Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

TCMB Başkanı Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor

TCMB Başkanı Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor

ABONE OL
DHA

Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD-İsrail ve İran savaşına ilişkin, "Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşünüyoruz. Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları ise para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken bu unsurları göz önüne alacağız. Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 1211 sayılı 'Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu' gereğince Merkez Bankası'nın faaliyetleri dinlemek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. CHP'li milletvekilleri komisyon toplantısına, üzerinde Mustafa Kemal Atatürk görselinin bulunduğu, '5 bin Türk Lirası' ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in görselinin olduğu '500 Türk Lirası' banknotlarıyla katıldı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba cebinden çıkardığı 200 liralık banknotlar, 1 Euro ve dolarları göstererek, "Merkez Bankası'nın en önemli görevi Türk lirasının değerini korumak ve fiyat istikrarını sağlamak. Size iki örnek vereceğim; bu 1 Euro bizim 50 liramıza eşit. Bakın en büyük banknotumuz 200 lira; bu bir pasaport gibi ülkenin onuru ve şerefidir. Maalesef kötü yönetim yüzünden geldiğimiz noktada 5 dolara eşit hatta daha fazla 220 lira yapıyor. Bunun sorumlusu kim? Eğer, 'Mehmet Şimşek, Berat Albayrak, Lütfü Elvan ya da gülümsemesiyle meşhur Nurettin Nebati' dersek az söylemiş oluruz çünkü hepsinin atama kararnamesinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var. Dünyada bizim kadar Merkez Bankası Başkanı değiştiren hiçbir ülke yok. 2020 yılından bu yana tam 5 Merkez Bankası Başkanı değişmiş ancak atamaya değil atayana bakın. Elimizde 500 lira var, bizim bastığımız ve üzerinde Mehmet Şimşek resmi var. Bizim ülkemizde artık bu banknotun konuşulması yerine hemen bir hesap yapalım; 2009 yılında 200 lira 131 dolarken şu anda bunun karşılığı 5 bin 700 lira" ifadelerini kullandı.

'PARA POLİTİKASI ARAÇLARINI FİYAT İSTİKRARI DOĞRULTUSUNDA KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Ardından TCMB Başkanı Fatih Karahan, komisyonda sunum yaptı. Karahan, geçen aylarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin belirleyici olduğunu ve ABD-İsrail ve İran savaşının enflasyon üzerindeki etkilerinin net biçimde etkilendiğini belirtti. Karahan, "Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşünüyoruz. Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları ise para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken bu unsurları göz önüne alacağız. Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz. Küresel ticaret politikası belirsizliği gerilerken jeopolitik riskler yükselmiştir. Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmeler kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini görüyoruz. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmaktadır" diye konuştu.

'TALEP KOMPOZİSYONU DEZENFLASYON SÜRECİNİ DESTEKLEMİŞTİR'

Jeopolitik gelişmelerin emtia fiyatlarını belirgin şekilde artırdığını ve enerji dışı fiyatlarının yükselmesi nedeniyle küresel büyümenin yavaşlayacağını söyleyen Karahan, Türkiye'nin dış talebinin ise zayıflayacağını öngördüklerini kaydetti. Yurt içi ekonomik gelişmelere ilişkin konuşan Karahan, "Talep kompozisyonu dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmektedir. Nitekim 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini görüyoruz. Küresel ticareti sınırlayıcı tarife ve korumacı önlemlerin etkisiyle 2025 yılında net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Şubat itibarıyla sanayi üretimi yatay seyrederken hizmet üretimi artmıştır. Yılın ilk çeyreğine dair göstergelere bakacak olursak; 2025 yılının üçüncü çeyreğinde gerileyen sanayi üretiminin, takip eden iki çeyrekte yatay bir seyir izlediğini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

'ENFLASYON YÜKSEK SEYRİNİ KORUMAKTADIR'

Karahan, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Nisan ayı enflasyon rakamı ile toplam enflasyon rakamını paylaşarak, şöyle devam etti:

"Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyon yüksek seyrini korumaktadır. Enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükseliş gözlenmektedir. Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son 3 aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Enflasyon çekirdek gruplarda gerilerken gıda ve enerjide yükselmiştir. Nitekim yılın ilk 4 ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona artırıcı yönde katkıda bulundu."

'ENFLASYON BEKLENTİLERİ ARZU ETTİĞİMİZ ÖLÇÜDE GERİLEMİYOR'

Savaş nedeniyle enflasyonist baskının arttığını ancak hizmet enflasyonundaki düşüşlerin sürdüğünü kaydeden Karahan, "Bir önceki toplantımız ile bu dönemi kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımaktadır. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsurudur. 2026 yılı ocak ayında, para politikası adımlarımızın büyüklüğünü gözden geçirdik ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdik. Ancak, şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim kaynaklı artan belirsizlikler, ham petrol, doğal gaz ve emtia fiyatlarında yüksek oynaklıklara ve artışa neden oldu. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla zamanlı bir şekilde bazı tedbirler aldık" dedi.

Karahan ayrıca savaşın etkilerini sınırlandırmak için sıkı para politika duruşunu sürdürdüklerini ve Merkez Bankası'nın güçlü rezerv pozisyonunu devam ettirdiğini ifade etti.

KOMİSYON TOPLANTISI DEVAM EDİYOR

Karahan'ın sunumunun ardından toplantı milletvekillerinin ekonomiye ilişkin değerlendirmeleriyle devam ediyor. (DHA)

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA