Bakan Göktaş: Sosyal medya düzenlemesi, suç şebekeleriyle mücadelenin önemli bir ayağı
Bakan Göktaş: Sosyal medya düzenlemesi, suç şebekeleriyle mücadelenin önemli bir ayağı
Aliekber METE-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, suça sürüklenen çocuklarla ilgili, "Medya yöneticilerinden içerik üreticilerine kadar herkesin sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Bu noktada, 15 yaş altı için sosyal medya düzenlemesinin; çocuklara ulaşan, onları suça teşvik eden ve dijital mecralarda örgütlenen suç şebekeleriyle mücadelenin önemli bir ayağı olduğunu görmek gerekiyor" dedi.
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantıya katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, komisyona sunum yaptı. Bakan Göktaş, komisyonun yürüttüğü çalışmaları stratejik bir adım olarak gördüklerini belirterek, komisyonun ortaya koyacağı tespit ve önerilerin sosyal hizmetler açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
'HEPİMİZİ DERİNDEN ÜZDÜ'
Bakan Göktaş, "Son dönemde hepimizi derinden etkileyen olaylara şahit olduk. Bu elim olaylar, yeni nesil şiddetle birlikte suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdi. Bu konunun merkezinde ise iki gerçek var. Birincisi, toplumun adalet beklentisi, ikincisi ise çocukların suça itilmesini üreten risk zinciridir. Etkin soruşturma, hızlı yargılama ve mağdurun korunması toplumsal adaletin bir gereğidir. Ahmet Mattia'nın, Atlas'ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki; adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Suça sürüklenen çocuğu, suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır" dedi.
'ŞİDDET DİLİNİN YAYILMASI RİSKİ BÜYÜTÜYOR'
Bakan Göktaş, suça sürüklenmeyi erken aşamada durdurmak için koruyucu önleyici sistemi güçlendirmek istediklerini kaydederek, "Karşılaştığımız vakalar, suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil; birikerek büyüyen bir risk zinciriyle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu zincirin ilk halkasında sıklıkla okuldan kopma var; devamsızlık, disiplin sorunları, akran zorbalığına karışma ya da zorbalığa maruz kalma, okul çevresinde riskli gruplarla temas; hepsi erken uyarı niteliği taşıyor. İkinci halkada sağlıksız aile içi dinamikleri görüyoruz; ihmal, şiddet, bağımlılık, parçalanmış aile dinamikleri veya bakım yükünün artması çocuğu dış dünyadaki tehlikelere karşı korumasız bırakabiliyor. Üçüncü halkada sokak ve akran çevresi var; gruba ait olma ihtiyacı, kolay para vaadi, suç örgütlerinin etkisi, silah taşımaya özendirme ve normalleşen şiddet dilinin yayılması bu riski büyütüyor. Dördüncü halkada medya ve dijital alan bulunuyor; dijital zorbalık, suça teşvik, riskli içerik, çevrimiçi istismar ve suç gruplarının çocuklara erişimi bugün suça sürüklenme zincirinin önemli bir parçasıdır. Şiddeti yücelten içerikler, linç kültürü, suçun özendirildiği paylaşımlar ve çevrim içi meydan okuma pratikleri saldırgan davranışlarını tetikleyebiliyor" diye konuştu.
'ÇOCUKLARIN ORTALAMA DİKKAT SÜRESİ YÜZDE 30 AZALDI'
Bakan Göktaş, çocukların sosyal ilişki ve yaşamlarında zayıflama ve izolasyon yaşadıklarına işaret ederek, "Dünya genelindeki durum da benzer bir tabloya işaret ediyor. Pek çok ülkede şiddet artık istisnai bir olay değil; ev, sokak, okul ve dijital alan arasında hızla dolaşan bir tetiklenme iklimi içinde daha görünür hale geliyor. Özellikle ergenlerde öfke eşiği düşüyor. Çocuklar sabretmeyi öğrenemiyor. Günlük anlaşmazlıklar kısa sürede fiziksel şiddete dönüşebiliyor. Uluslararası literatürde bu eğilim, toplumsal gerilimin ve öfkenin yükseldiği bir döneme işaret eden kavramlarla tartışılıyor. Hız, haz ve teknoloji döngüsü; özellikle ergenlik döneminde dürtü kontrol bozukluğuna ve olumsuz akran etkisine açıklığı artırıyor. Bilimsel veriler çocukların ortalama dikkat süresinin, son 10 yılda en az yüzde 30 oranında azaldığını söylüyor. Artık bir çocuğun konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor. Bu, derse odaklanamayan, dikkati en ufak uyaranla bölünen, dünyayı bir bütün olarak algılayamayan milyonlarca çocuk demektir" dedi.
'TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE GÖREV DÜŞÜYOR
Bakan Göktaş, pek çok ülkede çocukların suça sürüklenmeyi yalnızca 'ceza' başlığı altında ele almanın saldırgan davranışı tekrarlama riskini düşürmediğini kaydederek, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya genelinde gençler arası şiddetin akran zorbalığından çete bağlantılı şiddete kadar geniş bir yelpazede seyrettiğini raporluyor. Her yıl 15-29 yaş grubunda yaklaşık 193 bin gencin şiddet nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor. UNICEF’in verileri ise dünya genelinde okullarda yaklaşık her 3 öğrenciden birinin akran zorbalığına maruz kaldığını gösteriyor. Bu çalışmalar, çevrim içi zorbalığın yaygınlaştığına ve çocukların eğitim süreçlerini dahi etkileyebildiğine işaret ediyor. Bu dünya görüntüsü bize şunu söylüyor; sorun küresel ama çözüm her ülkenin kendine özgü, kurumlar arası entegre bir model kurmasından geçiyor. Burada da toplumun tüm kesimlerine görev düşüyor. Özellikle medya yöneticilerinden içerik üreticilerine kadar herkesin sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Bu noktada, 15 yaş altı için sosyal medya düzenlemesinin; çocuklara ulaşan, onları suça teşvik eden ve dijital mecralarda örgütlenen suç şebekeleriyle mücadelenin de önemli bir ayağı olduğunu görmek gerekiyor. Çünkü suça sürüklenme zincirinin bir halkasında, tam da bu dijital alan üzerinden kurulan temaslar, yönlendirmeler ve örgütlenmeler yer alıyor" değerlendirmesinde bulundu.
KOMİSYON TOPLANTISI SÜRÜYOR
Bakan Göktaş'ın sunumunun ardından komisyon toplantısı devam ediyor. (DHA)
FOTOĞRAFLI