Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

‘RSV bebeklerde ağır solunum yolu enfeksiyonuna neden olabiliyor’

‘RSV bebeklerde ağır solunum yolu enfeksiyonuna neden olabiliyor’

ABONE OL
DHA

ANKARA, (DHA)- ÇOCUK Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Laden Jaferi, sonbahar ve kış aylarında daha sık görülen respiratuvar sinsityal virüsünün (RSV), özellikle küçük bebeklerde ağır solunum yolu enfeksiyonlarına ve hastaneye yatışlara neden olabildiğini söyleyerek, “RSV, bebeklerde başlangıçta burun akıntısı ve hafif öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Ancak birkaç gün içinde hırıltı ve solunum güçlüğü gelişebilir. Özellikle yaşamın ilk aylarında bebeğin beslenmesinde azalma, hareketlerinde yavaşlama ve solunumundaki değişiklikler göz ardı edilmemelidir. Koruyucu antikor uygulamaları, ağır hastalık riskini azaltmada önem taşıyor” dedi.

Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Laden Jaferi, burun akıntısı, hafif öksürük ve iştahsızlıkla başlayan bir enfeksiyonun bebeklerde her zaman basit bir soğuk algınlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Jaferi, respiratuvar sinsityal virüsün (RSV) özellikle küçük bebeklerde alt solunum yollarını etkileyebildiğini belirterek, “Sonbahar ve kış aylarında daha sık görülen RSV, yetişkinlerde hafif belirtilerle seyrederken bebeklerde hastaneye yatış gerektiren solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor. RSV çoğu kişide hafif, soğuk algınlığına benzer bir hastalığa neden olur. Ancak bebeklerde akciğerlerin küçük hava yollarını etkileyen enfeksiyona yol açabilir. Başlangıçta hafif görünen belirtiler, birkaç gün içinde hırıltı ve solunum güçlüğüyle ilerleyebilir. Ağır seyreden enfeksiyonlarda hastanede takip, oksijen desteği ve bazen yoğun bakım desteği gerekebilir” diye konuştu.

‘İLK ALTI AYDA RİSK DAHA YÜKSEK’

Bebeğin yaşının hastalığın seyrinde önemli bir etken olduğunu belirten Jaferi, “Özellikle 6-8 aydan küçük bebeklerde ağır RSV enfeksiyonu riski daha yüksektir. Erken doğan, akciğer hastalığı veya doğuştan kalp hastalığı bulunan ve bağışıklık sistemi zayıflamış çocuklar daha dikkatli değerlendirilmelidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel tahminlerine göre RSV’nin her yıl 5 yaşından küçük çocuklarda yaklaşık 3,6 milyon hastaneye yatışla ilişkilidir. Bu veriler, RSV’nin çocuk sağlığı açısından önemli bir enfeksiyon olduğunu gösteriyor. Özellikle yaşamın ilk aylarında korunma ve belirtilerin erken fark edilmesi büyük önem taşıyor. RSV enfeksiyonunda her bebekte ateş görülmeyebilir. Ailelerin yalnızca ateşe odaklanması diğer belirtilerin gözden kaçmasına neden olabilir. Bebeğin normalden daha az emmesi, beslenirken zorlanması, hareketlerinin azalması ve solunumunun değişmesi dikkatle izlenmelidir. Özellikle çok küçük bebeklerde solunumda duraklamalar da görülebilir. Nefes almakta güçlük, yeterince beslenememe veya belirtilerde kötüleşme varsa gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir. Ateşinin olmaması, enfeksiyonun hafif seyrettiği anlamına gelmez” dedi.

‘YETİŞKİNLERDEKİ HAFİF ENFEKSİYON BEBEĞE BULAŞABİLİR’

RSV’nin oldukça bulaşıcı olduğunu ifade eden Dr. Jaferi, “Yetişkinlerde veya büyük çocuklarda hafif seyreden bir enfeksiyonun yakın temas yoluyla bebeklere taşınabilir. Bir yetişkinin hafif burun akıntısıyla geçirdiği enfeksiyon, küçük bir bebekte aynı şekilde seyretmeyebilir. Virüs solunum yoluyla, yakın temasla ve kirlenmiş yüzeyler aracılığıyla bulaşabilir. Bu nedenle solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olan kişilerin bebeklerle yakın temastan kaçınması, el hijyenine dikkat edilmesi ve bebeğin bulunduğu ortamın havalandırılması önemlidir. Bebekleri ağır RSV hastalığına karşı korumak için uzun etkili antikor uygulamalarından yararlanılabilir. Halk arasında ‘RSV aşısı’ olarak anılan bu uygulama klasik bir aşı değildir. Aşılar bağışıklık sisteminin kendi koruyucu yanıtını oluşturmasını sağlar. Burada sözünü ettiğimiz uygulama ise bebeğe RSV’ye karşı hazır koruyucu antikor verilmesidir. Uzun etkili antikor, tek dozla en az beş ay süren bir koruma sağlayarak RSV sezonunda ağır hastalık riskini azaltmayı amaçlar. Hedef, özellikle ciddi alt solunum yolu enfeksiyonlarını ve bunlara bağlı hastaneye yatışları azaltmaktır” diye konuştu.

‘UYGULAMA KARARI BEBEĞİN YAŞI VE MEVSİME GÖRE VERİLİYOR’

Dr. Jaferi sözlerini şöyle tamamladı:

“İlk RSV sezonuna, ilk sonbahara, giren 8 aydan küçük tüm bebeklerde koruyucu antikor önerilmelidir. Annenin gebelikte RSV aşısı olup olmadığı ve aşı ile doğum arasındaki süre de bu kararda dikkate alınmalıdır. İkinci RSV sezonuna girecek çocuklarda ise uygulama belirli yüksek risk grupları için değerlendirilir. Bebeğin yaşı, doğum zamanı, kilosu, mevcut hastalıkları ve anneden geçen koruma birlikte değerlendirilir. Uygun ürün, uygulama zamanı ve doz çocuk hekimi tarafından belirlenir. Uygulama sonrasında enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişlik veya ağrı gibi genellikle hafif ve kısa süreli reaksiyonlar görülebilir. Koruyucu uygulamalar günlük önlemlerle birlikte ele alınmalıdır. RSV’ye karşı korunmada amaç, bebeğin en hassas olduğu dönemde ağır hastalık riskini azaltmaktır. Koruyucu uygulama yapılmış olsa da solunum güçlüğü, beslenmede belirgin azalma ve kötüleşen belirtiler mutlaka değerlendirilmelidir.”

© Copyright 2026

DHA