Bakan Tekin: Mesleki eğitim alan çocuklarımızın atölyede, fabrikada eğitim almasından niye rahatsız olabilirsiniz
Bakan Tekin: Mesleki eğitim alan çocuklarımızın atölyede, fabrikada eğitim almasından niye rahatsız olabilirsiniz
Ayşe GÜREL- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- 'Mesleki ve Teknik İş Birliği' imza töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Muhalefet bizi çok eleştiriyor. Meslek lisesindeki çocukları iş dünyasıyla protokol yaparak birlikte yetiştirmemizi, çocukların sermayenin kucağına atmak olarak tanımlıyor. Ben gerçekten çok üzülüyorum. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın atölyede, fabrikada eğitim almasında niye rahatsız olabilirsiniz" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Sanayi Odası ve Yıldız Teknik Üniversitesi arasında düzenlenen 'Mesleki ve Teknik İş Birliği' imza törenine katıldı. Törene ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Fatih Karakullukçu, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Eyüp Debik ile İstanbul Sanayi Odası ve İSO Vakfı temsilcileri katıldı.
'PROJE OKUL KAVRAMI BİZE YOL AÇAN ÖNEMLİ BİR ALAN OLDU'
Törende konuşan Bakan Tekin, "28 Şubat, ülkede sadece mesleki ve teknik eğitim değil, bütün alanlarda dayatmacı bir mantığı; siyaset üzerinde, demokrasi üzerinde, hukuk devleti üzerinde, toplumsal algılar üzerinde bize dayatan bir dönemdi. Bu türden darbe ortamlarının toplumsal yaşamdaki izleri öyle kolay silinmiyor maalesef. Türkiye'de meslek ve teknik eğitimle ilgili önemli kırılma anlarımızdan bir tanesi, 2014 yılı bahar aylarında çıkarttığımız, kamuoyunda 'dershane kanunu' diye bilinen kanun. O kanunda 'proje okulu' diye bir kavram tanımladık. Proje okulu, bugün burada toplandığımız okulla ilgili de bize yol açan, izin veren bir alan oldu. Proje okulu kavramı bize bu anlamda önemli bir alan açtı. Proje okullarla beraber şunu yaptık: Biz, sırf bakanlık olarak Türkiye'deki bütün meslek liselerini, mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarını bir gözden geçirmemiz lazım. Bunu gözden geçirdik. İhtiyaç olan programlar, olmayan programlar. Ama buna Milli Eğitim Bakanlığı kendisi karar verebilecek durumda mı acaba? Sektörü, sektörün ihtiyaçlarını acaba görebiliyor muyuz? 2014 yılında şöyle bir şey yaptık: Bir müsteşar yardımcımız, bütün okullarımızı, Türkiye'nin 81 ilindeki bütün mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı programları itibarıyla, yani alan ve dalı itibarıyla bir masaya yatırdık. 922 ilçenin her birisindeki meslek lisemizin, o ilçedeki iş dünyasının arzu ettiği nitelikli eleman için uygun programlar olup olmadığını bir masaya yatırdık. İhtiyaç olan programların, bölümlerin müfredatını biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak mı yazmalıyız? Ya da 'Size biz adam yetiştirdik, sektöre siz buna göre iş açın' mı demek lazım. Yoksa sektöre sorup, 'Sizin nasıl bir elemana ihtiyacınız var, gelin beraber yetiştirmemiz lazım' mı demeliyiz. Bu ikisi çok farklı şeyler" dedi.
'İLGİLİ ALANIN TEMSİLCİSİYLE OTURDUK VE MÜFREDATINI BERABER YAPTIK'
Bakan Tekin, "Eğer biz 2014'teki değişiklikleri yapmasaydık, Milli Eğitim Bakanlığı kendisi atölye ve ayakkabıcılık programı için müfredatı kendisi yazacaktı, müfredatı oluşturacaktı. Proje okul kavramını yaptık ve dedik ki, ayakkabıcılık programının müfredatını ayakkabıcılar odası ile beraber yapalım. İlgili alanın temsilcisiyle oturduk ve müfredatını beraber yaptık. Sadece bunu yapmadık; devamında birlikte programını oluşturduğumuz okulda okuyan çocuklarımızın desteklenmesi için, asgari ücretin yüzde 30 ile yüzde 50'si kadar teşvik metodu ile iş başı eğitimlerinde çocuklarımıza destek ödemeye başladık. Sonra bir başka adım daha attık: Meslek hastalıkları ve iş kazalarına karşı sigorta. Çocuklarımızı sigortaladık. Bunların hepsi çok önemli adımlardı. Muhalefet bizi çok eleştiriyor. Meslek lisesindeki çocukları iş dünyasıyla protokol yaparak birlikte yetiştirmemizi, çocukların sermayenin kucağına atmak olarak tanımlıyor. Ben gerçekten çok üzülüyorum. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın atölyede, fabrikada eğitim almasında niye rahatsız olabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
'CUMHURBAŞKANIMIZIN SÜRECE KATKILARI ÇOK DEĞERLİ'
Bakan Tekin, "Şimdi farklı şeyler çıktı. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullarla bunu yapmaya devam ediyoruz. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak sahada bizimle birlikte çalışmak isteyen herkesle iş birliği yapabileceğimiz, protokol yapabileceğimiz, birlikte bu yükü yüklenebileceğimiz hukuki zeminler oluşturmaya çaba sarf ediyoruz. İstanbul Sanayi Odası ve değerli başkanlar, başından beri bizimle beraber bu süreçte nitelikli, mesleki ve teknik eğitim almış çocuklarımızın yetişmesi için çaba sarf etti. Meslek ve teknik ortaöğretim okullarının ortaokullarına açılmasıyla ilgili bir süreç başlattık. Yine aynı şekilde, normal ortaokullarımıza 'zanaat atölyeleri' adıyla çocuklarımıza daha erken yaşlarda mesleki ve teknik eğitimi tanıtacak ve yeteneklerine göre meslek seçmelerini sağlayabilecek bir adım attık. Hem demokratik siyaset açısından hem mesleki ve teknik eğitimin güçlü bir şekilde yeniden model olması açısından Sayın Cumhurbaşkanımızın bu sürece destekleri ve katkıları çok önemli. O, bizi başından beri bu konuda destekledi. Müsteşar olduğum dönemde attığımız bu adımlar; iş başı eğitimi yapan çocuklarımızın desteklenmesi, meslek liselerinde belli programların teşvik kapsamına alınması, işsizlik sigortası üzerinden çocuklarımızın iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanması gibi birçok konu, Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı döneminde bize meslek ve teknik eğitimle ilgili arkamızda sürekli hissettirdiği siyasi bir destek ile oldu" diye konuştu. (DHA)