Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz yanlış yapanla vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, "Biz bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın; bir emanet taşıyoruz. Vakti saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara sarihtir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum, bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmasam bu hareket olmaz’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına, sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir" ifadelerini kullandı.
'AK PARTİ MAZLUMLARIN PARTİSİ OLARAK YOLA REVAN OLMUŞTUR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını vurgulayarak, "Biz bu partiyi şehrin kenar mahallerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz. Emri hak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceğiz. AK Parti, 14 Ağustos 2001'de yoksulların, mazlumların, mağdurların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olmuştur. AK Parti'nin misyonu, çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir. İnşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir" diye konuştu.
'BİZ YENİLENEREK YÜRÜRÜZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete, ümmete ve insanlığa hizmet davalarında aralarına kimsenin giremeyeceğini söyleyerek, "Dün ne isek bugün oyuz. Kurulurken ne isek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır. Yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakarlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren on milyonların partisiyiz. AK Parti, bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi harekettir. Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenler olabilir. Farklı ajanda taşıyanlar, farklı gündemi olanlar çıkabilir. 25 yılda bunun her türlü örneğini gördük. Kimilerinin başı döndü. Kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk. Yolumuza kararlılıkla devam ettik. AK Parti'yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz" dedi.
'AK PARTİ ADI GİBİ 'AK' BİR PARTİDİR'
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"AK Parti adı gibi 'ak' bir partidir. İsmiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez. O aklığına leke süremez. Adının ‘yeni’ olması, eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanlarla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun, soluklansın. Kenara gelmiyorsa o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Bizler hepimiz, aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz. İnşallah son nefesimize kadar, gücümüz yettiğince bu niyetle çalışacak, koşacak, ter dökeceğiz. Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacağız."
'TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin kendi gündemine hakim olduğunu belirterek, "İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün Kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik, yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulu’muzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki Türkiye, bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek, sistem daha verimli, daha etkin çalışacak" ifadelerini kullandı.
'İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR'
AK Parti'nin büyük bir aile olduğunu dile getiren Erdoğan, "Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin. Dün de ifade ettim, biz başkalarına benzemeyiz. Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul'u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki, hadi oradan. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız? Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hala birileri kalırsa, sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin. Biz bunlara kulak asmayacağız. Her zaman olduğu gibi biz yine işimize bakacağız. Milletimizin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacağız. Seçim gününe kadar işimiz millet olacak. Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız, vatandaşımızla ruberu (yüz yüze) iletişim halinde olacağız. Fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacağız. Dedikodunun, söylentinin, iftiranın, hakikati perdelemesine izin vermeyeceğiz. Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz halinde olacak, birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti'nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Varsa bir sorun, çözer, işimize bakarız" dedi.
'BİZE OLAN GÜVENİ BUGÜNE KADAR BOŞA ÇIKARMADIK'
Erdoğan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"25 yılda biz tüm Türkiye'ye şunu gösterdik: Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bize olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun. Nitekim bunun gereklerini harfiyen yapıyoruz. İşte en son Türkiye Yüzyılı Buluşmalarımız vesilesiyle milletimizle bir kez daha kucaklaştık, hemhal olduk. Bakanlarımızdan genel başkan yardımcılarımıza, milletvekillerimizden kurul üyelerimize, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarımıza kadar tüm kadrolarımızla şehir şehir, ilçe ilçe sahadaydık. Esnafımızla, çiftçimizle, işçimizle, gençlerimizle, hanım kardeşlerimizle, emeklilerimizle bir araya geldik. Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul'da gerçekleştirdik. Türkiye Yüzyılı Buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti'nin en büyük gücü, toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağın zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum: Davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolundan, Türkiye'ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantı öncesinde Çorum Gençlik Kolları Başkanı Onur Civan ve eşi Seren Civan’ın çocuğu Altay Kaan’ı sevdi, vatandaşa el salladı.
9 BELEDİYE BAŞKANINA ROZET TAKTI
Törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekirdağ Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, İzmir Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Kahramanmaraş Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, Kahramanmaraş Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca, Antalya Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, Elazığ Palu Belediye Başkanı Muhammet Septioğlu, Erzurum Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, Balıkesir Marmara Adalar Belediye Başkanı Aydın Dinçer ve Sivas Koyulhisar Belediye Başkanı Bora Karakullukçu'ya rozetlerini taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından merhum sanatçı Kayahan’ın 'Bir Aşk Hikayesi' adlı eserinin çalınmasını istedi. Şarkının çalınmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanki bizim için, bugün için söylemiş" ifadelerini kullanarak, merhum sanatçının dualarla anılmasını istedi.