Ankara - BİNSENDER'den kök hücre bağışını artırma projesi
Ankara - BİNSENDER'den kök hücre bağışını artırma projesi
BİN Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) tarafından kök hücre bağışını artırmak ve lösemi hakkındaki yanlış bilgileri ortadan kaldırmak amacıyla 'Bir Silgi Bir Umut-Lösemiyi Birlikte Siliyoruz' projesi hayata geçiriliyor. BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, "Kök hücre bağışına ilişkin kaygıların yerini doğru bilginin almasını istiyoruz" dedi.
Ankara'da 'Bir Silgi Bir Umut- Lösemiyi Birlikte Siliyoruz' projesine ilişkin tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıya, BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, TÜRKÖK kök hücre vericisi Muharrem Kara, Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ve Prof. Dr. Hakan İsmail'in yanı sıra lösemi hastaları ve hasta yakınları katıldı. BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, 'Bir Silgi Bir Umut' projesinin, lösemi başta olmak üzere hematolojik kanserlerle mücadele eden hasta ve aileleriyle yıllardır yürütülen çalışma ve hastane ziyaretlerindeki deneyimin sonucunda ortaya çıktığını belirtti.
'KURULUŞ HİKAYEMİZ, OĞLUMUN MÜCADELESİNE DAYANIYOR'
Kuzucu "Derneğimizin kuruluş hikayesi, oğlum Erdi’nin lösemi mücadelesine dayanıyor. Onun tedavi sürecinde yaşadıklarımız, bir hastanın bu yolculukta ne kadar çok desteğe, doğru bilgiye ve umuda ihtiyaç duyduğunu bana gösterdi. Erdi’nin bize bıraktığı en kıymetli miras, umudu kaybetmemekti. Bugün 'Bir Silgi Bir Umut-Lösemiyi Birlikte Siliyoruz' projesiyle bu umudu başka hastalara ulaştırmak ve çoğaltmak istiyoruz. Bu süreçte hastalarımızın tedavinin yanı sıra çok farklı güçlüklerle karşılaştığını görüyoruz. Uzun hastane yatışları, yoğun tedavi dönemleri, çalışma ya da eğitim hayatına ara verme, sosyal yaşamın kısıtlanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik hastalarımızın yaşamını doğrudan etkileyebiliyor. Aynı süreci hasta yakınlarımız da yaşıyor" dedi.
'36 BİN 905 HASTA-BAĞIŞÇI EŞLEŞMESİ GERÇEKLEŞTİ'
Ağustos 2026’da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hemşirelik Dergisi’nde yayımlanan ve yüksek doz kemoterapi alan 158 hematolojik kanser hastasının değerlendirildiği araştırmada, katılımcıların yüzde 67,1’ini lösemi hastaları oluşturduğunu belirten Kuzucu, "Hastaların genel yaşam kalitesi puanı 100 üzerinden 39,82 olarak ölçüldü. Sosyal işlev alanındaki sorunlar ve lösemi hastalarındaki yüksek semptom yükü dikkat çekti. Haziran 2026’da Türkiye’de gerçekleştirilen başka bir araştırmada ise hasta yakını annelerle yapılan görüşmelerde sosyal yaşamdan uzaklaşma, aile içindeki rollerin değişmesi, ekonomik güçlükler, ulaşım ve tedavi giderleri, iş ve gelir kaybı, kaygı ve stres öne çıktı. Bu veriler, bize önemli bir tablo sunuyor. Hematolojik kanserlerle mücadele, hastayı ve ailesini birlikte etkileyen çok boyutlu bir süreçtir. Bu mücadelenin kritik başlıklarından biri de kök hücre naklidir. Bazı hematolojik hastalıklarda uygun kök hücre bağışçısının bulunması tedavi sürecinde hayati bir aşamaya dönüşebiliyor. Tam bu noktada toplumun katkısı büyük önem taşıyor. Uygun eşleşmenin sağlandığı durumlarda, kök hücre bağışıyla yaşatmak mümkün. Kök hücre bağışçısı olmak, hiç tanımadığımız bir insanın uygun eşleşmeye ulaşma ihtimalini artıran gönüllü ve çok kıymetli bir adım. Türkiye’de sağlık sistemimiz, hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız ve ilgili kamu kurumlarımız hematolojik hastalıkların tedavisi ve kök hücre bağış sisteminin geliştirilmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. 2014-2026 yılları arasında 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesinin gerçekleştirildiği, 8 bin 500 kişiden kök hücre toplama işleminin başarıyla tamamlandığı aktarılıyor. Bu rakamların her birinin arkasında bir hasta, onunla birlikte süreci yaşayan bir aile ve gönüllü olmuş bir bağışçı bulunuyor. Bağışçı havuzunun genişlemesi, daha fazla insanın doğru bilgiye ulaşması ve gönüllü bağışçılığı bilinçli biçimde değerlendirmesi, uygun eşleşme bekleyen hastalar açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.
'ORGAN BAĞIŞI İLE KARIŞTIRILIYOR'
Kök hücre bağışına ilişkin yanlış bilgi ve kaygıların olduğunu söyleyen Kuzucu, "Bağış süreci zaman zaman büyük bir ameliyat olarak düşünülüyor, ağır ve çok sancılı bir işlem olduğu sanılıyor. Kök hücre bağışı organ bağışıyla karıştırılabiliyor. Bu yanlış bilgiler potansiyel bağışçıların sürece mesafeli yaklaşmasına yol açabiliyor. Bağışçı havuzunun genişliği ise uygun eşleşme bekleyen hastaların şansını doğrudan etkiliyor. Bu noktada bağışçının kararını bilinçli ve kararlı biçimde vermesi de büyük önem taşıyor. Çünkü uygun eşleşmenin ardından hasta nakil sürecine hazırlanırken bağışçının vazgeçmesi, tedavi gören kişi için çok ağır sonuçlar doğurabiliyor. Hastanın büyük bir umutla beklediği eşleşmenin sürdürülebilmesi, bağışçının süreç boyunca taşıdığı sorumlulukla doğrudan bağlantılı. 'Bir Silgi Bir Umut-Lösemiyi Birlikte Siliyoruz' projesi tam olarak bu ihtiyaçtan doğdu. Projemizle bir yandan lösemi ve kök hücre bağışı hakkındaki yanlış bilgileri azaltmayı, diğer yandan hastaların ve ailelerinin gerçek yaşam deneyimlerini görünür kılmayı amaçlıyoruz. Projenin sembolü olarak turuncu bir silgi seçtik. Bu silgi bizim için güçlü bir anlam taşıyor. Yanlış bilgiyi silmek istiyoruz. Önyargıları azaltmak istiyoruz. Kök hücre bağışına ilişkin kaygıların yerini doğru bilginin almasını istiyoruz. Ve açılan bu alana bilimsel bilgi, farkındalık, gönüllülük ve dayanışma yerleştirmek istiyoruz" dedi.
'3 TÜP KANLA GÖNÜLLÜLÜK YOLCULUĞU BÜYÜYEBİLİYOR'
Bir kişinin kök hücre bağışı hakkında doğru bilgiye ulaşmasının bugün bir farkındalık yaratabileceğine dikkat çeken Kuzucu, "Yarın o kişinin gönüllü bağışçı olması, uygun eşleşme bekleyen bir hastanın yaşamına dokunabilir. Kök hücre bağışıyla yaşatmak mümkün. Bazen bu umut yalnızca 3 tüp kanla başlayan bir gönüllülük yolculuğuyla büyüyebiliyor. Özellikle genç ve kararlı bağışçıların sisteme katılması, uygun eşleşme bekleyen hastalar için çok kıymetli. 18-35 yaş arasındaki her yeni gönüllü, bir hastanın kendisiyle uyumlu bağışçıya ulaşma ihtimalini artırıyor. Belki de bir hastane odasında, kendisi için gelecek o telefonu bekleyen bir hastanın umudu siz olabilirsiniz" diye konuştu. (DHA)
Haber-Kamera: Ruken KADIOĞLU-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)