DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1
DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1
1- HABERTÜRK GENEL YAYIN YÖNETMENİ MEHMET AKİF ERSOY GÖZALTINA ALINDI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, 'uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamımda Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy 'Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak', 'Kabul etmek veya Bulundurmak' ya da 'Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak, kullanılmasına yer ve imkan sağlamak' suçlarından İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı.
8 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Öte yandan soruşturma kapsamında 8 şüpheliye yönelik gözaltı kararı verildiği, Mehmet Akif Ersoy'un yanı sıra 3 diğer şüphelinin de gözaltına alındığı öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Mehmet Akif Ersoy'un sağlık kontrolüne getirilmesi
-Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilmesi
======================
2- İSTANBUL'DA SUÇ ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK OPERASYON: 41 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Mehmet Kaan KURT/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL'da suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli yakalandı. İş yerlerine silahlı saldırı, tehdit ve kundaklama eylemleri gerçekleştirdikleri tespit edilen 41 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çeşitli iş yerlerine yönelik silahlı saldırı, tehdit ve kundaklama eylemleri gerçekleştiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Son bir ay içerisinde yapılan çalışmalarda, Ataşehir, Bakırköy, Esenyurt, Bahçelievler, Şişli ve Beşiktaş'ta faaliyet gösteren iş yerlerine yönelik farklı tarihlerde düzenlenen saldırı ve hazırlık eylemleriyle bağlantılı 42 şüpheli tespit edilerek gözaltına alındı.
Şüphelilerin bazıları, kişiye yönelik tehdit ve iş yerine saldırı hazırlığı sırasında yakalandı. Ekiplerce yapılan adres aramalarında çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Ele geçirilen dijital verilerin incelenmesi sonucunda, gözaltına alınan bazı şüphelilerin; Beyoğlu, Sultangazi ve Esenyurt ilçelerinde iş yerlerine ve araçlara yönelik daha önce gerçekleşen 4 eylemin failleri olduğu belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü:
----------
-Operasyonlardan görüntü
-Şüphelilerin karıştığı kurşunlama olayları
-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi
=======================
3-ŞARKICI GÜLLÜ'NÜN KIZI TUĞYAN GÜLTER BÜYÜKÇEKMECE'DE GÖZALTINA ALINDI
Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL,(DHA) - ŞARKICI Güllü'nün kızı Tuğyan Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, yurt dışına kaçma hazırlığındayken polis ekipleri tarafından Büyükçekmece'de gözaltına alındı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şarkıcı Güllü'nün ölümüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takip sonrası haklarında gözaltı kararı verilen Tuğyan Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, yurt dışına kaçma hazırlığındayken İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve Yalova Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak operasyonu sonucu yakalandı. (DHA)
=======================
4-ÇEKMEKÖY'DE POLİS MEMURUNU ŞEHİT EDEN SALDIRGANIN AİLESİNDEN 5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Ali AKSOYER/İSTANBUL, (DHA)- Çekmeköy'de uyuşturucu operasyonunda özel harekat polisi Emre Albayrak'ın şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada etkisiz hale getirilen saldırgan Ramazan A.'nın ailesinden 5 kişi gözaltına alındı. Öte yandan operasyon sırasında baskın yapılan 3 ayrı dairede satışa hazır uyuşturucu maddeler ile 90 santimetrelik bir kılış ve uzun namlulu bir silaha ait içinde 30 mermi bulunan bir şarjör bulunduğu öğrenildi.
Aydınlar Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi'nde bir binada 'ateşli silah bulundurulduğu ve uyuşturucu ticareti yapıldığı' ihbarı üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından binanın 2,4 ve 6 numaralı dairelerinde arama kararı alındı. Dün sabah saatlerinde binaya giden Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle evlere uyuşturucu operasyonu gerçekleştirdi. 4 numaralı dairede bulunan Ramazan A.'nın polis ekiplerine ateş açması sonucu çıkan çatışmada Özel Harekat polisi Emre Albayrak yaralandı. Ağır yaralı olarak Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Sancaktepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Albayrak, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Operasyonda şüpheli Ramazan A. etkisiz hale getirilirken Ç.A. ve C.A. gözaltına alındı. Binada yapılan incelemelerde, silahlı saldırının meydana geldiği orta katta 11 adet 9 mm çapında boş kovan bulunduğu, saldırganın polislere yönelik 11 el ateş ettiği tespit edildi. Ayrıca evde yapılan aramada 90 santimetre uzunluğunda bir kılıç ile hassas terazi ele geçirildiği öğrenildi. Üst katta baba Cemal A.'nın evinde ise çelik kasa içerisinde 1 tabanca, uzun namlulu bir silaha ait içinde 30 mermi bulunan bir şarjör ve iki boş şarjör ele geçirildiği belirtildi.
ŞÜPHELİNİN AİLESİ GÖZALTINA ALINDI
Polis memuru Emre Albayrak'ın şehit edildiği saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada; apartmanda yaşadığı belirlenen Çetin A. ve eşi, baba Cemal A. ve eşi ile çıkan çatışmada ölen Ramazan A.'nın eşi de gözaltına alındı. Öte yandan Çetin A.'nın daha önceden 21 su kaydının olduğu, ölen Ramazan A.'nın ise 10 suç kaydı bulunduğu tespit edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü, Cinayet Büro Amirliğine getirilen şüphelilerin, yarın adliye sevk edilmesi bekleniyor. (DHA)
=====================
5- FLORYA'DA METROBÜSTE YANGIN ÇIKTI -1
İSTANBUL, (DHA)- Küçükçekmece Florya Metrobüs Durağında bir metrobüsün arka kısmında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Görevlilerin yangın tüpleriyle müdahalesi sonucu, yangın çok büyümeden söndürüldü.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Yanan metrobüsten görüntü
-Trafikten görüntüler
-Genel ve detay görüntüler
======================
6- EYÜPSULTAN'DA ZEHİRLENME ŞÜPHESİYLE HAYATINI KAYBEDEN ÇOCUKLARIN AİLESİ KONUŞTU
Canan İLARSLAN - Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL,(DHA) - EYÜPSULTAN'da zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, "Yediklerimiz temiz. Hastanenin ihmal zinciri zaten cinayetle eş değerde. İki tarafta da müthiş bir ihmal var ama herhangi bir elle tutulur bir şey yok" dedi.
Olay, 22 Eylül günü Topçular Mahallesi'nde meydana geldi. Yücel ve Aleyna Birkent çifti, çocukları 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia ile birlikte yedikleri yemekten sonra fenalaştı. Hastaneye götürülen anne Aleyna Birkent'in kalp krizi geçirdiği belirlendi. Baba ve çocuklar ise yapılan tedavinin ardından taburcu edildi. Ertesi sabah çocukları yeniden fenalaşan baba, onları tekrar hastaneye götürdü. Ancak 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ailenin yedikleri yemekten alınan örnekler temiz çıkarken, evin üst katındaki soğuk hava deposundan alınan numunelerle ilgili sonuçların beklendiği belirtildi.
'OĞLUM ET VE BALIK ÜRÜNLERİNİ SEVMİYOR'
Hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, "Pazar akşamı, evimde ailemle beraber yemeğe oturduk. Soframızda tavuk, çorba, bir de makarnamız var. Ama şöyle bir süreç var: Benim oğlum zaten et ve tavuk seven birisi değil. Kızım zaten o gün çorba içti. Kızımın iştahı da var ama oğlum da normalde yemek ayırmaz ama sadece et, balık ve tavuk ürünlerini sevmiyor, yediremezsin. Öyle bir yemek yedik. Sonra zaman ilerledi. Uykuya geçtik. Sabaha karşı işte 3.30-4.00 arasında ilk bende başladı. Normalde hiçbir şey yok. Lavaboya gidiyorum, oraya kadar da bir şey yok. Sonrasında lavaboda bir kere düşüyorum, bilinç kaybı yaşıyorum, tekrar zor bela kalkıyorum, odaya geliyorum. Odada düşüyorum, bayılıyorum. Eşim yarım saat sonra 'Benim de bir midem rahatsızlandı' dedi. Onu bir lavaboya götürdüm. Sonra çocuklarında yarım saat veya 15 dakika arayla başladı. Biraz daha zaman geçtikçe eşim de artık dayanacak gibi değil, hastaneye gidelim. Ne olduysa ondan sonra oldu. Anlattım 'Ben tedaviyi reddediyorum öncelik eşim ve çocuklarım' Hesabımda işte 17 bin lira limit var. Tabii hastane haklarını da bilmiyoruz. Bu süreçten sonra 'Tamam' dediler. İşte eşimi bir kontrole aldılar. Sonra çocuklarımı diğer alanlara aldılar" diye konuştu.
'SARI SERUM DA BU DURUMU BELKİ TETİKLEDİ'
Yücel Birkent, "Akşam üzeri oldu. Tabii bu süreçte de oğluma, kızıma önce beyaz serum, ardından sarı serum takılmış. Tabii ben bunları doktor olmadığım için hangi serumun nerede kullanıldığını bilemem. Çocuğa bakıyorum normal görünüyor. Doktor 'terlemesi normal çok sıvı kaybetmiş, çok çok su içmesi lazım' diyor. Tamam dedim, işte kalkıyor, 'Baba, su var mı?' diyor. 'Var oğlum' diyorum. Su içiyor. İşte sadece üç defa kustu. Bugün çocuk büyüten çoğu insanlarda bilir. Bir çocuk hemen kusmada değil de, birkaç defa süreç ilerleyince. Rehberime bakıyorum, abimin ismi yazıyor. Telefonu açtım, doktor. Buyurun dedim, 'Oğlunuzu kaybetmek üzeresiniz' dedi. Kapattım telefonu yüzüne. Ben geldiğimde oğlumu zaten morga kaldırmışlar. Kızımı da tekrar kontrol edin dedim. Bu hastane kızıma kayıt yapmamış, kan almaya çalışmışlar 'adli vaka yoktur kendi imkanınızla gideceksiniz' diye. Bu hastane devletin hastanesinin aynısı değil, biz acilden gelmişiz buraya. Bu çocuklar devlet güvencesinde ve acilden geldiğimiz için her kim olursa olsun devletin güvencesinde ama 'adli vaka yoktur' diyip kızımı ölüme terk ediyorsunuz. Sarı serumu sonradan öğreniyorum. Bu sarı serum benim öğrendiğim kadarıyla yasak olan bir şeymiş. Neden veriliyor? Ya bu da etkilemiş olabilir mi mesela? Evimin yukarısından bir şüphemiz yüksek. Bu sarı serum da belki tetikledi bu durumu. Üstünü örtbas mı etmeye çalışıyorlar? Onu da anlamıyorum. Ya neden hala bu doktorlara bir soruşturma açılmadı? Neden bir ifade verilmedi? Bu hastane bir kere bile arayıp başsağlığı dilemedi, taziye vermedi veya bir açıklama yapmadı. Kızımı ölüme bıraktın sen, cinayet işledin. Doktor değilim ama bu sarı serum varsa, tetiklemişse, olabilir. Sarı serum da tetiklemiş olabilir. Şu anda ben o analizleri veya bir raporları göz önünde bulunduramam ama kendi fikrim olarak neden olmasın yani? Belki o tetikledi. Yani olasılıklar içerisinde ama bir açıklama yok. Bir bilgi yok. Kapılarını kapatıyorlar, bekliyorlar. Nasıl olacak bu iş? Benim iki çocuğumu da siz o zaman öldürdünüz" dedi.
'İKİ TARAFTA DA MÜTHİŞ BİR İHMAL VAR'
Baba Yücel Birkent, "Bizim evimizin üst katında bir manav var. Bu arkadaş dükkanının işletmesinin bir bölümünü tavuk toptancısına çevirmiş. Sanayi tipi soğuk hava deposunu benim oturma odam, işte mutfağa da bazı yansıyan bölümlerine gelmiş. Benim mutfak tarafından simsiyah sular damlamaya başladı ama herhangi bir gıda veya üstü kapalı veya açık bir şeye damlamadı. Tavan kısmı bir günde karardı, ayın 17'sinde. Ardından 23'ünde de çocuklarımı kaybediyorum. Yediklerimiz temiz. Hastanenin ihmal zinciri zaten cinayetle eş değerde. İki tarafta da müthiş bir ihmal var ama herhangi bir elle tutulur bir şey yok, gözle görülür bir şey yok. Bir ifade alınma, alındı mı, alınmadı mı? Bunun da bilgisi yok" ifadelerini kullandı.
'ÇOCUKLARIMIN KABRİNE GİDEMİYORUM AĞIR GELİYOR'
Baba Yücel Birkent, "Çocuklarımın resmini, oyuncaklarını, hatta kızımın oyuncaklarını, oğlumun oyuncaklarını, işte nazımızın geçtiği, güzel arkadaşlarımızın çocukları var. Birkaç hatıra niteliğinde ayırıp verdik. Çünkü kaldıramıyorum, eşim kaldıramıyor. Ya şimdi duvara resmini asmak istiyorum, zaten atlatamadık. Ben henüz bir yerden sonra artık kabullenmemeye başladım. Çocuklarımın kabrine gidemiyorum. Nasıl bir süreç olacak bu? Gidemiyorum kabrine ağır geliyor taşıyamıyorum, kabullenemiyorum. Ama suçluların yakalanmasını, daha doğrusu bu cinayete ortak olan, ihmal zincirine ortak olan her kim varsa artık yani soruşturmalar nasıl yürür, bilmiyorum ama bir an önce sonuçlanmasını istiyorum. Çünkü artık biz de sağlıklı düşünemiyoruz yorulduk. Çocuklarımın hakkını her zaman, her yerde koruyacağım. Sonucu ne olursa olsun, bu ihmali yapanların hesabı sorulacak. Eşime gidiyorum. 'Çocuklarımız evde seni bekliyor, sen yoğun bakıma gir çık, tedavini ol' Diyemedim ki vefat etti diye. Nasıl diyeyim? Ameliyattan sonra doktor eşliğinde gittim söyledim. Günlerce yüzüne bakamadım" dedi.
'MÜŞAHEDE ALANINDA 'ANNE' DEDİKLERİNİ BİR KERE DUYDUM'
Anne Aleyna Birkent, "Eşim ilk önce beni götürdü tabii yürüyemedim. Hastane çalışanıyla beraber beni geldiler, götürdüler. İşte baktılar, EKG falan çektiler bana. Dediler kalp ritmim yavaşlamış, düzensiz ritim var. 'Beynine pıhtı atacaklar' falan dediler. Ondan sonra işte beni ambulansla çağırdılar, ambulansla sevk ettiler. Ama sevk etmeden önce ben çocuklarımı gördüm. Benim karşıma müşahede alanında karşı karşıya yattık beraber. Ben seslendim 'Oğlum' dedim. O zaten son görüşümdü. 'İyi misin?' dedim. Böyle bana bakıyorlar, bitkinlerdi. Konuşmaya çalıştım. Böyle bana baktılar sadece sakince. 'Tamam, oğlum yatın, uyuyun, dinlenin' dedim. Ben zannettim oradan sonra beraber eşimle eve gidecekler. Ben bunları beni sevk etmeden önce düşündüm. O dakika ambulansı beklerken müşahede alanında kardeşim yanıma getirdi. Yanağımdan öptü. 'İyi misiniz?' dedim. 'İyiyim', 'Bir tarafın ağrıyor mu? Ağrımıyor mu?' dedi. Kızımı getirdi. Oğlumu kardeşim kaldıramadı. Oğlum biraz ağırdı. Oğlumu, kızımı son kez orada gördüm, müşahede alanında. Orada 'Anne' dediklerini bir kere duydum. Sonradan öyle ambulansla gittim" dedi.
'HASTANENİN İHMALİ VAR'
Anne Aleyna Birkent, "Bir hafta yoğun bakımda yattım. Ne olduysa ben evde zannediyorum. Bana 'Çocuklar iyi, annemde' dedi. Bende 'Oh, çok şükür' dedim. Ben yoğun bakımdan çıktığım zaman eşim yanıma geldi. Baktım, eli yüzü, gözü şişmiş. Dedim, 'Bana mı üzüldü, böyle oldu?' Bana dediği kelime, 'Çocuklarımızı kurtaramadık' Ben 'Nasıl ya?' dedim. Ondan sonra böyle bağırdığımı hatırlıyorum. Ben geçenlerde haber izledim, 'Sarı serum öldürüyor, tehlike saçıyor' diye. Yani şüphelendim. Öyle bir şey olabilir, etkilemiş olabilir. Benim, oğlumun bir tane antibiyotiğe alerjisi vardı. Dedim, tetikledi mi acaba? Çocuklar tetikleyebilir. Kabre bir kere gidebildim. O da kısa durdum. Zaten inanamıyorum, Bunlar çocuklarım mı? Yani böyle kendimi zor tuttum. Oradan çıkın, ne işiniz var orada diye bağırasım geldi. Hastanenin ihmali var. Sen çocuğumu nasıl taburcu edersin, iyi dersin? 'İyiyse o zaman niye öldü?' Ne olduysa çıksınlar ortaya, hala inanamıyorum. Canım çok yanıyor. Evde böyle sessizlik var. Çocuklarım nerede? diyorum. Hiç böyle gelmeyeceklerini düşünmek yani çok zor" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Hayatını kaybeden çocukların görüntüsü
-Aileden görüntüler
-Yücel Birkent ile röportaj
-Aleyna Birkent ile röportaj
===================
7- BEYKOZ'DA SİLAHLI KAVGADA HAYATINI KAYBEDEN KİŞİNİN ÇALIŞANI: SİLAHINI ALIP GELDİ ATEŞ ETTİ
Leyla YILDIZ-Mert ORDU- Ulaşcan ÖZER/ İSTANBUL, (DHA) - BEYKOZ'da V.A. ile yaşadığı silahlı kavgada hayatını kaybeden Yusuf Emir Güner'in çalışanı ve olayın görgü tanığı Furkan Özçelik, "Beraber güle eğlene iş yapıyorduk, silahını alıp geldi ve üzerimize ateş etti" dedi.
Olay, 7 Aralık günü saat 21.15 sıralarında Paşamandıra Mahallesi Salih Çavuş Çıkmazı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, ev sahibi V.A.(33) ile evlerinde tadilat yapan Yusuf Emir Güner (26) arasında tartışma çıktı. Yusuf Emir Güner'in, V.A.'nın kız kardeşiyle gönül ilişkisi olduğu iddiası üzerine başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü. Taraflar arasında çıkan arbede de Güner, eline aldığı cisimle V.A.'nın başına vurdu. Aldığı darbe sonucu yaralanan V.A., olay yerinden kaçan Güner'in peşinden gitti. Kavganın ardından peşinden gittiği Yusuf Emir Güner'i yakalayan V.A., silahını çıkararak Güner'e ateş etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda ağır yaralandığı belirlenen Yusuf Emir Güner ile hafif yaralandığı tespit edilen V.A. ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan taraflardan Yusuf Emir Güner yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Öte yandan şüpheli V.A.'nın ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
'ÜZERİMİZE ATEŞ ETTİ'
Hayatını kaybeden Yusuf Emir Güner'in çalışanı ve olayın görgü tanığı Furkan Özçelik, “Yusuf Emir Güner'in yanında çalışıyordum. Olayın yaşandığı gün Yusuf Emir Güner ve Hasan K. ile birlikte oraya tadilata gitmiştik. Sena A.'nın babası Hasan A. geldi, tadilat yaparken bize yardım etti. Güle eğlene çalışıyorduk, sonra V.A. geldi. İlkten bize güzel yaklaştı hal hatır sordu, 'Güzel olmuş' falan dedi. Oradan çıktığında herhalde silahını almaya gitti, geldiğinde üzerimize ateş etti. O esnada Yusuf Emir Güner kaçarak kendini korumaya çalıştı, V.A. peşinden koştu. Bunlar koşunca bizde tam tersine koştuk. Biz de koşarak polisi aradık, ekipler geldi. V.A. zaten evde alkol alıyormuş, geldiğinde kokudan ve hareketlerinden anlamıştım. Olay bundan ibarettir. Adaletin yerini bulacağını umuyorum" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------
(Cep telefonu)
-Tadilattan görüntüler
(Aktüel)
-Furkan Özçelik Röportaj
=======================
8-PENDİK'TE 2 KİŞİYE VE 7 ARACA ÇARPAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Leyla YILDIZ/ İSTANBUL, (DHA) - PENDİK'te hafif ticari aracıyla 2 kişiye çarpan alkollü sürücü kaçmaya çalışırken sokaktaki 7 araca daha çarptı. Olayın ardından gözaltına alınan araç sürücüsü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Olay, 7 Aralık günü saat 22.00 sıralarında Kurtköy Ormangülü Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre hafif ticari aracıyla seyir halinde olan Mikail Burak P., sokaktaki 2 kişiye çarptı. Kazanın ardından çevrede toplanan vatandaşlar sürücünün yanına giderek tepki gösterdi. Bunun üzerine panikleyen sürücü, aracına binerek olay yerinden kaçmaya çalıştı. Geri manevra yapan Mikail Burak P., kaçış sırasında sokak üzerindeki 7 araca daha çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Polis ekipleri tarafından yapılan alkol testinde sürücü Mikail Burak P.'nin 2.39 promil alkollü olduğu tespit edildi. Şüpheli, polis tarafından gözaltına alındı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada hafif yaralandığı belirlenen 2 kişiye müdahale olay yerinde yapıldı.
OLAY KAMERADA
Yaşananlar çevredeki güvenlik kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, hafif ticari aracın sokağa girmesinin ardından çevredeki vatandaşların araca yönelmesi, bunun üzerine aracın geri manevra yaparken çevredeki kişilerin sürücüye saldırmaya çalıştığı, araç sürücüsünün ise sokaktaki başka araçlara çarparak uzaklaştığı anlar yer aldı.
SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Olayın ardından gözaltına alınan Mikail Burak P., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece 'Mala zarar verme' ve 'Yaralama' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-ARŞİV
===================
9- ESENYURT D-100 KARAYOLU'NDA HAFİF TİCARİ ARAÇ ALEV ALEV YANDI
Vehbi DEMİR- Ramazan IŞIKLI/İSTANBUL,(DHA)- ESENYURT D-100 Karayolu'nda seyir halindeki hafif ticari aracın motor kısmı bilinmeyen nedenle alev alev yanmaya başladı. Kısa sürede büyüyen yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Yangın, saat 19.00 sıralarında D-100 Karayolu Barbaros Hayrettin Paşa Mevkii Büyükçekmece istikametindeki hafif ticari aracın motor kısmında bilinmeyen bir nedenle çıktı. Yükselen alevler kısa sürede büyüyerek aracı tamamen sardı. Durumu fark eden sürücü aracını emniyet şeridine çekti. İhbar üzerine adrese itfaiye ve polis ekipleri geldi. Alevler itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Yangın nedeniyle D-100 Karayolu'nda trafik akışı kontrollü olarak sağlandı. Hafif ticari aracın alev alev yandığı anlar yoldan geçen başka sürücüler tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Yangının ardından hafif ticari araç kullanılamaz hale geldi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
(Cep telefonu)
-Alev alev yanan hafif ticari araç
-Ekiplerin müdahalesi
-Genel ve detaylar
====================
10- BEYOĞLU VE KADIKÖY'DE HELİKOPTER DESTEKLİ 'HUZUR İSTANBUL' DENETİMİ
Leyla YILDIZ- Ulaşcan ÖZER - Yılmaz OKUR/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL Emniyet Müdürlüğü ekipleri il genelinde eş zamanlı olarak helikopter destekli 'Huzur İstanbul' denetimi gerçekleştirdi. Beyoğlu ve Kadıköy'deki denetimlerde sürücü ve yolculara Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlükleri, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, Güven Timleri Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri il genelinde 'Huzur İstanbul' denetimi gerçekleştirdi. Beyoğlu Taksim Meydanı'nda ve Kadıköy Osmanağa Mahallesi Kuşdili Caddesi'nde eş zamanlı olarak saat 20.00'da başlayan denetimlerde durdurulan araçlar detaylıca aranırken, sürücü ve yolcuların kimlik kontrolleri ile Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı. Denetime polis helikopteri de havadan destek verdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Beyoğlu denetim görüntüleri
-Kadıköy denetim görüntüleri
-Genel ve detaylar
=====================