Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Tanju Özcan: Bütün bu davanın objesi, ana yemeği benim (2)

Tanju Özcan: Bütün bu davanın objesi, ana yemeği benim (2)

ABONE OL
DHA

VAKFA KURBAN BAĞIŞI YAPANLAR ŞİKAYETÇİ OLMADI

BOLSEV Vakfı’na kurban bağışı yapan mağdurlardan tutuklu sanık Ali Sarıyıldız’ın kardeşi Cihan Sarıyıldız, billboard reklamlarından kurban bağışı ilanı gördüğünü belirterek “13 bin TL kurban bağışı yaptım. Kurban bağışı dışında kendim de kurban kestim. Vekalet almak için beni arayan olmadı. Posta yoluyla kurban ücretim tarafıma iade edildi. Şikayetçi değilim” dedi.

Mehmet Öztürk, kurban ilanları billboardlardan gördüğünü ve 13 bin TL gönderdiğini kurbanla ilgili kendisine bilgilendirme yapılmadığını ve bu olaydan ifadeye çağrıldığında haberinin olduğunu ve şikayetçi olmadığını ifade etti.

Tutuklu sanık Belediye Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan’ın eşi Filiz Ayhan, vakfa 13 bin TL bağış yaptığını ve ilanı sanal medyadan gördüğünü, şikayetçi olmadığını söyledi.

Başka suçtan tutuklu bulunan eski belediye başkan yardımcısı Sedat Gülener’in eşi Gülten Sezer Gülener ise “Kurban kampanyasından nasıl haberim olduğunu hatırlamıyorum. Kurban bağışı için çocuklara yardım gitsin diye para gönderdim. Kendim de kurban kesmiştim. Kurbanın kesilmeyeceğini de bilseydim bu parayı gönderirdim” diye konuştu.

Uğur Özcan ise “Ben bu bağış olayını sosyal medya üzerinden gördüm. Kurban bedeli olarak para gönderdim. Kurbanımın kesilmeyeceğinden haberim yoktu. Haberim olsaydı bu parayı yardım maksatlı gönderebilirdim. Vekalet istemek için beni arayan olmadı. Kesim için bilgilendiren de olmadı ve et teslim edilmedi. İfademde hakkımı helal etmediğimi söylemiştim. Ali Sarıyıldız’a kızdığım için bunu söylemiştim. Ama şimdi şikayetçi değilim” dedi.

BETON SANTRALİ KURMAK İSTEYEN MÜTEAHHİT: TANJU ÖZCAN BİZE ‘SİZE BETON SANTRALİ KURDURTMAM” DEDİ

Bolu’da inşaatı devam eden devlet hastanesinin inşaatını yapan ve beton santrali kurmak istemesi, sonrasında da belediye ekiplerinin yaptırımları ile karşı karşıya kaldığı öne sürülen müteahhit Cenk Erşerbetçi, duruşmada mağdur olarak ifade verdi. Erşerbetçi, “Bolu Bel A.Ş. ile uzun süre beton ile ilgili pazarlık yaptıklarını belirterek, “Bizim şirket bünyesinde hazır beton santralimiz olduğu için bu sektöre yabancı değiliz. C30 ve C50 beton sınıflarının maliyetleri açısından pazarlıkları sürdürdük. Bize belediyeden çok afaki bir fiyat geldi. Biz Tanju Özcan’ı arayarak fiyatla ilgili sıkıntı olduğunu söyledim ve kendisiyle görüştük. Bu fiyatlarla beton alamayız dedik. Tanju Özcan bize ‘Size beton santrali kurdurtmam’ dedi. İki gün sonra tekrar bir görüşmemiz oldu. İkinci teklifte de yüksek bir rakam verdiler. İşverenimiz ‘Adıyaman’dan santrali sök getir Bolu’ya kur’ dedi. Santralimiz kurduk. Kaçak su kullandığımızı iddia ederek suyumuz kesildi, şantiyemiz mühürlendi. Mobbing uygulandı. Zabıta ekipleri tarafından nöbet tutuldu, giriş- çıkış yaptırılmadı. Valilik zabıtaların gönderilmesi için polis ekipleri gönderdi. Tutanaklar tutulup cezalar yazılmak istendi. Bu yapılanlar nedeniyle hastane inşaatının tamamlanması aşaması yaklaşık 2 ay gecikti. Bolu’da 3 hastane tek hastaneye düştü. Biz bunu Bolu halkı için yapıyoruz. Bunlar bizim için üzücü olaylar. Bunu Tanju Özcan bize niye yaptı anlamış değiliz. Şikayetçi değilim” diye konuştu.

MARKET YETKİLİLERİNE ZARFLAR İÇERİSİNDE FİYAT TEKLİFLERİ VERİLDİ

Zincir marketlerden BOLSEV’e para istenildiği iddiasıyla BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ mahkemede ifade verdi. Karadağ, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın kendisini görüşmeye davet ettiğini sonrasında ise Tanju Özcan’ın reklamla alakalı bir görüşme yapmak istediği söylendiğini ifade ederek, “Tanju Özcan ve Süleyman Can ile belediye binasındaki toplantı salonunda, diğer market yetkilileriyle birlikte toplantı yaptık. Süleyman Can, toplantı öncesinde cep telefonlarımızı bırakmamız gerektiğini söyledi. Tanju Özcan, bana reklamla alakalı bir aksiyonlarının olduğunu ve bu konuda yardımcı olmamızı istediğini belirtti. Toplantı, BOLSEV Vakfı ile ilgili sunumla geçti. Bize de destek amacıyla yardım talebinde bulunacaklarını söylediler. Tanju Özcan, toplantıda herkese karşı, ‘Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bölgesel reklam veremeyeceğimizi, ancak konuyu üstlerimle görüşeceğimi söyledim. Para vermeyeceğimizi söyleyince Tanju Özcan, ‘Üstlerinizle görüşün, kararı siz verirsiniz’ dedi. Toplantının sonunda bize zarflar verildi. Zarfların içerisinde fiyat rakamları yer alıyordu. Şirketimizle görüştük. Şirket de inisiyatifi bize bıraktı. Biz de reklam sözleşmesi imzalamayı kabul ettik. Reklam sözleşmelerinin yüksek olduğunu söyledik. 10 bin TL olması durumunda sözleşme imzalayacağımızı belirttik. Daha sonra sözleşme imzalamayı kabul ettik. Denetimlerde NACE kodu ile ilgili bir sorunumuz vardı. Ancak tüm mağazalarımızda bu eksikliği giderdik. Bunun dışında kayda değer bir eksiklik yoktu” diye konuştu.

‘BELEDİYE İLE REKLAM SÖZLEŞMESİ İMZALADIK, ŞİKAYETİM YOK’

N1 ve Nuhmar Market Genel Müdürü Harun Reşit Kayar ise patronunun belediye ile reklam sözleşmesini imzaladığını açıklayarak, şunları söyledi:

“Ben toplantıya katılmadım. Ben sadece reklam anlaşması olduğunu duydum. O gün davet edildik ama bizzat katılmadım. Reklam sözleşmesini ben imzalamadım. İmza yetkim yok. Patronumuz kendisi imzaladı. Bu süreçte öncesinde ve sonrasında ara ara denetimler yapılıyordu. Ama sıklığında artış oldu mu onu bilmiyorum. Ceza aldığımız şeyler de oldu zaten. Zabıtalar geldikleri zaman yönetici grubumuza bize bilgili geliyordu. 2024 yılı Eylül ayında NACE 2 kodu olup olmadığını o zaman bilmiyordum. Daha sonra NACE 2 kodunu aldık. Reklam sözleşmemiz halen devam ediyor. Davayla ilgili herhangi bir şikayetim yok.”

Duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Mutlu YUCA- Zübeyde ÖZMEN/ BOLU,(DHA)-

© Copyright 2026

DHA