Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

‘Obezite ve genetik faktörler safra kesesi taşı oluşumuna zemin hazırlıyor’

Obezite, sık doğum yapma, hızlı kilo alıp verme ve genetik yatkınlık gibi faktörlerin safra kesesi taşı oluşumuna zemin hazırladığını belirten Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, safra kesesi taşlarının oluşumu ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

ABONE OL
İSTANBUL, (DHA)-

Karaciğerin alt yüzeyinde yer alan safra kesesi, karaciğerde üretilen safrayı depolayarak sindirime yardımcı oluyor. Yağlı yiyecekler tüketildiğinde, safra kesesi kasılarak safrayı ince bağırsağa gönderiyor. Ancak zamanla, çeşitli nedenlerle safra kesesinde taşlar oluşabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, bu taşların bazen belirti vermeden varlıklarını sürdürebileceğini, ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.

‘BAZI FAKTÖRLER RİSK ARTIRIYOR’

Safra kesesi taşı oluşumunda bazı faktörlerin riski artırdığını belirten Prof. Dr. Aydın, “Obez bireyler, sık doğum yapmış kadınlar, hızlı kilo alıp verenler, 40 yaş üstü bireyler ve beyaz tenli kişiler. Özellikle obezite cerrahisi geçiren veya haftada 1.5 kg’dan fazla kilo kaybeden bireylerde, ameliyattan sonraki 6 hafta içinde taş oluşma riski belirgin şekilde artmaktadır” dedi.

KOMPLİKASYONLAR VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Safra kesesi taşları bazen hiçbir belirti vermese de zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Aydın, “Safra kesesi iltihabı, safra yollarının tıkanması ve buna bağlı gelişen sarılık Pankreas iltihabı ve büyük taşlarda safra kesesi kanseri riski ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Aydın, günümüzde safra kesesi taşlarının böbrek taşları gibi eritilemeyeceğini veya ses dalgalarıyla kırılarak çıkarılamayacağını belirtti.

‘BELİRTİ VERMEDEN ULTRASONDA TESPİT EDİLEBİLİYOR’

Safra kesesi taşlarının genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğini belirten Prof. Dr. Aydın, taşların bazen hiçbir belirti vermeden, rastlantısal olarak karın ultrasonunda tespit edilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Aydın bu duruma asemptomatik safra kesesi taşı denildiğini ve vakaların yıllık yüzde 1-3 oranında semptomatik hale geldiğini genç bireylerde de ilerleyen dönemde belirti gösterebileceğini ifade etti. Safra kesesi alındığında, ana safra kanalının üç hafta içinde bu görevi üstlenerek sindirime yardımcı olmaya devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Aydın, “Özellikle şeker hastalarında ve genç bireylerde safra kesesi taşı tespit edildiğinde cerrahi müdahale öneriliyor” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler

  1. Bakan Memişoğlu: Mobil KETEM araçlarımızla 515 bini aşkın vatandaşımıza ulaştık
  2. Uzmanından mevsimsel saç dökülmesi uyarısı
  3. Menisküs kaybına hastanın kendi dokusundan çözüm
  4. Halk Sağlığı Haftası’nın 6'ncı gün teması; 'Bedenini Dinle, Harekete Geç'
  5. Prof. Dr. Ensari: PMOS yalnızca yumurtalıkları ilgilendiren bir durum değil
  6. ‘Minoksidil kullanımının başlangıcında geçici saç dökülmesi görülebiliyor’
  7. ‘Okul döneminde çocukların göz sağlığına ekran ve yakın çalışma uyarısı’
  8. 'Çocuklarda hareket gelişimindeki gecikmeler göz ardı edilmemeli'
  9. Bakan Memişoğlu: Tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla kişiye ücretsiz ilaç desteği sağladık
  10. 81 ilde 12 milyondan fazla kişiye doğru sağlık bilgisi ulaştırıldı

© Copyright 2026

DHA