Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

12'nci Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu'nda

TBMM Adalet Komisyonu, kamuoyunda '12'nci Yargı Paketi' olarak bilinen, 'Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı.

ABONE OL
Aliekber METE/ANKARA, (DHA)

TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Yüksel, hukukun; toplumun ihtiyaçları, ekonomik dinamikler ve dijitalleşmeye ayak uydurmasını ve toplumdaki adalet duygusunu güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, "Bu kanun teklifin, 2025 yılında yayımlanan 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi temel vizyonu dikkate alınarak hazırlandığına inanıyorum. Özel hukuk ve ceza hukuku alanında yargılama faaliyetlerinin etkinliğinin ve hızının artırılmasına dair düzenlemeler var. Ayrıca idari yargı alanında tek hakimle görülecek işler, istinaf ve temyiz hükümlerine ilişkin düzenlemeler, Anayasa Mahkemesinin (AYM) değişik tarihlerde vermiş olduğu iptal kararları sonrasında oluşan hukuki boşluğu gideren ve ihtiyaç duyulan bazı düzenlemeler olmak üzere 3 temel başlık altında toplandığı görülmektedir. Teklifle vatandaşlarımızın adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama faaliyetinin daha da hızlı, kolay ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır" diye konuştu.

'BÜROKRASİNİN AZALTILMASINI HEDEFLİYORUZ'

Ardından teklif üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, milletvekillerini bilgilendirdi. Alan, 30 maddeden oluşan teklifle 12 farklı kanunda değişiklik yapılacağını belirtti. Teklifle vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama sürelerinin kısaltılması, bürokrasinin azaltılmasını hedeflediklerini ifade eden Alan, "Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarda, tazminat miktarına uygulanacak faizin başlangıç tarihlerine ve ifa amacıyla yapılan ödemelerin mahsup edilmesi yöntemine ilişkin birtakım düzenlemeler yapılmaktadır. Adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen para, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmesine ilişkin ilamlı icra takibi öncesinde idareye başvuru zorunluluğu getiren yeni bir düzenleme ihdas edilmek suretiyle idareye ifa imkanı tanınması, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması ve alacaklının da alacağını daha hızlı bir şekilde tahsil edebilmesi sağlanmış olacaktır" diye konuştu.

TAŞINMAZ MALLAR İLE İLGİLİ DÜZENLENME

Alan, miras yoluyla intikal eden taşınmaz mallar ile ilgili düzenlemeler yaptıklarını kaydederek, "Miras yoluyla intikal eden ve yasal mirasçılar dışında üçüncü kişilerin hissedar olmadıkları taşınmazlar yönünden, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin, sadece mirasçı olan malikler arasında yapılabilmesi esası kabul edilmektedir. Teklif metniyle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi dosyalarında yapılan satışlarda uygulamada ortaya çıkan suiistimallerin önlenmesi ve miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda mirasçıların hukuki menfaatlerinin azami düzeyde korunması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda miras kalan taşınmazlarda ilk satış yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Mirasçılar arasında yapılacak ilk açık artırmada alıcı çıkmazsa ikinci açık artırma genel hükümlere tabi olarak herkese açık bir şekilde yapılacaktır" dedi.

'GEREKSİZ BİLİRKİŞİ İNCELEMELERİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK'

Düzenleme ile noterlik evrak ve defterlerinin gizliliği korunarak mahkeme, sulh ceza hakimliği, Cumhuriyet başsavcılığı ve soruşturmaya yetkili mercilere gönderilmesine ilişkin uygulamanın kolaylaştırıldığını aktaran Alan, "Ayrıca bu madde uyarınca yapılan işlemler için ilgili notere posta masrafı ve yol masrafı ödemesi yapılabileceği de hüküm altına alınmaktadır. Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcılarının, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından disiplin incelemesine muhatap olabileceğine dair ilgili kanunda düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçilip, yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanmaktadır. Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının, UYAP e-satış üzerinden yapılması sağlanmaktadır. Düzenlemeyle, kısıtlıya ait taşınmaz malın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalı üzerinden satılması suretiyle fiziki yer kısıtlamasına maruz kalmaksızın çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak, kısıtlıya ait taşınmaz malın rekabetçi bir ortamda en yüksek değerden satılmasının sağlanması öngörülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

'2 DURUŞMA ARASI SÜRE EN FAZLA 3 AY OLACAK'

Alan, belirsiz alacak davası türünün işlemden kaldırılacağını aktararak, "Diğer taraftan yargılama sürelerini daha da kısaltmak amacıyla hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olacak şekilde sınırlandırılmasına dair düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, hakimin dosyadan uzaklaşmadan daha çabuk inceleme yapıp, sağlıklı bir karar vermesi mümkün olabilecektir. Hakimin, duruşma gününü 3 aydan sonraya talik edebilmesi ancak zorunlu haller bakımından kabul edilmiş olup, 3 ayı aşan erteleme gerekçesinin soyut ve genel açıklamalara değil, somut ve olaya uygun vakıalara dayanarak duruşma tutanağında yer verilmesi gerekecektir. Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı hakkında sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine dair düzenleme getirilmektedir. İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar, görev ve yetki de dahil olmak üzere her yönüyle bölge adliye mahkemelerince incelenmektedir. Görev veya yetki konusunda ilk derece mahkemesi kararında bir aykırılık varsa bölge adliye mahkemeleri istinaf incelemesi aşamasında bu aykırılığı giderebilmektedir. İstinaf aşamasından sonra temyiz süreci başlayan davaların, aradan geçen yargılama sürelerinden sonra en başa dönmesine sebebiyet verecek şekilde Yargıtay tarafından 'Sadece Görev veya Yetki hususu yönünden bozulması' yargılama süresinin de uzamasına sebebiyet vermektedir. Getirilmek istenen düzenlemeyle, davaların uzamasının önüne geçilerek yargılamaların makul sürede sonuçlanmasına katkı sağlayacaktır. Belirtmek gerekir ki bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar bakımından görev veya yetki nedeniyle temyiz bozma kararı verilebilecektir" dedi.

AYM'NİN İPTAL KARARLARI

Teklifle AYM'nin verdiği iptal kararları doğrultusunda düzenlemelerin yapılacağını da dile getiren Alan, "Adli tıp kurullarının başkan ve üyeliklerine atanma ve görev sürelerine ilişkin birtakım düzenlemeler getirilmektedir. Kanuni faiz oranının Merkez Bankası'nca belirlenen reeskont faiz oranının yüzde 80’i üzerinden hesap edilerek belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Madde ile 3095 sayılı 'Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun' 1 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralı; borcun geç ödenmesi nedeniyle paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi eden bir mekanizma kurulmasını, alacak miktarının zaman içinde oluşan değer kaybının önlenmesi için etkili bir hukuk yolunun bulunması gerektiğini kabul etmiştir. Aksi durumu Anayasamızdaki mülkiyet hakkına aykırı bulmuştur. Yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçesini de karşılayacak bir biçimde, faiz ödenmesi gereken hallerde miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacağı teklif metninde yer almaktadır" diye konuştu. Komisyon toplantısı, milletvekillerinin teklif üzerine yaptığı değerlendirmelerle devam ediliyor.

ANAYASAYA AYKIRILIK ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

CHP grubu, teklifin anayasaya aykırı olduğunu belirten önergesi üzerine görüşmelere başlandı. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül'ün önergenin gerekçesini açıklamasının ardından Komisyon Başkanı Yüksel, önergeyi oylamaya sundu. Önerge, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.

'TÜRKİYE'NİN TEMEL MESELESİ VATANDAŞIN YARGIYA OLAN GÜVENİNİN AŞINMASIDIR'

Ardından teklifin tümü üzerine görüşmelere geçildi. İlk sözü Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin aldı. Şahin, "Bugün önümüzde yine bir yargı paketi var. Adı büyük, gerekçesi tanıdık, iddiası ise aynı; yargılamalar hızlanacak, dosyalar azalacak, mahkemeler rahatlayacak, vatandaşın adalete erişimi kolaylaşacak. Elbette yargının etkin işlemesi önemlidir, elbette makul sürede yargılanma, usul ekonomisi ve dosya yükünün azaltılması hukuk devletinin göz ardı edemeyeceği başlıklardır lakin adalet yalnızca dosya kapatmak değildir. Mahkemelerin iş yükünü azaltmak, tek başına vatandaşın adalete eriştiği anlamına da gelmez ve gelmiyor. Bugün Türkiye'nin temel meselesi sadece mahkemelerin yoğunluğu değildir, asıl mesele vatandaşın yargıya olan güveninin her geçen gün biraz daha aşınmasıdır. İnsanlar artık mahkemelerin ne kadar hızlı çalıştığından önce adil çalışıp çalışmadığını sorguluyor. Kararların hukuka göre mi yoksa siyasi ve idari tercihlere göre mi şekillendiği tartışılıyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi uygulanmadığı bir iklimde hukuk devletinin geleceğine dair derin bir kaygı duyuluyor" ifadelerini kullandı.

'ADALET BAKANI'NIN YAPTIRIM ÇAĞRILARIYLA ANILIYOR OLMASI AĞIR BİR İTİBAR KAYBIDIR'

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise teklifle ilgili, "AK Parti, 'Hak, hukuk, adalet' diyerek iktidara geldi. Bugün ise Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu'nda Türkiye'deki yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü tartışmaları nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanının adı doğrudan yaptırım çağrılarıyla birlikte anılıyor. Bu durum, Türkiye açısından ağır bir itibar kaybıdır. İktidarın yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumak yerine uluslararası kamuoyunda siyasallaşmış bir yapı algısını güçlendirmesi, ülkemizin hukuk devleti karnesine, demokratik itibarına ve yatırımcı güvenine ciddi zarar veriyor. Bakınız, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Adalet Bakanının adı Avrupa Parlamentosu raporunda doğrudan yaptırım çağrısıyla birlikte geçiyor. Bu tabloyu yaratan muhalefet değil, liyakati, kurumsal teamülleri ve yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran siyasi anlayıştır. Hal böyle olunca bir milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi olarak şahsımın cezaevi görüşmemin engellenmesini geçtim, Parlamentoda grubu bulunan İYİ Parti’nin Genel Başkanının cezaevi ziyaretinin engellenmesine de diyecek bir şey bulamıyorum" diye konuştu.

'CEZA İNDİRİMİ, TCK-158, IBAN MAĞDURLARI İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPILMASINI BEKLEDİĞİMİZ HUSUSLARDI'

Teklifin içeriğine dair bilgiler paylaşan MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, "Teklif içerdiği maddeler itibarıyla oldukça güzel ama bu teklifte olması gereken bazı hususlar da elbette ki lazımdır. Yine kamuoyunda ciddi anlamda tartışılan ceza infaz indirimi, TCK-158 IBAN mağdurları, Covid-19 yasasındaki o 3 yılın 5 yıla çıkarılması gibi hususlar daha evvel kamuoyunda tartışılan ve bizim Cumhur İttifakı tarafları, mensupları, bazı sözcüler tarafında da kamuoyunda konuşulan ve gerekli düzenlemeler yapılmasını beklediğimiz hususlardı. Bu konuda bugün itibarıyla belki Komisyonumuza bir yasa teklifi sunulmadı. Ancak biz şunu biliyoruz. hem Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve çalışma arkadaşları hem de biz Cumhur İttifakı olarak bu hususların çözüme kavuşması hususunda çalışmanın tamamlanmadığını biliyoruz ama bu konuda bir çalışma yok değil, çalışma var ama bugüne yetişmiş bir hali yok. Eğer yetişebilir ise bugün bazı sorunların, bazı eksikliklerin giderilmesi hususunu teklif olarak sunup kamuoyundaki bu haklı beklentiyi gidereceğiz" dedi.

'BİNLERCE YURTTAŞ AYLARDIR YAPILACAĞI SÖYLENEN DÜZENLEMELERİ BEKLİYOR'

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan ise kanun yapma tekniğini eleştirdi ve şöyle devam etti;

"Çek kanunu, ehliyet affı bekleyenler, esnaf, kamuoyunda IBAN mağdurları TCK-158, bugün barış ve demokratik toplum sürecinde hapishanelerden demokratik siyaset yasalarına kadar binlerce yurttaş aylardır yapılacağı söylenen düzenlemeleri bekliyor. IBAN mağdurlarına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Komisyon Başkanı Sayın Cüneyt Yüksel çokça açıklama yaptı. Bu da büyük bir haklı beklenti yarattı ancak bu haklı beklentinin bugün bu pakette karşılanmadığını görüyoruz. İnsanlar, toplum bu açıklamalara güvenerek bekledi, umutlandı ancak ceza tehdidi altında olan ya da cezaevinde tutulan binlerce genç için hala bir çözüm gerçekleştirilmedi. İnsanların adalet beklentisini erteleyerek ya da belirsiz zamanlara bırakarak açıkçası sorumluluktan kaçınamayacağını özellikle iktidara söylemek gerekir."

'BU ÜLKENİN İNFAZ HUKUKUNUN TEMEL BİR PROBLEMİ VAR'

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Türkiye'de yargının etkin ve verimli çalışmadığını vurgulayarak, "Bu ülkenin infaz hukukunun temel bir problemi var. Aramızda deneyimli, çok saygın hukukçular var ve bu arkadaşlarımızın her biri mesleğinde yüzlerce dosya bakarak, görerek geldi; şu anda içimizde herhangi bir arkadaşımızın infaz hukukunun hesaplamasını yapabilme yetisi ne yazık ki bu karışık mevzuat nedeniyle yok, neredeyse programlar dayanmıyor. Ben artık, 'En iyi cezaevinde yatanlar hesaplıyor, gidin, onlara hesaplatın çünkü biz belki rakam olarak görüyoruz. Matematiksel bir rakam olarak görüyoruz, cezaevinde yatan için o bir saat ya da bir gün ömürden giden ya da gelen bir gün, en sağlıklı onlar hesaplarlar' diyorum, oraya sevk ediyorum, vallahi, günü gününe, saati saatine hatta, 'Hangi saatte girdin?' diyor" değerlendirmesinde bulundu.

KOMİSYON TOPLANTISI DEVAM EDİYOR

Teklifin tümü üzerinde yapılan görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin maddeleri ile ilgili komisyon toplantısı devam ediyor.

Diğer Haberler

  1. Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi
  2. Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, Türkiye'ye geliyor
  3. Bakan Çiftçi: Tek bir evladımızı dahi karanlığa bırakmayacağız
  4. Kasapoğlu: Jübilen kutlu, yeni yolun açık olsun Kaptan
  5. 'Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü gördük ve hissettik'
  6. Bakan Gürlek: ‘Suça sürüklenen çocuk’ yerine ‘adli süreçteki çocuk’ kavramı hukuk sistemimize kazandırıldı
  7. Bakan Göktaş'tan 'Çocuk Koruma Kanunu'na ilişkin paylaşım
  8. Kılıçdaroğlu, Gençlik Kolları ile bir araya geldi
  9. Suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi
  10. Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, görevden uzaklaştırıldı

© Copyright 2026

DHA