DEM Parti’li Hatimoğulları: Meclis’te komisyon kurulmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemler ile ilgili, "Meclis’te komisyon kurulmalı, bürokratların sorumluluğu açığa çıkarılmalı, kamunun gördüğü zarar ve kişilerin mağduriyetinden sorumlu bütün bürokratlar ile siyasetçiler birinci dereceden maddi ve manevi sorumlu sayılmalı” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalara yönelik partisinin 7 temel önerisini paylaştı. Hatimoğulları, “Fon vurgunun tek bir maliyeti halka ödetilmemeli. Bununla birlikte kanun teklifine güvence koyulmalı. Fon vurguncularının yurt dışına kaçırdıkları para geri getirmeli ve tamamının mal varlıkları dondurulmalı. Teklifteki ‘para bulunursa ödeme yapılır’ mantığı bu mağduriyeti büyütür. Herhangi bir miktar sınırlaması olmadan tüm mağduriyetler giderilmeli. 1 milyona kadar zarar görenler sınırlaması keyfidir. İktidar bu vurgunla ortaya çıkan sorunu çözmek yerine yönetmek istiyor. Yurttaşın mağduriyetini gidermek hepimizin boynun borcu. Biz muhalefet olarak bunu dile getirmekle sorumluyuz, bunun muhalefetini yapmakla sorumluyuz. İktidar ise bunun gerekliliklerine yerine getirmelidir. Ödeme tarihi belirsizliğe bırakılamaz. Açık ve aleni bir şekilde ödeme tarihleri düzenlenmeli. Sorumluluk yalnızca şirket yöneticilerine bırakılamaz. Meclis’te komisyon kurulmalı, bürokratların sorumluluğu açığa çıkarılmalı, kamunun gördüğü zarar ve kişilerin mağduriyetinden sorumlu bütün bürokratlar ile siyasetçiler birinci dereceden maddi ve manevi sorumlu sayılmalı. Halkın birikimini yöneten her bir portföyün yöneticisi ve denetim raporu her ay kamuoyuna açıklanmalı. Yurttaş parasının nerede olduğunu bilmeden bir daha hiçbir yere tasarruf yatırmak zorunda kalmamalı. Gizlilik vurguncuları, şeffaflık halkı korur. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) iktidarın değil, halkın denetçisi olmalı. Kurul üyeleri Meclis’te nitelikli çoğunlukla seçilmeli ve denetim raporları Meclis’e sunulmalı; çünkü bu vurgun sadece şirketlerin değil, göz yuman denetim düzeninin sonucudur” ifadelerini kullandı.
‘TOPLUM SOMUT ADIMLAR GÖRMEK İSTİYOR’
‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Hatimoğulları, “Biraz önce Mersin’den gelen grubumuzla sohbet ettik ve başta Barış Anneleri olmak üzere Türkiye’nin her kesiminin söylediği sözleri var; neden somut adım atılmıyor, neden kayyım geri çekilmedi, neden AİHM kararları uygulanmadı, neden Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dışarıda değil, neden Öcalan için umut hakkı uygulanmıyor? Bakın sadece Kürt halkı değil, toplumun tamamı artık süreçte somut adımlar görmek istiyor. Biz biliriz ki hayırlı işlerde acele etmek gerekir. Takip Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’na bağlı 4 alt komisyon kurulacaktı. Bunların bir an önce oluşması ve fiilen çalışmalara başlaması son derece önemli ve Öcalan’ın koordinatörü olacağı Barış ve Siyasallaşma Kurulu acilen çalışmalarına başlamalı. Sayın Bahçeli’nin, ‘Siyasallaşma Koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişin hakkıdır’ ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri bu Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun çalışacağı siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşması. Bu nedenle Öcalan’ın özgür yaşam ve çalışma koşulları acilen sağlanmalıdır" diye konuştu.
‘KURUL SEMBOLİK OLMAMALI’
Hatimoğuları, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında ‘İzleme Komisyonu’na ilişkin, “Sayın Numan Kurtulmuş’un TBMM’de temsili bulunan bütün siyasi partilerle acilen görüşmesi lazım. Zaten kendisinin de yaptığı açıklamalara göre bu görüşmelerin gerçekleşeceğini ifade etti. Bu görüşmelerde özellikle Kurulun kurulma biçimi, görevi ve sorumlulukları hakkında görüş alışverişinde bulunulmalı. Kurulun kapsayıcılığı sağlanmalı ki sürecin daha geniş kesimlerce güçlü bir şekilde sahiplenilmesine katkı sunsun. Kurulun sembolik olmaması, işlevli olması siyasetin sorumluluğu ve süreçte oynaması gereken rol açısından hayati öneme sahiptir. Kurulun sahada gözlem yapan ve süreçteki tıkanıklık ile gecikmeleri tespit eden, rapor hazırlayan, gerektiğinde raflarda bekletilen birçok görüşü ortaya çıkaran, taraflarla görüşen, yol aldıran bir pozisyonda olması kurulu son derece işlevli kılacaktır” dedi.