Bakan Fidan, Almanya'ya gidiyor
Bakan Fidan, Almanya'ya gidiyor
ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, 'Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı' kapsamında yarın Almanya'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre; Bakan Fidan, 'Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı' çerçevesinde yarın Almanya'ya resmi bir ziyarette bulunacak. Dışişleri Bakanı Fidan ile Almanya Federal Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un eş başkanlıklarında Berlin'de düzenlenecek Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı kapsamında ikili ilişkiler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, güvenlik ve savunma ile bölgesel meseleler konulu çalışma grupları bir araya gelecek, ardından hazırlanan raporları bakanlara sunacaklar.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerçekleştireceği görüşmelerde; Türkiye ile Almanya arasında son dönemde yoğunlaşan üst düzey temasların ikili ilişkilerde oluşturduğu yapıcı atmosferden ve güçlenen diyalogdan duyulan memnuniyeti ifade etmesi, Stratejik Diyalog Mekanizması'nın ikili ilişkilerin stratejik boyutunu değerlendirmek ve dışişleri bakanlıkları arasındaki iş birliği ile eş güdümü kuvvetlendirmek açısından faydalı bir zemin teşkil ettiğini belirtmesi, toplantı nedeniyle gerçekleştirilecek görüşmelerin ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesine ve mevcut iş birliği alanlarının derinleştirilmesine katkı sağlayacağına olan inancını dile getirmesi, Almanya'daki Türk toplumunun Türkiye-Almanya ilişkilerinin beşeri boyutunu güçlendiren asli bir unsur olduğuna dikkat çekmesi ve Türk toplumunun huzur, güvenlik ve refahına önem verildiğini yinelemesi öngörülüyor.
Bakan Fidan'ın ayrıca, iki ülke arasındaki güçlü ticari ve ekonomik ortaklığın daha ileri taşınması ile karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik imkanları değerlendirmesi; bağlantısallık, yüksek teknoloji, dijitalleşme ve yeşil enerji alanlarındaki mevcut iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşıma iradesini vurgulaması, ilerleyen dönemde gerçekleştirilecek Enerji Forumu ile Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi toplantılarının 60 milyar dolarlık ortak ticaret hacmi hedefi doğrultusunda ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve iş birliğinin yeni ufuklara taşınması açısından önemli katkılar sağlayacağını belirtmesi, Avrupa'yı Türkiye üzerinden Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Orta Asya'ya bağlayan bağlantısallık projelerinin iş birliği açısından önemli bir potansiyel barındırdığının altını çizmesi, Almanya ile askeri ilişkilerin ve savunma sanayi alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik hayata geçirilebilecek ortak projelere ilişkin fikir alışverişinde bulunması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Şansölye Merz arasında varılan mutabakat doğrultusunda, Beşinci Savunma Sanayii İş Birliği Toplantısı'nın 2026 yılı içinde düzenlenmesinin bu alanındaki ortaklığı daha ileri taşıyacağına dikkat çekmesi bekleniyor.
Öte yandan Bakan Fidan'ın görüşmelerde, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin başlatılması ve Vize Serbestisi Diyaloğu’nun yeniden canlandırılmasının önemini vurgulaması, Almanya'nın Gümrük Birliği'nin güncellenmesine vereceği desteğin Türkiye-Almanya ekonomik ortaklığının tüm potansiyelinin ortaya çıkarılması açısından kritik önem taşıyacağının altını çizmesi, Türkiye'nin AB öncülüğündeki güvenlik ve savunma girişimleri, projeleri ve stratejilerine dahil edilmesinin gerekliliğini vurgulaması, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin sağlanması ve bölgesel istikrarın tesisine yönelik çok taraflı çabaların önem taşıdığının altını çizmesi, Türkiye'nin, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın kalıcı olarak sonlandırılmasına yönelik çabalara olan desteğini sürdüreceğini ifade etmesi, Ukrayna ile Rusya arasındaki doğrudan görüşmelerin, savaşın adil ve kalıcı bir çözümle sonlandırılması için büyük önem taşıdığını; bu çerçevede, Türkiye'nin, Ukrayna-Rusya diyaloğunun yeniden tesisi için ilgili tüm aktörlerle eş güdüm içinde çaba göstermeye devam edeceğini belirtmesi, İsrail’in yayılmacı politikalarının bölgedeki istikrarsızlığın ve güvensizlik ortamının başlıca nedeni olduğunu vurgulaması, uluslararası toplumun, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla daha etkin sorumluluk üstlenmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. (DHA)