Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

‘Su yerine tüketilen asitli içecekler böbrek sağlığına zarar veriyor’

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşmasına ve kristal oluşumuna zemin hazırlıyor. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor. İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerekir. ” dedi

ABONE OL
İSTANBUL, (DHA)-

Ramazan ayında uzun saatler süren susuzluğu iftar sonrasında yanlış içeceklerle gidermeye çalışmak, böbrek sağlığına zarar veriyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Ramazan ayında uzun saatler süren susuzluğu iftar sonrasında yanlış içeceklerle gidermeye çalışmak, böbrek sağlığına zarar veriyor. ‘Çok sıvı alıyorum’ düşüncesiyle su yerine tüketilen asitli içecekler, şekerli meyve suları ve aşırı çay-kahve, vücudun ihtiyaç duyduğu nemi sağlamadığı gibi böbrek taşı oluşumuna da davetiye çıkarıyor” dedi.

‘ASİTLİ VE ŞEKERLİ İÇECEKLER SUYUN YERİNE GEÇMEZ’

Daha önce böbrek taşı ameliyatı geçirenler, ailesinde taş öyküsü bulunanlar ve daha önce taş düşüren hastaların risk grubunda olduğunu belirten Doç. Dr. Ersöz, “Böbrek taşı öyküsü bulunan kişiler özellikle dikkatli olmalı. İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerekir. Suyun zamana yayılarak içilmesi ramazanda büyük bir öneme sahip. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor. İşlenmiş, tuzlu ve aşırı proteinli gıdalardan da kaçınılması gerekiyor” dedi.

‘LAZER ENERJİSİYLE TAŞ KIRMA İŞLEMLERİ’

Aktif taş hastalığı bulunan ya da yakın zamanda taş ameliyatı geçiren kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Ersöz, “Bulantı ve kusmayla başlayan yan ağrısı, idrarda kanama ve ateş gibi şikayetler varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı ve ardından bir üroloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Hastaların çoğunda küçük taşlar kendiliğinden düşebiliyor. Ancak 4 milimetreden büyük ve düşmeyen taşlarda müdahale gerekebiliyor. Bu tür durumlarda genellikle endoskopik yöntemleri tercih ediyoruz. İdrar kanalından doğal yollarla ulaşılarak lazer enerjisiyle taş kırma işlemleri uygulanabiliyor” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler

  1. ‘Çocukların okul başarısında dengeli beslenme önemli’
  2. ‘Topuklu ayakkabı hemoroid olma olasılığını tetikliyor’
  3. ‘Prostat kanserinde tedavi kişiye özel olarak planlanmalı’
  4. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’ne TÜSKA’dan ‘Altın Akreditasyon’
  5. Prof. Dr. Fethi Gül: Yoğun bakımdaki sepsisli hastaların yarısı 30 gün içinde yaşamını yitiriyor
  6. 'Her 10 kadından birinde PMOS görülebiliyor’
  7. ‘Gizli şekerler ve katkı maddeleri risk oluşturuyor’
  8. 'Alzheimer hastalarının sosyal hayatın içinde kalması önemli'
  9. 'Siyatik ağrısı önemli omurga problemlerinin habercisi olabilir'
  10. Uzmanı Uyardı: Ağır okul çantası çocukların omurga sağlığını tehdit ediyor

© Copyright 2026

DHA