DEM Parti'li Doğan: Geçmiş yüzyılın ezberlerinden kurtulmuş olmalıyız
DEM Parti'li Doğan: Geçmiş yüzyılın ezberlerinden kurtulmuş olmalıyız
ANKARA, (DHA)- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Cumhuriyet 2'nci yüzyılda, yeni bir Cumhuriyet’in inşasında; geçmiş yüzyılın alışkanlıklarından, kalıplarından ve ezberlerinden kurtulmuş olmalıyız" dedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna ilişkin konuştu. Komisyon raporuna dair daha çok tartışma olacağını belirten Doğan, Kürt meselesinin bir terör meselesi olarak görülemeyeceğini söyledi.
'BU DAR KALIPLARDAN VAZGEÇMEK GEREKİYOR'
Doğan, "Bu mesele aynı zamanda bir eşitlik, bir özgürlük meselesi. Bütün bu eşitlik ve özgürlük haklarının bütününü ve demokratikleşmeyi de kapsayan bir mesele. Bu da yıllardır tartışılagelen konuların başında geliyor. Yine raporda 'Kürt ve Türk kardeşliğinin tarihi kökleri kalıplara sığmayan bir sürekliliğe sahiptir' tespiti yapılıyor. Şimdi eğer Türk ve Kürt kardeşliğinin kökleri kalıplara sığmıyorsa, o halde niye bu dar kalıplarda ısrar ediliyor? Kerelerce altını çizdiğimiz bu konuyu bir daha söylüyoruz; bu dar kalıplardan eski tariflerden, tanımlardan vazgeçmek gerekiyor artık. Meseleyi salt güvenlik eksenli bir mesele olarak algıladığınızda ya da algılatmaya çalıştığınızda, televizyon ekranlarında ve özellikle bazı köşelerde ne yazık ki zehir saçan bir dille karşı karşıya kalıyoruz. Bu dil, incitici ve kırıcı bir dil. Bu üstenci ve kibirli dilden vazgeçmek gerekiyor. Cumhuriyet 2'nci yüzyılda yeni bir Cumhuriyet'in inşasında; geçmiş yüzyılın alışkanlıklarından, kalıplarından ve ezberlerinden kurtulmuş olmalıyız. Bunu tüm taraflar açısından söylüyoruz" dedi.
'BU SINAV, HERKESİN ORTAK SINAVI'
Raporun hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgili başlığına dikkat çeken Doğan, "Türkiye çok dilli ve çok kimlikli bir ülke. Bu dillerin birlikte, eşit ve özgür şekilde yaşayabilme imkanları var. Ayrıca Türkiye'de Türkçeden sonra en çok ve en yaygın şekilde konuşulan dil Kürtçe. Kürtçenin kullanımına ve kamusal alanda özgür bir biçimde yaşamasına dair önümüzdeki süreçte elbette bir takım hukuki düzenlemeler ve yasal adımlar düşünülmeli. Bu komisyonun gündemi değildi; çünkü bu aynı zamanda bir anayasa meselesi. Bu komisyon, anayasa meselesini tartışmayacağını ilk günden ifade etti ama komisyon ortak rapor taslağının hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgili başlığında 'doğuştan gelen haklar' bölümünde ana dil hakkının açık bir biçimde ifade edilmemiş olmasını da eleştirdiğimizi ve bu konuda da itirazımız olduğunu dün de kayıtlara geçirdik. Bu başlıkların somut bir karşılık bulması, barış ve demokratik toplum sürecinin gerçek sınavı olacak bundan sonra. Bu sınav, hepimiz için tarihi bir sınav. O masada bulunan tüm siyasi partiler, bu komisyon raporunun altında imzası bulunan, itirazı bulunan, şerhi bulunan ve bulunmayan herkesin ortak sınavı. Milyonlar adına artık bu raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız" diye konuştu. (DHA)
FOTOĞRAFLI