Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Motokuryenin öldüğü kazada sürücüye 76 bin TL ceza

Ankara'da motokurye Emrullah Kılıç'ın (25), 1 yıl önce, sipariş götürürken motosikletin hafif ticari araçla çarpışıp hayatını kaybettiği kazada tutuksuz sanık Ahmet Yıldız'a, 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Ceza 76 bin lira adli para cezasına çevrildi. Emrullah Kılıç'ın babası Mustafa Kılıç, karara itiraz edeceklerini söyledi.

ABONE OL
Umutcan ÖREN-Eda KOÇ/ANKARA, (DHA)-

Yemek siparişi sitesinde motokurye olarak çalışan ve spor kulübünde kick boks antrenörlüğü yapan Emrullah Kılıç, geçen yıl haziran ayında 06 FEF 194 plakalı motosikletle sipariş götürürken, Ahmet Yıldız yönetimindeki 34 MRE 368 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Savrulan Kılıç, kaldırıma sürüklenirken, motosikleti ise ağaca çarptı. Kılıç, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Gözaltına alınan sürücü Ahmet Yıldız, nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı. Soruşturma sonrası Ahmet Yıldız hakkında 'Taksirle öldürme' suçundan dava açıldı. Kazayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda sanık Ahmet Yıldız'ın dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle asli kusurlu olduğu, Emrullah Kılıç'ın ise kural ihlali yapmadığı ve kazada kusurunun bulunmadığı belirtildi.

'KUSUR ORANINI KABUL ETMİYORUM'

Ankara 70’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2'nci duruşmasında karar çıktı. Duruşmada tutuksuz sanık Ahmet Yıldız, Emrullah Kılıç’ın babası Mustafa Kılıç ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan sanık Ahmet Yıldız, olay tarihinde seyir halinde olduğunu belirterek, "Sağımı solumu kontrol ettim, hiçbir şey yoktu. Sol taraftan motosiklet sürücüsünün geldiğini fark ettim. Bir anda motora çarpmamak için aracı sağa doğru çevirdim. Motosiklet karşıdan gelirken ben de savruldum, o da ağaca çarptı. Rapordaki kusur oranını kabul etmiyorum. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. Beraatımı talep ediyorum" dedi.

'İTİRAZ EDECEĞİZ'

Emrullah Kılıç'ın babası Mustafa Kılıç ise "Çocuğuma çarpmamak için sağ sol yapsaydı çocuğum ağaçla araç arasına sıkışmazdı, parçalanmazdı. Şikayetçiyim" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanık Ahmet Yıldız’a ‘Taksirle öldürme’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verirken, ceza 76 bin lira adli para cezasına çevrildi. Sanığın sürücü belgesinin de 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verildi. Emrullah Kılıç'ın babası Mustafa Kılıç, karara itiraz edeceklerini söyledi.

'ÇOCUĞUMUN CANININ BEDELİ 76 BİN LİRA DEĞİL'

Ankara'da 1 yıl önce, motosikletin hafif ticari araçla çarpışması sonucu hayatını kaybeden motokurye Emrullah Kılıç'ın babası Mustafa Kılıç, tutuksuz sanık Ahmet Yıldız'a verilen 76 bin lira adli para cezasına ilişkin açıklama yaptı. Kararı kabul etmediklerini belirten Mustafa Kılıç, "Bu mahkemeye ben ne desem bilmiyorum ama biz 76 bin TL'ye bir can verdik. Biz bunu kabul etmiyoruz, daha fazlasını istiyoruz. Benim evladım vefat etti. 76 bin liraya bir can giderse ne olacak bu halimiz? Çocuğum evlenme aşamasındaydı, milli kick bokscuydu. İstinafa taşıyacağız, sonuna kadar devam edeceğiz. Benim çocuğumun canı 76 bin liraymış. 20 taksite bölünmüş bir de aylığa bağlanmış benim çocuğumun canı. Çocuğumun canı 76 bin lira değil" dedi.

'İSYAN EDİYORUM'

Annesi Emine Kılıç ise "Kaza anında biz orada değildik ama anlatılanlara göre ilk önce savcının kararı yüzde 25 kusurlu bulundu oğlum, karşı taraf yüzde 75 kusurlu bulundu. Biz itiraz ettikten sonra tekrar savcılık araştırma yaptı. Yüzde 100 kusurlu bulundu karşı taraf. Oğlum kusursuzken, böyle bir karar alındığı için isyan ediyorum. Ülkemde böyle şeylerin olmasını istemiyorum. Kimsenin de başına böyle şeylerin gelmesini istemiyorum. Kabullenmiyorum, olamaz yani" ifadelerini kullandı.

'BİLİNÇLİ TAKSİR'DEN HÜKÜM KURULMASI GEREKİRDİ'

Avukat Muhammed Dilek, yargılama sürecine değinerek, "Yargılama esnasında öncelikli olarak trafik kazası ile alakalı kusurlamada 75'e 25 olacak şekilde müteveffaya da kusur verilmişti. Ancak daha sonra olay yerindeki incelemelerimiz, keşiflerimiz, tanıklarla alakalı topladığımız delillerle, Adli Tıp Kurumu üzerinden alınan sonraki kusurlama raporu ile beraber karşı tarafın yüzde 100 kusurlu olduğunu ortaya çıkardık. Oradaki kasisin durumu, konumu, meydana gelen kazada fren tedbirine başvurmamış olması, bunların hepsini yazılı deliller olarak mahkemeye sunduk. Burada ilk celseden böyle bir basit taksirle yaralama dosyası olarak görülerek karar çıkarılmasını beklemiyorduk. Nitekim karşı taraf bir şoför, şoförler yönünden yapılacak olan cezalandırmalarda kişilerin durumu, yaptıkları meslekler, kazanın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde taksirin aşamalarının değerlendirilmesi gerekir. Burada basit taksirden değil, 'bilinçli taksir'den bir hüküm kurulması gerekirdi" diye konuştu.

Sanığın ifadesinin doğru olmadığını aktaran avukat Dilek, "Kavşağa girerken durduğunu, yavaşladığını söylüyor. Ancak herhangi bir şekilde olay yerindeki tanıklar dinlendiğinde yavaşlama durumu söz konusu değil. Bir diğer husus, müteveffa maalesef ki araç ile ağaç arasında sıkışarak can veriyor. Fren tedbirine başvurulmadığı, fren izlerinin olmadığı da dosya içerisinde çok bariz bir şekilde ortada. Bunların hiçbiri değerlendirilmeden yalnızca bir vefat dosyası, bir klasik trafik kazası gibi 'basit taksir'den hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı. Bununla alakalı olarak annemizin ifadesi alınmadı. Annemiz kendi mağduriyetini kendi şikayetini mahkeme huzurunda ifade edemedi. Bu zaten usul olarak bir bozma sebebidir. Burada bizim esas ailemizi derinden üzen ve yaralayan ve cezayı tatmin edici bulmamalarının sebebi de bu" dedi.

'AİLELERİN YÜREKLERİNE SU SERPİLMİYOR'

Dilek, 76 bin lira adli para cezasının, Emrullah Kılıç'ın yakınlarını yaraladığını söyleyerek, "Adli para cezasına çevrilmiş olması tabii ki mahkemenin takdirindedir. Bu takdir yetkisi mahkemelere verilmiş durumdadır. Ancak bu takdir yetkisi, birçok trafik kazasında vefat edenlerin yakınları yönünden sanki parayla ölçülebilen bir meta, müteveffaya atfedilen bir değer gibi görülmektedir. Bu da müteveffanın yakınlarının vicdanlarını daha çok yaralamaktadır. Biz avukatlar olarak, yargı camiasının içerisinde bulunan hakimler, savcılar, kanunları bilen insanlar olarak kanunun uygulandığının farkındayız. Ancak bunları müvekillerimize, acılı ailelere anlatmakta çok zorlanıyoruz. Yani bir canın gitmesi karşısında 76 bin liralık bir ceza belirlendiğini ve bunun 20 eşit taksitle ödeneceğini bir gerekçeleri kararda okuduklarında ailelerin vicdanları rahatlamıyor. Yani ailelerin yüreklerine bir su serpilmiyor. Bu kazaların tekrar yaşanması için, cezaların caydırıcı olması için ve mağdur ailelerin vicdanlarına bir nebze olsun su serpilmesi için, biz bu cezaların en azından adli para cezasına çevrilmemesini, hakimlerimizin bu noktada takdir kullanmamasını düşünüyoruz" açıklamasını yaptı.

Diğer Haberler

  1. 28 ilde uyuşturucu operasyonu; 69 tutuklama
  2. Deniz suyunda kalan 68 caretta caretta yumurtası korumaya alındı
  3. Kurye kazada öldü; alkollü otomobil sürücüsü gözaltına alındı
  4. Menderes'te başkan vekilliği seçimi 17 Ağustos’ta yapılacak
  5. Kırtasiyeciyi darp olayında 3 şüpheli adliyeye sevk edildi
  6. Yeşilköy Balıkçı Barınağı'ndan denize atık su deşarj eden İSKİ'ye 1,6 milyon TL ceza
  7. Köpek saldırısında yaralanan kadına 637 bin lira tazminat kararı
  8. ‘Vize dolandırıcılığı’ soruşturması: 6 ilde 49 şüpheliye operasyon
  9. Gaziantep'te tekstil fabrikasında yangın
  10. ‘Öldürme niyetim yoktu’ diyen sanık, 1 gün önce olay yerinde keşif yapmış

© Copyright 2026

DHA