Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Bursa - TBMM Başkanı Kurtulmuş: Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

Bursa - TBMM Başkanı Kurtulmuş: Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

ABONE OL
DHA

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın, vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Bursa’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, türbe ve Valilik ziyaretlerinin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Küresel Adalet Arayışı’ başlıklı konferansa katıldı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, AK Parti Milletvekilleri Refik Özen, Osman Mestan, Emine Gözükara Durmaz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve öğrencilerin katılım gösterdiği konferansta konuşan Kurtulmuş, “Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu yıkılıp, neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye'nin aydınları olarak, Türkiye'nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 10’U MUTLAK YOKSULLUK İÇERİSİNDE’

Ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, “Dünyanın farklı yerlerinde, farklı bölgelerde zengin ile fakir arasındaki uçurumun her geçen gün daha fazla artması, özellikle yeni birtakım gelişmeler, mesela küresel iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak birtakım kuraklık ve iklim krizlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte açlık, kıtlık ve susuzluk gibi yeni tanıştığımız güçlü gelişmelerin ortada olması maalesef gelir dağılımı adaletsizliğini tam manasıyla bir yoksunluk haline dönüştürmektedir. Dünyada bu kadar çok mesele varken kendi düzenlerini hiç bozmayan, özellikle finans kapitalizmi üzerinden zenginliklerine zenginlik katan birtakım çevrelerin, çok azınlıkta olan birtakım çevrelerin varlığı ve gücü de aslında küresel ölçekteki bu eşitsizliği giderek artırmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 1'ini teşkil eden dünyanın en zenginleri. En zengin yüzde 1'i dünyadaki toplam servetin yüzde 50'sine sahiptir. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmedik. Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Ayrıca 8 milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'u da mutlak yoksulluk içerisindedir. Yani dünyadan hiçbir nasibi olmayan 800 milyon insanın var olduğu bir dünyada yaşıyoruz” diye konuştu.

‘DÜNYADAKİ EKONOMİK SİSTEMİ BOZAN VAHŞİ KAPİTALİZMDİR’

İklim krizleri ve benzeri insanlığın durumunu daha da kötüye götüren gelişmelerin sürmesi halinde durumun daha da kötü olacağını ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama buna mukabil dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan birisi de vahşi kapitalizmin, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Çok örnek vermeyeceğim. Bir tek örnek vermek istiyorum. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında vahşi kapitalizmin, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet sahiplerinin, sermaye sahiplerinin bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç milyar dolar, kaç on milyar dolar, hatta kaç yüz milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır. Biz baktığımızda sadece bir savaşa ait güncel bir gelişme olarak zannettiğimiz bir şey aslında petrol piyasalarında, sermaye piyasalarında ya da dünya borsalarında ne tür dalgalanmalara neden oluyor? Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz.”

‘BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NE İŞE YARAR?’

Birleşmiş Milletler’in işlevsiz hale geldiğini dile getiren Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bugün dünyada savaşların, çatışmaların, soykırımın, insan hak ve onurunun ayaklar altına alındığının günlük ahvali adiyeden işler haline geldiğini görüyoruz. Maalesef dünyadaki bu haksızlıklara karşı duracak bir küresel sistemin olmadığı da aşikardır. Evet, Birleşmiş Milletler var ama her platformda söylediğimiz gibi savaşları sona erdirmesi, barışı tesis ettirmesi, etmesi gereken bu Birleşmiş Milletler Allah aşkına ne işe yarar? Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? İşte üç seneye yaklaşan bir süredir Gazze'de yaşadığımız, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olan bu soykırım karşısında acaba Birleşmiş Milletler ne karar alabilmiş, aldığı hangi kararı uygulama fırsatı bulmuştur? Birleşmiş Milletler'in Genel Sekreteri Sayın Guterres'in bile Refah Sınır Kapısı'ndan içeri sokulmadığı bir dünyada Birleşmiş Milletler'in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır?”

‘DURDURUN BAKALIM LAMİNE YAMAL’I’

Barcelonalı Futbolcu Lamine Yamal’ın, takımının şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı açmasını tebrik eden Numan Kurtulmuş, “Dünyanın her yerinde insanlar, vicdan ve insaf sahibi insanlar, yani insanlık cephesi olarak tanımladığımız büyük kitleler de bu vahşete, bu vahşetin sahiplerine, bu çifte standardın sahiplerine, bu vahşilerin koruyucularına karşı seslerini yükseltmeye devam ediyorlar. En son buradan Uludağ Üniversitesi’nden de tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade edeyim. Lamine Yamal'ın Barcelona'nın şampiyonluk kutlamasında Filistin bayrağını sallayarak o kutlamalara coşku vermesi, o kutlamalarda mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal'ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun, istediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal'ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur” diye konuştu.

‘HADİ ÖNLEYİN İNSANLIĞIN VİCDANINI’

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i de Lamine Yamal’a sahip çıktığı için tebrik eden Kurtulmuş, “Adamlar alışmışlar ya, yeri geldiğinde sözle korkutacaklar. İsrail'in Savunma Bakanı, Siyonist eli kanlı bir Savunma Bakanı kalkıyor ve buna karşı bir demeç veriyor. Arkasından onu da saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Buradan Bursa'dan selamlarımızı gönderiyoruz. İspanya'nın şahsiyetli Başbakanı Sayın Sanchez kalkıyor diyor ki, ‘Lamine Yamal'ı tebrik ediyoruz, Lamine Yamal'ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir.’ Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını” dedi.

‘KÜRESEL ADALET ANLAYIŞININ MERKEZİNDE TÜRKİYE OLACAKTIR’

Türkiye olarak her zaman mazlumun yanında durduklarının altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah'tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa'dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezinde Allah'ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat'ın üstünden Domaniç Yaylası'na kadar uzanan obada kurulur, hani Ertuğrul dizileri var ya aynen öyle. 500 tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı, cihan devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip, birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli'ye dikti. Gözünü Avrupa'ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç'teki, Oylat'taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur.”

‘TÜRKİYE KÜRESEL ADALET ANLAYIŞININ ÖNCÜSÜ OLDU’

Türkiye’nin küresel adalet anlayışının öncüsü olduğunu belirten Kurtulmuş, "Türkiye'nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah'ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye'nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Mehmet İNAN-Hüseyin SEZGİN/BURSA, (DHA)-

© Copyright 2026

DHA