Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Cevdet Yılmaz: Türkiye ve Pakistan, coğrafi avantajlarını stratejik kazanımlara dönüştürme potansiyeline sahip iki ülkedir

Cevdet Yılmaz: Türkiye ve Pakistan, coğrafi avantajlarını stratejik kazanımlara dönüştürme potansiyeline sahip iki ülkedir

ABONE OL
DHA

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ataberk KURT/İSTANBUL,(DHA)- PAKİSTAN-Türkiye İş Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün Pakistan, yalnızca Güney Asya’nın önde gelen bir ülkesi değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel meselelerde yapıcı bir rol üstlenen ve barış ile istikrara etkin biçimde katkı sunan sorumlu bir aktördür. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve ticaret güzergahlarının çeşitlendiği bir dönemde, Türkiye ve Pakistan, coğrafi avantajlarını stratejik kazanımlara dönüştürme potansiyeline sahip iki ülkedir. Bu anlayışla, Orta Koridor, Çin–Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi arasında birbirini tamamlayıcı yaklaşımları birlikte geliştirmemiz gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Pakistan - Türkiye İş Konferansı, bugün İstanbul’da bir otelde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ishak Dar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Pakistan Petrol Bakanı Ali Pervaiz Malik, Pakistan Enerji Bakanı Sardal Awais Ahmad Khan, Pakistan Bilgi Teknolojileri ve Telekomikasyon Bakanı Shaza Fatima Khawaja ile Pakistan Başbakanı Özel Danışmanı Muhammed Ali ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleşti.

İki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan konferansta Pakistan Özel Yatırımı Kolaylaştırma Konseyi tarafından hazırlanan video gösterimi katılımcılara sunuldu.

‘BUGÜN PAKİSTAN BARIŞ İLE İSTİKRARA ETKİN BİÇİMDE KATKI SUNAN SORUMLU BİR AKTÖRDÜR’

Burada katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün, yalnızca ekonomik iş birliğimizi gözden geçirmek için değil, aynı zamanda ortak tarihimiz, sarsılmaz dostluğumuz ve müşterek gelecek vizyonumuzdan güç alan yeni bir iş birliği döneminin kapılarını aralamak için bir araya geldik. Bugün Pakistan, yalnızca Güney Asya’nın önde gelen bir ülkesi değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel meselelerde yapıcı bir rol üstlenen ve barış ile istikrara etkin biçimde katkı sunan sorumlu bir aktördür. Özellikle, Pakistan’ın son aylarda Orta Doğu’daki gerilimleri azaltmaya yönelik yapıcı diplomasisini ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında üstlendiği arabulucu rolünü büyük takdirle karşılıyoruz. Güvenlik olmadan ekonomik kalkınma olmuyor. Güvenli bir ortam olacak ki kalkınmanın sağlam bir temel üzerinde gerçekleşmesi mümkün olsun. Siz bölgemizdeki güvenliğe büyük bir katkı yaptınız. Bu aynı zamanda bölgenin kalkınmasına da çok büyük bir destek ifade ediyor” diye konuştu.

‘2025 YILINDA YAKLAŞIK 1,2 MİLYAR ABD DOLARI SEVİYESİNDE GERÇEKLEŞEN İKİLİ TİCARET HACMİMİZ HIZLA ARTMALIDIR’

Yılmaz, “Dünyanın jeopolitik gerilimlerle, tedarik zincirlerindeki aksamalarla, artan enerji maliyetleriyle, iklim kaynaklı afetlerle ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemden geçiyoruz. Türkiye–Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, ikili iş birliğimizi kurumsal bir çerçevede ilerletmek amacıyla kurulmuş değerli bir mekanizmadır. Bu mekanizma, iki ülkemizin kurumlarını düzenli olarak bir araya getirmekte ve iş birliğimizin tüm potansiyelini ortaya çıkarmak için müstesna bir platform sunmaktadır. İki ülke, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Başbakan Şehbaz Şerif tarafından mutabık kalındığı üzere, ikili ticaret hacmimizi yakın gelecekte 5 milyar ABD dolarına çıkarmak gibi somut ve iddialı bir hedef belirlemiştir. 2025 yılında yaklaşık 1,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşen ikili ticaret hacmimiz hızla artmalıdır. 2022 yılında imzalanan ve 2023 yılından bu yana yürürlükte olan Türkiye–Pakistan Mal Ticareti Anlaşması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir kilometre taşıdır. Şimdi, iş birliğimizin kapsamını hizmetleri ve yatırımları da içerecek şekilde genişletmeliyiz” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK MÜTEAHHİTLERİ PAKİSTAN’IN GELECEĞİNE YÖN VERECEK ALTYAPI VE ÜSTYAPI PROJELERİNE KATKI SUNMAYA HAZIRDIR’

Yılmaz, “Yatırım, ortaklığımızın en güçlü yanlarından biridir. Türkiye’nin Pakistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar ABD dolarını aşmıştır. Bu yatırımlar, istihdam oluşturmakta, teknoloji ve bilgi birikimini paylaşmakta, altyapının gelişimine katkı sunmakta, kalite standartlarını yükseltmekte ve Pakistan’ın sosyoekonomik kalkınmasını desteklemektedir. Bunun yanında, Türk müteahhitlik firmalarının Pakistan’da bugüne kadar toplam değeri yaklaşık 3,5 milyar ABD doları olan 74 projeyi üstlenmiş olmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz. Türk müteahhitleri, mühendislik firmaları ve teknik müşavirlik kuruluşları, ulaştırmadan enerjiye, konuttan lojistiğe, şehircilikten sanayi tesislerine kadar Pakistan’ın geleceğine yön verecek altyapı ve üstyapı projelerine katkı sunmaya hazırdır. Bunun yanında, önümüzde iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacak yeni fırsatlar bulunmaktadır. Otomotiv ve otomotiv yan sanayi, tarım ve tarım teknolojileri, gıda işleme, tıbbi cihazlar, sağlık teknolojileri, yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler, bilgi ve iletişim teknolojileri, e-ticaret, eğitim, turizm, gemi inşa, savunma sanayii ile film ve televizyon yapımcılığı, iş birliğimizi geliştirebileceğimiz başlıca alanlar arasında yer almaktadır. Bu alanlarda ortaklıklar kurabilir, birlikte üretim yapabilir ve üçüncü ülke pazarlarına birlikte açılabiliriz” diye konuştu.

‘ORTA KORİDOR, ÇİN–PAKİSTAN EKONOMİK KORİDORU VE KALKINMA YOLU PROJESİ ARASINDA BİRBİRİNİ TAMAMLAYICI YAKLAŞIMLARI BİRLİKTE GELİŞTİRMELİYİZ’

Yılmaz, “Önümüzdeki en umut verici girişimlerden biri, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edilmesine ilişkin öneridir. Bu çok kıymetli bir model. Bu değerli girişim için Sayın Başbakan Şehbaz Şerif’e içtenlikle teşekkür ediyoruz. Bu girişimin yatırımcılarımıza öngörülebilir ve cazip bir üretim ve lojistik üssü sunması halinde, ekonomik ortaklığımıza yeni bir stratejik boyut katacağına inanıyoruz. Bu girişimi somut ve başarılı bir projeye dönüştürmek için Pakistanlı muhataplarımızla yakın iş birliğini sürdürmeye hazırız. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve ticaret güzergahlarının çeşitlendiği bir dönemde, Türkiye ve Pakistan, coğrafi avantajlarını stratejik kazanımlara dönüştürme potansiyeline sahip iki ülkedir. Bu anlayışla, Orta Koridor, Çin–Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi arasında birbirini tamamlayıcı yaklaşımları birlikte geliştirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Türk şirketlerinin Pakistan’ı yalnızca bir ihracat pazarı olarak değil, aynı zamanda Güney Asya ve Orta Asya’ya açılan stratejik bir yatırım kapısı olarak görmesine önem atfediyoruz. Benzer şekilde Türkiye, Avrupa, Balkanlar, Akdeniz ve Orta Doğu pazarlarına erişim sağlayan Pakistanlı yatırımcılar için güçlü bir üretim ve ticaret merkezi olmayı sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

'PAKİSTANLI DOSTLARIMIZ, BU FIRSATLARI DEĞERLENDİRECEK HER TÜRK ŞİRKETİNE YARDIMCI OLACAKTIR’

Yılmaz, “İş dünyamıza vermek istediğimiz mesaj son derece açıktır. Türkiye ve Pakistan olarak, ekonomik ortaklığımızı daha ileri seviyelere taşıma konusunda güçlü bir siyasi iradeye sahibiz. Kurumsal mekanizmalarımız etkin şekilde çalışıyor. Hükümetlerimiz, yatırımcılarımızın önünü açacak her türlü adımı atmaya kararlıdır. Bugün dinleyeceğimiz sunumlar bilgi teknolojilerinden enerjiye, madencilikten kritik minerallere, elektrik dağıtım altyapısından yeni yatırım alanlarına kadar Pakistan’ın sunduğu önemli fırsatları daha yakından görmemize imkan sağlayacaktır. Pakistan ekonomisindeki büyüme ivmesini ve bunun ortaya çıkardığı yatırım fırsatlarını dinleyeceğimiz bu konferanstan en iyi şekilde yararlanmalıyız. Eminim ki Pakistanlı dostlarımız, bu fırsatları değerlendirecek her Türk şirketine yardımcı olacak ve destek verecektir” dedi. (DHA)

© Copyright 2026

DHA