Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Erzurum - Bakan Tekin: Bu olayın hiçbir yerinde AK Parti’li ya da Cumhur İttifakı'na mensup siyasi aktör yok

Erzurum - Bakan Tekin: Bu olayın hiçbir yerinde AK Parti’li ya da Cumhur İttifakı'na mensup siyasi aktör yok

ABONE OL
DHA

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'e tepki göstererek, "3-5 partiliyi dava arkadaşını, yol arkadaşını ikna edemeyen bir genel başkan bugün çıkmış bütün bu süreçten Sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutmaya çalışıyor. Bunun akılla, mantıkla izah edilebilir hiçbir tarafı yok. Bu olayın hiçbir yerinde AK Parti'li ya da Cumhur İttifakı'na mensup siyasi aktörler yok" dedi.

Kurban Bayramı'nı geçirmek üzere memleketi Erzurum'a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. Milletvekilleri Selami Altınok, Mehmet Emin Öz, Fatma Öncü'nün yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in de katıldığı ziyaret sırasında konuşan Bakan Tekin, bakanlık olarak Erzurum'a yaptıkları yatırımlara ilişkin bilgi verdi. Süper Lig'e yükselen Erzurumspor FK'yı da kutlayan Tekin, yeni stadyumun ihalesinin Kurban Bayramı sonrası yapılacağını söyledi.

Türkiye'de demokratik siyaset üzerinde askeri darbelerin örneği olan 27 Mayıs'ın yıl dönümü olduğunu belirten Tekin, "Ben bu vesileyle Türkiye'de demokratik siyasetin güçlenmesine, hukuk devletinin, demokrasinin, insan haklarının güçlenmesine katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Darbe sonrası demokrasi şehidi olarak verdiğimiz Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı bir kez daha hayırla yad ediyorum. Mekanları cennet olsun. İnşallah ülkemizde demokrasinin üzerinde vesayet uygulayan yapılar ilanihaye sessiz kalırlar. Bir daha seslerini çıkaramazlar diyelim" diye konuştu.

Türkiye'de bugün demokratik siyasetin mücadelesini yapanların çok tuhaf bir tabloyla karşı karşıya olduğunu ifade eden Tekin, şunları söyledi:

"Biz geldiğimiz siyasi gelenek itibariyle Demokrat Parti'nin yani Menderes'in ve 28 Şubat'a kadar gelen süreçte merkez sağ siyasetin Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin devamı olduğumuzu düşünüyoruz. Bugüne kadar bize karşı darbeler yapıldı. Bugüne kadar mensubu bulunduğumuz siyasi partiler kapatıldı. Bunların hepsini hukuk devleti sınırları içerisinde saygıyla karşıladık. Ama bugün içinde bulunduğumuz süreçte maalesef Cumhuriyet Halk Partisi'ni yönettiğini iddia eden ekipler, kendi içlerindeki tartışmalı ortamı farklı şekilde lanse eden bir tavır içerisine girmiş durumdalar. Burada çok detaylı bir analiz yapacak değilim. Ben bu salonda her bulunduğum toplantıda Cumhuriyet Halk Partisi'nin iyi yönetilmediğini, Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisinde yaşanan olayların Türk demokrasisi açısından, Türkiye'de hukuk devleti açısından gerçekten kötü kokular geldiğini sürekli söyledim ben burada. Hatta benzetmeler yaptım; Cumhuriyet Halk Partililerin içinde bulunduğu durumu analiz ederken, Tanju Okan'ın şarkısıyla 'Her şey bir rüya olsa unutarak uyansam' diye düşündüklerini söylemiştim yine burada. Bugün de geldiğimiz noktada kurultay sürecinden rahatsız olan bir elin parmakları kadar partiliyi yönetemeyen, onları ikna edemeyen, onlar üzerinde saygınlık tesis edemeyen bir eski genel başkan olan biteni kendisi dışında aktörlere bağlayarak Sayın Cumhurbaşkanımıza dil uzatmaya kalkışıyor. Ben şunu daha önce de söylemiştim. Eğer bu durumdan şikayetçiyseniz durum çok net; şikayetçi olan yani kurultay esnasında delegelerin oyları üzerinde manipülasyon yapıldığı iddia edilen 'Benim oyuma, benim siyasi tercihlerime müdahalede bulunuldu' diyen Cumhuriyet Halk Partisi delegelerini çağırıp onları ikna etseydi Özgür Özel, onları ikna etmeyi becerebilseydi yani bir elin parmakları kadar insan yönetebilseydi, bugün konuştuğumuz şeylerin hiçbirisini konuşmuyor olacaktık. 3-5 partiliyi dava arkadaşını, yol arkadaşını ikna edemeyen bir genel başkan bugün çıkmış bütün bu süreçten Sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutmaya çalışıyor. Bunun akılla, mantıkla izah edilebilir hiçbir tarafı yok. Bu olayın hiçbir yerinde AK Parti'li ya da Cumhur İttifakı'na mensup siyasi aktörler yok. Biz de sadece şurasındayız; Türkiye'de demokrasinin bu türden oyların, delege oylarının parayla satın alındığı bir süreçle anılmasından bir ana muhalefet partisinin bu pozisyona düşmesinden demokrasi anlatan, insan hakları siyaset bilimi çalışan bir akademisyen olarak rahatsızım, üzgünüm. Keşke bunlar yaşanmasaydı diye düşünüyorum." (DHA)

© Copyright 2026

DHA