‘Çocukların yaşı, denge ve koordinasyon değerlendirmesinde önem taşıyor’
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Cüneyd Parlayan, çocuklarda denge ve koordinasyonu değerlendiren klinik ölçeklerin yaşa göre yorumlanmasının önemine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Çocuklarda değerlendirme yaparken yaş faktörünü mutlaka dikkate almak gerekiyor. Küçük yaşlarda gelişimsel olgunlaşmanın henüz tamamlanmamış olması, bazı testlerde daha düşük puanlarla karşılaşılmasına neden olabilir. Bu nedenle çocuklarda denge testlerinin yalnızca alınan puana göre değil, mutlaka yaşa göre yorumlanması gerekiyor” dedi.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Cüneyd Parlayan, çocukluk döneminde motor becerilerin gelişmeye devam ettiğini belirterek, testlerden elde edilen sonuçların yalnızca sayısal puan üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Araştırmacıların 4–12 yaş arasındaki sağlıklı çocuklarla yürüttüğü ve Frontiers in Neurology dergisinde yayımlanan çalışma, üç farklı değerlendirme ölçeğinin güvenilirliğini aynı grupta birlikte inceledi. Çalışmada, çocuklarda denge ve koordinasyonun değerlendirilmesinde kullanılan Pediatrik Denge Ölçeği (PBS), Ataksi Değerlendirme ve Derecelendirme Ölçeği (SARA) ile Kısa Ataksi Derecelendirme Ölçeği (BARS) sağlıklı çocuklarda birlikte değerlendirildi.
Araştırmanın klinik boyutuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Çalışmanın klinik aşamasında Çocuk Nöroloji Uzmanları Doç. Dr. Elif Acar Arslan ve Prof. Dr. Güzide Turanlı, çocukların denge ve koordinasyon becerilerinin değerlendirilmesi, klinik bulguların çocuk nörolojisi açısından ele alınması ve sonuçların gelişimsel özellikler doğrultusunda yorumlanması süreçlerine önemli katkılar sundu. Klinik değerlendirmeler ile istatistiksel analizlerin birlikte ele alınması, elde edilen bulguların daha kapsamlı yorumlanmasını sağladı” ifadelerini kullandı.
‘AYNI PUAN FARKLI YAŞLARDA FARKLI ANLAMLAR TAŞIYABİLİR’
Denge, koordinasyon ve ince motor becerilerin çocukluk boyunca gelişmeye devam ettiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Çocuklarda değerlendirme yaparken yaş faktörünü mutlaka dikkate almak gerekiyor. Küçük yaşlarda gelişimsel olgunlaşmanın henüz tamamlanmamış olması, bazı testlerde daha düşük puanlarla karşılaşılmasına neden olabilir. Dolayısıyla aynı test puanı, farklı yaşlardaki iki çocuk için aynı klinik anlamı taşımayabilir” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Çalışmamızda dengeyi değerlendiren PBS puanlarının yaşla birlikte arttığını gördük. Örneğin 56 puan üzerinden 48 puan, okul öncesi dönemdeki bir çocuk için olağan kabul edilebilirken, aynı puan 10 yaşındaki bir çocukta denge performansında azalmaya işaret edebilir. Bu nedenle çocuklarda denge testlerinin yalnızca alınan puana göre değil, mutlaka yaşa göre yorumlanması gerekiyor” diye konuştu.
‘34 SAĞLIKLI ÇOCUK 5 UZMAN TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLDİ’
Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Araştırmamıza 4–12 yaş arasında 34 sağlıklı çocuk dahil edildi. Çocukların değerlendirmelerini standart koşullarda gerçekleştirerek video kaydına aldık. Daha sonra bu kayıtlar, birbirlerinin verdiği puanları bilmeyen iki fizyoterapist ve üç çocuk nöroloğu olmak üzere toplam beş uzman tarafından bağımsız olarak değerlendirildi” ifadelerini kullandı.
Çalışmanın yöntemine ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Buradaki temel sorulardan biri, aynı çocuğu değerlendiren farklı uzmanların benzer sonuçlara ulaşıp ulaşmadığıydı. Bu nedenle tüm değerlendiricilerin aynı standart video kayıtlarını, birbirlerinin sonuçlarından bağımsız şekilde puanlaması sağlandı. Böylece ölçeklerin değerlendiriciler arasındaki güvenilirliğini karşılaştırma imkanı elde ettik” dedi.
‘PBS VE SARA’DA GÜVENİLİRLİK YÜKSEK ÇIKTI’
Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Beş uzmanın değerlendirmelerini birlikte ele aldığımızda, PBS ve SARA ölçeklerinde değerlendiriciler arası güvenilirliğin iyi, BARS ölçeğinde ise orta düzeyde olduğunu gördük. Ancak tek bir değerlendiricinin sonuçlarına baktığımızda PBS ve SARA’nın güvenilirliği orta düzeye inerken, BARS’ın güvenilirliğinin daha düşük kaldığını belirledik” diye konuştu.
BARS’taki sonucun uzmanlar arasındaki belirgin bir anlaşmazlıktan kaynaklanmadığını söyleyen Parlayan, şöyle devam etti:
“Sağlıklı çocuklarda ataksi bulguları doğal olarak çok sınırlı olduğu için BARS puanları ölçeğin alt sınırında kümeleniyor. Çocukların yüzde 20,6’sı BARS’tan sıfır puan aldı. Bu durum çocuklar arasındaki çok küçük farklılıkların istatistiksel olarak ayırt edilmesini zorlaştırıyor. Dolayısıyla ortaya çıkan düşük güvenilirlik değerinin, değerlendiricilerin birbirinden çok farklı puan vermesinden ziyade sağlıklı gruptaki puan dağılımının özelliğinden kaynaklandığını görüyoruz. Araştırmada çocukların yüzde 52,9’unun PBS’den en yüksek puan olan 56’yı aldığı da belirlendi”
‘FİZYOTERAPİSTLER VE ÇOCUK NÖROLOGLARI ARASINDAKİ PUANLAMA DA İNCELENDİ’
Çalışmada fizyoterapistler ile çocuk nörologlarının değerlendirmelerini de karşılaştırdıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “PBS’de iki meslek grubu arasında belirgin bir farklılık görülmedi. Buna karşılık fizyoterapistlerin SARA ve özellikle BARS ölçeğinde çocuk nörologlarına göre bir miktar daha yüksek puan verme eğiliminde olduğunu belirledik. Bu farklılığın, meslek gruplarının motor performansı değerlendirme yaklaşımlarındaki farklılıklardan kaynaklanabileceğini düşünüyoruz” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Fizyoterapistler hareketin niteliğindeki küçük farklılıklara daha fazla odaklanabilirken, çocuk nörologları gözlenen farklılığın nörolojik bir ataksi bulgusu oluşturup oluşturmadığını ön planda değerlendirebiliyor. Özellikle sağlıklı çocuklarda bulgular çok hafif olduğu için bu yaklaşım farklılıkları bazı ölçeklerde daha görünür hale gelebiliyor” diye konuştu.
‘SAĞLIKLI ÇOCUK VERİLERİ KLİNİK DEĞERLENDİRME İÇİN ÖNEMLİ’
Çalışmanın literatürdeki önemine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Bildiğimiz kadarıyla bu çalışma, PBS, SARA ve BARS ölçeklerini sağlıklı çocuklarda birlikte değerlendiren ve fizyoterapistlerle çocuk nörologlarının puanlamalarını karşılaştıran ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Elde ettiğimiz bulguların, çocuklarda denge ve koordinasyonun klinik değerlendirilmesinde önemli bir referans çerçevesi oluşturabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir çocuğun test sonucunun yalnızca aldığı puan üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Çocuğun yaşı, gelişimsel özellikleri ve kullanılan ölçeğin sağlıklı çocuklardaki davranışı birlikte ele alınmalı. Sağlıklı çocuklarda bu ölçümlerin nasıl dağıldığını bilmek, olası bir denge ya da koordinasyon bozukluğunu değerlendirirken klinisyene daha doğru bir karşılaştırma zemini sağlayabilir” dedi.
Çalışmada kız ve erkek çocuklar arasında üç ölçek açısından da anlamlı bir farklılık saptanmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Parlayan, “Bir sonraki adımda daha geniş katılımlı, çok merkezli ve farklı yaş gruplarını ayrıntılı biçimde ele alan çalışmaların yapılması önemli. Böylece çocuklara özgü, yaşa göre düzenlenmiş referans değerlerin oluşturulması ve klinik değerlendirmelerin daha da güçlendirilmesi mümkün olabilir” diye konuştu.
Araştırma, Doç. Dr. Elif Acar Arslan, Dr. Öğr. Üyesi Ece Gültekin, Dr. Öğr. Üyesi Gülsena Utku Umut, Arş. Gör. İrem Güney, Dr. Öğr. Üyesi Cüneyd Parlayan, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert ve Prof. Dr. Güzide Turanlı imzasıyla uluslararası hakemli Frontiers in Neurology dergisinde yayımlandı.