Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Vali Şahin: Antalya'nın geleceği parlak, önemli olan şehri betona boğmamak

Vali Şahin: Antalya'nın geleceği parlak, önemli olan şehri betona boğmamak

ABONE OL
DHA

Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA Valisi Hulusi Şahin, kentin en önemli sorunlarından birinin imar olduğunu belirterek, “Bu şehrin çok ciddi imar sorunu var" dedi. COP31'in Antalya için önemli bir dönüm noktası olacağını söyleyen Şahin, zirvenin ardından EXPO alanının Türkiye'nin en büyük fuar merkezlerinden biri olarak işletilmesinin planlandığını söyledi.

Antalya Dayanışma Grubu (ADG) Başkanı Salih Peker'in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Vali Hulusi Şahin'in yanı sıra grubun üyeleri ve basın mensupları katıldı. Toplantıda Antalya'nın mevcut sorunları ve kentin geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılırken, ADG tarafından hazırlanan Antalya Sürdürülebilirlik Raporu da Vali Şahin'e sunuldu.

Toplantının açılışında konuşan Salih Peker, Antalya'nın hızlı nüfus artışı, ulaşım, trafik ve altyapı gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, COP31'in ise kent açısından önemli fırsatlar ve beklentiler oluşturduğunu söyledi. Peker, hazırlanan sürdürülebilirlik raporunun kentleşmeden ulaşıma, altyapıdan çevreye, ekonomiden sosyal yaşama kadar farklı başlıkları kapsadığını kaydetti.

'ANTALYA HEPİMİZİN ORTAK PAYDASI'

Antalya'nın ortak bir değer olduğunu belirten Vali Hulusi Şahin, “Antalya hepimizin ortak paydası. Bize verilen görev tanımında Antalya için çalışmak var. Ama sizler burada yaşıyorsunuz, buralısınız büyük oranda. Kalbiniz de Antalya için atıyor" dedi. Antalya'ya yalnızca görev gereği değil, kenti sevdiği için de hizmet ettiğini söyleyen Şahin, “Antalya'yı gerçekten kalpten seven, ilk gördüğünde aşık olan ve Türkiye'ye kattığı değerlerle de her geçen gün kıymetini daha iyi anlayan biri olarak da Antalya'ya hizmet etmekten büyük memnuniyet duyuyorum, şeref duyuyorum" diye konuştu.

'ANTALYA TAŞI TOPRAĞI ALTIN'

Antalya Sürdürülebilirlik Raporu'nu incelediğini belirten Şahin, kentte yaşanan sorunların temelinde Antalya'nın ekonomik ve coğrafi değerinin bulunduğunu ifade etti. Şahin, “Antalya taşı toprağı kelimenin tam anlamıyla altın. Ve insanlar gerçekten altın olarak görüp buradan köşe alabilmenin arayışı içerisindeler. Antalya'da oluşan sorunların hemen tamamının sebebi bu" dedi. Kentin sorunlarının çözümü için tüm şehir dinamiklerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “Eğer bir sorun çözülecekse bu şehrin tüm dinamiklerinin ayağa kalkması lazım. Yoksa bir bürokratın ya da bir valinin, bir kaymakamın ayağa kalkmasıyla olmaz" diye konuştu.

Kaleiçi'nde göreve başladığı dönemde güvenlik, hijyen ve tuvalet sorunlarının gündemde olduğunu belirten Şahin, valilik olarak 3 tuvaletin işletmeye açıldığını söyledi. Şahin, “Şu anda tuvalet sorunu Kaleiçi'nde çözüldü" dedi. Kaleiçi'ndeki tuvaletlerin ücretli olmasıyla ilgili eleştirilere de değinen Şahin, “Ücretsiz ama pis bir tuvalet mi istiyoruz? Ücretli, temiz bir tuvalet mi istiyoruz? İkisi aynı anda olmuyor" diye konuştu.

'ANTALYASPOR'U ANTALYALILAR SAHİPLENMELİ'

Antalyaspor'un kentte daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini belirten Şahin, takımın maçlarına yönelik ilginin bazı kültür-sanat etkinliklerinin gerisinde kaldığını söyledi. Antalyaspor'un küme düşmesiyle sonuçlanan maçın ardından yaşananları anlatan Vali Şahin, “Antalyalıların, Galatasaray'ın şampiyonluğunu, Antalyaspor'un da küme düşmesini sokaklarda kutlamaları o kadar çoktu ki biz evimize ulaşamadık" dedi. Bugünkü seyirci sayılarına da değinen Şahin, “Bugün Antalyaspor'un maçlarına gidiyorum, gideniniz var mı? 2 bin kişi falan oluyor. Şu anda Opera Bale Festivali var Aspendos'ta. 4-5 bin kişiye oynuyor bale ve opera gösterileri. Phaselis, Kemer'de festivali var, konserde 2 bin 500 kişi vardı. Yani bir futbol maçında bir konserdeki sayıyı bulamıyoruz. Bu durumda Antalyaspor'un Antalyalılar tarafından sahiplenildiği söylenebilir mi?" diye konuştu.

'COP31'İN ANTALYA'YA İKİ BÜYÜK HEDİYESİ OLACAK'

Toplantının önemli gündem maddelerinden biri COP31 oldu. COP31'in Antalya'nın turizm potansiyeli ve kongre-fuar turizmi açısından önemli bir fırsat oluşturacağını belirten Şahin, zirvenin ardından EXPO alanının farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak şekilde kullanılacağını söyledi. Şahin, “COP31'in Antalya'ya bence iki büyük hediyesi olacak. Biri o alan. EXPO alanı atıldı. Orası MICE turizmi için, yani kongre, fuar, festival ve benzeri etkinlikler için dizayn edilmiş oldu" dedi. COP31'in kasım ayı sonunda tamamlanmasının ardından alanın Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredileceğini belirten Şahin, burada bir işletme şirketi kurulmasının planlandığını aktardı. Şahin, “Bu alanda bu şirket Türkiye'nin en büyük fuar merkezini işletecek. Eksikleri tamamlayacak" diye konuştu.

EXPO alanındaki mevcut kapalı ve geçici yapıların toplam kapasitesine ilişkin de bilgi veren Şahin, “Yaklaşık 70-80 bin metrekare orada fuar alanı var, diğer sosyal alanlar hariç. Ki bunu daha da artırmanın planı içerisinde bakanlık. Ve bizim 100 bin metrekare ya da daha fazla net karesi olan bir fuar merkezimiz hazır olacak" dedi. Alanın kongre merkezleri, konser salonları ve yeme-içme alanlarıyla birlikte kullanılacağını belirten Şahin, bunun Antalya'nın turizm sezonunu 12 aya yayma hedefinde önemli rol üstleneceğini söyledi.

'COP31 ANTALYA'YI BAŞKA BİR SEVİYEYE TAŞIYACAK'

COP31'in Antalya'nın uluslararası tanınırlığına da katkı sağlayacağını belirten Şahin, zirve kapsamında dünyanın çok sayıda ülkesinden üst düzey katılımcının kente gelmesinin beklendiğini söyledi. Şahin, “COP31 başka level olacak, bir başka dönüm noktası olacak. Çünkü 190'ı aşkın ülkeden 100 civarında devlet ve hükümet başkanı, 1000 civarında bakan, 100 binin üzerinde delege, beyaz yakalı, kendi ülkelerinin üst düzey diplomatları bu insanlar, artı misafirler buraya gelecek" dedi. Bu ziyaretlerin Antalya'nın turizm tanıtımına katkı sağlayacağını belirten Şahin, “Bu insanların Antalya'nın güzelliklerini görme, tanıma fırsatı bulmaları turizmimizi başka bir seviyeye taşıyacak. Ben Antalya'nın 2027'den sonra başka bir seviyede turizm yapacağını bu sayede düşünüyorum" diye konuştu.

COP31'in sürdürülebilirlik açısından da Antalya'nın uluslararası görünürlüğünü artıracağını ifade eden Şahin, “Dünya artık tamamen sürdürülebilirlik üzerine şekilleniyor. Yani artık turizmden tarıma, sanayiden ticarete her şey çevresel duyarlılıkla tanımlanıyor. Ve bunun önemli bir merkezi Antalya. Bu da bizi gündeme getiriyor, gündemin ortasına getiriyor" diye konuştu.

'ANTALYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ İMAR'

Antalya'nın en büyük sorununun ne olduğu yönündeki soruya da yanıt veren Şahin, “Aslında direkt sorsanız 'En önemli sorunu nedir' diye, 'Trafik' derdim ama şimdi soruya öyle başladınız ki 'İmar' diyeceğim tabii. Çünkü beni o tarafa yönlendirdiniz. Gerçekten bu şehrin çok ciddi bir imar sorunu var" dedi. İmar kararlarının bir şehrin geleceğini belirlediğini söyleyen Şahin, kentsel dönüşüm konusunda ise mahalle ve ada bazlı çalışmaların önemine dikkati çekti. Şahin, “Mahalle ve ada bazlı dönüşüm olması gereken bu. Ama bırakınız siz mahalle bazlı, ada bazlı dönüşümü, bir apartmanda bile anlaşamıyorsunuz" dedi. Antalya'da kentsel dönüşümün yalnızca daha fazla yapılaşma üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şahin, “Kentsel dönüşüm değil de 'rantsal dönüşüm' diyorlar ya. E böyle başaramayız ki" dedi.

'2000 YILINDAN ÖNCEKİ BİNALARDA RİSK VAR'

Antalya'daki eski yapı stokuna da dikkati çeken Şahin, “2000 yılından önceki binalarda oturuyorsanız bir kere risklisiniz" dedi. Özellikle eski yapılarda kullanılan malzemeler konusunda endişelerini dile getiren Şahin, “Bu şehir hazır beton kullanılmadan önceki binalarda ben eminim ki deniz kumu kullanılmıştır. Deniz kumu kullanılan binalara ben girmem, deprem yaşamış bir insan olarak. Ben girmem. Bu kadar net ifade edeyim" diye konuştu.

'COP31 DÖNEMİNDE KABUS GİBİ TRAFİK YAŞANACAK'

COP31 döneminde kentte trafik yoğunluğunun önemli ölçüde artacağını belirten Şahin, ulaşım planlamasına ilişkin bilgi verdi. Şahin, “Gerçekten bir kabus dönemi yaşayacağız. Bir hattı tamamen kapatacağız çünkü. D400'ün bir şerit, bir kanadını kapatacağız, öbür tarafı gidiş-geliş şeklinde trafiğe ayıracağız. Bir hat tamamen EXPO'ya çalışacak. Çok zor günler geçireceğiz trafik yönünden, bu bir gerçek" dedi.

Antalya-Alanya Otoyolu'nun ise ulaşım açısından önemli bir rahatlama sağlayacağını belirten Şahin, projenin 2028 yılının ortalarında tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Şahin, “Şu anda yapılıyor, çok da hızlı yapılıyor. 2028 yılının ortalarında alacağız. Bu rahatlık, büyük rahatlama olacak ama sorunu kökten çözmüyor" ifadelerini kullandı.

'ANTALYA-ALANYA OTOYOLU ÇEVRE YOLUNA BAĞLANMALI'

Antalya-Alanya Otoyolu'nun kent çevre yoluyla bağlantısının önemine dikkati çeken Şahin, “Tahmin ediyorum üst yolun, yani otoyolun çevre yoluna bağlanması aciliyet arz edecek ve şehrin bunun için mücadele etmesi gerekecek" dedi. D400'te Serik-Antalya arasındaki bölümde kapasite artırımı yapılacağını belirten Şahin, bölgedeki ulaşım yatırımlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

KIRKGÖZ VE SU KAYNAKLARI İÇİN UYARI

Antalya'nın su kaynaklarının korunmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şahin, Kırkgöz ve Düden Çayı'ndaki kirliliğe de dikkati çekti. Kırkgöz'de yapılan incelemelerde ciddi kirlilik tespit edildiğini belirten Şahin, “Birkaç sene önce de orası akvaryum gibiymiş, o görüntüler de elimizde. Akvaryum gibi her taraf balık, muhteşem bir görsel. Bir sene sonra ise naylon parçaları, işte şeyler, içki şişeleri vesaire ve balık hiçbir şey kalmamış" diye konuştu.

Türkiye'nin su stresi yaşayan bir ülke olduğunu belirten Şahin, Antalya'nın da artık su açısından sınırsız kaynaklara sahip bir kent olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Şahin, “Dolayısıyla artık su bolluğu olan ülke değiliz, Antalya da su bolluğu olan şehir değil" dedi.

Antalya'nın geçmişteki su varlığına ilişkin örnek veren Şahin, “Atatürk 1930 Mart ayında geldiğinde 'Dünyanın en güzel yeri Antalya' dediğinde falezlerden 20'nin üzerinde şelale akıyormuş; 29 tane. E şimdi 1,5 tane akıyor. Ne oldu? Su işte 20 kat azaldı demektir bu" diye konuştu.

'ANTALYA'YA DEMİRYOLU BÜYÜK İHTİYAÇ'

Antalya'nın demiryolu bağlantısının bulunmamasının özellikle tarım ürünlerinin taşınması açısından önemli bir eksiklik olduğunu belirten Şahin, hızlı tren projelerinin kent için önemine değindi. Şahin, “Sadece şimdi moda olan hızlı tren olarak görmüyorum, özellikle yük taşıması açısından çok çok büyük bir ihtiyaç. Eğer bugün tren yolu Antalya'da olsaydı Antalya'nın domatesinin, biberinin İstanbul pazarına ulaşması çok daha kolay ve ucuz olacaktı" dedi.

Antalya'nın Kapadokya ve İstanbul'la hızlı tren bağlantısının kış turizmine katkı sağlayacağını belirten Şahin, “Eğer Antalya ile Kapadokya arasında aktif, iyi işleyen bir hızlı treniniz olursa biz bugün yaptığımız kış turizminin 3 katını yaparız, çok rahat" dedi. Projelerin hazır olduğunu belirten Şahin, “Planlar çizildi, aslında iki tane hat var. Hem Konya istikametinden hem de Eskişehir istikametinden bağlantının projeleri hazır. 2030 gibi söyleniyor. Artık ben 2030'a razıyım; inşallah 2030'da bunlar yapılır, şehrimize ciddi katkı sağlayacaktır" diye konuştu.

'ANTALYA'NIN GELECEĞİ PARLAK'

Toplantının sonunda Antalya'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Şahin, kentin turizm, tarım, ticaret ve sanayi potansiyeline dikkati çekti. Şahin, “Bu şehrin turizmi de hiçbir zaman ölmez. Bu şehrin tarımı; bu iklim, bu coğrafya, bu toprak, bu su olduğu müddetçe ölmez. Bu şehrin ticareti de sanayisi de bu çalışkan insanlar olduğu müddetçe ölmez" dedi. Antalya'nın geleceğinin korunmasının kentin doğal ve tarihi değerlerine sahip çıkılmasına bağlı olduğunu ifade eden Şahin, “Antalya'nın geleceği parlak. Önemli olan bu şehri betona boğmamak, bu şehrin güzelliğine zarar vermemek, mümkünse üstüne koymaktır. Bu şehir hepimizin şehri, hepimizin kıymetlisi" dedi.

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA