DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 1
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 1
1- FATİH'TE KONAKLADIĞI OTELDE RAHATSIZLANAN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- ALMANYA'dan fuar için İstanbul'a gelen Gürhan Takıl, Fatih'te konakladığı otelde rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan Takıl hayatını kaybetti. Cenaze kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
Olay, gece saat 02.40 sıralarında Muhsine Hatun Mahallesi Samsa Sokak'taki bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Gürhan Takıl Almanya'da çalıştığı lojistik firmasının Yenikapı'da düzenlenecek fuar için 18 Kasım'da İstanbul'a geldi. Takıl, gün içinde Fatih'te çeşitli restoranlarda yemek yedikten sonra kaldığı otele geri döndü. Gece saatlerinde nefes darlığı ve yoğun terleme şikayeti yaşaması üzerine arkadaşlarını arayarak durumunu bildiren Takıl 112 acil servis ekiplerine ihbarda bulundu. Ambulansla tanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Gürhan Takıl burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay yeri inceleme ekipleri hem otelde hem de hastanede incelemede bulundu. Öte yandan otel sahibinin telde yaklaşık bir yıl önce ilaçlama yapıldığını ifade ettiği öğrenildi.
CENAZE ADLİ TIP KURUMU MORGU'NA KALDIRILDI
Konakladığı otelde rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Gürhan Takıl'ın cenazesi Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Takıl'ın kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından belirlenecek. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Olayın yaşandığı otel
-Genel ve detay görüntü
-Gürhan Takıl'ın kaldırıldığı hastane
==========================
2- FATİH'TE GIDA ZEHİRLENMESİ ŞÜPHESİ; 2 KARDEŞ HASTANEYE KALDIRILDI
Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA) - FATİH'te otelde konaklayan 2 kardeş gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Kardeşlerden 1'i taburcu olurken, diğerinin tedavisi sürüyor.
Olay, saat 13.00 sıralarında Mesihpaşa Mahallesi'ndeki otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 17 Kasım'da Hollanda'dan İstanbul'a tatil için gelen 2 kardeş E.Ö.(16) ve Sadegül Ö.(29) mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetleri üzerine gıda zehirlenmesi şüphesiyle bugün Çapa Tıp Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastane tarafından yapılan ihbar üzerine polis ekipleri otelde inceleme yaptı. Hastaneye kaldırılan kardeşlerden Sadegül Ö., polis ekiplerine verdiği ifadesinde 17 ve 18 Kasım'da Fatih'te gezdiklerini ve çeşitli yerlerde yemek yiyip, içecek içtiklerini söyleyerek bugün saat 13.00 sıralarında kaldıkları otelde mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetiyle hastaneye gittiklerini belirtti.
E.Ö.'NÜN TEDAVİSİ SÜRÜYOR
Öte yandan hastanaye kaldırılan kardeşlerden Sadegül Ö., tedavisinin ardından tedavi edilirken, E.Ö.'nün ise tedavisi sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-2 Kardeşin kaldığı otelden görüntüler
-Genel ve detaylar
======================
3- TANKER GEMİSİNDE ZEHİRLENME VAKASI: 1 ÖLÜ
İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,(DHA) - DEMOKRASİ Ve Özgürlükler Adası açıklarında bulunan Panama Bayraklı 'Swanlake' isimli tanker gemisinde meydana gelen zehirlenme olayında 1 kişi hayatını kaybederken, 2 mürettebat ise hastaneye kaldırıldı. Gemide Rusya vatandaşı 13 mürettebatın olduğu öğrenildi. İstanbul Valiliği, gemideki mürettebatın tahliye edildiğini, geminin ise Kartal Demir Sahasına çekildiğini bildirdi.
'OLAYDA 1 MÜRETTEBAT HAYATINI KAYBETTİ'
Konuyla ilgili İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "19.11.2025 Çarşamba günü saat 17.30 sıralarında Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın 2 mil güneyinde bulunan Panama bayraklı Swanlake isimli tankerde zehirlenme meydana geldiği ihbarı alınmıştır. İhbar üzerine olay yerine Sahil Güvenlik, Deniz Polisi, UMKE ve AFAD KRBN ekipleri sevk edilmiştir. İlk belirlemelere göre tankerin soğuk tankında meydana gelen sızıntıdan kaynaklandığı düşünülen olayda 1 mürettebat hayatını kaybetmiş, 2 mürettebat ise zehirlenerek gözetim altına alınmıştır. Rusya vatandaşı toplam 13 mürettebatın bulunduğu gemideki diğer 10 mürettebat ve iki yaralının tahliye çalışmaları devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı.
'İKİ MÜRETTEBAT HASTANEYE KALDIRILDI, TANKER ÇEKİLDİ'
İstanbul Valiliği'nden yapılan son açıklamada ise, zehirlenme olayının yaşandığı Panama bayraklı Swanlake isimli tankerin Kartal Demir Sahasına çekildiği bildirildi.
Açıklamada, "Sahil Güvenlik - Olay yeri inceleme ve AFAD KRBN ekiplerinin gemide yaptığı incelemede, geminin Slop Tankını kimyasalla temizlemeye giren ilk mürettebatın zehirlenerek olay yerinde hayatını kaybettiği, onu kurtarmaya çalışan diğer iki mürettebatın da kimyasaldan etkilenerek zehirlendiği belirlenmiştir. Tank içerisinde yapılan incelemede yüksek miktarda amonyak, hidrojen sülfür ve VOC (organik uçucu gaz) tespit edilmiştir. Zehirlenen iki mürettebat, çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmış olup, hayati tehlikeleri devam etmektedir. Rusya vatandaşı 13 mürettebatın bulunduğu gemideki diğer 9 mürettebat tahliye edilirken, gemi kaptanı gemide bulunma zorunluluğu nedeniyle gemide bırakılmıştır. Geminin 2. Kaptanı ise yürütülen soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla gözaltına alınmıştır" ifadeleri yer aldı.
OLAYA İLİŞKİN SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Tanker gemisinde meydana gelen zehirlenme olayına ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "19.11.2025 günü saat 17.30 sıralarında İstanbul ilimiz Demokrasi ve Özgürlükler Adası açıklarında Panama bayraklı Swanhkie isimli gemide zehirlenme ihbarı alınması üzerine derhal soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. İlk belirlemelere göre yabancı ülke vatandaşı 1 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin ise yaralanmış olduğu belirlenmiş olup, soruşturma işlemleri hayatını kaybeden ve muhtemel sorumluların yabancı uyruklu olmaları nedeniyle Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 70/1 ve 71/1 sayılı genelgeleri özelinde ilgili usulü işlemler gözetilerek titizlikle yürütülmektedir" ifadelerine yer verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------
-Ekiplerden görüntü
=======================
4- FATİH'TE ZEHİRLENME ŞÜPHESİ; ŞÜPHELİLERİN SAVCILIK İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL / İSTANBUL,(DHA) - FATİH'te zehirlenme şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Böcek ailesinden 4 kişinin ölümlerine ilişkin soruşturma sürüyor. Olayla ilgili gözaltına alınan 11 kişiden 4'ü dün adliyeye sevk edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 kişi ise bugün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerin savcılıkta verdiği ifadeler ortaya çıktı. İlaçlama şirketi çalışanı Doğan C., 'Benim ilaçlama işlemine ilişkin herhangi bir sertifikam yoktur. İşe yeni başladığımda o dönemde bana işi öğreten bana sertifikaya gerek olmadığını söyledi' dedi.
Olay, 12 Kasım Çarşamba günü Fatih'te bulunan bir otelde meydana geldi. Almanya'dan İstanbul'a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet ve Masal ile birlikte Fatih'teki otelde konaklamaya başladı. Gece saatlerinde anne Çiğdem Böcek, kızı Masal'ı hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine otele sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan çocuklardan Masal Böcek ardından da ağabeyi Kadir Muhammet hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek ise çocuklarının ölümünden 2 gün sonra kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan baba Servet Böcek de hastanedeki tüm müdahalelere rağmen dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Öte yandan tahtakurusuyla mücadele etmek için otelin giriş katındaki bir odanın ilaçlandığı belirlendi. İlaçta bulunan 'alüminyum fosfit' içeren maddenin, ailenin bulunduğu odaya banyo boşluğundaki havalandırmadan ulaşarak ve odadakileri zehirlemiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
'İLAÇLAMA YAPILDIĞINDA İSTANBUL'DA DEĞİLDİM'
İlaçlama firmasının sahibinin oğlu Serkan K. savcılıktaki ifadesinde, "İlaç Firması babam Zeki K.'ye aittir. Benim bu şirkette herhangi bir yetkim bulunmamaktadır. Sadece şirket babamın olduğu için şirket üzerinden SGK girişim bulunmaktadır. Yaklaşık 4-5 ay kadar önce babamla aramızda anlaşmazlık çıktı. Ben bunun üzerine Fatsa'ya taşındım. İlaçlama yapıldığı tarihte ben Fatsa'da bulunuyordum. 14 Kasım günü ailemi ziyaret etmek amacıyla İstanbul'a geldim. 15 Kasım günü sabah saat 08.30 sıralarında babam Zeki K.'nin yanında çalışan Doğan C. beni aradı. Bir otelde yapmış olduğu ilaçlama işlemi nedeniyle polisin kendisini çağırdığını, aracının olmadığını, benim kendisini götürmemi istedi. Ben de kendisini Fatih'te bulunan otelin olduğu yere götürdüm. Burada polis ekipleri inceleme yapıyordu. Doğan C. yanında bulunan ilaç örneklerini polislere verdi. Benim yapılan ilaçlama işlemi ile herhangi bir alakam yoktur. İlaçlama yapıldığı gün İstanbul'da değildim' ifadelerini kullandı.
'DOĞAN'I YÖNLENDİRDİM'
İlaçlama firması sahibi Zeki K., 'Üzerime kayıtlı İlaçlama Şirketi bana aittir. Ben bu şirketi yaklaşık 6-7 yıl önce kurdum. Genellikle özel işletmelere ve ikametlere hizmet veririz. İş yerimde gündelikçi olarak Doğan C. çalışır. Ayrıca şu anda ismini hatırlamadığım, yaklaşık 1 aydır yanımda çalışan bir kişi daha vardır. Benim ilaçlama işi ile ilgili herhangi bir sertifikam yoktur. Doğan C.'nin de bildiğim kadarıyla bir sertifikası yoktur. İlaçlama işlerini Doğan C. ve şu anda ismini hatırlamadığım yanımda çalışan şahıs yapar. Bu ilaçlama işlemlerinde Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçlar kullanılır. Ben bu ilaçların suya karıştırılarak yapıldığını bilirim. Başka bir bilgim yoktur. Bu ilaçlardan başka ilaç kullanmayız. Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçları tam olarak nereden aldığımızı hatırlamıyorum. 11 Kasım günü bana bir telefon geldi. Arayan kişi otel işlettiklerini, otelin bir odasında böcek olduğunu, böcekler için ilaçlama yaptıracaklarını söyledi. Ben de bunun üzerine Doğan C'yi yönlendirdim. Doğan tek başına giderek ilaçlama yaptı. Ben Doğan'ın hangi otele dahi gittiğini bilmiyorum. 15 Kasım günü Doğan beni arayarak polislerin kendisini çağırdığını, ilaçlama yaptığı yerde zehirlenme olayı olduğunu söyledi. Doğan ve Serkan gözaltına alındığını öğrenince ben de karakola gittim. Benim bu olayda herhangi bir kusurum yoktur' dedi.
'SORUMLULUK İLAÇLAMA ŞİRKETİNE AİTTİR'
Otel işletmecisi Hakan O., 'Ben oteli yaklaşık 5-6 ay önce devir aldım. Ben şeker hastası olduğum için bacağımda rahatsızlık vardır. Bu nedenle yaklaşık 3 aydır otele gidemiyorum. Bu süreçte otelle ilgili bütün işlemleri otel müdürü Halil D. yapar. Halil 10 Kasım günü beni arayarak otelin 101 numaralı odasından böcek şikayeti geldiğini söyledi. Ben de kendisine ilaçlama firmasını çağırmasını söyledim. Halil, benden aldığı talimatla daha önceden de ilaçlama işlemi yaptırdığımız şirketin sahibi ile iletişime geçmiş. Bunun sonucunda 11 Kasım günü 101 numaralı odada ilaçlama işlemi yapılmıştır. İlaçlama şirketi işlerini bitirdikten sonra oda yaklaşık 2-3 gün boyunca kapalı kalır. Sonrasında temizleme işlemi yapılarak kullanıma açılır. Benim ve çalışanlarımın ilaçlama işlemi ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Aynı firmaya ağustos ayında da ilaçlama yaptırmıştık. Herhangi bir sıkıntı yaşamamıştık. Ben bu firmaya ilaçlama konusunda yetkili olup olmadıklarına dair herhangi bir sertifika sormadım. Olayda vefat edenler otelin 202 numaralı odasında konaklıyorlardı. Benim yaşanan olayda kusurum yoktur. Ölen şahısların ilaç zehirlenmesi sonucu öldüğüne kanaat getirilse bile sorumluluk bu ilaçlama işlemini yapan şirkete aittir' şeklinde konuştu.
'İLAÇLAMA İŞLEMİNE İLİŞKİN SERTİFİKAM YOK'
İlaçlama yetkilisi Doğan C, 'İlaçlama Şirketi'nde yaklaşık 2-3 aydır çalışmaktayım. Bu şirketin yetkilisi Zeki K.'dir. Olayın meydana geldiği otelde 2025 yılı ağustos ayında ilaçlama yapmıştım. Son olarak 11 Kasım günü saat 12.00 sıralarında şirkete ait telefondan gelen mesaj üzerine saat 16.00 sıralarında ilaçlama yapmak için otele gittim. Buradaki görevli bana ilaçlama yapılacak odayı gösterdi. Kapıyı görevli açtı. Ben de ilaçlama işlemine başladım. İlaçlama işlemi esnasında Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçları kullandım. Bu ilaçlar suyla karıştırılarak ilaçlama işlemine karıştırıp püskürtme yoluyla kullanılır. Ayrıca oda içerisinde belli aralıklarla tahmini olarak 16-17 bölgeye "filit jelö isimli böcek ilacını kullandım. Bu ilaç jel kıvamındadır ve böceklerin bu ilacı yemesi için belirli aralıklarla odanın içerisine konulur. Ben ilaçlama yapmadan önce tuvalet kapısı ve havalandırmayı kağıt bantla kapattım. İlaçlama yaptıktan sonra da odanın kapısını bantlayarak otelden ayrıldım. Benim ilaçlama işlemine ilişkin herhangi bir sertifikam yoktur. İşe yeni başladığımda o dönemde bana işi öğreten bana sertifikaya gerek olmadığını söyledi. Benim olayda herhangi bir kusurum yoktur' ifadelerini kullandı. (DHA)
=======================
5- FATİH'TE ZEHİRLENME ŞÜPHESİ SORUŞTURMASI: 4 KİŞİ TUTUKLANDI
Ayşe GÜREL / İSTANBUL,(DHA) - FATİH'te Böcek ailesinden anne, baba ve iki çocuğunun zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmelerine ilişkin yürütülen soruşturmada bugün adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden 4'ü tutuklandı.
Olay, 12 Kasım'da Fatih'te bulunan bir otelde meydana geldi. Almanya'dan İstanbul'a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet ve Masal ile birlikte Fatih'teki otelde konaklamaya başladı. Gece saatlerinde anne Çiğdem Böcek, kızı Masal'ı hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine otele sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan çocuklardan Masal Böcek ardından da ağabeyi Kadir Muhammet hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek ise çocuklarının ölümünden 2 gün sonra, 14 Kasım günü kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Baba Servet Böcek ise 17 Kasım'da hayatını kaybetti.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden otel çalışanı M.M.U.D.C, ilaçlama şirketi sahibi Zeki K., İlaçlama şirketinin sahibin oğlu Serkan K, ilaçlama şirketi çalışanı Doğan C., midye satıcısı Yusuf D., kafe sahibi Fatih Mustafa O., kokoreçci Ercan E. ve lokum satıcısı Fatih T. tutuklandı. Otel çalışanı R.B, Otel sahibi Hakan O. ve Simit satıcısı Mahmut K. ise 'yurt dışı çıkış yasağı' ve 'İmza atma' şeklinde adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. (DHA)
=========================
6- EYÜPSULTAN'DA İETT OTOBÜSÜ ALEV ALEV YANDI
Hasan YILDIRIM- Hiba HAKBİLİR / İSTANBUL, (DHA)- Eyüpsultan Kemerburgaz Yolu'nda İETT otobüsünün motor kısmında yangın çıktı. Alevlerin sardığı otobüs tamamen yanarak kullanılmaz hale geldi. Otobüsün alev alev yandığı anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Yangın sırasında otobüste yolcu olmaması olası bir facianın önüne geçti.
Yangın, Hasdal Kemerburgaz Yolu'nda saat 07.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, boş bir şekilde Kemerburgaz istikametine giden İETT otobüsünün motor kısmından dumanlar çıkmaya başladı. Kısa sürede alev alan otobüs yanmaya başladı. Otobüs şoförü aracını yol kenarına çekerek yangın söndürme tüpüyle alevlere müdahale etti. Yangını görenlerin ihbarıyla olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye, yangına müdahale ederek kontrol altına aldı. Yapılan soğutma çalışmalarının ardından otobüsten geriye demir yığını kaldı.
İETT OTOBÜSÜ ALEV ALEV YANDI
İETT otobüsünün alev alev yandığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, otobüsün alevler içinde kaldığı anlar yer aldı.
Öte yandan otobüsün olay yerinden kaldırılması için çekici bekleniyor. Yangın nedeniyle Kemerburgaz Yolu'nda her iki istikamette de trafik yoğunluğu oluştu.
Görüntü Dökümü:
-------------------
(Cep telefonu görüntüsü)
Otobüsün alev alev yanması
(Aktüel görüntü)
Olay yerinden görüntü
Yanan otobüs
İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi
Yapılan soğutma çalışması
Trafikten görüntü
Genel ve detaylar
===========================
7- SİLİVRİ TEM OTOYOLU'NDA ZİNCİRLEME KAZA; YARALI ŞOFÖRÜ İTFAİYE KURTARDI
Uğur Samet AVCI/İSTANBUL, (DHA) - SİLİVRİ, TEM Otoyolu'nda TIR, hafriyat kamyonu ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 1 kişi yaralandı. Kazada direksiyon kabininde sıkışarak yaralanan kamyon şoförü itfaiye tarafından kurtarılırken, otoyolda trafik uzun süre durdu.
Kaza, saat 20.00 sıralarında TEM Otoyolu Selimpaşa mevkisinde yaşandı. Seyir halindeki TIR, hafriyat kamyonu ve otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Zincirleme kazada, kamyon şoförü bulunduğu yerde sıkışarak yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Direksiyon kabininde sıkışan şoför, itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Yaralı sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle bir süre trafik tek şeritten verildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Kaza yapan araçlardan görüntü
-TEM'de oluşan trafik
=======================
8- EYÜPSULTAN'DA MICIR YÜKLÜ HAFRİYAT KAMYONU DEVRİLDİ, ŞOFÖR YARALANDI
Yılmaz OKUR/İSTANBUL (DHA)- EYÜPSULTAN Kemerburgaz'da mıcır yüklü hafriyat kamyonu şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine refüje çıkarak karşı şeride geçti. Kaldırıma vuran hafriyat kamyonu devrilirken, şoförü yaralandı.
Kaza saat 22.00 sıralarında Kemerburgaz Selanik Bulvarı üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, Emre Türkmen'in kullandığı 34 GEF 048 plakalı mıcır yüklü hafriyat kamyonu, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine kontrolden çıktı. Refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyon, karşı kaldırıma vurduktan sonra devrildi. Kamyonda yüklü olan mıcır yola döküldü. Araç içinde sıkışan şoför vatandaşların yardımı ile sıkıştığı yerden çıkarıldı.
Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri kazada yaralanan şoför Emre Türkmen'i olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırarak tedavi altına aldı.
YOLDAN GEÇEN ARACIN OLMAMASI OLASI FACİAYI ÖNLEDİ
Kaza nedeniyle Selanik Bulvarı her iki yönde trafiğe kapatıldı. Kaza anında yoldan geçen başka araçların olmaması olası faciayı önledi. Devrilen kamyonun kaldırılması ve yola dökülen mıcır malzemesinin kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Yan yatan hafriyat kamyonu
-Yola dökülen mıcır malzemesi
-Trafiğe kapanan yol
-Genel ve detay görüntüler
=======================
9- BÜYÜKÇEKMECE'DE MAKAS ATAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ KAZAYA NEDEN OLDU; 6 AYLIK BEBEK HAYATINI KAYBETTİ
Baran AKKAYA-Derya KORKMAZ/İSTANBUL,(DHA)- BÜYÜKÇEKMECE D-100 Karayolu'nda sürücüsünün makas atarak ilerlediği iddia edilen otomobil, aynı istikamette seyreden başka otomobile çarptı. Kazada 6 aylık bebek hayatını kaybederken, aynı araçta bulunan anne ve baba yaralandı. Alkollü olduğu tespit edilen otomobil sürücüsü tutuklandı.
Kaza, dün saat 23.50 sıralarında D-100 Karayolu Mimarsinan Mevkii'nde meydana geldi. İddiaya göre yolda makas atarak ilerleyen Talha S.'nin idaresindeki otomobil, aynı istikamette ilerleyen Gökhan E.'nin kullandığı otomobile arkadan çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada yaralanan 6 aylık bebek K.E. ile aynı araçta bulunan anne Merve Ö.E. ve Gökhan E. ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bebek K.E. kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
ALKOLLÜ OLDUĞU TESPİT EDİLEN SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemelerinde otomobil sürücüsü Talha S.'nin 2.00 promil alkollü olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Talha S. emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
(Cep telefonu)
-Olay yerine gelen ekipler
-Ekiplerin çalışması
======================
10- ÖZGÜR ÖZEL SULTANGAZİ'DE KONUŞTU
Armağan GÖKMEN/İSTANBUL,(DHA) - CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Sultangazi'de düzenlediği mitingde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Sultangazi'de düzenlediği 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuştu.
Özel, "Sayın Erdoğan Sultangazi'de kışın ortasında, Kasım'ın 19'unda, gecenin bir yarısında 10 binlerce kişi bağırıyor, 'istifa istifa' diye. Bunun bir sebebi var. Gelirken bindiğiniz demokrasi treninden kaybettiğiniz ilk seçimde inmenizdir. Yoksa bu insanlar evlerinde otururlar, hizmetlerinize bakarlar, sandık gelince karar verirler. Millet kimi seçerse o gelir. Millet kimi seçmezse o gider. Ancak artık Adalet ve Kalkınma Partisi siyasi rekabeti bıraktı. Bir kere yenildi, bir anda şanzımanı dağıttı. Sokakta onlardan güçlüyüz, sandıkta onlardan güçlüyüz. AK Parti'nin kadın kollarına, Sultangazi Kadın Kollarına güveni yok. AK Parti'nin AK Gençlik dedikleri Sultangazi Gençlik Kolları'na güven yok. Ana kademeye inanç yok. Partinin milletvekiline inanç yok. Seçimi kazanamayacaklarına karar vermişler. Demokratik siyasette havlu atmışlar. AK Parti'nin Yargı Kollarını kurmuşlar. Bir Cumhuriyet Başsavcısı eliyle, Tayyip Erdoğan minderden kaçarken yıllardır oynadığı, kazandığı müsabakayı kaybettiği için sahadan kaçarken mindere, sahaya cübbeli savcıları sürüyorlar. Ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne 19 Mart günü başlattıkları darbe sürecini ilerleterek CHP'yi geriletebileceklerini sanıyorlar. İşte bütün darbelerin kendine ait süreçleri, sonuçları olur. 19 Mart darbesinin başındakini biliyorsunuz. Kimi kullandığını biliyorsunuz. Yöntemlerini biliyorsunuz. En sonunda parti kapatmaya kadar geldiler. Meselenin ne kadar siyasi olduğunu biliyorsunuz. Ama şunu da bilin. Bütün dünya otoriter liderlerin nasıl yükseldiğini, ülkelerine ne yaptığını, demokrasiye neler ettiğini yazan kitaplarla dolu. Ama dünyada bu otoriter popülist liderlerin nasıl yenildiklerini ve yerine nasıl demokrasinin geldiğini yazan bir kitap yok. Var mı? Var, yazım aşamasında. Kim yazıyor? Siz yazıyorsunuz, siz" dedi.
Özel, "Şimdi Sultangazi'den bir kez daha bütün Türkiye'ye bir şeyi hatırlatalım. 19 Mart günü geldiler, Ekrem Başkan'ı alıp götürdüler. Açtılar, dediler ki 'Bir gizli tanık var. Bu her şeyi itiraf etti. Gizli tanığımızın adı; Meşe. O böyle diyor, ne diyorsun?' Ekrem Başkan dedi ki 'Yalan.' 'Meşe böyle diyor, böyle diyor, böyle diyor. Ne diyorsun?' 'Hepsi yalan.' 19 Mart'ta üç gizli tanık vardı; Meşe, Ladin, Çınar. Üç odun. Bunlar bir sürü şey söylemiş, Ekrem Başkan hakkında ifadeleri Meşe vermiş. Mart'ın 23'ünde tutukladılar. Sekiz ay sonra iddianame yazdılar. İddianamede Meşe yok. Nerede bu Meşe? Meşe kafayı yemiş. Kimi diyor 'İntihar etti', kimi diyor 'Öldü', kimi diyor 'Kaçtı', kimi diyor 'Anlaştığını alamadı, parça kırdı.' Bu iftiraların hepsini attırdıkları Meşe'yi iddianameye koymadılar. 19 Mart günü ortada olmayan İlke diye birine Meşe'nin söylediğini kopyalayıp yapıştırdılar. Bakın Sultangazi'nin güzel insanları, gizli tanık bir gerçek kişidir. Sadece yüzü gizlenir, sesi gizlenir. Söylediğine göre kanıt bulunursa işlem yapılır. Olmazsa onun da söylediğinin kıymeti yoktur. Ama gerçek kişi olacak tanık sekiz ay önce konuşup, ona göre içeriye insanları atıp, sekiz ay sonra 'Ben tanık değiştirdim. Aynı lafları Meşe demedi, İlke dedi.' Futbol, basketbol maçında oyuncu değiştirilir. Oyundur. Tiyatroda bir oyuncu hasta olur, yerine başkası oynatılır. Oyundur. Mahkemede tanık değiştirilir mi? Aynı kişi gidip yerine başka isimle aynı kişi gelir mi? Demek ki savcı oyuncu değiştiriyorsa bu da oyundur. Bu da kurgudur. Bu da yalandır. Suçüstü yakalanmışsındır" dedi.
Özel, "Buradan Sayın Erdoğan'a bir kez daha sesleniyorum: Biz de milletimiz de ailelerimiz de adaletin samimi duacılarıyız. Adalet için dua ediyoruz, başka bir şey için değil. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Nasıl FETÖ'de baltayı taşa vurduysan… Ben 'Ergenekon' dedim, 'Balyoz' dedim, 'Kumpas' dedim, kitap yazdım. Sen, 'Ben, bunların savcısıyım' dediysen… Arkasında durduğun Zekeriya Öz, Mustafa Balbay'ı, Mehmet Haberal'ı hapse attı. Genelkurmay Başkanı'nı terör örgütünün başı yaptı, hapse attı. Biz o gün orada duruyorduk, sen savcının arkasında duruyordun. O Zekeriya Öz, darbecilerin Zekeriya Öz'ü sıçan gibi yurtdışına kaçtı. Benim Mustafa Balbay da Mehmet Haberal da Genelkurmay Başkanı İlker Paşa da aramızda alnı açık, başı dik geziyorlar. Şimdi bir kez daha aynı kumpasın içindesiniz. İddianame yazıldı, AK Toroslar çetesinin arkasında duramadığını görüyorum. Bugün iddianameye çıkana kadar, böyle kürsüyü tuta tuta Ekrem Başkan'a 'hırsız', 'rüşvetçi', 'yolsuz' derken bugün diyor ki 'Vallahi Özgür Bey savunuyor. Ben bir şey demiyorum. Yargının işidir.' Belli ki o bomboş iddianameyi savunamayacak hale geldin. Buradan davette bulunuyorum: AK Toroslar çetesini dağıtın. Bu işlerde baltayı taşa vurdunuz. Millet iddianameyi de gördü, iftirayı da gördü, oyunu da gördü. Tutuksuz yargılama yapın. TRT'den canlı yayınlayın. Artık bu millet bu dertten kurtulsun. Bu milletin derdine odaklanılsın. Hizmet yarışı olsun. Bu yargı kollarını çekin. Tutuksuz yargılamayı başlatın" dedi.
Özel, "Buradan ilk kez Sultangazi'de rahmetli Sırrı Süreyya Önder'in bana da pek çok arkadaşına da anlattığı bir hikayeyi milletimizle paylaşayım. Sırrı Süreyya Önder dedi ki 'Bu Akın Gürlek'i sen bilmezsin, ben bilirim. Biz 2015'te Dolmabahçe sürecine girdik. 'Git' dediler, gittik. 'Gel' dediler, geldik. Nevruz'da "Mektubu sen okuyacaksın' dediler. Barış olsun diye çıktım, okudum. Sonra Erdoğan zoru görünce 'Dolmabahçe'den haberim yoktu' dedi. Duracak bayrağın yerine kadar telefonda konuşuyordu. 'Haberim yoktu' dedi. Beşir Atalay'ı, kendi heyetini siyaset dışına attı. Bizim tarafı da mahkemelerin önüne attı. Ben 2015'te okuduğum mektuptan 3,5 yıl hapis cezası aldım.' Cezayı veren hakim kim? Akın Gürlek o zaman. Bakın Allah gani gani rahmet eylesin, rahmetli dedi ki 'Kürsüye yürüdüm, Akın Gürlek'e işaret ettim. Uzattı başını 'Ne diyorsun?' dedi. Dedim ki 'Bana buradan ceza verme.' Başka bir maddeden iki katını ver, buradan verme.' 'Niye?' demiş. 'Bir daha barış için inisiyatif alacak kimseyi bulamaz bu devlet' demiş. 'Sırıttı, bastı 3,5 yıl cezayı hiç acımadı' diyor. Şimdi bugün bir yandan, bir tarafta 'komisyon, süreç, barış'... Öbür tarafta Sırrı Süreyya'yı bir önceki dönem üstlendiği şeyden işler değişince hapse atan Akın Gürlek'in bizimle uğraşışı. Bu çelişki burada durdukça, bu adam burada durdukça nasıl ilerleyecek bu 'süreç' dediğiniz şey? Açıkça söylüyorum. Bir tarafta zulüm, bir tarafta barış olmaz. Bir tarafta haksızlık, bir tarafta hakkaniyetli bir iş olmaz. Kendi cesaret edemediği işi başkasına yaptıran Erdoğan denen kişiye, 'Ya hükümet gibi hükümet ol. Ya da yapamıyorsan getir sandığı, yapacaklar göreve hazır' diyorum. Açıkça söylüyorum. Yönetemeyenden Cumhurbaşkanı olmaz. Paçayı sıvamadan başkasının boyuyla derenin boyu ölçülmez. Burada kaçak dövüşerek, milleti öne atarak saçma sapan bir siyaset olmaz. Ben bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi'nin kardeşliğe, barışa olan inancının altını çiziyorum. Aldığımız sorumluluğun altını çiziyorum. Ancak ilk gün dedim, 'Fikrimizdir gireriz, CHP'nin olduğu değil olmadığı komisyondan korkun' dedim. Bundan sonra da Cumhuriyet Halk Partisi doğru bildiği yerde, doğru bildiğini söyleyecek, doğru bildiğini yapacak. Bu milleti hiç kandırmadı, hiç kandırmayacak. Hiç aldanmadı, hiç aldanmayacak. Hiç aldatmadı, hiç aldatmayacak. Neredeysek orada duruyoruz. Erdoğan'ın tiyatrosunu da görüyoruz, samimi olanları da görüyoruz. Bütün samimiyetimizle de diyoruz ki 'Hiç kimse korkmasın. Her şeyin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
-Özgür Özel konuşması
============================