Antalya'da eski ramazanlara özlem
Antalya'da eski ramazanlara özlem
Yusuf DEMİR/ANTLYA, (DHA) - ANTALYA'nın kültür ve sanat yaşamına renk katan Antalya Kültür Sanat'taki (AKS) 'Kent Söyleşileri'nin konuğu Prof. Dr. Tuncay Neyişçi oldu. Neyişçi, Antalya'da eski ramazan geleneklerini anlattı.
Antalya sevdalısı eğitimci-yazar Emin Altıner'in moderatörlüğünde AKS'de gerçekleşen söyleşide akademik çalışmaları yanında toplumu bilgilendirme, bilinçlendirme konularında da aktif rol alan Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, özlemi duyulan eski ramazan aylarını anlattı. Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, "Camiler, sadece ibadet için değil, aynı zamanda sosyalleşme yerleridir" dedi. Prof. Dr. Neyişçi, çok eski yıllarda ramazan aylarında çocuk, genç ve yetişkin mahalle sakinlerinin iftar sonrası birleşip her gün bir başka camiye giderek teravih namazı kıldıklarını hatırlattı, günümüzde ise bu geleneğin çok fazla uygulanmadığının altını çizdi.
IŞIKLI MAHYALAR AZALDI
"Çocukluk ve gençliğimde Ramazan aylarında camilerde tek bir minare ya da minareler arasında 'Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan' gibi anlamlı mesajlar ve dualar içeren ışıklı yazılar (mahya) görürdük, bugün ise sadece birkaç camide görebiliyoruz. Bu görüntülere hasret kaldık" diyen Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya'da restorasyon ile ayakta tutulan birçok tarihi caminin olduğunu da hatırlattı.
İBADET MEKÂNLARI BİRLEŞTİCİ
Turizm sektöründe tur operatörleri ile sivil toplum kuruluşlarının tarihi camilerin tanıtımı için geziler düzenlemelerinin kent turizmi açısından faydalı olacağına inandığını da ifade eden Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, "Avrupa ülkelerinde hafta sonları aileler çocuklarının elinden tutup etrafları rengârenk çiçeklerle süslü ibadet edilen mekânları ziyaret ediyor. Bizde de camilerimizin bahçeleri, çevre düzenlemesiyle yeşillendirilip çiçeklendirilmeli, güzelleştirilmeli, çocuk, genç, yetişkin mahalle sakinlerinin tanışıp kaynaşabilecekleri alanlar haline getirilmeli" diye konuştu.
18'İN BOĞAÇASINA NE OLDU?
Söyleşiyi izleyen Antalyalılar da eski ramazan anılarını, iftar için hazırlanan özel yemekleri, tatlıları, içecekleri anlattı. 1940'lardan beri üretilen, tahin, şeker, tarçın ve çam sakızı ile yapılan, özellikle ramazan ayında iftar ve sahurda tüketilen geleneksel bir çörek/tatlı türü olan Antalya'ya özgü '18'in Bağaçası' da gündeme getirtildi. Bu geleneğin de yok olduğu vurgulandı.
RAMAZAN TOPLARI SUSTU
Osmanlı'dan günümüze uzanan ve ramazan aylarında iftar (ve bazen sahur) vaktinin girdiğini, yüksek bir sese sahip düzenekle halka duyuran köklü bir gelenek olan ramazan topunun günümüzde unutulmasının da üzüntüyle karşılandığını anlatan Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, "Eski gelenekler günümüzde de yaşatılmalı. Gelenekler birleştiricidir, dostluktur, kaynaşmadır" diye konuştu. Prof. Dr. Neyişçi, ramazan aylarında davulcuların sokaklarda davul çalarak, maniler okuyarak halkı sahura uyandırdıklarını, dışarıya çıkılıp halaylar tutulduğunu da dillendirerek, "Bugün ise birçok semtte davul sesi duyulmuyor" dedi. (DHA)
FOTOĞRAFLI