Bütçe görüşmeleri sürerken Genel Kurul'da 'Leyla Zana' kınaması
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda '2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerine görüşmeleri sürüyor. Görüşmeler sırasında bir taraftar grubunun Leyla Zana'ya yönelik sözleri de Genel Kurul'da gündem oldu. Partileri adına konuşan milletvekilleri, yaşanan olayı kınadı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkan Vekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da bütçe teklifinin 9'uncu maddesi üzerine görüşmeler sürerken, Somaspor-Bursaspor maçında bir grup taraftarın Leyla Zana'ya yönelik sözleri gündeme geldi. Konu ile ilgili konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, "Bursa'da bir grup kendini bilmez ırkçının hakaretlerine karşı en başta öncelikle siz kadın milletvekillerinin bu kürsüden çıkıp, iki çift laf etmesini beklerdik. Etmeliydiniz, hala da etmelisiniz. Ben Bursa'daki aile kökeni 700 yıl geriye giden bir insan, nüfus kütüğü Bursa'da olan bir insan olarak Leyla Zana'dan tüm Bursa namına özür diliyorum" dedi. Meclis Başkan Vekili Pervin Buldan, Çandar'ın sözleri üzerine, "Leyla Zana'yla ilgili meseleye ben buradan sadece tek bir kelimeyle cevap vereceğim. Leyla Zana onurumuzdur; nokta" dedi.
'MÜSAMAHA GÖSTERİLME GİBİ BİR OLAY YOK'
Ardından AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, kürsüye geldi. Çelik, "Sosyal medyada ifade ettim, Bursaspor 3-0 galip ve maç bitmek üzere. Bunu bir soru işareti olarak huzurlarınıza koyuyorum. Şunu da açıkça ifade ettim. Dedim ki; 'Bu yanlıştır, kabul edilemez, doğru değildir ve müsamaha gösterilemez.' Sayın Cengiz Çandar, 'İfade edilmedi, konu geçiştirildi' anlamında söylediği için bunları söylüyorum. Şu eylem karşısında ifade ettiğim sözlere bütün Meclis'in ittifak ettiğini, hiçbir milletvekilinin, 'Hayır' demeyeceğini düşünüyorum. Bu hoş görülecek, tasvip edilecek veya 'Ne iyi olmuş' denilecek bir olay değil, aksine kınanacak bir olay. Bunun müsamaha gösterilme gibi olay olmadığını da ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
'İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NI GÖREVE DAVET EDİYORUM'
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de Çelik'in konuşması sırasında özür beklediklerini belirterek, "Bu ülkenin en onurlu siyasetçilerinden birine inanılmaz bir hakaret, saldırı ve küfür söz konusu olmuştur. Tabii ki biz tüm Bursa'yı ya da tüm Bursa taraftarını suçlamadık. Bir grubun bu suçu işlediğini söyledik. Mesele bir özürdür, iki bu suçu işleyenler hakkında gerekli soruşturmanın açılmasıdır. Leyla Zana onurumuzdur ve bu konuda İçişleri Bakanlığı'nı göreve davet ediyorum" dedi.
'KÜFÜRLÜ TEZAHÜRATI ŞİDDETLE KINIYORUM'
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise olayı yeni öğrendiğini kaydederek, "Leyla Zana'ya yapılan küfürlü tezahüratı şiddetle kınıyorum, bir nokta da ben koyuyorum. 1992 yılında Leyla Zana'nın mensubu olduğu HEP heyeti, MHP'yi ve Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş'i de ziyaret etmişlerdi. Bir rapor sunmuşlardı. O görüşme esnasında Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş de Leyla Zana'ya 'Kızım' diyerek hitap etmişti. O dönemde çok da konuşulmuştu. Başbuğ Alparslan Türkeş'in 'Kızım' diye hitap ettiği bir şahsiyettir, nokta" diye konuştu.
'SORUŞTURMA BAŞLATILDI'
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de yaşanan olayı şiddetle kınadığını belirterek, "Hiçbir kadına, hiçbir siyasetçiye, hiçbir kadın siyasetçiye ve Leyla Zana'ya böyle bir şey yapılamaz, asla kabul edilemez. Devamında Sayın Adalet Bakanımız da bir açıklama yaptı, bir soruşturma başladı. Bunu yapanların kim olduğu, hangi saikle yapıldığı muhakkak suretle bulunmalı. Fakat aynı anda hem Bursaspor'u hem Bursa halkını hem de Somalıları, tamamını kötü niyetle telin eden, onlar üzerine yük getiren bir tavır içerisinde olmamak lazım" dedi.
'HEVSEL BAHÇELERİ'NDE SIKINTILI BİR DURUM YOK'
Ardından Genel Kurul'da hazır bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hevsel Bahçeleri ile ilgili, "UNESCO denetiminde olduğu için UNESCO heyeti, Hevsel Bahçeleri'ni denetledi. İddiaları da denetledi. UNESCO'nun son raporunu özellikle okudum, sıkıntılı bir durum yok, tespit yok. Korunduğuna dair bir rapor var" diye konuştu.
'URFA HİÇ OLMADIĞI KADAR DESTEKLENİYOR'
Şanlıurfa turizminin desteklenmediği yönündeki eleştirileri yanıtlayan Ersoy, "Tam tersi özellikle benim dönemimde Urfa hiç olmadığı kadar destekleniyor. Biliyorsunuz; Göbeklitepe 1963'ten beri kazılıyor ama özellikle son 7 yıldır tüm dünyada popülaritesi yüksek seviyeye geldi. Göbeklitepe'yle de sınırlı değildir. Göbeklitepe, Taş Tepeler Projesi'ne evrilmiştir, 100 kilometrelik bir hat üzerinde 12 tane daha Göbeklitepe tarzı. Çok yoğun tanıtımı yapılıyor. Hatta bakın, Urfa'da Neolitik Çağ'la ilgili dünyanın en önemli birinci kongresi yapıldı ve Urfa şu anda bütün dünyada arkeoloji konusunda, Neolitik Çağ konusunda merkez ilan edildi. Bakın, Göbeklitepe ne demek? Urfa demek. Şimdi, bir yeri siz cazip hale getirmek istiyorsanız, bir rotanın parçası yapmak zorundasınız. Eğer bir rotanın parçası yapmazsanız sırf, 'Urfa'da bir şey göreceğim' diye turist gelmez. Aynı şekilde Urfa'da gastronomi olsun, diğer ürünler olsun, çok yoğun tanıtım yapılıyor" dedi.
'EN UFAK BİR HAK KAYBI SÖZ KONUSU DEĞİL'
Bakan Ersoy, turizm işçilerinin izinleriyle alakalı sorular üzerine de "Burada sizin iddia ettiğiniz gibi bir mağduriyet söz konusu değil. Sadece bir esneklik getirildi ve bu sadece turizm yatırımcısının talebi değil, turizm işçisinin de talebi. En ufak bir hak kaybı söz konusu değil. Şöyle özetleyeyim size; 1 ayda 4 gün izin kullanıyorsa, yine aynı sürede izin kullanıyor. Bu, aslında birleştirme açısından çalışanlar için de faydalı bir şey ve herkesin takdir ettiği bir şey. Bundan dolayı memnuniyet var. Bu uygulama ya size tam anlatılamadı ama sahaya inip bakacak olursanız bununla ilgili en ufak bir şikayet yok. Tam tersi, bununla ilgili bir talep vardı ve talep de yerine getirildi. Ama tekrar altını çiziyorum; en ufak bir hak kaybı yok. Sektör esnek bir sektör olduğu için iki taraf için de uyumlu hale getirilmiş durumda. Bu açıdan da bir sıkıntı görmüyorum" diye konuştu.
'FİRMAM EN UFAK DESTEK ALMIYOR'
Turizm firmasına bakanlıktan destek aktardığına yönelik eleştiriler ile ilgili konuşan Bakan Ersoy, "Benim firmam yerel operatör; yabancı değil, bu yüzden en ufak bir destek almıyor. Bizde tur operatörlerinin destek alması için uçak riskine giriyor olması veya yurt dışından turist getirmesi lazım. Benim ana şirketim, o gruba girmediği için en ufak bir destek kullanmadı. Kurulduğundan beri kullanmadı, mevzuatlarımıza göre kullanamaz da. Artı, bizde ağırlıklı olarak otel zincirleri hiçbir destek almaz. Otel zincirleri, tam tersi ağırlıklı olarak Turizm Geliştirme Ajansı'na pay ödeyenlerdir. Alınan gelirler, Türkiye'nin ve illerin, ilçelerin markalaşması için kullanılır. Hiçbir otel zincirine bununla ilgili bir pay ödenmez, otel zincirleri teşvik edilmez. Zaten siz eğer ülkeyi tanıtıyorsanız, markalaştırabiliyorsanız, gastronomiyi ön plana çıkarabiliyorsunuz, turist geliyor. Turist gelince otel otomatikman doluyor. Bizim, 'Turizm Geliştirme Ajansı ve Turizm Bakanlığı'nın ana politikası nedir' diyorsanız, ana politikamız bu aslında. Kesinlikle markalaşmasını sağlamak, Türkiye'nin ve il bazında markalaşmasını sağlayıp, 12 aya ve 81 vilayete yaymak. Tur operatörü, yerel tur operatörleri, benim firmamın ne geçmişte ne şimdi ne gelecekte en ufak bir teşvik alması veya bununla ilgili bir destek alması söz konusu değil" değerlendirmesinde bulundu. Genel Kurul'da görüşmeler sürüyor.
BAKAN GÖKTAŞ, SORULARI YANITLADI
Genel Kurul'da bütçe teklifinin 11'nci maddesi üzerine görüşmeler sürerken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Bakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına ilişkin, "Bu konuda her zaman ifade ettiğim gibi, tek vaka bile bizim için fazla. Burada ben sayılardan bahsetmekten hicap duyuyorum. Asıl yapmamız gereken vakaları önleyebilmek ve burada bütün toplum üzerinde bir sorumluluk var. 'Sıfır tolerans' ilkesinden asla taviz vermedik, vermeyeceğiz de. Bu hususta Türkiye'nin hangi köşesinde olursa olsun meydana gelen her olayı biz yakından takip ediyoruz. Davalara bizzat müdahil oluyoruz avukatlarımızla beraber. Zaten 6284 sayılı yasa, bize davalara müdahil olma görevi de veriyor. Dolayısıyla burada herhangi bir ihmal, herhangi bir ihbar veya bir iddia dahi olsa biz o vakada varız. A'dan Z'ye bütün süreci yakından takip ediyoruz. İl müdürlüklerimizde sadece psikososyal destek sunmakla kalmıyoruz, aynı zamanda hukuki destek de sağlıyoruz. Gerektiğinde takipsizlik olsa bile biz itiraz ediyoruz. Burada da tekrar bunu ifade etmek istiyorum. Mağdurların haklarının korunması için tüm hukuki süreçleri titizlikle takip ediyoruz. Davalara sadece merkezden müdahil olmuyoruz, 81 ilimizdeki avukatlarımızla davalara müdahil oluyoruz" diye konuştu.
'KONUKEVİ DOLULUK ORANI YÜZDE 69'
Bakan Göktaş, kadın konukevleri ile kadınların güçlenmesi ve hayata kazandırılması çalıştıklarını kaydederek, "Bu hususta sadece bu sene 2 tane kadın konukevimizi ihtisaslaştırdığımızı belirtmek isterim. İhtisaslaşmış kadın konukevi nedir? İhtisaslaşmış kadın konukevi, kadınların çocuklarıyla birlikte bir arada kalabilecekleri ortamları sağlamaktır. Bakın, Türkiye genelinde 150 kadın konukevi var, 112 tanesi bizim bakanlığımıza bağlı. Diğer kuruluşlara da gerekli destekleri bu kapsamda sağlıyoruz. Kadın konukevi doluluk oranı şu anda yüzde 69. Bunu özellikle söylemek istiyorum; çünkü biz oraya gelen kadınlara sadece bakmıyoruz, aynı zamanda onları güçlendiriyoruz, hayata tekrar kazandırıyoruz, çocuklarının eğitim hayatlarına yönelik çalışmaları yerine getiriyoruz. Dolayısıyla, orada güçlendirdiğimiz her kadın tekrar hayata bağlanabilme imkanına da sahip oluyor. Bunun da altını özellikle çizmek istiyorum. Bugün buna rağmen kapasitenin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. 4 yeni kadın konukevini daha inşa edeceğiz; çünkü ister istemez bir kadının bile, 'Ben istedim ama yer bulamadım' demesini istemiyoruz. Biz gerekli bütün süreçlerle kadınların yanındayız. Bakın, sadece psikolojik danışmanlıkla değil, Alo 183 ihbar hattımızla, GAMER'le, KADES uygulamasıyla anında vakaları takip ediyoruz" dedi.
'ŞİDDETLE MÜCADELE ASLA REHAVET KABUL ETMEZ'
İçişleri ve Adalet Bakanlığı ile beraber Veri ve İstatistik Komisyonu'nu kurduklarını vurgulayan Bakan Göktaş, şöyle devam etti:
"Bu konuda, bakın, bütün veriler entegre ve tek bir şekilde çıkıyor. Veri karmaşasının önüne geçmiş olduk. Kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın sivil toplum kuruluşlarıyla beraber düzenli olarak da bizzat benim başkanlığımda, 2 ayda 1 bakanlığımızda bir araya geliyoruz. Neden biliyor musunuz? Çünkü konularımız bir. Eğer varsa bir ihtiyaç, düzenleme yapılması gereken konular varsa, bunu da düzenlemek için elimizden gelen gayretle çalışıyoruz. Bunu istişareyle yapıyoruz ve karar alma mekanizmalarında varsa bir eksiğimiz tamamlamak adına yapıyoruz. Çünkü kadına yönelik şiddetle mücadele asla rehavet kabul etmez. Bu konuda bizim tutumumuz da duruşumuz da nettir. Bu yolda her türlü öneriye, katkıya ve iş birliğine de her zaman açık olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Bakın, burada da hiçbir milletvekili bu hususlarda bana ulaşamadığını ifade edemez. Çünkü her konuyu bizzat kendi davamız gibi, kendi kadınımız gibi bizzat çok yakından takip ediyoruz. Bu hususta da bütün kadınlarımız müsterih olsun, kadına şiddete sıfır tolerans gösterme yaklaşımına devam edeceğiz."
'KADINLAR İÇİN AYRILAN TUTAR 287 MİLYAR 36 MİLYON LİRA'
Bakanlığın bütçe teklifinde kadının güçlendirilmesiyle ilgili payın yüzde 1,5 olduğu iddiasının doğru olmadığını dile getiren Göktaş, şunları söyledi:
"Bu bütçe, kadınları koruyan bir bütçedir. Bakanlığımızın 2026 yılı bütçesinde kadınlar için ayrılan tutar 287 milyar 36 milyon liradır. Bu rakam, bakanlığımızın bütçesinin yüzde 53'üne tekabül ediyor. Evde bakım, SED, koruyucu aile, doğum yardımları, eşi vefat eden, engelli ve 65 yaş üstü kadınlara verilen destek, ADEM ve SODAM projeleri, genel sağlık sigortaları primleri gibi birçok kalemde kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bakınız, 2022 bütçesinde kadın erkek eşitliğine duyarlı 39 gösterge bulunuyorken 2026 bütçesinde bu sayıyı 60'a yükselttik. Böylece OECD'nin eşitlik temelli bütçeleme uygulayan 23 ülkesinden biri olduk. Kadına ayrılan bütçeyi tek bir kalemle sığdırmak doğru bir yaklaşım değil. Zira, eşitlik temelli bütçelemede aslında pek çok bakanlığın kadınlara yönelik, kadınları güçlendirmeye yönelik de projelerini ele aldığını özellikle ifade etmek isterim. Dolayısıyla kadınları gözeten, önceleyen bu yaklaşımımızı sadece kendi bakanlığımızın bütçesinde değil, bütün bütçeleri de doğru okuyarak kadınları güçlendirmeye yönelik okumakta fayda olduğunu özellikle ifade ediyorum."
'SOSYAL YARDIM SİSTEMİMİZ DÜNYADA ÖRNEK'
Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kadınları güçlendirdiklerini, bu kapsamda 81 ilde Kadınları Güçlendirme Koordinasyon Kurulları oluşturduklarını aktaran Bakan Göktaş, kadınları gözeten yaklaşımlarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Bakan Göktaş, sosyal yardımlar için ise şu ifadeleri kullandı:
"Bakın, biz özellikle son 23 yılda sosyal yardımları 4 kalemden 58'e yükselttik. Bu kapsamda, özellikle 17 günle 27 günü bulan bir başvuruyu e-Devlet üzerinden birkaç dakika içerisinde her vatandaşımıza ulaşılabilir kıldık. Dolayısıyla, bu sosyal yardımlarla ilgili siz fahiş rakamlar vererek aslında olayı şişiriyorsunuz. Bu rakamlarımızla çok stratejik bir şekilde, tamamen şeffaf bir şekilde kamuoyunu bilgilendiriyoruz. İhtiyaç sahibi olan her vatandaşımızın yanındayız. Zaman zaman tek seferlik yardımlarımız da bu kapsamda ele alınıyor. Afet zamanlarında, acil durum zamanlarında verdiğimiz tek seferlik destekleri de bu kapsamda alıyoruz. Dolayısıyla bir acil afet durumlarında dahi tek seferlik desteklerle vatandaşımızın yanındayız. Onlar da sosyal yardım alan haneler kapsamına girmekte. Dolayısıyla, AK Parti hükümetleri olarak 23 yıldır vatandaşlarımızın refahını artıracak her türlü politikanın ve projenin öncüsü olduk. Sosyal yardımlar da bu alanların başında geliyor. Bakın, sosyal yardımlarda sadece ailelere destek olmuyoruz, sosyal yardımdan faydalananların yüzde 82'si çalışamayacak durumda olan, evinde engellisi olan, yaşlısı olan vatandaşlarımızı kapsamaktadır. Çalışabilecek durumda olanları ise İŞKUR'la yürüttüğümüz projeler kapsamında güçlendiriyoruz, hayata kazandırıyoruz. Sosyal yardım sistemimiz dünyada örnek gösterilen bir sistem. Bakın, çok kısa bir sürede e-Devlet üzerinden Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemiyle çalışmalarımızı veriye dayalı, adeta şeffaf bir şekilde, hızlı ve etkili şekilde sürdürüyoruz. Sosyal yardım sistemimizi vatandaşlarımızın refahını artıracak şekilde güncellemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz."
'ÜLKEMİZİN YAŞLI NÜFUS ORANI 2040'TA YÜZDE 16'YA YÜKSELECEK'
Bakan Göktaş, yaşlı vatandaşlar ile ilgili sorular üzerine değerlendirmelerde bulunarak, "Son günlerde yaşlı vatandaşlarımız ve emeklilerimiz üzerinden maalesef bir algı operasyonu yürütülüyor; bugün de Genel Kurul çatısı altında bu iddialar dile getirildi. Vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesi adına Bakanlığımızın çalışmalarını da burada özetlemek isterim. Nüfusumuz dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlanıyor. Şu anda ülkemizin yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6 ve bu oran 2040'ta yüzde 16'ya yükselecek ve kat kat ilerlemeye devam edecek. İşte, bu kapsamda, bizler de, 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' diyoruz. Bakanlığımıza bağlı 173 huzurevi, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezimiz hizmet veriyor; bunların 8'ini bu sene açıyoruz, 8'ini önümüzdeki sene açıyoruz. Böylelikle geliri olmayan veya ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızdan, yaşlılarımızdan kesinlikle ücret talep etmiyoruz. Bakanlığımıza bağlı huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın yüzde 30'unun tamamen bakım hizmetlerinden ücretsiz yararlandığını ifade etmek istiyorum; bunların genel sağlık sigortalarını devlet olarak biz karşılıyoruz. Ayrıca, kendilerine kişisel ihtiyaçlarını karşılamaları için aylık bir ödeme sağlıyoruz. Bakanlık olarak önceliğimiz, yaşlılarımızın kurum bakımı yerine sosyal bağlarını koruyarak aktif bir yaşam sürmelerini sağlamak" diye konuştu.
'GÜNDÜZLÜ BAKIM MERKEZLERİMİZİ YAYGINLAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUZ'
2023 Yılında Türkiye Yaşlı Profili Araştırması yaptıklarını hatırlatan Bakan Göktaş, "Bu araştırmaların sonuçları çok çarpıcı oldu. Yaşlılarımızın yüzde 75'i ne cevap verdi biliyor musunuz? 'Biz huzurevi yerine evimizde; ailemize yakın, sosyal çevremize yakın, tek başına bile olsak kalmak istiyoruz' dediler. Dolayısıyla bu kapsamda evde bakım ile evde sağlık hizmetlerini entegre ederek gündüzlü bakım merkezlerimizi yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda şu ana kadar 42 gündüzlü bakım merkezini açtık ve bugünden sonra da gündüzlü bakım hizmetlerini yaygınlaştırmaya devam etmemiz lazım. Bir yandan huzurevlerimiz elzem, yapmaya devam edelim ama yaşlılarımızı sosyal çevrelerinden kopararak sadece kurum bakımı bir alternatif model olamaz. Bu kapsamda bizim de çeşitli çalışmalarımız var; Yaşlı Destek Programı'nı yürütüyoruz. Bakın, YADES ile 159 bin 499 yaşlımızın ihtiyaçlarına bire bir çözümler üretiyoruz" dedi.
'DEVLETİN OLDUĞU YERDE KİMSE SAHİPSİZ DEĞİLDİR'
Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri ile vatandaşların sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin aynı çatı altında sürdürüldüğünü söyleyen Bakan Göktaş, şöyle devam etti:
"Biz uzun yıllardır bir proje yürütüyoruz, bunu da sizlere anlatayım; Evsizlere Konaklama Projesi. Proje kapsamında her yıl 81 il valiliğine, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımızla bizzat benim imzamla bir genelge gönderiyoruz. 'Evsiz ve kimsesiz bir vatandaş var mıdır, tarayın?' diyoruz, taramasını yapın ve tespit edin. Bu taramalar periyodik olarak da tekrarlanıyor. Tespit edilen kişilere ücretsiz olarak kamu misafirhanelerine yerleştiriyoruz; şayet kamu misafirhanesine yerleştiremezsek de onlara otel gibi konaklama imkanı sağlıyoruz. Burada temizlik, sağlık, gıda, temel ihtiyaçlar ve benzeri diğer ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Günlerdir ifade edilen iddialar hakkında gerekli incelemeleri de yaptık. İddialarda bahsedilen kişilerle de görüşüldü; ikna edilenlerin konukevine yerleştirilmesini yaptık ama ikna etmek zorunda kaldık. Bakın, özellikle ifade etmek istiyorum, yani üzülerek gördük ki devletimizin sunduğu tüm imkanlara rağmen bireysel tercihleri bilinçli olarak vatandaşlarımızı yanıltmak amacıyla toplumsal bir kriz gibi sunulmaya çalışıldı. Şunu ifade etmek istiyorum; devletin olduğu yerde kimse sahipsiz değildir."
BAKAN KACIR, SORULARI YANITLADI
Genel Kurul'da bütçe kanunu teklifinin 14'ncü maddesi üzerine görüşmeler sürerken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'ndan bahseden Bakan Kacır, "Program ile şehirlerimizin sahip olduğu potansiyelleri değerlendirdik. Atıl kaynakların harekete geçirilmesine, bölgelerin yetkinlik ve teknoloji üretim düzeyinin geliştirilmesine, ithal girdilerin yerleştirilerek tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması amacıyla her ilimizde 4 yatırım konusu olmak üzere, toplam 324 yatırım konusu belirledik ve kamuoyuna ilan ettik. Bu yatırım konularına yönelik başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi Programı'nda ilk çağrımız da 418 milyar liralık yatırım ve 47 bin 700'den fazla istihdam hedefi olan 696 proje başvurusu aldık. Bu programa yapılan yüksek sayıdaki başvuru, bölgelerin potansiyellerinin ortaya çıkarılması ve katma değerli üretime yönelik yatırım iştahının güçlü şekilde devam ettiğini ispatlamaktadır. Bu yatırımlarda 240 milyon liraya kadar finansman desteği, yatırımların yüzde 50'si kadar vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi, özellikle burada zikredilen Muş, Ağrı, Tunceli gibi şehirlerimizde, altıncı bölge şehirlerimizde 14 yıl sürelere erişen sigorta primi destekleri sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Kacır, program kapsamında Muş, Tunceli ve Ağrı illerindeki yatırımları anlattı.
'ÇELİK KUBBE MİLLİ HAVA VE FÜZE SAVUNMA MİMARİSİDİR'
Bakan Kacır, Çelik Kubbe savunma sistemi ile ilgili soruları değerlendirerek, "Çelik Kubbe, Türkiye'nin hava sahasını gelebilecek tehdit türlerine; uçaklara, helikopterlere, İHA'lara, seyir füzelerine, balistik füze tehditlerine karşı korumak amacıyla radarlar, sensörler, komuta kontrol sistemleri ve kısa, orta, uzun menzilli hava savunma silahlarımıza entegre bir ağ altında birleştiren milli hava ve füze savunma mimarisidir. Bu programla amacımız havadan gelebilecek ileri teknoloji yeni nesil tehditlere ve giderek karmaşıklaşan tehdit ortamına karşı ülkemizin hava savunmasını daha güçlü, daha etkin, daha çevik hale getirmektir. Çelik Kubbe'nin sistemler sistemi yapısı sayesinde farklı kaynaklardan gelen her türlü sensör verisi gerçek zamanlı olarak bir araya getiriliyor ve tek bir operasyon resmine dönüştürülmüş oluyor. Böylelikle yapay zeka destekli tespit, tanıma, sınıflandırma ve karar alma kabiliyetlerimizin hem doğruluğu hem de işleme hızı önemli ölçüde artmış olacak. Malumunuz bu yıl ASELSAN 300 milyon dolarlık bir yatırımla Çelik Kubbe'nin unsurlarının seri üretimini başlattı. İnşallah, devreye alacağımız 1,5 milyar dolarlık Oğulbey yatırımını da tamamladığımızda seri üretim kabiliyetlerimiz hızlanacak. Bu yıl Çelik Kubbe unsurlarının teslimatlarına başladık. 47 sistemi Türk Silahlı Kuvvetlerimize büyük bir gururla teslim ettik" diye konuştu.
'CAYDIRICILIĞIMIZI ÜST SEVİYEYE ÇIKARABİLMEK ADINA 2 BİN KİLOMETRE MENZİLLİ FÜZELERİ ÜRETECEĞİZ'
Füze programının da güçlü bir şekilde sürdürüldüğünü vurgulayan Bakan Kacır, "Caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkarabilmek adına 2 bin kilometre menzilli füzeleri de yerli ve milli olarak üreteceğiz. Ben saygıdeğer milletvekillerimizle bir gurur haberini daha paylaşmak istiyorum. Bugün ASELSAN'ımız bir Avrupa Birliği ve NATO üyesi olan Polonya'ya 410 milyon dolarlık elektronik harp sistemleri ihracatını duyurdu. İnşallah önümüzdeki hafta bundan daha büyüğünü de milletimizle paylaşacağız" dedi.
'VERGİ DAİRE SAYISINI 840'A ÇIKARDIK'
Bakan Kacır, Türkiye genelinde vergi dairelerinin yetersiz olması nedeniyle hizmetlerin aksadığı yönündeki eleştiriler üzerine, "Öncelikle şunu belirtmeliyim; teknolojik dönüşümü sağladığımız Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi'yle muhasebe hizmetlerinin merkezileştirilmesi yönünde aldığımız karar çerçevesinde kapatılan mal müdürlüklerinin yerine ilçelerde vergi hizmetlerini sunmak üzere vergi daireleri ya da şubeler açılmaktadır. Bu çerçevede, mükelleflerimize yerinde hizmet sunmak ve uyumu kolaylaştırmak amacıyla bu yılın başında 481 olan vergi daire sayısını bugün itibarıyla 840'a çıkarmış bulunuyoruz. Vergi hizmetlerimizi tüm ilçelerde sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca, vergi hizmetlerinin halihazırda neredeyse tamamını dijital vergi dairesi üzerinden de vatandaşlarımıza sunuyoruz. 2023 yılında faaliyete başlayan ve fiziki bir vergi dairesi gibi çalışan dijital vergi dairesinde sunduğumuz hizmetlerin sayısı 208'e ulaştı. 2025 yılının 11 aylık döneminde yaklaşık 18,5 milyon başvuru ve dilekçe dijital ortamda alındı. Ayrıca, e-beyanname, e-tahsilat gibi hizmetler uzun yıllardır elektronik ortamda sunulmakta. Dolayısıyla mükelleflerimizin vergi hizmetlerinin aksatılması kesinlikle söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. Bakan Kacır ayrıca Gebze'de 3 tane vergi dairesi bulunduğunu ve hizmetler konusunda aksaklık olmadığını ifade etti.
'SANAYİ VE TEKNOLOJİ KOLEJLERİ KURACAĞIZ'
Organize Sanayi Bölgesi Yönetmeliği'nde kapsamlı bir reform çalışması yaptıklarını ve atıl durumda olan yatırım yerlerinin hızla üretime kazandırılması için adımlar attıklarını dile getiren Bakan Kacır, "Süresinde yatırımını tamamlamamış olan sanayicilerimize ilave sürelerden yararlanma imkanı getirdik; geçtiğimiz dönemde 4 bin 697 sanayicimiz bu imkandan yararlandılar. Yoğun talepleri dikkate alarak bu yıl 17 Ekimde yeniden bir düzenleme yaparak 31 Aralık tarihine kadar da başvuru yapma imkanını sanayicilerimize getirdik. 'Buralardan alınan harçlardan elde ettiğiniz kaynağı ne yapacaksınız?' diye sordular. Biz bu kaynaklarla Türkiye'nin dört bir yanında sanayi ve teknoloji kolejleri kuracağız. Halihazırda ülke genelindeki OSB'lerde nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla 81 meslek lisesi ve 26 meslek yüksek okulu faaliyetlerini sürdürüyor. İnşallah, önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz sanayi ve teknoloji kolejleriyle mesleki eğitim konusunda yeni bir adımı daha sanayicilerimizle, OSB'lerimizle birlikte atmış olacağız" diye konuştu.
'ESNAF VE SANATKARIMIZA SAĞLADIĞIMIZ KREDİ BAKİYESİ 289 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI'
Bakan Kacır, esnaflar ile ilgili yürütülen çalışmalara dair bilgi vererek, şöyle devam etti:
"AK Parti iktidarları döneminde esnaf sayısı 1 milyon 300 binden 2 milyon 300 bine yükseldi. 776 bin esnaf ve sanatkarımıza sağladığımız hazine destekli kredi bakiyesi halihazırda 289 milyar liraya ulaştı. Bu kredilerin faizlerinin yarısını hükümet olarak biz karşılıyoruz, bu amaçla da 2025 yılında 60 milyar lira destek sağladık. Önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin müteşebbislerini, esnafımızı, KOBİ'lerimizi asla yalnız bırakmayacağız, hem müteşebbislerimizin hem emekçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."
BÜTÇE TEKLİFİNİN 7 MADDESİ DAHA KABUL EDİLDİ
Genel Kurul'da yapılan görüşmelerin ardından bütçe teklifinin 7 maddesi daha kabul edildi. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, birleşimi 20 Aralık Cumartesi günü saat 11.00'da toplanmak üzere kapattı. (DHA)