Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

'Türk Kızılay Kanunu teklifi', komisyonda (2)

'Türk Kızılay Kanunu teklifi', komisyonda (2)

ABONE OL
DHA

'BU DÜZENLEME, STRATEJİK BİR ADIM'

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, kanun teklifini açıklamak üzere AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu'ya söz verdi. Aksu, Türk Kızılay'ın dünyanın birçok kriz bölgesinde faaliyet gösterdiğini ve halihazırda vicdan diplomasisini temsil eden bir kuruluş olduğunu belirtti. Aksu, "Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimiz, Türk Kızılay'ın mevcut hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Yapılan düzenleme, Türk Kızılay'ın görevlerinin, yetkilerinin ve faaliyet alanlarının daha açık bir hukuki zemine kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Afetlerin, savaşların ve insani krizlerin giderek arttığı bir dönemde güçlü devletlerin aynı zamanda güçlü insani yardım kurumlarına sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bu nedenle, bugün değerlendirdiğimiz teklifi yalnızca bir kurum düzenlemesi olarak değil; afetlere hazırlık, sosyal dayanışma ve insani yardım kapasitemizin güçlendirilmesine yönelik stratejik bir adım olarak görmek gerektiği kanaatindeyim. Madde ile kanun teklifimizin amaç ve kapsamının çerçevesinin belirlenerek hüküm altına alınıyor. Bir başka madde ile kanun teklifimizde yer alan ve uygulamaya esas terimlerin tanımlarının yer aldığı maddedir. Diğer bir maddeyle, Türk Kızılay'ın görev ve yetkilerini düzenlemektedir" dedi.

'PERSONELE NAKDİ TAZMİNAT ÖDENEBİLECEK'

Teklifle kurumun gümrük vergisinden muaf tutulması ve kamu sağlık kuruluşlarına sağlanan kar bileşen bedellerinin Türk Kızılay'a doğrudan aktarılmasına ilişkin usullerin düzenlendiğini ifade eden Aksu, "Burada altını çizmek gerekir ki düzenleme, Türk Kızılay'ın tüm iştirak ve şirketlerini kapsayan genel bir istisna öngörmemektedir. Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında değerlendirilebilecek ürün ve hizmetler kanun metninde açık, sınırlı ve tahdidi şekilde sayılmıştır. Dolayısıyla belirli stratejik ürün ve hizmetlerle sınırlandırılmıştır. Ayrıca düzenleme, kamu idarelerine belirli şartların varlığı dahilinde başvurabilecekleri bir imkan tanımakta olup, herhangi bir zorunlu alım mekanizması oluşturmamaktadır. İdarelerin takdir yetkisi korunmakta, yalnızca ihtiyaç duyulması halinde kullanılabilecek istisnai bir usul öngörmektedir. Bu yönüyle fıkra, herhangi bir ticari ayrıcalık oluşturmayı değil; afet ve insani yardım kapasitesinin güçlendirilmesini, kriz dönemlerinde ihtiyaçların süratle karşılanabilmesini ve kamu yararının etkin şekilde korunmasını amaçlamaktadır. Diğer taraftan Türk Kızılay'ın kurumsal yapısına ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Madde kapsamında teşkilat yapısı, üyelik sistemi, organların görevleri ve çalışma usulleri gibi kurumsal işleyişe ilişkin konuların tüzükle belirlenmesi öngörülmektedir. Böylece değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlayabilen dinamik bir yönetim modeli korunmaktadır. Maddeyle bir yandan afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Kızılay personelinin karşı karşıya kaldığı olağanüstü riskler dikkate alınarak nakdi tazminat ödenebilmesi ve aylık bağlanabilmesine imkan sağlanacak" diye konuştu.

'KIZILAY'IN GÜCÜ, TÜRK MİLLETİNİN GÜCÜDÜR'

Daha sonra Türk Kızılay Derneği Başkanı Fatma Meriç Yılmaz söz aldı. Yılmaz, 1868 yılında Cenevre Sözleşmelerini hatırlattı ve sözleşmede sivillere saldırılmaması, insani yardım engellenmemesi yönündeki maddeleri dile getirdi. Yılmaz, "Bugünün dünyasında, 'Cenevre Sözleşmeleri' dediğimiz ve ta 1864 yılında imza atılan bütün kurallar yerle bir edilmiştir. Bu mevzuatların yenilenmesi aslında bir anlamda, devletlere bu görevlerinin yeniden hatırlatılması anlamına da gelmektedir. Bu çağrının arkasından, 2024 senesindeki çağrının arkasından tam 109 ulusal cemiyetin kanunu tekrar devletleri tarafından mevzuata entegre edilmiş ve bu duyarlılık tekrar aslında en üst düzeye çıkarılmaya çalışılmıştır. Kızılay, Türkiye'de güçlü olmasının yanı sıra 192 ülkenin arasında da çok daha güçlü olduğunu ben gururla ifade etmek isterim. Tabii ki bu Kızılay'ın gücü değil, bu Türk milletinin gücüdür çünkü bizler yardımı Türk milletinden aldığımız bağışlarla yapıyoruz, devletten aldığımız bütçeyle yapmıyoruz. Dolayısıyla Türk milleti herhangi bir yerde bir ihtiyaç olduğu zaman kendi ihtiyacının önüne koyabilmeyi başaran bir millet, bizim geleneğimizde, tarihimizde bu var" dedi.

'KIZILAY, MİLLETİN KENDİSİ'

Yılmaz, hazırlanan teklif ile müstakil kanuna sahip olacaklarını vurgulayarak, "Kızılay, 2024 ve 2025 yılında; 192 ülkenin içinde ve ulusal cemiyet içinde en fazla yardım yapan ulusal cemiyettir. Bu bizim gururumuz. Bu kanunu yaptığımız zaman bizler de o 109 cemiyetin kanununun olması gibi, 'Müstakil kanunumuz var' diye o masanın etrafında tekrar gururla, sizlerin verdiği güçle oturma şansına kavuşmuş olacağız. İkinci taraf ise devletimizin yardımcı kurumu olma rolümüz. Bu da aslında, bütün ulusal cemiyetlere baktığımızda 192 ulusal cemiyetin temel kuralıdır. Her Kızılay veya Kızılhaç o ülkenin devlet başkanı, Cumhurbaşkanı'nın onursal başkanlığında devletinin verdiği kritik görevleri yerine getirir. Bizler de Türkiye Afet Müdahale Planı'nda beslenme grubunun ana sorumlusuyuz ama diğer fonksiyonel kümelerde de gücümüz doğrultusunda yardımcı rollerimiz var. Afet döneminde, 'Herkes gider, Kızılay kalır' ifadesini biz hala afet bölgesinde gönüllülerimizle, şubelerimizle beraber orada olmaya devam ediyoruz. Bu da Kızılay'ın zaten milletin kendisi olmasından kaynaklanıyor" diye konuştu. (DHA)

© Copyright 2026

DHA