Adana - SMA’lı Yasmin Elif’in ölümünün araştırılmasına ilişkin soruşturma izni reddedildi, aile karara itiraz etti
Adana - SMA’lı Yasmin Elif’in ölümünün araştırılmasına ilişkin soruşturma izni reddedildi, aile karara itiraz etti
ADANA’da 40 günlükken SMA Tip 1 teşhisi konulan, Dubai’de gördüğü tedavinin ardından döndüğü kentte enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı hastanede 4 ay önce hayatını kaybeden Yasmin Elif Salman’ın (4) solunum cihazında yaşanan sorun nedeniyle öldüğü iddialarının ardından olaya ilişkin bilirkişi atandı. Bilirkişinin raporu doğrultusunda sorumlu doktor ve hemşire hakkında talep edilen soruşturma izni, Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından reddedildi. Karara itiraz dilekçesini sunduğu adliye önünde açıklama yapan anne Hilal Salman, “Ben susmayacağım, bu işin peşini bırakmayacağım. Çünkü ben ciğerinin yarısını toprağın altına vermiş bir anneyim” dedi.
Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’nde oturan kurye Vedat Salman (28) ile ev kadını Hilal Salman (27) çiftinin ilk çocukları Yasmin Elif’e, 40 günlükken SMA Tip-1 teşhisi konuldu. Teşhis sonrası aile, gen tedavisi için valilik onaylı kampanya başlattı. Kampanya sürecinde Yasmin Elif, 27 Nisan 2022’de İstanbul’dan tedaviden dönerken ambulansın devrilmesi sonucu yaralandı. Kahramanmaraş merkezli depremlere ise oturdukları 19 katlı binada yakalanan Yasmin Elif, 9 cihaza bağlı halde evinden çıkarıldı. Yasmin Elif’e Mayıs 2023’te tedavi için gerekli para toplandı ve Dubai’de tedavi gördükten sonra kente döndü.
İHMAL İDDİALARI GÜNDEME GELDİ
Salman ailesinin mutluluğu kısa sürdü ve evde rahatsızlanan Yasmin Elif, 17 Şubat 2025’te kentteki özel bir hastaneye kaldırıldı. Doktoru tarafından, iddiaya göre; Yasmin Elif Salman’ın evde kullandığı eski solunum cihazının artık kullanılmayacağı, yeni bir cihaza geçileceği söylendi. Gece vardiyasındaki hemşirenin, Yasmin Elif’i yeni solunum cihazına bağladığı ancak cihazı çalıştırmadığı ileri sürüldü. Aile konuyla ilgili şikayette bulundu. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Kalbi duran Yasmin Elif Salman, 7 aydır tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti. Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsisinin ardından ailesi tarafından alınan Yasmin Elif’in cenazesi, 4 ay önce Küçükoba Mezarlığı’nda toprağa verildi.
BİLİRKİŞİLER SORUŞTURMA İZNİ İSTEDİ
Bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde, Yasmin Elif Salman’ın tüm tedavi sürecinin tıbbi, teknolojik ve idari yönden aydınlatılmasının tüm iddialar üzerinden daha kapsamlı bir soruşturma sürecinden sonra mümkün olduğuna ve ileri bir araştırmaya ihtiyaç duyulduğuna kanaat getirildi. Sonuç olarak bilirkişiler, hastanede görevli sorumlu doktor ve hemşire hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiğini bildirdi. Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bilirkişi heyetinin görüşü doğrultusunda hastanede görevli sorumlu doktor ve hemşire hakkında soruşturma izni verilmesi talep edildi. Ancak Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bu kişilerin hastanın tanı, tetkik, takip ve tedavisinde herhangi bir ihmal ya da kusurunun olmadığı gerekçesiyle soruşturma izni talebinin reddine karar verildi.
ACILI ANNE GÖZYAŞI DÖKEREK İTİRAZ DİLEKÇESİ VERDİ
Adana Adliyesi’ne giderek Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun kararına yönelik itiraz dilekçesi veren Salman ailesi, burada Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Acılı anne Hilal Salman, olayda ihmallerin yaşandığını vurgulayarak, kararın kurul tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Salman, “Kızım Yasmin, SMA Tip 1 tanılı bir çocuktu ve hayatı solunum cihazlarına, yoğun bakım kararlarına ve saniyelerin bile geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı bir hastalığa sahipti. Ne yazık ki 4 ay önce bir ihmal yüzünden ben çocuğumu toprağın altına verdim. İhmal diyorum çünkü tüm yoğun bakım ekibinin verdiği ifadeler ve çok kısa bir süre sonra sorumlu hemşirenin işten çıkartılması sonucunda küçücük 4 yaşındaki çocuğumun hakkını savunmak için ben aylar öncesinde kendimi yargıya teslim ettim” diye konuştu.
15 CİHAZDAN 6’SININ LOG KAYITLARI YOK
Hilal Salman, “Mahkemenin atadığı yüksek elektrik elektronik mühendisi olan bilirkişi, hastaneye inceleme yapmaya gittiğinde doktor beyin verdiği beyanda, ‘Yasmin tek bir cihaza bağlıydı’ dediği için sadece o cihaz ve Yasmin’in ev tipi cihazı arasında inceleme yapıldı. Bu inceleme sonucunda 1 saat 13 dakikalık bağlantı kopukluğu durumu tespit edildi. Aynı zamanda bilirkişi olarak atanan Yüreğir Devlet Hastanesi’nin yaptığı tahkikatta ise doktor beyin, ‘Yasmin hastane cihazına bağlıyken kalbi durdu. Envanterimizde 15 cihaz vardı. Hangi cihaza bağlı olduğu tespit edilemiyor’ yönündeki beyanının ardından da bu cihazların sadece 9’unun log kayıtlarını bilirkişilere gönderdiler. Bu cihazların 6’sının log kayıtları sunulmadı. İncelenen cihazlarda da hasta adı, soyadı gibi bilgiler bulunmuyor. Dolayısıyla bu cihazların hangi hastaya bağlı olup olmadığı da belli değil” ifadelerini kullandı.
‘BU, YOĞUN BAKIMLARDA YATIP SESİ ÇIKMAYAN TÜM ÇOCUKLARIN MESELESİDİR’
Bilirkişilerin tüm bu eksiklikleri ve dosyadaki ses kayıtları, video ve belgelerle birlikte ileri bir araştırma açısından sorumlu doktor ve hemşire hakkında soruşturma izni talep ettiğini ancak karara ret geldiğini söyleyen Salman, şöyle devam etti:
“Bu sadece Yasmin’in meselesi değil, yoğun bakımlarda yatıp sesi çıkmayan tüm çocukların meselesidir. Ben susmayacağım, bu işin peşini bırakmayacağım. Çünkü ben ciğerinin yarısını toprağın altına vermiş bir anneyim. Onu geri döndüremiyorum. Bir rüzgargülünden medet umuyorum. Her gün mezarlığa gittiğimde ‘Anneciğim beni özledin mi’ diyorum. Buradan sevgili Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; tek istediğim soruşturma izninin verilip evladımın hakkının yerde kalmamasıdır. Adaletin sadece burada bir yazı olarak kalmamasını, 4 yaşında toprağın altında olan çocuğumun sorumlularının cezasını çekmesini istiyorum.” (DHA)