16 yıllık çocuk özlemi İstanbul'da son buldu, 45 yaşında anne oldu
Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaşayan Zeynep (45) ve Cemal Dündar (40) çifti, 16 yıllık evlilikleri boyunca çocuk sahibi olabilmek için farklı şehirlerde tedavi gördü. Erkek kaynaklı kısırlığa bağlı olarak azospermi tanısı konulan Cemal Dündar, 3 kez mikro-TESE operasyonu geçirirken çift 3 kez tüp bebek tedavisi gördü. Şırnak’tan Diyarbakır’a, İzmir’den Ankara’ya ve son olarak İstanbul’a uzanan tedavi sürecinde olumsuz sonuçlar alan çift, İstanbul'da uygulanan kişiye özel tedavinin ardından çocuk sahibi oldu. Zeynep Dündar, 21 Ağustos'ta oğlu Yusuf'u dünyaya getirerek 45 yaşında anne oldu. Dündar, "Çok uğraştık ama sonunda muradımıza erdik. Annelik duygusunu kelimelerle ifade edemiyorum, tarifsiz bir his. İlerleyen yaşıma rağmen hiç vazgeçmedik. Allah’tan umudu hiç kesmedim. Anneliği yaşamak bu günlere kısmetmiş" dedi.
Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaşayan ve 2011 yılında evlenen Zeynep ile Cemal Dündar çifti, evliliklerinin ilk yıllarından itibaren çocuk sahibi olmak istedi. Doğal yollarla gebelik oluşmayınca Şırnak'taki doktorlara başvuran çiftin yapılan muayene ve tetkiklerinde, çocuk sahibi olmalarına engel olan problemin erkek kaynaklı olduğu belirlendi. Cemal Dündar'a azospermi tanısı konulurken doktorlar, çiftin çocuk sahibi olabilmesi için tüp bebek tedavisi önerdi. Bir süre ilaç tedavisi gören çift, tüp bebek tedavisi için Diyarbakır'a gitti. Burada Cemal Dündar'a mikro-TESE operasyonu uygulandı. İlk tedavi girişimi gebelikle sonuçlanmayınca farklı doktorların görüşünü almak isteyen çift, İzmir'e gitti. İzmir'de de tüp bebek tedavisi önerilen çift, mesafe nedeniyle tedaviye burada devam etmeyerek Şırnak'a döndü. Bir süre sonra yeniden tedavi olmaya karar veren çift, bu kez Ankara'ya gitti. Cemal Dündar, Ankara'da ikinci kez mikro-TESE operasyonu geçirdi. Ancak uygulanan ikinci tüp bebek tedavisinden de olumlu sonuç alınamadı.
Yaşadıkları olumsuzluklara rağmen çocuk sahibi olma isteklerinden vazgeçmeyen çift, İstanbul'da yakınlarının bulunması ve tedavi sürecinde konaklama imkanlarının olması nedeniyle son kez tedavi olmaya karar verdi. Bahçeci Tüp Bebek Merkezi'nde Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erol ile Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban'a başvuran çiftin ayrıntılı test ve tetkikleri yapıldı. Kapsamlı değerlendirmenin ardından bir süre ilaç tedavisi uygulanan Cemal Dündar, üçüncü kez mikro-TESE operasyonu geçirdi. Operasyonda elde edilen spermlerle embriyo oluşturuldu. Zeynep Dündar'ın ileri yaşı ve düşük yumurtalık rezervi dikkate alınarak kişiye özel tedavi planlandı. İstanbul'daki ilk tüp bebek denemelerinde gebelik elde edilen çift, 21 Ağustos'ta dünyaya gelen oğulları Yusuf'u kucaklarına aldı.
'ÜZÜNTÜDEN UYUYAMADIĞIMIZ, AĞLADIĞIMIZ ÇOK GECELER OLDU'
16 yıl boyunca çocuk sahibi olabilmek için mücadele ettiklerini belirten Cemal Dündar, "Gebelik haberini aldığımızda şaşkınlık, mutluluk, heyecan tüm duyguları bir arada yaşadık. 16 yıl boyunca baba olabileceğim duygusunu hiç hissetmemiştim, ilk kez hamilelik haberini alınca bu his yüklenmeye başladı. Tedavi sürecinde doktorlarımız bizimle bire bir ilgilendi. Bu da bize psikolojik olarak güç verdi. Onlara çok güvendik ve söylediklerini eksiksiz uyguladık. Geçmişe dönüp baktığımızda üzüntüden uyuyamadığımız, ağladığımız çok geceler oldu. Bir yandan umutlarımızı korumaya çalışıyorduk ama diğer yandan yaşımızın ilerlemesiyle hayatın gerçekleriyle yüzleşiyorduk. Tüm zorlu sürecin ardından oğlumuza kavuştuk çok şükür. Onun doğumuyla hayatımız tamamen değişti. Bir an önce işten eve gelmek istiyorum, oğlumun bir gülüşüyle bütün yorgunluğum gitmiş oluyor" dedi.
'ANNELİK DUYGUSUNU YAŞAMAK 45 YAŞIMDA KISMET OLDU'
45 yaşında anne olan Zeynep Dündar ise "Çok mutluyum. Çok uğraştık ama sonunda muradımıza erdik. Annelik duygusunu kelimelerle ifade edemiyorum, tarifsiz bir his. İlerleyen yaşıma rağmen hiç vazgeçmedik. Allah’tan umudu hiç kesmedim. Anneliği yaşamak bu günlere kısmetmiş" diye konuştu.
'YAPILAN MİKRO-TESE OPERASYONU İLE SPERM ELDE EDİLDİ'
Çifte uygulanan tedavinin ilk aşamasında erkek kaynaklı problemin çözümüne yönelik operasyonu gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erol, "Hastamız bize ilk geldiğinde dış merkezlerde geçirdiği iki mikro-TESE operasyonu vardı. Geçirmiş olduğu ilk mikro-TESE ameliyatında sperm bulunamadığı için bulunan yuvarlak spermatidlerle ROSİ tedavisi olmuş ancak embriyo gelişimi oluşamamış. Yine dış merkezde geçirdiği ikinci mikro-TESE operasyonunda ise sperm bulunamamış. Hastamız son olarak bize geldiğinde yapılan değerlendirmeler sonucunda uygulanan tedavide normal yoldan sperm çıkışı olmadığı için mikro-TESE ameliyatı yaptık. Operasyon ile güzel spermler saptandı; elde edilen spermlerle yumurtalar buluşturuldu ve güzel embriyolar oluştu. Yapılan transferin ardından gebelik gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
'İLERİ YAŞ VE DÜŞÜK YUMURTALIK REZERVİNDE KİŞİYE ÖZEL PLANLAMA ÖNEMLİ'
Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban da tedavi sürecinde Zeynep Dündar'ın yaşı ve düşük yumurtalık rezervi nedeniyle kişiye özel planlama yaptıklarını belirterek, "45 yaşında ve yumurtalık rezervi oldukça düşük olan hastamızda bizim için yalnızca elde edeceğimiz yumurta sayısı değil, yumurta kalitesi ve olgun yumurta elde edebilmek de büyük önem taşıyordu. Bu nedenle tedavi protokolünü az sayıda yumurta ile yola çıksak bile mevcut potansiyeli en verimli şekilde kullanabilmek amacıyla kişiye özel planladık. Tedavi boyunca hormon değerlerini ve folikül gelişimini yakından takip ettik" dedi.
'YUMURTA TOPLAMA İŞLEMİ İLE MİKRO-TESE OPERASYONUNU AYNI GÜNE PLANLADIK'
Tedavi sürecinde uygulanan yöntemleri anlatan Doç. Dr. Kaban, "Yumurta toplama işlemi ile eşinin mikro-TESE operasyonunu aynı güne planlayarak süreci koordineli yürüttük. Tedavi sonucunda elde ettiğimiz embriyoyu dondurduk ve transfer öncesinde acele etmek yerine transfer sürecine özel bir hazırlık yaptık. Bu dönemde tiroid fonksiyonlarını, kan şekeri değerlerini, vitamin düzeylerini değerlendirerek gerekli destekleri düzenledik ve değerlerin uygun seviyelere gelmesini bekledik. Transferimizi embriyonun rahim içine tutunmasını desteklemek amacıyla kullanılan EmbryoGlue solüsyonu eşliğinde gerçekleştirdik. Transferden 12 gün sonra aldığımız güzel haber aylar sonra daha büyük mutluluğa dönüştü. 16 yıldır hayalini kurdukları bebekleri sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. İleri yaş ve düşük yumurtalık rezervinde her hastanın yolculuğu farklıdır. Bu nedenle tedavi sürecini yumurtalık yanıtı, hormon değerleri, embriyo gelişimi ve transfer hazırlığını birlikte değerlendirerek kişiye özel planlamak büyük önem taşır" diye konuştu.