Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' davası başladı (4)
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' davası başladı (4)
TUTUKLU İŞ İNSANI SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmaya, öğle arasının ardından tutuklu sanık iş insanı Mehmet Okan Kaya’nın ifadesiyle devam edildi. İddianamede 15’inci eylem olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş insanlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işini yaptığı iddia edilen Mehmet Okan Kaya savunmasında, üzerine atılı suçları işlemediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"İlk şirketim organizasyon şirketiydi. 1995 yılından bu yana önemli organizasyonlar yaptım. Spor, kültür ve sanat organizasyonları yapmaktayım. 30 yıllık çalışma hayatımda en iyi ışık ve malzemeleri alarak iyi bir yatırım yaptım. Genel ve yerel seçimlerde Türkiye’nin birçok noktasında tüm partilerin seçim kampanyalarını yürüttük. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilk işim 30 yıl önce oldu. O günden itibaren tüm belediye başkanlarıyla çalıştım. Akarlar isimli firmadan zorla para alındığı ve benim yardım ettiğim iddia edilmiş. Ben o firmayı tanımam. Belediyede Serkan Temuçin’i gördüm ve yanına gittim. Baba oğul Akarlar oradaydı, samimi bir ortam vardı. Seçim döneminde Muhittin Böcek’e sponsor olmak istemişler. Fatura kesmem istendi. Bu şahısların bana yapmış olduğu ödemeler bir nevi sponsor ödemesi gibidir. Onların bende telefonu bile yoktur. Sonra bir iki kere aradılar ve aynı sponsorluk nedeniyle fatura kesmemi istediler. Ben bunların nedenini bilmiyorum. Serkan’ın samimi olması nedeniyle de sorgulamadım. Hiçbir belediye başkanı geçmiş dönemde ödeme yapmadı, genelde sponsorları olur. Bu çalıştığım diğer illerde de böyleydi."
‘100 BİN DOLARI EKREM’DEN ALMADIM’
Son seçim kampanyasında kendisine sponsor ödemeleri yapıldığını kaydeden Kaya, “Benim görevim sponsor bulmak değildi. Salih Akar’la doğrudan bir ticaretim yoktur. Akarların bana yaptığı ödeme de böyle bir çalışmanın ödemesiydi. Bir şirketten para alma olayı ile ilgili de beyanda bulunmak istiyorum. Ben bu şirketten para almadım. Üzerime atılı bir iftiradır. Alsaydım fatura keserdim. Bu paranın delili de yok, çünkü almadım. Ekrem isimli şahsı şirket sahibi olarak tanırım, asıl sahibi Cengiz Gökay isimli şahısmış. Süreçten de haberdar değilim. İfade verirken öğrendim ve şok oldum. Reklamcım ile Ekrem birkaç kere görüşmüş, Ekrem, randevu talep etti. Ben de verdim ama hatırlamıyorum tarihini. Hesabıma 100 bin dolar para yatırmıştım. Bu parayı Ekrem’den aldığım yönünde iddialarda bulup suçlamayı kabul etmemi istediler. Ekrem de ifadesinde 'Parayı Okan’a verdim' demiş. Ancak suçtan kurtulmaya yönelik ya da korktuğu için böyle söylemiş olabilir. Neden cezaevinde yattığımı da anlayamıyorum. Tutuklandığım günden bu yana aynı ifadeyi veriyorum" diye konuştu
‘SUÇLAMALARA KONU PARALAR YÜKSEK SEZONDA 1 GÜNLÜK CİROM BİLE DEĞİLDİR’
Mal varlığını aklama suçunu işlemediğini belirten Kaya, “Gerçekte olmayan işlemler gerçek gibi gösterilmiş. Bize destek olan birçok şirket var. Bu şirketler bizim yardımcılarımız. Konser organizasyonlarını yaptırırız. İş bitiminde bu firmalar bana fatura düzenler. Ben de resmi şirketten ödememi yaparım. Levent Şapçılar ile aramızdaki işlem de budur. Ticaretten kazandığım tüm birikimimi şirketlerime yatırırdım. Suçlamalara konu paralar yüksek sezonda benim 1 günlük cirom bile değildir. Cezaevinde sağlık sorunlarım var. Oturup kalkmakta zorlanıyorum. Önümüz bayram, çocuklarımı çok özledim. Tahliyemi istiyorum" dedi.
'BOŞANMA SÜRECİ BENİM İÇİN ZORLUYDU'
Muhittin Böcek'in eski gelini tutuksuz sanık Zeynep Kerimoğlu, evliliğinin 2'nci ayında zina nedeniyle boşanma kararı aldığını belirterek, "Biraz zorlu bir süreç geçirdik. Eşimin çekişmeli boşanma nedeniyle ben de zina davası açtım. Eşimin aktif olarak yaptığı işe vakıf değildim ama inşaat yapmak istediğini söylüyordu. Ancak ben bunları hiç görmedim. Çekişmeli bir boşanma davası olduğu için benim için zorlu bir süreçti. Eski eşimin çocuğunun olmasıyla boşanma davamızı anlaşmalı bitirme kararı kaldık. Bir ana protokol bir de kendi aramızda yaptığımız bir protokol vardı. Boşanma sürecimin hemen ardından İstanbul’a taşındım" dedi.
Kerimoğlu, “Eski eşim Gökhan inşaat yapacağını bu nedenle bana ödeyeceği miktarı bir anda ödeyemeyeceğini söyledi. Parça parça ödeyecekti, senetler o yüzden vardı. Kimin nasıl ödediğini bilmiyorum. Bana borç olduğuna dair bir şey söylenmedi. 80 milyon lira ile alakalı boşanma gününde parayı getirdiler. Belge de boşanmadan hemen önce imzalandı. Bu parayla ne yapacağımı bilemedim. Faizler yüksek olduğu için banka hesabıma yatırdım. Altın işlerine hiç katılmadım haberim yok. MASAK’tan rapor istendiğini bankacı arayıp söyledi. Ben de dekontları sundum. Aslında döviz olarak götürdüm" diye konuştu.
Kerimoğlu, “Boşanma davamın olduğu gün Gökhan ile avukatın ofisinde bir araya geldik. Yanındaki kişileri tanımıyordum. Parayı bana verdiler biz orada boşanma protokolünü imzaladık. Sonra adliyeye gittik dava için. Parayı ne yapacağımı bilemedim ve 1 ay kadar sonra bankaya yatırdım. O dönem döviz bürosu üzerinden parayı TL’ye çevirdim. Altına dair bir şey duymadım. Altına dair suçu ifade verirken öğrendim. 2 milyon dolara yakın bir şeydi. 69 milyon liraya yakın bir parayı banka hesabıma gönderilmesini istedim" dedi. (DHA)