DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 1
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 1
1- CEVDET YILMAZ: TÜRKİYE YÜZYILINI HUZURUN YÜZYILI YAPMAYA KARARLIYIZ
Canan İLARSLAN - Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de yapımı tamamlanan Zeynebiye Camii açılışı ve revak alanı temel açma töreni Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla düzenlendi. Törende konuşan Cevdet Yılmaz, "Fesih kararı almış olan terör örgütünün bugün itibariyle bazı açıklamalar yapmış olması yeni bazı adımlar atıyor olması olumlu yönde değerlendirilen bir ilerlemeyi göstermektedir. Bu sürecin bu anlayışla devam etmesini diliyoruz. Fesih kararının silahları bırakma kararının en kısa sürede gerçekleşmesini temenni ediyorum. Süreç uzadıkça dezenformasyonlar, provokasyonlar artacaktır. Dolayısıyla bu silah bırakma, terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge hedefinin en kısa sürede gerçekleşmesini temenni ediyoruz. Türkiye yüzyılını kardeşliğin, adaletin, refahın, huzurun yüzyılı yapmaya kararlıyız" dedi.
Küçükçekmece'de yapımı tamamlanan Zeynebiye Camii açılışı ve revak alanı temel açma töreni Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleşti. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul il başkanı Özgür Çelik Türkiye Caferi Lideri Selahattin Özgündüz ve vatandaşlar katıldı. 72 bin metrekare 7000 kişilik kapasiteye sahip olan 4 katlı Zeynebiye Camii açılışı Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlanarak saygı duruşu ve istiklal marşı okundu. Konuşmaların ardından revak alanı temel açma töreni gerçekleştirildi.
İBADET MEKANLARIMIZIN SİYASETTEN UZAK TUTULMASININ ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU İFADE ETMEK İSTİYORUM
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İstanbul yedi tepesinden minareleriyle göğe uzanan dualara karışan bir şehirdir. Zeynebiye Camii'nin tamamlanmasıyla bu kadim silüete Küçükçekmece'den yeni bir mana halkası eklenmiş oldu. Adını Kerbela hadisesinden sonra İslam toplumumuzda yeniden direniş, sabır ve hakikat bilincini kazandıran Hazreti Zeynep'ten alan bu camii kısa sürede Caferi vatandaşlarımızın buluşma noktası haline gelmiştir. Özellikle camilerimizin ibadet mekanlarımızın siyasetten siyasi tartışma uzak tutulmasının çok önemli olduğunu ben buradan ifade etmek istiyorum. Bu tür mekanlarda olabildiğince siyaset gölgesinden uzak, toplumumuzun ortak değerleri üzerinde durulması lazım diye ifade etmek istiyorum. Bizi biz yapan değerlerden birisi ehlibeyt sevgisidir. Ehlibeyt muhabbetiyle bu topraklarda kardeşliğimizi büyütüyor, merasimlerimizle birlik ve dayanışmamızı güçlendiriyoruz. Bugün dünya çatışmaların, zulümlerin, adaletsizliklerin girdabında yol alıyor. Bugün de aynı hadiseleri farklı isimler altında yaşıyoruz. Bugün Netenyahu hükümeti esasında yezid'in geleneğini devam ettiriyor. Bugünkü şartlarda yezid'in yaptıklarını yapıyor. Bunları görmemiz lazım. Gazze bugün mazlumun sesiyle dünyaya adalet diye haykıran bir Kerbela'dır" dedi.
TÜRKİYE YÜZYILINI KARDEŞLİĞİN, ADALETİN, REFAHIN, HUZURUN YÜZYILI YAPMAYA KARARLIYIZ
Yılmaz, "Bugün Türkiye hem sınırlarının özellikle barışın tesisine katkı sunmakta hem de içeride birlik ve istikrarını pekiştirmektedir. Fesih kararı almış olan terör örgütünün bugün itibariyle bazı açıklamalar yapmış olması yeni bazı adımlar atıyor olması olumlu yönde değerlendirilen bir ilerlemeyi göstermektedir. Bu sürecin bu anlayışla devam etmesini diliyoruz. Fesih kararının silahları bırakma kararının en kısa sürede gerçekleşmesini temenni ediyorum. Süreç uzadıkça dezenformasyonlar, provokasyonlar artacaktır. Dolayısıyla bu silah bırakma, terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge hedefinin en kısa sürede gerçekleşmesini temenni ediyoruz. Meclisimizin de bu süreçte yapacağı çalışmalarla bu tarihi dönemin en iyi şekilde değerlendirilmesini temenni ediyoruz. Terörden kurutulmuş Türkiye, terörden kurtulmuş bölge kaynaklarımızın kalkınmamız için, insanlarımız için çok daha etkin bir şekilde kullanılmasıdır. Terörün olmadığı bir Türkiye, terörün olmadığı bir bölge, demokratik standartlarımızın yükselmesi açısından çok daha uygun, elverişli bir ortamdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde tüm farklılıklarıyla milletimizin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin, pekiştiği bir dönem olmasını tekrar yürekten diliyorum. Türkiye yüzyılını kardeşliğin, adaletin, refahın, huzurun yüzyılı yapmaya kararlıyız. Kökeni, inancı, düşüncesi ne olursa olsun her bir vatandaşımız bu yürüyüşün bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
'BUGÜN BU CAMİNİN AÇILIŞINDA DA YÜREKTEN ADALET DİLİYORUZ'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz camiye, okula, kışlaya siyasetin girmesini istemeyiz. Buna her zaman karşıyız. Her inanca, her kimliğe hürmet ediyoruz. Herkesin inancını özgürce yaşamasını sağlıyoruz. Cem evlerinin ibadethane olmasını savunuyoruz. Kimsenin kendisini inancından ve kimliğinden ötürü dışlanmış hissetmediği, herkesin eşit hissettiği bir ülke düşünüyoruz. Ülkemizin özgürlük ve kardeşlik ilkesi olması için çabalıyoruz. Herkes için adalet istiyoruz. Bugün bu caminin açılışında da yürekten adalet diliyoruz" dedi.
ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ HİZMETE AÇILIYOR
Caferi lideri Selahattin Özgündüz, "Bir sevincim 16 yıllık zahmet, daha onun öncesi de var. Artık önemli bir bölümü hizmete açılıyor. Açılışı bugüne denk getirmemiz Hazreti Zeynep'in adıyla müzeyyen olan bu mabedimiz onun viladet gününde açılması münasip olacak diye bu güne denk getirdik" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------------
Zeynebiye Camii'nden genel ve detay görüntüler
-Cevdet Yılmaz'ın konuşması
-Özgür Özel'in konuşması
-Selahaddin Özgündüz'ün konuşması
============
2- CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL, ÇAĞLAYAN ADLİYESİ'NDE AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Soner HASIRCIOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- GÖREVDEN uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, 'siyasi casusluk' iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında hakkında tutuklama kararı verilmesi sonrası, CHP Genel Başkanı Özgür Özel Çağlayan Adliyesi önünde açıklamalarda bulundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'siyasi casusluk' iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, duruşma sonrası Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı.
Özel, "Demek ki bu kadar aciz bir duruma düştüler. Demek ki diğer suçlamalarda vatandaşı ikna edemediler. Ekrem İmamoğlu'ndan ve arkadaşlarımızdan ne terör örgütüne destek ilk başta söyledikleri gibi 'Kent uzlaşısı' ile terör örgütüyle ilişkiyi, ne hırsızlığı, ne yolsuzluğu ispat edemediler. Neredeyse 8 ay oldu. Ellerine ayaklarına bulaştırdılar, dolandırdılar. En sonunda son çare 'Yeni baştan bir şey yapalım, biz bu sefer bunlara casusluk suçlamasında bulunalım. Belki vatandaşı böyle ikna ederiz' diye bir şey söylüyorlar ortaya" dedi.
Özel, “Kendi yalanını doğruymuş gibi, kendi iftirasını gerçekmiş, hakikatmiş gibi ifade edip insanlara iftira atıyor. Elde ettiği kamu gücü yoluyla anayasal düzeni askıya alıyor. Yarın öbür gün gerçekten birileri yargılama yapacak olursa burada anayasal düzene karşı bir suç işleniyor. Birilerinin demokrasiyi kullanarak, seçimleri kullanarak elde ettikleri makamları kötüye kullanarak, demokrasiyi ve seçimleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Seçimi ortadan kaldırmak için ya sandığı ortadan kaldırırsın ya da sandığa girecek rakibi" dedi. (DHA)
==========
3- İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN: TÜRKİYE'YE YARAŞIR BİR KÜLTÜR DÜNYASI ÜRETİYORUZ
Canan İLARSLAN - Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da TRT tarafından düzenlenen 'Tabii Yeni Sezon Lansmanı'na katıldı. Duran, "Türkiye'ye yaraşır bir kültür dünyası üretiyoruz. Bu bir anlamda Türkiye'nin yumuşak gücüdür. Bu yumuşak güç aslında gönüllere ulaşan ve hem bizi bize anlatan hem de bizi dünyaya anlatan bir dünyadır. Bu yönüyle gerçekten muazzam bir zenginlikle karşı karşıyayız" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT tarafından İstanbul'da bir otelde düzenlenen 'Tabii Yeni Sezon Lansmanı'na katıldı. Tabii'nin yeni sezon etkinliği 'Tabii ile evindesin, izlediğine değsin' temasıyla özel bir etkinlikle tanıtıldı. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı'nın ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda, Duran'ın yanı sıra TRT yönetimi, üst düzey bürokratlar, sanatçılar, dizi ve film sektörü profesyonelleri, kültür sanat ve spor camiasının önde gelen isimleri de yer aldı. Tabii'nin dijital dünyadaki gücünü ve vizyonunu yansıtan yeni projeleri tanıtıldı. Gecede pop müzik sanatçısı Emre Altuğ sahne aldı.
'BU YÜZYILIN ÖNEMLİ NOKTALARINDAN BİR TANESİ DE İLETİŞİM YÜZYILIDIR'
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Ben Tabii'nin dünyasını, Türkiye'nin dünyası olarak görüyorum. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımız 21.yüzyılın 'Türkiye Yüzyılı' olarak adlandırdı. Bu yüzyılın önemli noktalarından bir tanesi de iletişim yüzyılıdır. Bu iletişim yüzyılına katkı veren çok önemli bir kurumumuz olarak TRT'de, işte bu tabii ile başka bir aşamada, başka bir seviyede yeni bir hizmet yürütüyor ve bugün biz onun dönem lansmanı için birlikteyiz. Özgün hikayelerimiz, Türkiye'nin hikayeleri 'tabii platformu' içerisinde çok sayıda yapım ile karşılık buluyor. Bugün sizlerle beraber burada bundan gurur duyuyorum. Ne de olsa biz önemli bir misyonu gerçekleştiriyoruz. Bu benim gözümde sıradan bir lansman değil. Bizler bu yapıtları gördükçe ne kadar emek olduğunu, ne kadar önemli bir misyonun yerine getirildiğini tekrar tekrar anlayacağız" dedi.
'TÜRKİYE'YE YARAŞIR BİR KÜLTÜR DÜNYASI ÜRETİYORUZ'
İletişim Başkanı Duran, "Bugün Gazze'de yaşananları oradaki soykırımı anlatan yapıtların bütün insanlığa hitap etmesi gibi ortak açılarımızı, kaygılarımızı anlatan yapıtlarda çok değerli. O halde bizler aşırılıklardan beslenen sapkınlığı normalleştirmeye çalışan ve aile değerlerini tahrip eden kültürün dışında ama bütün insanlığı kucaklayan evrensel ürünler üretmek durumundayız. Bu imkana sahibiz. Bu imkana sahip olduğumuzu ve ne kadar zengin olduğumuzu bize açıkça gösteren de tabii dünyasıdır. Kendi değerlerimiz temelinde bütün insanlığı kucaklayan ürünler üretmek. Yani bizim iddiamız ortada. Tabii'nin bu gayreti dünyada bazı çevrelerin üretmiş olduğu kültürel hegemonyaya direnişi de göstermektedir. Ama bu sade bir direniş değil. Aynı zamanda hem meydan okuyan, hem de kendi ürününü ortaya koyan ve insanlığın diğer bütün parçalarını da kucaklayan bir yaklaşım. Bu yönüyle baktığımızda ben tabii'nin ortaya koyduğu bu başarıyı aslında Türkiye'nin son 10 yılda ortaya koyduğu başarıyla paralel görüyorum. Türkiye, bugün nasıl çevresinde, bölgemizde ve küresel ölçekte huzura, barışa, istikrara katkı sağlamaya çalışıyorsa, nasıl Cumhurbaşkanımız ve ekibi birçok uluslararası olayda ara bulucu çalışmaları bitirmeye çalışıyorsa benzer bir şekilde bizim kültür insanımızla dünyaya seslenecek kültür ürünleri ortaya koyuyor. Türkiye'ye yaraşır bir kültür dünyası üretiyoruz. Bu bir anlamda Türkiye'nin yumuşak gücüdür. Bu yumuşak güç aslında gönüllere ulaşan ve hem bizi bize anlatan hem de bizi dünyaya anlatan bir dünyadır. Bu yönüyle gerçekten muazzam bir zenginlikle karşı karşıyayız. Son 10 yılda dünyada hakim yaygın değer olarak söylenen birtakım liberal değerlerin de çöktüğü ve ne yazık ki dünyamızın giderek daha belirsiz, daha çatışmacı olduğu, daha rekabetçi olduğu bir dönemden geçiyoruz. Benim burada bahsedeceğim bir örnek var. O da İsrail'in etki endüstrisinin dişlileri arasında Filistin gerçeğinin nasıl ezilmeye çalışıldığıdır. Şükürler olsun ki artık Filistin meselesi bir takım manipülasyonlarla örtülemeyecek kadar bütün insanlığın vicdanında karşılık buldu. Ama bu büyük bir paha sonucunda oldu. 60 bini aşkın Filistinlinin soykırım ile karşılaşması sonucunda ancak birçok ülkenin lideri bunun farkına varabildi. Elbette halklar bunun daha önce farkına vardı. Ümit ediyorum ki bu geleceği taşınacak olan bir tecrübe olarak daha adil bir dünyanın kurulmasına katkı verecektir" ifadelerini kullandı.
'DİJİTAL YAYINCILIK ALANINDAKİ DEĞER VE İNSAN ODAKLI YAKLAŞIMIMIZI DAHA GÖRÜNÜR KILIYORUZ'
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, "Bugün özellikle belirtmek isterim ki bu program sadece bir yeni sezon başlangıcını değil, aynı zamanda TRT ailesi olarak ortak gayretimizle inşa ettiğimiz büyük bir hayalin ve dijital medyaya yönelik stratejik mimari anlayışımızın bir adım daha ileriye taşındığını simgeliyor. Çünkü bu sezonla birlikte içerik üretiminde ulaştığımız seviyeyi daha ileriye taşıyor. Dijital yayıncılık alanındaki değer ve insan odaklı yaklaşımımızı daha görünür kılıyoruz. Tabii'yle biz küresel içerik endüstrisinin her geçen gün daha da sığlaşan yapısına karşı değerlerimizi gözeten, şiddete, müstehcenliğe ve yozlaşmaya yer vermeyen, aileyi merkeze alan ve kendi hikayemizi güçlü bir biçimde anlatan içeriklerle izleyicilerimizin karşısına çıkıyoruz. Bu bağlamda 2025 yılının ülkemizde aile yılı olarak ilan edilmesi, bizim bu yaklaşımımıza ayrı bir anlam kazandırmıştır. Yaklaşık iki buçuk yıl önce kurduğumuz tabii, bu süre zarfında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir başarı çizgisi ortaya koydu. Onlarca ülkede erişilebilen, beş farklı dilde içerikler sunan ve izleyici kitlesini her geçen gün daha da büyüten küresel bir markaya dönüştü. Bugüne dek 60'tan fazla orijinal yapım, 600'ün üzerinde film ve yine 600'ü aşkın belgesel ve program ile toplam 22 bin saati aşkın içeriği izleyicilerimize sunduk" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Tabii lansmanı'ndan genel ve detay görüntüler
-Burhanettin Duran'ın konuşması
-Mehmet Zahid Sobacı'nın konuşması
=========
4- BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ BAŞKANVEKİLLİĞİ'NE CUMHUR İTTİFAKI ADAYI İBRAHİM AKIN SEÇİLDİ
Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA) - BAYRAMPAŞA İlçe Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen Belediye Başkanvekili seçiminde, dördüncü turda 37 oyun 19'unu alan Cumhur İttifakı adayı İbrahim Akın, Bayrampaşa Belediye Başkanvekili seçildi. Seçim sonrası açıklamalarda bulunan Akın, "Hizmetten mahrum kalan Bayrampaşa'ya, Ak Parti Belediyeciliğini tekrar getirmiş bulunmaktayız. Bugün bu mutluluğu bize nasip eden yüce Mevla'ya şükürler olsun, bu dava bitmedi, bitmeyecek" ifadelerini kullandı.
Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Eylül'de gözaltına alındı. Hakkında 'İrtikap', 'Rüşvet', 'Nitelikli dolandırıcılık' ve 'İhaleye fesat karıştırmak' suçlarından soruşturma açıldı. Adliyeye sevk edilen Mutlu çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hasan Mutlu'nun İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasının ardından, Bayrampaşa Belediye Meclisi'nde 21 Eylül günü gerçekleştirilen seçimin 4'nücü turunda oyların eşit çıkması nedeniyle yapılan kura çekimi sonucu CHP'nin adayı İbrahim Kahraman başkanvekili seçildi. Seçimin sonuca itiraz eden Ak Parti'nin adayı İbrahim Akın, seçimin iptali talebiyle idare mahkemesine başvurdu. Başvuruyu değerlendiren İstanbul 8. İdare Mahkemesi, dava sonuçlanana kadar işlemlerin durdurulmasına karar verdi. Kararla birlikte Bayrampaşa Belediye Başkanvekilliği seçim süreci mahkemenin kesin kararına kadar askıya alındı. İstanbul Valiliği tarafından yapılan, "5393 sayılı Belediye Kanununun 45. maddesi hükümleri gereğince; Bayrampaşa ilçe Belediye Meclisinin Belediye Başkanvekilini seçmek üzere 26 Ekim 2025 Pazar günü saat 18.00'da toplanması, Valiliğimizce uygun görülmüştür" açıklaması sonrası Bayrampaşa Belediyesi'nde, başkanvekili seçimi için bir kez daha sandık kuruldu.
KULLANILAN OYLARA YAPILAN İTİRAZ SONRASINDA ARBEDE YAŞANDI
Belediye Meclisinde Başkanvekili seçimlerinde Cumhur İttifakının adayı değişmezken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı Recep Öztürk oldu. Kurulan sandıkta oy kullanma işletimleri sonrasında, Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyeleri, oy kağıtlarında soy isimde harf hatalarının olduğunu iddia ederek itirazda bulundu. Yapılan itirazlar sonrasında her iki grup arasında gerginlik yaşandı. Her iki grubun başkanvekillerinin ortak kararıyla seçime kısa süreliğine ara verildi.
'BU ASLA KABUL EDİLEBİLECEK BİR ŞEY DEĞİLDİR'
Yapılan itirazlar nedeniyle basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ak Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İbrahim Akın yazısı net bir şekilde ortada. Burada net bir şekilde irade gaspı yapılmaktadır. Bayrampaşa Belediyesi'ni maalesef hırsızlıkla yönetmeye kalkan Cumhuriyet Halk Partisi, yargının müdahalesinin ardından mecliste de bir irade gaspı yapmaktadır. Bu asla kabul edilebilir bir şey değildir. Burada meclisin başkanı tarafsızlık ilkesini ayaklar altına almıştır" ifadeleri kullandı.
SEÇİMİ CUMHUR İTTİFAKI ADAYI KAZANDI
Ara sonrasında devam eden seçimlerde, yapılan 3 tur oylamada adaylar seçilecek yeterliliği sağlayamazken, dördüncü turda 37 oyun 19'unu alan Cumhur İttifakı adayı İbrahim Akın, Bayrampaşa Belediye Başkanvekili seçildi.
'AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİNİ TEKRAR GETİRMİŞ BULUNMAKTAYIZ'
Seçim sonuçlarının ilan edilmesinin ardından açıklamalarda bulunan İbrahim Akın, "Hizmetten mahrum kalan Bayrampaşa'ya, Ak Parti Belediyeciliğini tekrar getirmiş bulunmaktayız. Bugün bu mutluluğu bize nasip eden yüce Mevla'ya şükürler olsun, bu dava bitmedi, bitmeyecek. Durmak yok yola devam" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------
-Meclis açılışı
-Oy kullanımı
-Sandık açılması
-İtirazlar
-Çıkan arbede
-Abdullah Özdemir konuşması
-Yaşanan tartışmalar
-Sonucun açıklanması
-İbrahim Akın'ın açıklaması
==========
5- EKREM İMAMOĞLU’NUN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - HAKKINDA ‘casusluk’ iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen İmamoğlu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Melih Geçek’in de ifadeleri alındı. Ekrem İmamoğlu’nun soruşturma kapsamında verdiği savcılık ifadesi ortaya çıktı.
'HÜSEYİN GÜN’Ü SEHER ALAÇAM’IN YANINDA GÖRMEMLE TANIDIM'
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Ekrem İmamoğlu, "Dosya kapsamında benimle birlikte hakkında soruşturma yürütülen şahıslardan Merdan Yanardağ’ı gazeteci olması sebebiyle tanırım. Hatırladığım kadarıyla program yaptığı televizyon kanalına üç dört defa kendisini ziyaret etmiştim. Melih Geçek’i tahminen 12 yıldır tanırım. Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde geçmiş dönemde görevlerde bulunmuştur. Bilgi işlem konusunda deneyimli olduğunu bilirim. Hatırladığım kadarıyla en son İSTELCOM iştirakinde Genel Müdürlük yapmaktaydı. Necati Özkan ise katılmış olduğum 2014, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde siyasi kampanyalarımı yöneten ve aynı zamanda danışmanlığımı yapan kişidir. Kendisini tahminen 12 yıldır tanırım. Kendisinin İBB bünyesinde resmi bir görevi bulunmamaktaydı. Hüseyin Gün’ü ise tanıdığımı hatırlamıyorum. soruşturma başlatıldığını öğrendikten sonra medyaya düşen bu kişinin ve yanında bulunan kadın bir şahsın benimle olan fotoğrafımın avukatlarım tarafından bana gösterilmesinden sonra da Hüseyin Gün ismini tekraren anımsayamadım, fakat söz konusu ziyareti hatırladım. Hatırladığım kadarıyla bu ziyaret 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildikten sonra tebrik amaçlı yapılmış bir ziyaretti. Fakat her ne kadar ziyareti hatırlasam da fotoğrafta bulunan kadın şahsın ismini hatırlamıyorum, ama sadece bu kadının şık giyimli ve adeta evlat yaklaşımlı bir kadın olduğunu hatırlıyorum" dedi.
'YAPILAN YAZIŞMALARDA KASTEDİLEN KİŞİNİN BEN OLUP OLMADIĞINI BİLMİYORUM'
İmamoğlu’na "Wickr Me uygulamasını hiç kullanıp kullanmadığı, bu uygulamada üyeliğinin ve kullanıcı adının olup olmadığı; görüşmelerde ‘Mr Mayor’, ‘İmamoğlu’, ‘Başkan’, ‘Başkan Bey’, ‘Ekrem’, ‘Ekrem Bey’, ‘Ekrem Başkan’ şeklinde geçen ifadelerle kastedilen kişinin o olup olmadığı; görüşmelerde yer alan verilerin kim tarafından, nasıl temin edildiği, paylaşımına dair bir talimatı veya bilgisinin bulunup bulunmadığı; bu verilerin analiz işlemlerinin kim tarafından gerçekleştirildiği ve bu konuda bir talimatı olup olmadığı; görüşmelerde geçen ‘PPTX’ dosyalarının İmamoğlu’na iletilip iletilmediği, içeriklerinin neler olduğu ve hazırlanması yönünde bir talimatının bulunup bulunmadığı; ayrıca yazışmalarda geçen ‘150 bin kişilik dijital ordu’, ‘gerçek zamanlı dijital istihbarat’, ‘organik olmayan yollar’, ‘TAO birimi’, ‘bilgi hazinesi’, ‘sürü (swarm) saldırısı’, ‘gönüllülerimiz’, ‘İstanbul Belediyesi veri tabanı kopyalama sorunu’ ve ‘hassas özel kampanya toplantıları’ gibi ifadelerin neyi ifade ettiği sorulması üzerine İmamoğlu, "Sormuş olduğunuz ‘Wickr Me’ isimli mesajlaşma programını ilk defa duydum. Dolayısıyla bu programda üyeliğim daha önce hiçbir şekilde olmamıştır. Belirttiğiniz tespitlerde ‘Bluestar81’ kullanıcı isimli kişi olduğunu iddia ettiğiniz Necati Özkan ve ‘Jupiter1881’ kullanıcı isimli Hüseyin Gün olduğunu iddia ettiğiniz kişiler arasında gerçekleşen yazışma içeriklerindeki ‘Mr Mayor, İmamoğlu, Başkan, Başkan Bey, Ekrem Başkan’ şeklinde yapılan yazışmalarda kastedilen kişinin ben olup olmadığımı bilmiyorum. Ama tahminimce Ekrem İmamoğlu ismi ile kastedilen ben olabilirim fakat bu yazışmalar ile bir ilgim yoktur, adıma bu şekilde yapıldığı iddia edilen yazışmalarla alakalı hiçbir şekilde bilgim yoktur. Yazışmalarda geçen, sorduğunuz ‘150 bin kişilik dijital ordu’ şeklindeki ibare ile ne kastedildiğini bilmiyorum. Ama tahminimce İstanbul gönüllüleri kastedilmiş olabilir" dedi.
'GÜN İLE ALAÇAM ARASINDA YAZIŞMA VE İÇERİĞİYLE İLGİLİ BİLGİM YOKTUR'
İmamoğlu’na söz konusu verilerin açık kaynak araştırma tutanağında belirtilen veriler olup olmadığı, herhangi bir şekilde veri paylaşımında bulunulup bulunulmadığı, paylaşım olduysa bunun İmamoğlu’nun talimatıyla mı yapıldığı, ne şekilde ve kimlerle hangi sebeple paylaşıldığı sorulmasının üzerine İmamoğlu, "Söz konusu belgeyi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve başladığım Teftiş Kurulu Başkanlığı’na ben yazmıştım. Bahse konu belgenin yazılış amacı İBB’ye ait her türlü kurum evrakının güvenliğinin sağlanması amacı iledir, başkaca herhangi bir amacı yoktur. Hüseyin Gün’ün müteveffa olduğunu belirttiğiniz Seher Erçili Alaçam arasındaki yazışma ve içeriği ile alakalı hiçbir şekilde bilgim yoktur. Hüseyin Gün’ün Seher Alaçam’a gönderdiğini iddia ettiğiniz, içerisinde İngilizce yazıların olduğu ekran görüntüsü ile alakalı ve yine bu kişinin benimle toplantı yapacağına ya da iddia ettiğiniz şekilde beni kastederek ‘BAŞKAN AKILLIYSA BU İPE TUTUNUR’ şeklindeki yazışma içeriği ile alakalı hiçbir bilgim yoktur. Göstermiş olduğunuz, içerisinde ben ve sonradan ismini sizin aracılığınız ile Seher Erçili Alaçam olduğunu öğrendiğim ve yine fotoğrafta bulunan Hüseyin Gün fotoğraf karesinin detayı ile ilgili yukarıda açıklama yapmıştım. Anımsadığım kadarıyla söz konusu fotoğraf tebrik ziyareti için çekilmişti" şeklinde konuştu.
'GÜN VE ÖZKAN ARASINDAKİ YAZIŞMA İÇERİKLERİNDEN BİLGİM YOKTUR'
İmamoğlu, "Hüseyin Gün ile Necati Özkan arasındaki yazışma içeriklerinden hiçbir şekilde bilgim yoktur. Söylemiş olduğunuz tarihlerden ve yazışma içeriklerinden anladığım kadarıyla Necati Özkan ile Hüseyin Gün arasındaki iddia edilen temas, Hüseyin Gün’ün 'Mayıs sonu Haziran başı' şeklindeki ifadesi ile seçimden 15-20 gün öncesine dayanmaktadır. Dolayısıyla 15-20 günlük bir temas ile benim seçim kampanyama ne şekilde katkı verildiği ya da tanımadığım Aaron Barr isimli kişi ile Hüseyin Gün’ün iddia ettiği temas kurularak seçim kampanyama verildiği söylenen katkı ile alakalı, benim o dönemlerde yoğun bir seçim trafiği de yaşadığım göz önüne alınarak bilmem ve ilgilenmem mümkün değildir. Aynı zamanda Hüseyin Gün isimli kişinin manevi annesi olarak belirttiği kişi ile beni ziyareti sonrasında, benim kendisine iddia edildiği haliyle kampanya sürecindeki yardımları için teşekkür ettiğime dair hususu da şu an hatırlamıyorum. Çünkü o dönem başkan seçildiğim için çok sayıda insana teşekkür etmişimdir. Kendisini destek sunduğunu söylemiş ise nezaketen teşekkür etmişimdir. Hüseyin Gün tarafından verilen beyanlar hayatımda duyduğum adeta en saçma yorumlardan ibaret beyanlardır. 2019 Haziran başında Necati Özkan ile tanıştığını anladığım ve iddia ettiği şekliyle seçim kampanyama yardım ettiğini belirten kişinin 15 gün içinde bütün kampanyamı yönlendirmesi ve etkilemesi kesinlikle akla, mantığa uygun değildir. Çünkü ben o dönem 7 aylık bir seçim kampanyası gerçekleştirmiştim. Bütün kampanya süremi adeta çöpe atarak sadece 15 güne indirgemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Casusluk suçu iddia edilerek bu suç sebebiyle davet edilmem benim bütün hayatıma hakarettir. Benim nazarımda casusluk, vatan hainliği ile eşdeğerdir" ifadelerini kullandı. (DHA)
==================================
6- MERDAN YANARDAĞ'IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - HAKKINDA 'casusluk' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen şüphelilerden Merdan Yanardağ’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Melih Geçek’in de ifadeleri alınmaya başlandı. Merdan Yanardağ’ın soruşturma kapsamında verdiği savcılık ifadesi ortaya çıktı.
'HÜSEYİN GÜN’Ü SEHER ALAÇAM’IN YANINDA GÖRMEMLE TANIDIM'
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Yanardağ, "Hüseyin Gün’ü ifademde bahsettiğim Seher Alaçam’ın yanında görmemle tanıdım. Kendisi ile Alaçam’ın Yeniköy’deki evine ziyaret etmeye gittiğim zamanlarda görüşürdüm. Tahmini 5-7 kez bu şekilde görüşmüşümdür. Seher Hanım’ın ölümü üzerine başsağlığı dilemek amacıyla yine Seher Hanım’ın Yeniköy’deki evinde kendisini görmüştüm. Bu görüşmelerde kendisi ile siyasi gündeme dair konuşmalar yapıyorduk. Kendisi siyasi konulara herkes gibi ilgiliydi. Tanışmış olduğumuz dönem 2022-2023 yılları olduğu için genellikle 2023 seçimleri ile alakalı konuşuyorduk. Görüşmelerimizde Hüseyin’in Seher Hanım’ın manevi oğlu olduğunu bilmiyordum, öz oğlu olduğunu biliyordum. Hatta kendisini 'Hüseyin Gün Alaçam' olarak iki isimli olarak biliyordum. Bu yüzden 'Gün'ün soyadı olduğunu mevcut soruşturma kapsamındaki ifademde bana söylenilmesi üzerine öğrendim. Hüseyin ve Seher Hanım aynı evde yaşamaktaydı. Benim görüşmelerimde Hüseyin Seher Hanım’a 'momy' şeklinde hitap ederdi. Öz annesi olduğunu düşünmem çok normal. Seher Hanım hayatta iken Tele 1 kanalına kurumsal olarak yardım amacıyla elden maddi yardımda bulunduğu doğrudur. Bu yardımlar da küçük miktardadır. Bu yardımlar muhasebeleştirilip kayıtlara geçer. Anormal bir durum yoktur. Seher Hanım’ın oğlu Ümit’i ise bir defa Seher Hanım’ın ricası üzerine aradım. Seher Hanım bana özel hayatı ile ilgili bir mesele için tavsiyede bulunmamı istedi. Bunun üzerine kendisini aradım. Bu tarihten sonra o da beni arada aradı. Bir defasında ise Seher Hanım’ın başsağlığı için Seher Hanım’ın evine gittiğimde Hüseyin’in yanında gördüm" şeklinde konuştu.
'HÜSEYİN GÜN’DEN BUGÜNE KADAR PARA ALMADIM'
Merdan Yanardağ ifadesinde, "Hüseyin Gün’den bugüne kadar hiçbir ad altında para almadım. Ya ben yanlış hatırlıyorum ya da kendisi yanlış hatırlıyor. Annesi olarak gördüğü Seher Hanım’ın küçük maddi yardımları olurdu. İfadesinde bahsettiği faaliyetleri ile ilgili hiçbir bilgim yoktur. Necati Özkan ile alakası nedir bilmiyorum. Görüşmelerinde Necati Özkan’dan bahsettiği hiç olmamıştır. Siyasi espiyonaj faaliyeti yürüttüğü ile ilgili hiçbir izlenimim olmadı. Bu konuda hiç şüphelenmedim. Söylemleri de doğal ve diğer izleyicilere benzer tepkileri içeriyordu. Hüseyin Gün’ün benim ile ilgili neden bu şekilde beyanda bulunduğunu bilemiyorum. Gün benim tanıdığım kadarıyla iftiracı ve yalancı bir karakterde olmadığını düşünüyorum. Benimle bir husumeti yoktur. Bu konudaki tek akla yatkın cevap ya onun ya benim yanlış hatırlıyor olabileceğimizdir. Yani Hüseyin’den para alma konusundaki iddialar ile ilgili doğru ya da yanlış şeklinde bir cevabım yoktur. Her ne kadar kendisi ile olan mesajlarımız soruşturma dosyasına kendisinden talimat aldığım şeklinde suçlamaya dönüşmüş ise de kendisi ile olan yazışmalarım normal bir izleyici ile olan aramdaki sıradan bir yazışmadır. Bu şekilde birçok izleyici bana tepkilerini ve önerilerini ifade eder" dedi
'GÜN’ÜN YABANCI İSTİHBARAT ÇALIŞANLARI İLE ŞİRKET ORTAĞI OLMASINA ŞAŞIRDIM'
Yanardağ ifadesinde, "Bu şahıs ile savcılığınız ile paylaşamayacağım herhangi bir sırrım yoktur. Ben sol görüşlü, yurtsever bir gazeteciyim. Hüseyin Gün ile ilgili bana bahsetmiş olduğunuz soruşturma kapsamında olan bilgi ve ifade tutanağı üzerine karşılaştığım profile şaşkınım. Hüseyin benim ile olan iletişiminde bu tarz izlenim vermemişti. İzleyici ve gazeteci sınırlarını aşmadı. Özellikle yabancı istihbarat servisi çalışanları ile şirket ortağı olmasına çok şaşırdım. Ancak bugün geriye dönüp baktığımda da Hüseyin’in benim ile olan ilişkisinin bu faaliyetleri dışında olduğunu düşünüyorum. İstemeden de olsa herhangi bir espiyonaj faaliyetine alet olduğumu da düşünmüyorum" dedi. (DHA)
,
=============================
7- HÜSEYİN GÜN'ÜN ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA VERDİĞİ İFADE ORTAYA ÇIKTI
İSTANBUL, (DHA)-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'Casusluk' soruşturmasında etkin pişmanlıktan yaralanan şüpheli Hüseyin Gün'ün ifadesi ortaya çıktı. Hüseyin Gün, savcılıkta verdiği ifadesinde, "Osint (açık kaynak istihbaratı) programı vardır, bu program şemsiye programıdır. Bu şemsiyenin altında 'darkweb' gibi internette hassas bilgiye ulaşabileceğiniz bilgiler vardır. Necati Özkan bana Osint'e bir bakmamı istedi. Osint'te yaptığımız araştırmada İBB'ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreler vardı. Bu mail ve şifrelerle belediyenin en derinlerindeki bilgiye ulaşabilme kabiliyeti veriyordu. Necati Özkan oradaki verilerin neye mal olabileceğini bilebilecek durumdaydı" dedi.
Yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden alınan ve tutuklanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu'nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ve Gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 'casusluk' suçundan başlatılan soruşturması sürüyor. 4 Temmuz'da tutuklanan şüpheli Hüseyin Gün'ün 'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' ile örgütün 'casusluk' bağlantısı hakkında, emniyet ve savcılık beyanında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebini ilettiği ve bu kapsamda ifade verdiği öğrenildi. Ayrıca, şüphelilerin sevk durumunun ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından değerlendirileceği kaydedildi.
'NECATİ ÖZKAN, EKREM İMAMOĞLU'NUN SEÇİM KAMPANYASININ MENAJERİYDİ'
Hüseyin Gün, savcılıkta verdiği ifadesinde, "10 Haziran 2019'da manevi annem Seher A.'nın yönlendirmesi ile Necati Özkan ile tanıştım, sonrasında ilk seçim tarihi olan 31 Mart 2019 ile ikinci seçim tarihi olan 23 Haziran 2019 tarihleri arasında seçim süreciyle alakalı beraber çalıştık. Necati Özkan, Ekrem İmamoğlu'nun hem siyasi danışmanı hem de seçim kampanyasının menajeriydi. Benim 'Piiq' isimli firmam vardı ve Darren, Aaron ile Ed isimli ortaklarım vardı. Aaron eski istihbarat servisi çalışanıdır. Şirketteki tüm analiz işlemlerini teknik ekip ile birlikte Aaron yapardı. 'Osint' (Açık kaynak istihbaratı) programı vardır, bu program şemsiye programıdır. Bu şemsiyenin altında 'darkweb' gibi internette hassas bilgiye ulaşabileceğiniz bilgiler vardır. Bu, internetin yeraltıdır" dedi.
YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMADA İBB'YE AİT ÇOK SAYIDA KURUMSAL MAİL VE ŞİFRELER VARDI'
Necati Özkan'ın kendisinden 'Osint' isimli programa bakmasını istediğini belirten şüpheli Gün, "Osint'de yaptığımız araştırmada İBB'ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreler vardı. Bu mail ve şifrelerle belediyenin en derinlerindeki bilgiye ulaşabilme kabiliyeti veriyordu. Burada belediye içi yazışmalar ve bilgi akışı görülebiliyordu ancak sadece bilgi temini vardı. Herhangi bir müdahale yapılamıyordu. Necati Özkan da bu 'Osint' alemine hakimdi. Ben de zaten ofisindeyken genel bir bilgilendirme yapmıştım. Dolayısıyla, Necati Özkan oradaki verilerin neye mal olabileceğini bilecek durumdaydı. Osint'te tekrar yaptığımız kontrollerde ilk gördüğümüz datadan daha fazlası olduğunu gördük. Beni Osint'e yönlendiren Necati Özkan'dır. Zaten bir kez girdiğiniz zaman sonradan gelen bilgilere de sahip oluyorsunuz. Osint'deki veriler ya hacklenme yoluyla ya da birinin oraya yüklemesiyle orada olur. Bu sahip olduğumuz imkanın sadece yüzde 10'udur. Biz ayrıca elimizdeki yazılımla sosyal medya hesapları üzerinden iç yazışmaları görüp buna göre algı oluşturmaya çalışıyorduk" şeklinde konuştu.
'YAZIŞMALARDA 'MAYOR' OLARAK GEÇEN KİŞİ DE EKREM İMAMOĞLU'DUR'
Şüpheli Gün ifadesinin devamında, "Yaptığımız analizleri ben Necati Özkan ile paylaşıyordum. Bizim şirket olarak sahip olduğumuz çok geniş yetkileri olan yazılımın mucidi Amerika istihbarat servisinde kapalı operasyon direktörüydü. Bu programın adı 'pq'dur ve bu kişi benim ortağım olan Aaron'du. Aaron zaten istihbarattan emeklidir. Ben yaptığım analizleri Necati Özkan'a verirdim, bunları başkana iletmesini söylerdim. O da başkana iletirdi. Başkan olarak kastedilen kişi Ekrem İmamoğlu'dur. Yazışmalarda 'Mayor' olarak geçen kişi de Ekrem İmamoğlu'dur. 2019 seçiminden sonra Melih Geçek, Necati Özkan, Yavuz Saltık ve Şenay isimli şahıslar vardı. Bu toplantıda 'İstanbul Senin' isimli bir projenin tanıtımını yaptık fakat o dönem böyle bir uygulama yoktu. Melih Geçek isimli şahıs bildiğim kadarıyla da IT konusunda en yetkili şahıslardan birisiydi. Toplantıda Geçek'i özel sektörde IT olarak tanıttılar, yakın zamanda da belediyede çalışacağını söylediler" diye konuştu.
Şüpheli Hüseyin Gün, diğer şüphelilerden Merdan Yanardağ'ı da manevi annesinin tanıştırdığını söyleyerek, "Dönem dönem elden cüzi miktarlarda para verirdim, parayı kanalına destek maksadıyla verirdim. Merdan Yanardağ'ın Kemal Kılıçdaroğlu'yla yaptığı röportaj yayınında sorulmasını tarif ettiğim soruları ilettim ve aynı olmasa da benzer nitelikte sorular soruldu. Benimkisi tamamen tavsiyeydi. Genel olarak 2019 seçimlerinde analiz ve raporlamalar yaparak İmamoğlu'nun seçim kampanyasına destek oldum. İrtibatım Necati Özkan'laydı. Özkan da İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde bizimle çalıştı. Yönlendirmelerimiz de büyük oranda buydu. Bazen de uymadığı noktalarda serzenişlerimiz oldu. Seçim sonrasında da manevi annem Seher ile birlikte çalışma ofisinde Saraçhane'de belediye binasında tebrik ettik. O da bize yardımlarımız için teşekkür etti. Dolaysıyla teşekkür etmesinden de anlaşılacağı üzere tüm faaliyetlerimizden haberdardı" ifadelerini kullandı. (DHA)
=====================================
8 - NECATİ ÖZKAN'IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - HAKKINDA 'casusluk' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ifade veren Necati Özkan'ın ifadesi ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra, Necati Özkan, Merdan Yanardağ, Melih Geçek, ve Hüseyin Gün'ün de ifadesi alındı. Soruşturma kapsamında ifade veren Necati Özkan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.
'WİCKR İSİMLİ UYGULAMAYI KULLANMADIM'
Özkan savcılık ifadesinde, 'Hüseyin Gün'ü 2019 yılında tanıdım. 2019 yılında 2 seçim yapıldı. Biz ilk seçimi kazandıktan sonrasında ismini hatırlamadığım bir yakınım bana Gün'ün benimle görüşmek istediğini söyledi. Bana yurt dışında teknoloji üzerine şirketi olan başarılı bir iş adamı olarak tanıttı. Ben de yakınımı kıramadığım için kendisine ilk seçimden sonra ikinci seçime yaklaşık 5-10 gün kala randevu verdim. Ben hayatım boyunca Wickr isimli uygulamayı kullanmadım. "Bluestar81 - Necatiö isimli kullanıcı ben değilim. Gün'ün beyanlarını kabul etmiyorum. Mesaj içerikleri ile ilgili bir bilgim yoktur. Bu içeriklerin daha sonra oluşturulduğunu düşünüyorum. Çünkü göstermiş olduğunuz mesaj kaydında tarih bilgisi bulunmamaktadır. Ben bu mesajlaşmaların tarafı değilim. Necati Özkan'a Hüseyin Gün ile olduğu iddia edilen, 'Umarım, İmamoğlu'nun dün açıkladığı politikaları bir yükseltici (amplifikatör) olarak duyuracak bir gazeteci ağınız vardır. Üzgünüm ki, İmamoğlu'nun politika açıklamaları hakkında olması gereken düzeyde sahiplenme, yankı ve muhafazakar etkileşimleri göremiyoruz. Bu destek eksikliğinin nedeni dijital ordunuzun devreye girmemiş olmasıdır. 150.000 gönüllüden oluşan bir dijital ordunuz var ama doğru şekilde kullanılmıyorlar. Onları harekete geçirin veya en azından bu 150.000 kişilik grup içindeki belirlenmiş kilit kanaat önderlerini aktif hale getirin' şeklindeki mesajlaşmaları sorulduğunda Özkan cevaben, 'Ben Wickr isimli uygulamayı kullanmadım. Mesaj içerikleri ile ilgili bir bilgim yoktur. Bu içeriklerin daha sonra oluşturulduğunu düşünüyorum. Çünkü mesaj içeriklerinde bahsi geçen uygulamalar hayata geçmemiştir. Bu mesaj gelmiş olsa ve ben Hüseyin Gün'e itibar ediyor olsaydım bu uygulamalar hayata geçerdi, bu kayıtlar daha sonra oluşturulmuş asılsız kayıtlardır. İBB'nin 150.000 kişilik gönüllüden oluşan bir dijital ordusu olduğu da gerçeği yansıtmamaktadır. Böyle bir dijital ordu yoktur' dedi.
'DİJİTAL İSTİHBARAT TERİMİNİN NE OLDUĞU İLE İLGİLİ BİR BİLGİM YOK'
Hüseyin Gün'den ele geçirilen dijital materyal incelemesinde tespit edilen ifadelerin sorusuna cevap veren Özkan, "İyi Parti'nin dijital sorumlusu Taylan Yıldız, İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu aracılığıyla, sosyal medyada B.Y.'yi 'Kürdistan' ve 'Ekümenik' konularında sıkıştırmak için daha aktif olmalı. B.Y. bariz hatalarına rağmen serbestçe geçerken, İmamoğlu her fırsatta saldırıya uğruyor. Bu durum Millet İttifakı'nın sosyal medya organizasyonunda güçsüzlüğünü gösteriyor. Önümüzdeki 10 gün boyunca kullanılmak üzere bugünkü günlük raporda bazı öneriler sunacağız. Bilgi için Ordu Valisi ve VIP olayı henüz sönmedi. Bu konu hala çok fazla ilgi çekiyor. İmamoğlu ve kampanya ekibi ise çok tepkisel hareket ediyor. Çünkü mesajda bahsi geçen öneriler fiiliyata geçmemiştir. Geçmiş olsaydı mesajların gerçek olduğunu düşünebilirdik. İçerikte geçen dijital istihbarat teriminin ne olduğu ile ilgili bir bilgim yoktur" şeklinde konuştu.
'RAPORLARI ALIP İMAMOĞLU'NA İLETTİĞİM YALANDIR'
Özkan ifadesinin devamında, "Seher Alaçan'ı tanımıyorum. Hüseyin Gün'ün manevi annesi olup olmadığını bilmiyorum. Kendisi ile bir kez Ekrem Başkan ile birlikte, bir kez de Hüseyin ile birlikte ofisime geldiğinde görüşmüştük. Ben Hüseyin'in ortaklarının olduğunu bilmiyorum. İlk defa duydum. Dolayısıyla ortaklarının ne iş yaptığını bilmiyorum. Hüseyin'in bana bundan bahsettiğine dair beyanlarını kabul etmiyorum. Sunuma kadar zaten ücretlik konu olmadı. Sunumdan sonra da zaten yüksek bir ücret talep ettiği için birlikte çalışmadık. Ben Hüseyin'e İBB veri tabanı ile ilgili hiçbir soru sormadım. Ben hayatımda Osint Darkweb diye bir şey duymadım. İBB veri tabanı ile ilgili Hüseyin ile aramızda bir görüşme geçmedi. Benim Hüseyin Gün'ün beyan ettiği gibi kendisinden raporları alıp Ekrem İmamoğlu'na ilettiğim hususu yalandır. Yine ifademde bahsettiğim üzere "Wickrö programını zaten hiç kullanmadım. Ekrem İmamoğlu'nun yol haritasının Aaron Barr isimli şahıs tarafından oluşturulduğu, Hüseyin Gün tarafından bunun bana iletildiği, benim de Ekrem İmamoğlu'na ulaştırdığım hususu yalandır. Hüseyin Gün'ün aleyhime olan hiçbir beyanını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)
============================
9- İSTELKOM GENEL MÜDÜRÜ MELİH GEÇEK'İN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ceyda BIYIKLIOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- HAKLARINDA casusluk iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen şüphelilerden Melih Geçek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Melih Geçek’in de ifadeleri alınmaya başlandı. Melih Geçek'in soruşturma kapsamında verdiği savcılık ifadesi ortaya çıktı.
Geçek savcılıktaki ifadesinde, "Ben 31 Mart 2019'da yapılan İstanbul yerel seçimlerinden sonra Ekrem imamoğlu’nun mazbata alması akabinde 19 gün başkan danışmanı olarak görev yaptım. Daha sonra seçimler iptal edilince görevim sona erdi. Yenilenen seçimden sonra Temmuz 2019’da İSBAK isimli belediye iştiraki olan kurumda genel müdür danışmanı olarak göreve başladım. 2024 yılı Ekim ayına kadar bu görevime devam ettim. Daha sonra İSTTELKOM isimli belediye iştiraki olan şirkete genel müdür olarak atandım ve halen orada genel müdür olarak görev yapmaktayım. İSBAK’taki görevim sırasında Hüseyin Gün isimli şahsı tanımadım. Merdan Dinçer aracılığıyla tanıdım. Merdan Dinçer ise Beylikdüzü CHP ilçe başkanlığında görev yapmaktaydı. Necat Özkan'ı tanımıyorum. Ekrem İmamoğlu’nun 2019 yılı seçim kampanyasında görev almadım. Benim Beylikdüzü CHP ilçe başkanlığında görevim yoktur" dedi.
‘TOPLANTININ DETAYLARINI HATIRLAMIYORUM’
Geçek'in dahil olduğu toplantı içeriği ile ilgili soruya ise "Bahsettiğiniz toplantının içeriğini ve kimlerin katıldığını şu anda hatırlamıyorum. Çünkü üzerinden 6 yıl geçmiştir. Ancak ben de zaman zaman farklı kurumlardaki arkadaşlarımızla bir araya gelip sohbet ettiğimiz toplantılara katıldım. İçeriği genelde sosyal projeler üzerine oluyordu. Bu sebeple Hüseyin Gün'ün bahsettiği toplantıya katılmış olabilirim. Ancak altı yıl geçtiği için birebir bu toplantıyı hatırlamam normaldir. Bahsetmiş olduğunuz ek hizmet binasında İBB genel sekreter yardımcısı Şengül Altan Arslan çalışmaktadır. Bana okumuş olduğunuz toplantı katılımcıları arasında kendisinin de olduğu söylenmektedir. Kendisi bizlere göre çok daha üst pozisyondadır. Kendisinin bizleri toplantıya davet etmesi durumunda bizlerin de katılması olağandır. Hüseyin ve Necati arasındaki yazışmalardan anlaşıldığı kadarıyla toplantı Şengül’ün makamında yapılmıştır. Ben de yukarıda benzer şekilde beyanda bulunmuştum. Yavuz Saltık, Şengül Hanım'ın daire başkanıdır. Şengül ondan daha üsttür. Bana saymış olduğunuz isimlerle soruşturma konusu toplantıyı hatırlamıyor olsam bile onlarca kez görevim kapsamında toplantı yapmışımdır" dedi.
‘SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’
Hüseyin Gün ile ilişkisine dair sorulara cevap veren Geçek, "Benim Hüseyin Gün isimli şahısla yüz yüze ya da internet üzerinden bir görüşmem olmamıştır. Üzerime atılı casusluk suçlamasını kabul etmiyorum. Belediye şirketinde danışmanlık görevinde bulundum. Üzerime atılı suçlamalarla ilgili herhangi bir kastım ya da dahlim yoktur. Benim üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Benim belediyedeki görevim sosyal projelere yöneliktir. Belediyedeki görevim kapsamında bahsettiğiniz suçlara dair herhangi bir bilgi ya da dahlim yoktur. O yüzden söyleyeceklerim bundan ibarettir" dedi. (DHA)