Mustafa Varank: Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilsin istiyoruz
Mustafa Varank: Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilsin istiyoruz
Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)- TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, “Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilsin istiyoruz. Kendi göbeğini kendisi kessin istiyoruz. Eğer dünyada söz söylenecekse, Türkiye bu sözü söylesin ve sözü dinlensin istiyoruz” dedi.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Bartın il Temsilciliği tarafından Bartın Üniversitesi konferans salonunda 'İhtisas Akademi' söyleşileri kapsamında etkinlik düzenlendi. Etkinliğe TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Programda konuşan Varank, Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, “Dünya öyle bir hale geldi ki artık coğrafyalar kendileri iki ülke mücadele ettiğinde bir savaş gerçekleştirdiğinde bu savaşın sadece o iki coğrafyayı etkilemesi diye bir husus söz konusu değil. Şu anda İsrail'le Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a haksız ve adaletsiz bir şekilde saldırmasının sonuçlarını sadece İran yaşamıyor, sadece Körfez bölgesi yaşamıyor. Artık biz de bu savaştan etkileniyoruz. Enerji krizi tüm dünyanın kapısını çalmış vaziyettedir. Dünyanın geleceğine etki edecek enerjiyle ilgili adımlar artık bu savaştan sonra farklı bir şekilde atılmaya başlayacak. Türkiye olarak biz bütün bu krizlerin içerisinde kendi başımıza hareket etmek, kendi bağımsız politikalarımızı uygulamak, bizim çıkarımız neyi gerektiriyorsa, bizim vatandaşlarımızın rahatı, konforu, ihtiyacı, neyi gerektiriyorsa bunu yapabilmek istiyorsak bağımsız ve güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE SÖZÜ DİNLENEN BİR TÜRKİYE VAR’
Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesini istediklerini ifade eden Varank, “Son 25 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bizim yapmaya çalıştığımız, bizim vermeye çalıştığımız mücadele de bu; Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilsin istiyoruz. Kendi göbeğini kendisi kessin istiyoruz. Eğer dünyada söz söylenecekse, Türkiye bu sözü söylesin ve sözü dinlensin istiyoruz. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız aslında 25 yıldır bu mücadeleyi veriyor ve hamdolsun bugün geldiğimiz noktada sizler de takip ediyorsunuzdur. Dünya siyasetinde uluslararası ilişkilerde artık sözü dinlenen bir Türkiye var. Dünyanın neresinde bir kriz varsa dünyanın neresinde bir sıkıntı varsa artık Türkiye kapısı çalınan bir ülke uluslararası arenada gerek ara buluculukta gerek farklı alanlarda sözü dinlenen bir ülke. Aslında biz işte o tam bağımsızlık mücadelesini vererek geldik, kendi bağımsız politikalarımızı uygulayarak geldik, kendi teknolojimizi inşa ederek geldik, kendi sanayimizi ederek geldik. Uluslararası arenada kendi ittifaklarımızı inşa ederek geldik. Ve emin olun bunu yapmak çok kolay değildi. Bizler büyük kavgalar vererek, büyük mücadeleler vererek bu işleri başarmak için bir gayret verdik" dedi.
Daha sonra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
ZONGULDAK'TA TÜGVA İHTİSAS AKADEMİ PROGRAMINA KATILDI
Zonguldak’ta Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi Programı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Sezai Karakoç Konferans Merkezi’nde düzenlendi. Programa, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank konuk oldu. Programa, Vali Osman Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
‘HEPİMİZİN ÜSTÜNE DÜŞEN VAZİFELER VAR’
Türkiye’de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki acı saldırıların ardından yeni tartışmaların başladığını ifade eden Varank, “Ne diyoruz teknoloji çok önemli adeta dünya tarihini hızlandıran bir iş. Hayatı kolaylaştırdığı gibi çok yanlış alanlarda da teknolojinin kullanımı mümkün. Bakıyorsunuz, katil İsrail ve onun şu anda suyuna giden Amerika Birleşik Devletleri teknolojinin öncü ülkelerinden bir tanesi. Bu teknolojiyi yıkım için kullanıyor, katliam için kullanıyor. Demek ki tek başına bir işin olması önemli değil. O işi ne amaçla kullandığınız da önemli. İşte teknolojiyi nasıl kullanırsanız aslında elde ettiğiniz neticede ona göre oluyor. Şimdi Urfa'da ve Maraş'ta yaşadığımız acı hadiselerle birlikte aslında bir teknoloji tartışmasının da yeniden alevlendiğini görüyoruz. Acaba burada bu suçu işleyen gençler teknolojiden ne kadar etkilendiler? Teknoloji onları ne kadar yönlendirdi? Aslında burada yaşadığımız acı hadiselerle birlikte sadece bilgisayar oyunları, sadece dijital dünya, sadece sosyal medya değil. Bizim aslında önemli bir karar vermemiz gerekiyor. Acaba bu teknolojiyi hayatımızın içerisinde ne kadar ve nasıl kullanacağız ve hayatımızı buna göre nasıl şekillendireceğiz? Burada hepimizin üzerine düşen vazifeler var” dedi.
‘RADİKAL OLMAMIZ LAZIM’
Bilgisayar oyunlarından dizilere, senaryolara kadar TBMM’nin üstüne düşen görevler olduğunu ve herkesin fedakarlık yapması gerektiğini belirten Varank, şunları söyledi:
“Bizler siyasetçiler olarak Türkiye TBMM olarak ne yapacağımıza karar vermemiz lazım. Bu sadece bir bilgisayar oyununun kullanılması değil. Bunun içerisinde televizyon var, yayıncılık dünyası var, diziler var, senaryolar var. Burada kullanılan reklam gelirleri var. Bunların hepsini beraberce düşünerek bir karar vermemiz ve bir bakıma hepimizin fedakarlıklarda bulunması gerekiyor. İşte TBMM bir karar aldı. Bunların hepsini değerlendirecek. Bütün partilerin içerisinde olduğu bir komisyon kurulacak ve detaylı bir şekilde biz bunları ele alacağız. Ve bunun neticesinde de mutlaka atmamız gereken adımlar olacak. Ve bizim burada toplu bir şekilde hep beraber fedakarlık yapmamız gerekiyorsa bu da fedakarlıkları yaparak da bir netice almamız gerekiyor. Yoksa işte dünyanın nereye gittiği belli. Ülkemizde gençlerimizin karşılaştığı riskler, problemler belli. Bu manada bu komisyonun faaliyetlerini çok önemsiyoruz. Hepimizin yapması gereken fedakarlıklar var. Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Acaba bizler aileler olarak o ekranların başından bir saatimizi fedakarlık ederek çocuğumuza vereceğiz mi, vermeyeceğiz mi? Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu, değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu, değil mi? Bu dizilerin bu kadar uzamasının sebebi olan reklam sektöründeki ekonominin nasıl yönlendirildiği, nasıl karar vereceğiz? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım. Eğer neticeyi böyle alacaksak işte bu sosyal medya aleminde birtakım kararlar alınması gerekiyorsa bazı şeylerin önüne geçilmesi gerekiyorsa bunların da yapılması lazım.”
Program daha sonra Mustafa Varank ve gençler arasında soru cevap bölümüyle devam etti. (DHA)
FOTOĞRAFLI