AK Parti'li Yalçın: Barış ve huzur olduğunda en fazla Diyarbakır kazanıyor
Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nin 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’nde ilk dersi veren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, “Barış ve huzur olduğunda en fazla Diyarbakır kazanıyor. Barış ve huzur olduğunda Diyarbakır tadından yenmez keyifli bir şehir haline geliyor” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır'a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Dicle Üniversitesi'ndeki 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Törene Vali Murat Zorluoğlu, eski AK Parti Milletvekili Oya Eronat, AK Parti İl Başkanı Hamit Sümer, Diyarbakır Baro Başkanı Sertaç Buluttekin, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Siraç Özerdem, Prof. Dr. Velat Şen ve Prof. Dr. Vahap Özpolat, Genel Sekreter Prof. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda, üniversite tanıtım videosu gösterildi, müzik dinletisi ile dans ve halk oyunları gösterisi sunuldu.
'DİYARBAKIR'I TÜRKİYE'NİN EN GELİŞMİŞ ŞEHİRLERİNDEN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUM'
Açılış konuşmasının ardından akademik yılda ‘Yeni Dünya Düzeni ve Terörsüz Türkiye’ konulu ilk dersi veren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın şunları söyledi:
“Türkiye Yüzyılı ifadesini kullanıyor Cumhurbaşkanımız. Bazıları bunu seçim sloganı zannediyor. Sizi temin ederim ki bu bir seçim sloganı değil. Bir seçimi kazanmak için üretilmiş bir vaatler silsilesi değil. ‘Türkiye Yüzyılı’ ifadesi tam anlamıyla dünya dönüşürken Türkiye'yi dünyanın en büyük aktörlerinden biri haline getirmenin arayışıdır. Ya tepede olacaksınız ya da geride kalmışlardan. İşte bu ayrımı dikkat çekmek ve bu ayrım çerçevesinde büyük bir Türkiye'yi inşa etmek. Ve biliyorsunuz Doğu Akdeniz'de attığımız bir adım, Suriye'de attığımız bir adım, Gazze'de attığımız bir adım, nerede Türkiye hangi adımı atarsa atsın, birileri Türkiye'nin karşısına çıkıyor ve Türkiye'ye bedel ödetmeye çalışıyor. Ama bütün bunlarla mücadele ederken bizim en büyük ihtiyaç duyduğumuz şey milli birlik, toplumsal birlik ve kardeşlik meselesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ dediğimiz şey gelir işte tam oraya dayanır. Bu kadar şey başarmış bir Türkiye'nin, son yıllarda kendisine dünya siyasetinde yeni bir pozisyon arayan Türkiye'nin artık siyasi şiddetle, terör ve benzeri olaylarla anılmasını gerektirecek hiçbir durum yok karşımızda. Silah ve şiddeti durdurabildiğimiz müddetçe başaramayacağımız aslında hiçbir şey yok. Son yıllarda her yerde Diyarbakır'ı Türkiye'nin en gelişmiş, en gelişmekte olan şehirlerinden birisi olarak görüyorum.”
'TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 467 OYLA BU SÜRECE SAHİP ÇIKTI'
TBMM'nin 'Terörsüz Türkiye' sürecine destek verdiğini vurgulayan Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye'nin birçok şehrinde, bazen kendi şehrim de dahil, ‘Eğer görmek istiyorsanız Diyarbakır'a gidin de Diyarbakır'ın nasıl geliştiğine bir bakın’ diye defalarca örnek verdiğimi bilirim. Geniş caddeler, yeni yerleşim alanlarıyla ve son dönemde de Amedspor'la. Bütün bu hikayenin içerisinde Diyarbakırlı kardeşlerime şunu anlatmak zorunda olmadığımı hissediyorum. Barış ve huzur olduğunda en fazla Diyarbakır kazanıyor. Barış ve huzur olduğunda Diyarbakır tadından yenmez keyifli bir şehir haline geliyor. Hem bölgemizin yeniden inşası, hem Türkiye'nin yeniden inşası, hem de Türkiye'nin dünyada yeni bir pozisyon, yeni bir konum elde etmesi için önümüzde tarihi bir fırsat var. İşte bu fırsatı yakalamanın peşindeyiz. Öyle bir noktaya geldik ki şimdi Türkiye'de gerçekten büyük bir fırsat yakaladık. Bakın çok partili siyasi hayatımızda olmayan bir şey oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi 467 oyla bu sürece sahip çıktı. Sadece bir Cumhur İttifakı projesi olmanın dışında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir insiyatifi haline dönüştü. İşte tarihi fırsat dediğimiz tam olarak bu. Bu tarihi fırsatla beraber eğer şiddet sorununu çözebilirsek, eğer geleceğimizi huzurlu, daha demokratik ve daha insan hakları temelini inşa edebilirsek, eğer toplumsal birliktelik ve kardeşliğimizi daha iyi inşa edebilirsek, işte o zaman geleceğe damgamızı vurma şansımız var. Ama bugün şiddeti, şiddet sarmalı kendi kendini tekrar devam ettirecek olursa ne dijitalleşmeyi yakalayabiliriz, ne büyüyebiliriz, ne gerçek anlamda barışı, huzuru, refahı üretebiliriz. Bunların hiçbiri gerçek olmaz. Bu tarihi fırsatı değerlendirebilirsek bakın meclisteki çalışmanın 467 ile çıkmış olması gerçekten büyük bir şanstır. Bundan sonra ne bekliyoruz? Silahın tamamen gömülmesi. Türkiye'de silahlar gömüldükten sonra insanların konuşmasını engelleyebilecek hiçbir sorun yoktur.”
'ÇOK DAHA BÜYÜK BİR GELECEĞİ İNŞA ETMELİYİZ'
Her türlü düşüncenin hukuk zemininde ifade edilebileceğini belirten Yalçın, konuşmasını şöyle tamamladı::
“Her türlü talep, her türlü düşünce, her türlü fikir hukuk zemininde dile getirilir, siyaset zemininde sonuna kadar dile getirilebilir. Aradığımız gelecek bu değil mi? Ben bu salonda, tüm Diyarbakır'da, tüm Türkiye'de iyi niyetli bütün insanların geleceğimizi inşa etmek, çoluğuna çocuğuna iyi bir gelecek bırakmak isteyen bütün insanların böyle bir kardeşlik arayışının içerisinde olduğunu düşünüyorum. Biz çok daha büyük bir geleceğin inşa etmeliyiz. Türk’üyle, Kürt'üyle, bütün etnik gruplarıyla hep beraber bu büyük Türkiye'yi inşa ettiğimizde toplumsal birlik ve beraberliğimiz çok daha güçlü olacaktır. Geleceğimizi inşa etmek istiyorsak şiddetten uzak, toplumsal barış, siyasal barış, toplumsal kardeşlik, bütün bunları hep beraber üretebileceğimize inanıyorum. İnşallah bu sürecin sonunda çok daha güzel bir Diyarbakır, çok daha güzel bir Dicle Üniversitesi, çok daha güzel, çok daha büyük bir Türkiye'de yaşamak hepimiz için mümkün olacaktır diye ümit ediyorum.”