanı Duran, şunları söyledi:
“Diplomatik iş birliği ve krizlerin çözümü ikili görüşmelerde de gündeme geldi. Orada ikili görüşmeler, sivil toplum ve iş dünyası liderleri ile bir araya gelme açısından Sayın Cumhurbaşkanımızın oldukça yoğun bir görüşme trafiği oldu. Bu yılki BM ziyaretimizde; Türkiye’yi ilgilendiren iki büyük başlıkla oradaydık. Bir tanesi, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek olan COP31 zirvesi. Tabii iklim konusu her sene olduğu gibi bu sene de BM için önemli bir gündem maddesiydi. İklim zirvesi öncesinde ekiplerimiz pek çok hazırlık toplantısına katıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız da İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı’na katılarak Türkiye’nin COP31 hazırlıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele yaklaşımını uluslararası kamuoyuyla paylaştı. Amerika ziyaretinde gündemimizin bir diğer önemli başlığı ise 2027 senesinin Türk-Amerikan diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100’üncü yılı olmasıydı. İletişim Başkanlığı olarak 21 Eylül 2026 tarihinde New York’ta Sayın Dışişleri Bakanımızın katılımıyla ‘100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri’ başlıklı bir panel düzenledik. İkili ilişkilerimizde ikinci bir yüzyıla girerken, Türk-Amerikan ilişkilerinin 100’üncü yıl dönümü, mevcut uluslararası düzenin ciddi bir yeniden yapılanmadan geçtiği bir döneme denk geldi. Türk-Amerikan ilişkileri bugüne birçok kriz ve sınamadan geçerek fakat her defasında arasındaki ittifakı koparmadan, bir şekilde diyaloğu kesmeden gelebilmiştir.”
‘İLETİŞİM SÜREÇLERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’
Yeni bir dönemin yeni bir yüzyılın başladığını ifade eden Burhanettin Duran, “Şimdi önümüzde yeni bir dönem, yeni bir yüzyıl başlıyor. Bu dönemde iki ülkenin birbirlerinin önceliklerini iyi anlayarak devam etmesi ve ilişkilerini sosyal ve kültürel alanlarda çeşitlendirmesini bekliyoruz. Bizler de İletişim Başkanlığı olarak 2027 yılı boyunca Türkiye-ABD ilişkilerinin ele alınacağı çeşitli etkinliklerle ilişkilerin 100’üncü yılını gündemde tutacağız. Elbette iletişim alanı da az evvel izah ettiğim uluslararası ilişkilerdeki bu dönüşümden, değişimden ayrı tutulamaz. Dijitalleşme, yapay zeka teknolojileri ve algoritmalar; haber üretiminden bilgi dolaşımına kadar iletişim süreçlerinin neredeyse tamamını yeniden şekillendiriyor. Bizler de İletişim Başkanlığı olarak bu dönüşümün olumlu taraflarına odaklanmaya, sunduğu fırsatlardan hem medyamızın hem de toplumumuzun azami ölçüde istifade etmesini sağlamaya gayret ediyoruz. Çağın gerekliliklerine uygun bir iletişim anlayışının hem kavramsal hem de kurumsal altyapısını tesis etmenin ve geliştirmenin çabası içindeyiz. Haberin ve bilginin saniyeler içinde üretilebildiği ve yayılabildiği bir ortamda milletimizin doğru bilgiye rahatlıkla ulaşabilmesini zaruri görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ülkemizin iletişim kapasitesini artırmanın mücadelesini veriyoruz. Elbette tüm bunları yaparken, sözünü ettiğimiz dönüşümün sınamalarını da göz ardı etmiyoruz. Günümüzde dezenformasyonun, yanıltıcı bilginin, manipülasyonun ne denli yaygın ve etkili olduğu, ne gibi ciddi sonuçlar üretebildiği hepimizin malumu. Bu nedenle bizler bir yandan dezenformasyonla 7/24 esasında mücadele ederken, diğer yandan medya okuryazarlığının ve dijital okuryazarlığın milletimiz nezdinde gelişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Zira dezenformasyonla kirletilen bir iletişim ekosisteminin, toplumsal huzurumuz için, milli birlik ve beraberliğimiz için ve hatta ulusal güvenliğimiz için çok ciddi bir tehdit olduğunun bilincindeyiz. Bunun için de elbette her anlamda güçlü bir medya ekosistemine ihtiyacımız var.”Tören, açılış kurdelesinin kesilmesiyle sona erdi.