Bakan Fidan, Bangladeşli mevkidaşı Khalilur Rahman ile görüştü (2)
Bakan Fidan, Bangladeşli mevkidaşı Khalilur Rahman ile görüştü (2)
BAKAN FİDAN: ÖNCELİĞİMİZ, TÜRKİYE'NİN SAVAŞA ÇEKİLMESİNE MÜSAADE ETMEMET
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulunan Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, "İranlı meslektaşımla son olaydan sonra da görüştük. Kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Bir numaralı önceliğimiz savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak, mümkün olan en kısa şekilde hemen, mümkünse sonlanması ve hiçbir şekilde Türkiye'nin bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek" dedi.
İki ülke arasında ticaret, yatırım ve savunma sanayi gibi alanlarda atabilecek çok adım olduğunu aktaran Bakan Fidan, Şu anda ikili ticari hacmimiz, var olan potansiyeli çok fazla yansıtmıyor. Bangladeş ile 1,3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu yükseltmemiz gerekmekte. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız Güney Asya'nın ve bölgemizin istikrar ve refahına da doğrudan katkı sağlayacaktır" îfadelerini kullandı.
'İNSANİ YARDIMLARIN DEĞERİ 80 MİLYON DOLAR'
Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedinin devam ettiğine dikkat çeken Fidan, şunları söyledi:
"Bangladeş 1 milyondan fazla Rohingyalıya ev sahipliği yaparak tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Bangladeşli kardeşlerimizin Rohingya Müslümanlarına gösterdikleri örnek misafirperverlik ve insani duruş takdire şayandır. Bizler de bu yükü paylaşmak, Rohingyalıların yaşadığı acıları hafifletmek ve Bangladeş'e destek olmak amacıyla yardımlarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Ülkemiz tarafından sağlanan insani yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumda. TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Rohingya Müslümanlarının güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine geri dönmelerini teminen uluslararası gelişmeleri de çok yakından takip etmekteyiz. Bu çerçevede Gambia tarafından Uluslararası Adalet Divanı nezdinde açılan dava da dahil olmak üzere uluslararası hukuki girişimleri desteklemekteyiz."
'ANLAYIŞIMIZ TAVİZ VERECEĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ'
Bölgenin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahının Türk dış politikasının temel öncelikleri arasında yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, şöyle devam etti:
"Ancak ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablonun yalnızca bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak gayretlerimizi tamamen bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Biliyorsunuz dün ülkemize yönelen bir füze daha havada etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz."
'İSRAİL’İN SOYKIRIMA YÖNELMESİNDEN ENDİŞELİYİZ'
Bölgeyi saran çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunların görmezden gelinmeyeceğine dikkat çeken Bakan Fidan, "Çok uzun süredir Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarının ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail'in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümeti, Gazze'de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria'da yeni bir oldubitti yaratmaya yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria'da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yanda İsrail'in Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatması bölgemize yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail Lübnan'ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu'nun Hizbullah'la mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden açıkçası endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun İsrail'in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir" diye konuştu.
'ENDİŞEMİZ İÇİNDEN ÇIKILAMAZ BİR SARMALA DÖNÜŞMESİ'
Belli tutumlar ve tavırların devam etmesi halinde, savaşın öngörülemez bir yayılmaya gideceğini daha önce söylediklerini hatırlatan Bakan Fidan, "Bu noktada savaşın bir an önce durması ve diplomasi masasına dönülmesi gerekmekte. Aksi takdirde bölgede bu savaşın daha fazla yayılmaya başladığını göreceğiz. Bizim en büyük endişemiz, bölgede saldırılar devam ettikçe, İran'a yönelik saldırılar devam ettikçe, İran'ın da bölge ülkelerine saldırıları devam ettikçe, bunun giderek daha büyük, içinden çıkılamaz bir sarmala dönüşecek olmasıdır. Bunu engellemek gerekiyor. Bu saldırılar sadece bölgedeki ülkeleri tehdit etmekle kalmıyor. Maalesef bu savaş aynı zamanda dünya ekonomisine de büyük bir zarar verme potansiyeline sahip. Bunun ilk etkilerini dünya ekonomisi hissetmeye başladı. Umarım kalıcı olmaz. Bunun olmaması için de elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız. Provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi.
'BİR AN ÖNCE DİPLOMASİ MASASINA DÖNÜLMELİ'
Türkiye'nin caydırıcılık ve askeri kabiliyetlerinin son derece yüksek olduğuna işaret eden Fidan, şöyle konuştu:
"Stratejik olarak, hikmetli olarak düşündüğümüz zaman, bizim gücü ne zaman ve nerede kullanacağımız konusunda her zaman için bir fikrimiz var. Ama bu savaş şu anda diplomasinin bir an önce işlemesi gereken bir savaş. İran'a yapılan saldırılar bir an önce durmalı. İran'ın da bölgedeki ülkelere yaptığı saldırılar durmalı ve bir an önce diplomasi masasına dönülmeli. Bu noktada diğer ülkeler de provokasyona gelmemeli. Biz bu noktada elimizden geleni yapıyoruz. İranlı meslektaşımla son olaydan sonra da görüştük. Kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir talimat vermediklerini, saldırı ile ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabi elde de teknik veriler var, başka konular var. Biz bu iki gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Farklı düzeylerde, askeri düzeyde, bizim düzeyimizde bunlar şu anda konuşuluyor. Dediğim gibi bizim bir numaralı önceliğimiz savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak, mümkün olan en kısa şekilde hemen, mümkünse sonlanması ve hiçbir şekilde Türkiye'nin bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek." (DHA)
Kübra SONKAYA/ANKARA, (DHA)
FOTOĞRAFLI