Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Ömer Çelik: SDG, soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir

Ömer Çelik: SDG, soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir

ABONE OL
DHA

Aybala MELEK- Ali Oğulcan ARSLAN/ ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye'deki gelişmelere ilişkin, "10 Mart Mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktı ama 10 aydır SDG'nin ayak sürdüğünü, müzakere alanlarından kaçtığını ve sürece zarar veren bir tutum sergilediğini görüyoruz. SDG orada soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Çelik, "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, sanal bahis ve kumarla ilgili eylem planı konusunda MYK'mıza bir sunum gerçekleştirdi. MYK'mızda çok sayıda soruyla bu eylem planı ele alınıyor. Vatandaşlarımızdan gelen çok sayıda şikayet var. Bunun toplumsal bir yaraya dönüştüğünü görüyoruz. Pek çok insanın çeşitli medya vasıtalarına da yansıyan dramlarını da görüyoruz. Ülkemize dönük bu sanal bahis ve kumar meselesi bir operasyon olarak da kullanılıyor. İllegal tarafı, bunun bir takım mafya yapılanmalarıyla bağlantısı, kara para boyutu, sosyal medyanın ve teknolojik imkanların sanal bahis ve kumar için kullanılması tüm boyutlarıyla ele alınarak, bunun üzerine gidilecek şekilde, ülkemize ve toplumumuza zararını engelleyecek şekilde bir eylem planını ortaya koymaya çalışacağız. Teknolojinin geldiği noktada giderek zorlaşan bir durum var. Çünkü bu tür şeyler cep telefonlarına inmiş durumda ve çok ciddi sıkıntılar doğuruyor" ifadelerini kullandı.

'KARANLIK SİYASETİN TAKİP EDİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ'

Çelik, dış politikada yoğun gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini kaydederek, "İsrail'in işgalci, yayılmacı ve kaos çıkartan soykırımcı siyaseti maalesef bölgeyi tehlikeye attığı gibi yakın bölgemizin uzağına da ulaşan bir sonuç doğuracak şekilde, en son Somaliland'ı tanınması şeklinde kendisini gösterdi. Somali'nin ayrılmaz bir parçası olan Somaliland'ın İsrail tarafından illegal tanınması, birtakım başka siyasetlerin ipucu olduğunu, ön gelişmesi olduğunu görüyoruz. Özellikle deniz ticareti açısından oradaki bölgenin kontrol edilmesi açısından Yemen'deki gelişmelerle birlikte okuduğumuzda daha karanlık siyasetlerin takip edildiğini, bunlar üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılacağını görüyoruz. Buna bütün dünya etkili bir şekilde karşılık vermelidir. Netanyahu hükümetinin attığı her adım yakın ve uzak bölgemize kötülük getirecek, halklar arasına nifak sokacak, insanları birbirine düşürecek ve daha çok savaşı tetikleyecek bir sonuç doğuruyor. Kendi soykırım siyasetini örtmek için Netanyahu hükümetinin başka yerlerde kaos çıkartmaktan çekinmediğini görüyoruz" diye konuştu.

'İRAN'DA KAOSUN ÇIKMASINI ARZU ETMEYİZ'

İran'da meydana gelen son gelişmelere değinen Çelik, "Biz, komşumuz İran'da herhangi bir kaosun ortaya çıkmasını arzu etmeyiz. Burada İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunların olduğunu da yok saymıyoruz ama bu sorunların çözülmesi, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın da ifade ettiği gibi, İran toplumunun kendi öz dinamikleriyle gerçekleşmelidir. Dışarıdan yapılacak müdahalelerin daha da kötü sonuçlar doğuracağını özellikle İsrail'in kışkırtmasıyla, İsrail'in hedefleri çerçevesinde ortaya çıkacak müdahalelerin daha büyük sıkıntılara yol açacağını görüyoruz. Bölgenin daha fazla sıkıntıya sürüklenmemesi için İran'da istikrarın önemini vurguluyoruz" dedi.

'DIŞ MÜDAHALELER OLUMSUZ SONUÇLAR DOĞURUYOR'

Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya yönelik müdahalenin yarattığı etkilerin devam ettiğini belirten Çelik, "Venezuela halkının geleceği burada çok önemli. Onların barış içerisinde bir geleceğe sahip olması bakımından biz her zaman Venezuela'nın yanındayız. Her zaman dış müdahaleler, olumsuz sonuçlar doğuruyor. Aynı şekilde, Latin Amerika'nın başka ülkeleri hedefleyen açıklamaların yapılması son derece olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu ülkelerin bağımsızlıklarına, bu ülkelerin istikrarına dönük adımlar atılmaması gerekiyor. Venezuela halkıyla dayanışmamızı bir kez daha ifade etmiş olalım" ifadelerini kullandı.

'SURİYE HÜKÜMETİ TAVRINI ORTAYA KOYDU'

Çelik, Suriye'de ve Gazze'de yaşanan son gelişmelere ilişkin, "SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına uyması gerektiğini, bir ülkede iki ordu olmayacağını, bunun muhakkak istikrarsızlık yaratacağını ifade etmiştik. Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar, kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tabloyu ortaya çıkardılar. Bu ayrılıkçı yapıya karşı Suriye Hükümeti, tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği bizim en önemli temennimizdir. Gazze'de 'sarı hat' ile yeni bir sınır çekilmesine kesinlikle müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bu çerçevede, Gazze'ye daha çok insani yardım girmesi konusunda uluslararası toplumun idaresi son derece önemlidir" dedi.

'SDG'NİN OLUMLU YAKLAŞTIĞI TEK BİR KONU OLMADI'

Çelik, "Suriye'de SDG'nin ortaya koyduğu tutum, 'Terörsüz Türkiye' ve bununla entegre olan 'Terörsüz Bölge' hedefini sabote etmeye dönük bir girişimdir. Fakat bu sabotaj sonuçsuz kalmıştır. Bütün bu gelişmeler bir kez daha 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefinin ne kadar kıymetli olduğunu herkese net bir şekilde göstermiştir. SDG'nin kendisini Suriye Kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye Kürtlerinin bir terör örgütüne indirgenmesi Suriye Kürtlerine yapılacak en büyük haksızlıktır. Hem Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması hem iç barışın korunması hem de Suriye'nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart Mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktı ama 10 aydır SDG'nin ayak sürdüğünü, müzakere alanlarından kaçtığını ve sürece zarar veren bir tutum sergilediğini görüyoruz. SDG orada soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir. Bu yanlış bir tutumdur. SDG'ye dönük tutumun, Kürtlere karşı bir tutum gibi ortaya konulması da son derece yanlıştır. SDG'nin 10 aydır herhangi bir şekilde olumlu yaklaştığı tek bir konu olmamıştır. Kandil'in doğrudan müdahalesiyle süreci çatışmaya sürükleyen hattı da net bir şekilde gördük. Suriye'nin bütünlüğü önemlidir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimiz, Suriye'nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır" diye konuştu.

'TERÖR ÖRGÜTLERİ KENDİLERİNE ETNİK GRUPLARI KALKAN YAPIYORLAR'

Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çelik, "Suriye'de bir Arap-Kürt çatışması mı kışkırtılıyor?" sorusuna yönelik, "Kürt-Arap çatışması gibi bir durum söz konusu değil ama bunu tetiklemeye çalışan bir odak varsa bunun SDG olduğu net bir şekilde görülüyor. Suriye'nin içerisinde herhangi bir Kürt, Dürzi, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakılmasının karşısında en önce biz dururuz. Suriye Hükümeti ile bu konuda mutabıkız. Esad rejiminin artığı diyebileceğimiz birtakım silahlı güçlerin, sızma unsurların orada çatışma çıkarıp, kendilerine müdahale edildiği zaman sanki Alevi, Nusayri kardeşlerimize müdahale edilmiş gibi propaganda yapması, artık kimsenin yemediği bir numaradır. Terör örgütleri kendilerine etnik grupları kalkan yapıyorlar" dedi.

'ALEVİ CANLARIMIZLA BİRİZ, BERABERİZ'

Çelik, TBMM'deki CHP grubu ile yaşanan tartışmalara yönelik soruya, "Emekli ve Alevi canlarımız üzerinden AK Parti'ye dönük bir tartışma açılması, arkadaşlarımıza dönük çirkin bir dil kullanılması tümüyle reddettiğimiz bir konudur. Biz, Alevi canlarımız biriz, beraberiz. Bütün dikkatimiz en önemli önceliklerimizden bir tanesi emeklilerimizle yürüdüğümüz yolda onların yanında olmaktır" ifadelerini kullandı.

'OLAYLAR KARŞISINDA HAZIRLIKLARIMIZ EN ÜST DÜZEYDE'

AK Parti'li Çelik, İran'daki olayların Türkiye'ye olası etkilerine bir hazırlık olup olmadığına ilişkin soruya ise şu ifadelerle cevap verdi:

"Kardeş İran halkının başına herhangi bir sıkıntı gelmemesi, herhangi bir zorlukla karşı karşıya kalmaması bizim en büyük hassasiyetlerimizden bir tanesidir. Bölgemizde çok dinamik olaylar oluyor. Tüm bu olaylar karşısında hazırlıklarımızı en üst düzeyde tutuyoruz. Artık haftalarca, aylarca süreç içerisinde olması gereken olaylar saatler içinde oluyor. O yüzden bölgemizdeki gelişmeler bütün boyutlarıyla değerlendiriliyor."

'EN VAHİM AÇIKLAMA OLARAK DEĞERLENDİRİYORUM'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını eleştiren Çelik, "'BAAS rejimleri çöktükten sonra bölgede seküler olarak CHP ve DEM Parti kaldı' açıklamasını ben, son on yıllar içerisinde yapılmış en vahim açıklama olarak değerlendiriyorum. Bir parti genel başkanının, kendi partisini BAAS rejimi ile aynı yere koyması çok yanlış, çok sıkıntılı, çok vahim olduğunu değerlendiriyorum. Sekülerizmin ne olduğunu anlamamış, demokrasinin ne olduğunu anlamamış bir zihniyetin ürünü. Büyük bir siyasi yalana daha imza atmış. Cumhurbaşkanımızın Ankara'da, İstanbul'da yağmur yağmasın diye dua etmeye başladığını söylemiş. Burada net bir şey söylemek gerekirse, kendi belediyelerinin beceriksizliğini örtmek adına söylemeyeceği yalan olmadığını, sınır tanımadığını gösteriyor" dedi.

'HAKSIZ REKABETE İZİN VERMEMEK İÇİN BU ADIM ATILDI'

Gümrük vergisine ilişkin soruya ise Çelik, "Ürün güvenliğinin korunması için bu adım atıldı. Haksız rekabete izin vermemek için bu adım atıldı. Gerekliliği olan durumlarda yeni değerlendirmeler yapılabilir, bunun kapısı açıktır. Tüketici sağlığı, ürün güvenliği, haksız rekabetinin önlenmesi adına atılmış adımlar bunlar" cevabını verdi.

'AVRUPA BİRLİĞİ, TARAFSIZ DEĞİLDİR'

Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı Güney Kıbrıs'ın devralmasına ilişkin Çelik, "Devralma sırasında, 'işgal, ilhak' gibi ifadeleri KKTC için kullanıyor. Bunların hepsi gayrimeşru ifadelerdir. Asıl ilhak; 1963'te Rum kesiminin anayasayı ve Kıbrıs Türkü'nün haklarını gasp ederek ortaya koyduğu işgal ilhaktır. Bir kere daha görülmüştür ki Kıbrıs konusunda Avrupa Birliği herhangi bir şekilde ara bulucu olamaz; çünkü tarafsız değildir" dedi.

DEM Parti'nin Suriye'deki olaylarla ilgili yaptığı açıklamanın sorulması üzerine Çelik, "SDG, 10 Mart Mutabakatına uyar, içindeki terör unsurlarından arınır, Suriye ordusunun bir parçası olacak şekilde davranır ve bir siyasi parti olarak meşru Suriye siyasetinde faaliyetini gösterir, o çerçevede Türkiye'yi de ziyaret edebilirler" ifadelerini kullandı. (DHA)

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA