Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

ABONE OL
DHA

1-ÜMRANİYE'DE ÖZBEKİSTANLI KHAKIMOVA'NIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ EVDE 1 KADININ DAHA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ ORTAYA ÇIKTI

Armağan GÖKMEN- Doğan Can CESUR/İSTANBUL, (DHA)- ŞİŞLİ'de hurda toplayıcı tarafından cesedi çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova'nın öldürüldüğü Ümraniye'deki evde yine Özbekistanlı Ergashalieva Sayyora(32)'nın öldürülüp parçalandığı ortaya çıktı. Olayın ardından şüphelilerin Sayyora'nın cesedini İstanbul'da farklı ilçelerin çöp konteynerlerine attıkları belirlendi.

Özbekistan'dan 28 Aralık'ta Türkiye'ye gelen Ergashalieva Sayyora (32)'dan 23 Ocak'tan beri ailesi haber alamadı. İhbar sonucu araştırmalarda, Sayyora'nın en son Özbekistanlı Durdona Khakımova'nın parçalanarak öldürüldüğü evde kaldığı belirlendi. Ekipler kamera görüntülerini inceleyerek yaptığı çalışmada, 23 Ocak'ta eve giren Sayyora'nın arkasından Khakımova'nın katilleri D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29)'nin de girdiğini belirledi.

SEVGİLİ OLDUKLARI ÖĞRENİLDİ

Ergashalieva Sayyora' ve Durdona Khakımova ile D.A.U.T. ve G.A.K.'nin yaklaşık bir ay aynı evde birlikte yaşadıkları, Sayyora'nın , G.A.K. ile sevgili oldukları öğrenildi.

BEYAZ VALİZLE AYRILDILAR

Güvenlik kamerası görüntülerinde 24 Ocak'ta şüphelilerin evden defalarca siyah çöp torbalarıyla çıkış yaptıklarını, ardından beyaz renkli bir valizle adresten ayrıldıkları tespit edildi. Şüphelilerin ticari taksiyle Fatih'e geldikleri, valizdeki parçaları bir çöp konteynerine bıraktıktan sonra yaya olarak Yenikapı Marmaray İstasyonu'na gittikleri anlaşıldı.

SAYYORA'NIN DA CESEDİNİ PARÇALAYIP FARKLI FARKLI KONTEYNERLERE ATTILAR

Soruşturma kapsamında Durdona Khakımova cinayeti nedeniyle tutuklu bulunan D.A.U.T. ve G.A.K. ile yapılan görüşmelerde, Ergashalieva Sayyora'nın da 23 Ocak'ta aynı evde kesici aletle öldürüldüğü, cesedinin ise parçalanarak İstanbul'da farklı ilçelerin çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıktı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla cezaevinden çıkarılarak gözaltına alınan iki şüpheli hakkında 'Kasten Öldürme' suçundan işlem başlatıldı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından yarın adliyeye sevk edileceği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

(Güvenlik kamerası)

-Sayyora'nın cesedinin evden çıkarıldığı görüntüler

==========================

2- KÜÇÜKÇEKMECE’DE BELEDİYE TEMİZLİK ARACINA ÇARPAN MOTOSİKLETTEKİ 2 KİŞİ ÖLDÜ

Soner HASIRCIOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE D-100 Kara yolunda belediyeye ait temizlik aracına arkadan çarpan motosikletteki 2 kişi hayatını kaybetti.

Kaza, saat 01.00 sıralarında Küçükçekmece D-100 kara yolu Bakırköy istikametinde meydana geldi. İddiaya göre, sürücüsünün bilinmeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybettiği plakası öğrenilemeyen motosiklet, aynı yönde ilerleyen belediyeye ait temizlik aracına arkadan çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet temizlik aracının altına girerken, sürücü ve beraberindeki kişi yola savruldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde motosiklet sürücüsü ve beraberindeki kişinin kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından 2 kişinin cenazesi Yenibosna Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Kazaya karışan motosiklet ve temizlik aracı

-Polis ekiplerinin çalışması

-Genel ve detay görüntüler

=============================

3-KÜÇÜKÇEKMECE'DE KONTROLLÜ YIKILAN BİNA, YANINDAKİ APARTMANA DEVRİLDİ; ÇEVREDEKİLER PANİKLE KAÇTI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de kentsel dönüşüm kapsamında kontrollü yıkımı yapılan binadan kopan parçalar caddeye ve yan tarafındaki apartmanın üzerine devrildi. Yaralanan kimsenin olmadığı olayda apartmanda hasar oluştu. Çevredekilerin panikle kaçtığı olay anı bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

Olay, saat 15.00 sıralarında Cennet Mahallesi Hürriyet Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm kapsamında bir binada kontrollü yıkım gerçekleştirildiği sırada kopan beton parçaları yan tarafında bulunan 4 katlı apartmana ve caddeye devrildi. Yaralanan kimsenin olmadığı olayda apartmanda bulunan bazı dairelerin camları kırıldı. Yıkım sırasında binadan kopan parçaların oluşturduğu tozlar nedeniyle vatandaşlar ve esnaf iş yerlerine sığındı. Çevredekilerin panikle kaçtığı olay anı bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

'BİR ANDA ORTALIK TOZ DUMAN OLDU'

İş yeri çalışanı Nurullah Gerli, "Biz yıkım olurken burada müşterilerle ilgileniyorduk. Bir anda ortalık toz duman oldu, herkes içeri kaçmaya başladı. Ekmeğimizle oynandılar ne diyelim, pilavın hepsini çöpe atacaktık, yarısını attık zaten. Fırıncı orada ekmekler, baklavalar hala toz içinde. 3 gün önce başladılar. Daha önce yıkım yapılıyordu durdu, ama yeniden başladılar. Yan binaya zarar verdi ve 1 penceresini kırdı. Yaralanan falan olmadı da esnaf çok zarar gördü" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------

(Aktüel)

-Olayın yaşandığı cadde

-Zarar gören bina

-Yıkımı yapılan bina

-Nurullah Gerli ile röportaj

-Genel ve detaylar

==========================

4- İSTANBUL MERKEZLİ 11 İLDE FETÖ/PDY OPERASYONU: 93 GÖZALTI

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli 11 ilde FETÖ/PDY'ye yönelik düzenlenen operasyonda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde ihraç/aktif görev yapan 94 vergi müfettişinden 93'ü gözaltına alındı. 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nca, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne verilen talimatlar doğrultusunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma başlatıldı. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün gizli haberleşme yöntemlerinden olan ankesörlü-büfe telefonlarından, ankesörlü kart sistemi kullanılarak örgütsel iletişim tekniklerine uygun şekilde bağlantı kurdukları tespit edilen; terör örgütü içerisinde eylem ve faaliyet yürüttüklerine yönelik haklarında itirafçı beyanları bulunan ve örgütsel faaliyetlerde yer aldıkları değerlendirilen, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde ihraç/aktif görev yapan toplam 94 vergi müfettişine yönelik operasyon düzenlendi.

93 ŞÜPHELİ YAKALANDI

İstanbul merkezli 11 ilde düzenlenen operasyonda toplam 93 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. (DHA)

============================

5- 'AZİZ İHSAN AKTAŞ' DAVASINDA DURUŞMA 17 ŞUBAT'A ERTELENDİ

İSTANBUL,(DHA)- BELEDİYE başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davası 11'inci gün sona erdi. Duruşmanın tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmesi için 17 Şubat Salı günü 10.00'da görülmesine karar verildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 7'si belediye başkanı olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı davada 33 sanık tutuklu bulunuyor. Duruşma, üçüncü haftasında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonunun yetersiz kalması nedeniyle Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 numaralı salonda görülüyor. Duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu. Daha önceki duruşmalarda Oya Tekin, Zeydan Karalar ve Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıkların savunmaları alındı. Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde görülen duruşmada aralarında Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 sanık tahliye edildi. Duruşmanın 11'inci günü tutuksuz sanıkların savunmaları ile sona erdi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmesi için 17 Şubat Salı günü saat 10.00'a ertelendi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-ARŞİV

======================

6- İSTANBUL'DA TOPLU TAŞIMAYA YÜZDE 20 ZAM TEKLİFİ İBB MECLİSİ'NDE KABUL EDİLDİ

Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi Şubat ayı 3'üncü oturumu bugün yapıldı. Toplantıda, İstanbul'da toplu taşımaya yüzde 20 zam yapılması teklifi ile Marmaray ve banliyö hatlarında bilet fiyatların mevcut yolcu ücretlerine ise yüzde 25,49 oranında zam teklifi oy çokluğu ile kabul edildi.

İBB Meclisi Şubat Ayı 3'üncü oturumu Saraçhane'deki İBB binasında yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında toplanan mecliste 35 gündem maddesi görüşüldü. Gündem dışı konuşmalarla başlayan toplantıda, meclis grup başkanları ve üyelerinin konuşmalarının ardından gündem maddelerine geçildi.

YÜZDE 20 ZAM TEKLİFİ KABUL EDİLDİ

Gündemin 110’uncu maddesinde yer alan İstanbul'da metro, otobüs, minibüs, metrobüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servisi ücretlerine yapılacak zamlar ile farklı kalemlerdeki zamları içeren 'Toplu Ulaşım Ücret Tarifesi düzenleme' maddesi mecliste oy çokluğu ile kabul edildi.

İSTANBUL KART BİLET FİYATLARI YÜKSELDİ

Alınan karar doğrultusunda İETT otobüsleri, raylı sistemler, metrobüs ve şehir içi toplu ulaşımda kullanılan elektronik tam bilet ücreti 42 liraya yükseldi. Öğrenci bileti 20,50 lira, 30 yaş ve üzeri indirimli öğrenci bilet ücreti 37,80 lira 60-65 yaş arası bilet ücreti ise 30,07 lira olarak belirlendi. Aktarmalı geçişlerde ise birinci aktarma 31,27 lira, ikinci aktarma 24,02 lira, üçüncü ve sonraki aktarmalar 15,62 lira olarak uygulanacak. Yeni tarifeler 16 Şubat 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.

DENİZ HATLARINDA DA ARTIŞ

Şehir Hatları ve özel deniz motorlarında da yeni tarife uygulanacak. Buna göre; Bostancı-Adalar hattında tam bilet ücreti 156,26 liraya, Kabataş-Adalar hattında ise 247,44 liraya yükseldi. Deniz yolu taşımacılığında ücretlendirme, ada hatları hariç olmak üzere mil bazlı tarifeye göre uygulanacak.

TAKSİ ÜCRETLERİ GÜNCELLENDİ

Kararla birlikte taksilerde taksimetre açılış ücreti 65,40 liraya, kilometre başına ücret 43,56 liraya yükseldi. Zaman tarifesi saatlik 544,45 lira olarak belirlenirken, kısa mesafe ücreti ise 210 lira oldu.

MİNİBÜSLERDE İNDİ-BİNDİ ÜCRETİ ARTTI

Minibüslerde ‘indi-bindi’ olarak bilinen en kısa mesafe ücreti 39 liraya çıkarıldı. Buna göre; 4 kilometreye kadar olan mesafelerde 39 lira, 4–7 kilometre arası 41 lira, 7–11 kilometre arası 42 lira, 11–15 kilometre arası 43 lira, 15-20 kilometre arası ise 47 lira olarak uygulanacak. Minibüslerde öğrenci ücreti ise 25 lira oldu.

SERVİS ÜCRETLERİ DE ZAMLANDI

Yeni kararla birlikte okul servis ücretlerinde 0–1 kilometre arası mesafe için ücret 4 bin 51 liraya yükseltildi. Personel servislerinde ise en düşük ücret 2 bin 284 lira 54 kuruş olarak belirlendi.

MARMARAY ÜCRETLERİNE ZAM

TCDD Taşımacılık AŞ tarafından işletilen Gebze-Halkalı Marmaray hattı ile Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı ve Sirkeci-Kazlıçeşme banliyö hatlarında yolcu taşıma ücretlerine zam yapıldı. Marmaray ve banliyö hatlarında bilet fiyatların mevcut yolcu ücretlerine ise yüzde 25,49 oranında zam yapıldı. Halkalı-Bahçeşehir ve Sirkeci-Kazlıçeşme Banliyö Hatları; Tam 34 liraya, öğrenci 16, liraya, 30 yaş ve üzeri indirimli öğrenci bileti 30,60 liraya, 60-65 yaş arası 24,16 liraya yükseldi.

MARMARAY BİLET ÜCRETLERİNE ZAM

Marmaray bilet ücretleri ise; Tam 34 liraya, öğrenci 16,48 liraya, 30 yaş ve üzeri indirimli öğrenci bileti 30,60 liraya, 60-65 yaş arası bilet ise 24,16 liraya yükseldi.

İDO SEFERLERİNDE YENİ TARİFE

İDO Deniz Otobüsleri’nde de yeni fiyatlar uygulanacak. Sirkeci–Harem arabalı vapur hattında yolcu taşıma ücreti 40,39 lira, öğrenci ücreti 24,32 lira olarak belirlendi. Araç geçiş ücretlerinde ise otomobil için ücret 240 liraya, minibüs için 320 liraya, otobüs için ise 630 liraya yükseldi.

YENİ TARİFE 16 ŞUBAT’TAN İTİBAREN GEÇERLİ OLACAK

Zam tarifesinin 16 Şubat’tan itibaren geçerli olacağı belirtildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

-Meclisten görüntüler

-Konuşmalar

-Genel ve detaylar

=======================

7- BAKAN KURUM: TÜRKİYE’NİN 'COP31' YAKLAŞIMI NETTİR, DURAĞANLIK DEĞİL AKSİYON

Canan İLARSLAN- Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- BEŞİKTAŞ'ta İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31'inci Taraflar Konferansı'nda (COP31) konuşan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye'nin COP31'e yaklaşımı nettir; Tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz" dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31'inci Taraflar Konferansı (COP31) Beşiktaş'ta bir otelde düzenlendi. Konferansa Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ile yurt dışından gelen temsilciler ve davetliler katıldı. Konferansta tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler tarafından ortak basın toplantısı düzenlendi.

'COP TOPLANTILARI ÇOK KRİTİK VE KIYMETLİDİR'

Konferansta konuşan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir; çünkü dünyamız; iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye; engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla; COP31'e Antalya'mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31'in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul'da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya'dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık" şeklinde konuştu.

'COP 31 SÜRECİNİ SONUÇ ODAKLI YÜRÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ'

Bakan Kurum, "COP 31 Başkanlığı olarak bu mirası en güçlü şekilde sahipleniyoruz. Buraya kadar COP'lar da alınmış kararları gerek COP 29'da gerek COP 30'da atılan adımları en güçlü şekilde sahipleniyor ve COP 31 sürecini sonuç odaklı yürütmeyi hedefliyoruz. COP31'i başarılı olsun istiyoruz ve başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31'den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31'i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye'nin COP31 yaklaşımı nettir; Tek ses değil Diyalog, Ayrılık değil Uzlaşı, Durağanlık değil Aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" dedi.

'GÖBEKLİTEPE İNSANLIĞIN ORTAK BİR ANLAM ETRAFINDA BULUŞTUĞU YERDİR'

Bakan Kurum, "Çıkış noktalarımızdan biri insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe'dir. Çünkü Göbeklitepe insanlığın ilk kez bir araya gelerek ortak bir anlam etrafında buluştuğu yerdir. Bu yönüyle COP31'i insanlığın yeniden bir araya geldiği, 'Geleceğin COP'u' olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31'i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında bu duruşu sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı.

'ZİRVENİN İLK GÜNÜNDE STRATEJİK LİDERLİK MESAJLARI VERİLECEK'

Bakan Kurum, "Zirveyi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve ev sahipliğinde Antalya'da 2 günlük program çerçevesinde gerçekleştireceğiz. Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye'nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir" şeklinde konuştu

‘GÜÇLÜ BİR VİZYONLA, ÇOK TARAFLILIĞA OLAN GÜVENİ YENİDEN İNŞA ETMEYE KARARLIYIZ’

Bakan Kurum, ’"COP31 Başkanlığı olarak; sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki; COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım! Kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak. Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki; Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" dedi.

'İKLİM EYLEMİNDE YENİ BİR ÜÇÜNCÜ DÖNEM HAYATA GEÇİRİLECEK'

Konferansta konuşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, "İklim felaketlerini ağırlaştıracağı ve hane halklarıyla işletmeler için maliyetleri artıracağı açık olmasına rağmen, ülkelerini kömür, petrol ve gaza bağımlılığı artırmaya kararlı olanlar bu tehdidi yayıyor. Ve bu güçler, inkar edilemez bir biçimde güçlü. Ama galip gelinebilir. Bu kaos ve gerilime karşı bir alternatif var. Ülkeler yan yana duracaklar, bugüne kadar elde edilenlerin üzerine inşa edecekler ve bu süreci daha hızlı bir şekilde daha ileri taşıyacaklar. İş dünyası, yatırımcılar, bölge liderleri ve yerel liderlerle daha yakın çalışarak her ülkede daha somut sonuçlar elde edecekler. Kısacası iklim eyleminde yeni bir üçüncü dönem hayata geçirilecek. Bu hız kazanma ve ölçeği genişletme dönemi. 2028 yılında ikinci küresel durum değerlendirmesi yapılacak. Bu yıl geldiğinde bu taahhütlere daha yakın olmamız gerekiyor. Böylece ülkeler COP33'e yalnızca hayatta kalma değil, güç veren, sağlam bir yanıtla güven içinde gelecek. Dayanıklılığı artıran, ekonomileri büyüten ve emisyonları güçlü bir şekilde düşüren bir yanıt gerekecek. Bilimin gerektirdiği yeni ve daha güçlü hedefler. Şimdiki görevimiz bu dönüşümü hızlandırmak ve özellikle kırılgan ve gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere her ülkenin bu fırsat masasında bir koltuğa sahip olmasını sağlamak. İkinci olarak finansman akışını hızlandırmak kilit öneme sahip ki her ülke iklim eyleminin büyük faydalarından faydalanabilsin ve haklarını koruyacak iklim dirençliliğini inşa edebilsin" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------------

-Konferanstan görüntüler

-Bakan Murat Kurum’un konuşması

-Simon Stiell'in konuşması

-Genel ve detaylar

======================

8-BİLAL ERDOĞAN 'KÜLTÜREL MİRAS'IN İZİNDE PROJESİ FİNAL PROGRAMI'NDA' KONUŞTU

Canan İLARSLAN - Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- Kültürel Miras'ın İzinde Projesi Final Programı'nda konuşan İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Osmanlı Türkçesi veya Osmanlıca okumanın gençlerimiz tarafından öğrenilmesi hakikaten şimdi bize bu kadar doğal geliyor. Ama daha yakın zamanlarda, daha 10,15 sene önce Türkiye'de bunlar büyük tabuydu" dedi.

Kağıthane'de bulunan Cumhurbaşkanı Osmanlı Arşivi Külliyesi'nde Hayrat Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı işbirliği ile Genç Hayrat’ın düzenlediği Türkiye genelindeki Fen ve Anadolu Liselerini bir araya getiren 'Kültürel Mirasın İzinde Osmanlı Türkçesi Yarışması Finali' programı İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin ve Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca, öğrenciler ve eğitmenler katıldı. Yarışmaya Türkiye'nin tüm il ve ilçelerindeki Fen ve Anadolu liseleri arasından tertip heyetinin belirlediği 505 okul katıldı. 15 bin öğrencinin katıldığı seminerlere 'Neden Osmanlıca Öğrenmeliyim?' seminerleri verildi. Bu öğrencilerden 7 bin öğrenciye 7 hafta süren Osmanlıca eğitimi verildi. 31 Ocak'ta Türkiye genelinde çevrimiçi gerçekleştirilen sınavda Türkiye ve il dereceleri belli oldu. Derece alanlar 12 Şubat'ta Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivi Külliyesi'nde yarışmaya hak kazandı. İllerde dereceye giren 10 öğrenciye ödülleri takdim edildi. Protokol konuşmalarının ardından Bilal Erdoğan Türkiye Geneli sınavda üçüncü olan Yusuf Kağan Kaymaz'a, ikinci olan Ammar Alkurdu'ya, birinci olan Yusuf Aydın'a hediye ve plaket takdim etti. Günün anısına Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'a Celî Sülüs ile yazılmış 'Üzülme, şüphesiz ki Allah bizimle beraberdir! Tevbe Sûresi 40' yazılı eseri hediye etti. Programa katılan diğer protokol heyeti de öğrencilere hediyelerini takdim etti.

'OSMANLICA OKUMANIN GENÇLERİMİZ TARAFINDAN ÖĞRENİLMESİ BİZE DOĞAL GELİYOR'

İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Osmanlı Türkçesi veya Osmanlıca okumanın gençlerimiz tarafından öğrenilmesi hakikaten şimdi bize bu kadar doğal geliyor. Ama daha yakın zamanlarda, daha 10,15 sene önce Türkiye'de bunlar büyük tabuydu. Birisi kalkıp 'eski harflerle yazılan metinleri ben okuyamıyorum, okumak istiyorum, bununla ilgili bir eğitim alayım' dese, bu bir sorun teşkil ediyordu. Bununla ilgili birileri hemen itirazlarını seslendiriyorlardı ama şimdi normalleşti. Bu bizim kendi dilimiz, kendi metinlerimiz, kendi geçmişimiz, kendi tarihimiz. Bizim ülkemizde işte bırakın Osmanlı Türkçesini; Arapça mesela değil mi? Arapça Farsça öğrendiğiniz zaman, aynı zamanda kelime hazineniz de güçlenmiş oluyor. Ama Osmanlı Türkçesini öğrendiğiniz zaman, eski metinlere birazcık vukufiyet geliştirebildiğiniz zaman kelime hazinesi hem Arapça'dan gelen kelimelerle hem Farsça'dan kelimelerle birlikte ne yapıyor? Birdenbire zenginleşmiş oluyor. Kelime hazinesi zengin olan bir öğrenci ondan sonra gidip yabancı dilleri öğrenmeye çalıştığı zaman o dilleri de daha yüksek bir kelime hazinesiyle öğrenmiş oluyor. Dolayısıyla ben bu çalışmanın; bu bir kere gençlerimizin kelime dağarcığının, hazinesinin güçlenmesinde, geçmişiyle olan bağlarının güçlenmesinde çok önemli vazife ifa ettiğini düşünüyorum" dedi.

'UMRE ÖDÜLÜ İKİNCİYLE ÜÇÜNCÜYÜ DE DAHİL EDECEK ŞEKİLDE GENİŞLETİLDİ'

Bilal Erdoğan, "Bugün Milli Eğitimimizin soru türlerinde yaptığı güncellemeler, gidişat artık okuyan öğrencinin her ders türünde daha başarılı olmasını sağlayacak. Onun için ümit ediyorum ki gençlerimiz hem daha fazla okusunlar hem daha fazla kelime dağarcığına sahip olsunlar. Az kelimeyle kullanırsanız işletim sisteminiz geri; onu daha çok kelimeyle kullanırsanız daha güçlü bir işletim sistemiyle daha akıllı olursunuz, daha çok daha güçlü kendinizi ifade eder, başka insanları da daha iyi anlarsınız.Ümit ediyorum ki siyasi tarafkilliklere, bağnazlıklara bağnaz kesim çünkü aslında bunu öğrenene bağnaz diyorlar ama gerçek bağnazlığı bunu diyenlerde görmek lazım. Dolayısıyla bu tür bağnazlıkları bir tarafa bırakıp her türlü gençlerimizin potansiyelini güçlendirecek olan, her türlü kendi geçmişimizde güçlü köklerimiz olduğunu fark etmemize yol açacak olan çalışmayı desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Bu böylelikle biz de bütün gelişmiş medeniyetler, bütün gelişmiş toplumlar gibi geçmişinden koparak değil; geçmişindeki bütün zenginliği bilerek, kazanarak, sarılarak geleceğe, aydınlık yarınlara yürüyebiliriz. Hiçbir şey olmasa bir gencin 'Ben yapabilirim' deyip, 'Ben kazanacağım, ben daha öne çıkacağım, daha iyi şeyler yapacağım' diyerek bir yarışmaya katılması başlı başına zaten takdiri hak ediyor. Burada birinciye aile yakınıyla beraber Umre ödülü verilecekmiş. Onu da ikinciyle üçüncüyü de dahil edecek şekilde genişletildiğinin de müjdesini veriyorum. Hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.

'500 BİN ÖĞRENCİMİZİN MANEVİ DÜNYASINA IŞIK TUTTUK'

Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca, "Bugün burada finalini gerçekleştirdiğimiz bu proje sadece bir yarışma değil; bir hafıza inşası, bir kimlik yürüyüşü ve bir medeniyet çağrısıdır. Her yıl yaklaşık 60 bin öğrencimizi yaz okullarımızda milli ve manevi değerlerimizle buluşturuyoruz. Her sene tertip ettiğimiz 'Aydınlık Yarınlara Kitap Okuma' Yarışmamızda geçtiğimiz yıl 368 bin öğrencimizi, bu yıl ise iki hafta önce ödül töreni yine bu salonda yapılmıştı, 500 bin öğrencimizin manevi dünyasına ışık tuttuk" dedi.

'EĞİTİMİ YALNIZCA BİLGİ AKTARIMI OLARAK DEĞİL, SORUMLULUK ŞUURU İNŞA ETMEK OLARAK GÖRÜYORUZ'

Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca, "Hayrat Vakfı olarak, Genç Hayrat olarak bizler şuna inanıyoruz. Bu milletin yarınları başka kültürlerin taklidiyle değil, kendi köklerinden güç alan bir yürüyüşle inşa edilecektir. Biz eğitimi yalnızca bilgi aktarımı olarak değil; değer kazandırmak, istikamet vermek ve sorumluluk şuuru inşa etmek olarak görüyoruz. Osmanlıca kurslarımızla ecdatla bağı, değerler eğitimleriyle ahlakı, kitap okuma yarışmalarıyla düşünceyi, yaz okulları ve kamplarla karakteri, Ramazan projeleriyle maneviyatı ve paylaşmayı ve esir kart çalışmalarıyla tarihe vefayı yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. Ortak gayemiz; kendi medeniyet değerleriyle barışık, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bir gençliktir" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

-Programdan görüntüler

-Hediye takdimi

-Bilal Erdoğan'ın konuşması

-Kürşat Karaca'nın konuşması

-Genel ve detaylar

==============================

9-OYUNCU KANBOLAT GÖRKEM ARSLAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ataberk KURT/İSTANBUL, (DHA) - OYUNCU Kanbolat Görkem Arslan (45), evinde geçirdiği kalp krizinin ardından kaldırıldığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Kanbolat, Zincirlikuyu Camii'nde ikindi namazında düzenlenen cenaze töreninin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Oyuncu Kanbolat Görkem Arslan 10 Şubat günü gece saatlerinde Beyoğlu’ndaki evinde rahatsızlandı. İhbar üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi evde yapılan Arslan, ambulansla Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Arslan’ın kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği öğrenildi. Kanbolat için Zincirlikuyu Camii'nde ikindi namazında cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Gürkan Uygun, Musa Uzunlar, Cem Cücenoğlu, Pınar Altuğ, Nur Sürer, Garip Selimer, Selim Bayraktar, Teoman Kumbaracıbaşı, Hamdi Alkan, Işıl Yücesoy, Birce Akalay, Burak Demir, Yurdaer Okur gibi çok sayıda oyuncu ile ünlü müzisyen Burhan Öçal ve sanat camiasından birçok isim katıldı. Tabutun başında dua eden meslektaşları, Arslan'ın vefatının sanat dünyası için büyük bir kayıp olduğunu dile getirdi. Kanbolat Görkem Arslan kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

'POYRAZ KARAYEL' EKİBİ VE SANAT DÜNYASI YALNIZ BIRAKMADI

Törende taziyeleri Kanbolat Görkem Arslan’ın eşi Hicran Akın Arslan, annesi Hatice Soydaş Arslan ve babası Avni Arslan kabul etti. Arslan’ın ailesinin büyük üzüntü yaşadığı görülürken, Arslan'ın 'Poyraz Karayel' dizisindeki rol arkadaşları İlker Kaleli, Emel Çölgeçen ve Celil Nalçakan, oyuncu dostlarını son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

‘KARDEŞİMİ KAYBETTİM’

Oyuncu Cem Cücenoğlu, "Kardeşimi kaybettim ben. Bu dünyadaki melek insanlardan, melek kalplilerden biriydi. Adını sanını bilmediğimiz belki de binlerce kişiye dokunmuştur o iyilikleriyle. Erken yaşta. Bomboş kaldık. Diyecek hiçbir şeyim yok. Dünya bir beyefendi kaybetti, güzel bir insan kaybetti. Sahneler güzel bir oyuncusunu kaybetti, yetenekli bir oyuncusunu kaybetti. Tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum" diye konuştu.

‘KEŞKE ÇOK DAHA FAZLA ZAMAN GEÇİREBİLSEYDİK’

Oyuncu Musa Uzunlar da, "Böyle bir durumda insan söyleyecek çok fazla bir şey de bulamıyor çünkü kabullenmesi gerçekten çok çok zor. Keşke çok daha fazla zaman geçirebilseydik. Birbirimizin değerini bilelim, yakınlarımızın değerini bilelim. Bazı şeyleri ihmal etmeyelim veya ertelemeyelim. Söyleyebileceğim tek şey bu" diye konuştu.

'İNANMAKTA HALA ZORLANIYORUM'

Oyuncu arkadaşlarından Yurdaer Okur ise, "Söyleyecek kelime bulmakta çok zorlanıyorum. Daha iki ay öncesine kadar birlikte sahne çekiyorduk. Hayat çok kısa, kime ne zaman ne olacağı hiç belli olmuyor. Son görevimizi yapmaya geldik. Çok sevdiğim, çok değer verdiğim bir arkadaşımdı. İnanmakta hala zorlanıyorum. Hepimizin, tüm sevenlerinin başı sağ olsun gerçekten. Çok iyi bir oyuncuyu, çok iyi bir insanı kaybettik öncelikle, onu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

‘ÇOK İYİ BİR MESLEKTAŞTI’

Oyuncu Burak Demir ise, "Çok eski dostumuz, çok iyi insandı ve çok iyi bir meslektaştı. İyi aktördü. Çok fazla zorladı herhalde kendini, bilmiyorum ki. Gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum, çok üzgünüz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

-Cenaze töreninden görüntüler

-Cenaze namazı

-Cem Cücenoğlu röportaj

-Musa Uzunlar röportaj

-Burak Demir röportaj

-Yurdaer Okur röportaj

-Genel ve detaylar

=======================

10- SİLİVRİ'DE SEYİR HALİNDEYKEN TEKERİ KOPAN OTOMOBİL KAMYONA ÇARPTI; SÜRÜCÜ YARALANDI

Uğur Samet AVCI/İSTANBUL,(DHA)- SİLİVRİ'de seyir halindeyken tekeri kopan otomobil aynı istikamette ilerleyen jeneratör yüklü kamyona arkadan çarptı. Kazada otomobilin içinde sıkışarak yaralanan sürücü ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaza, saat 19.00 sıralarında D-100 Karayolu Selimpaşa yan yolda meydana geldi. İddiaya göre seyir halindeyken tekeri kopan 34 MIF 193 plakalı otomobil önce kaldırıma, ardından aynı istikamette ilerleyen jeneratör yüklü 06 FY 1175 plakalı kamyona arkadan çarptı. Otomobil sürücüsü çarpışmanın etkisiyle araçta sıkıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Araçta sıkışan sürücü itfaiye tarafından bulunduğu yerden kurtarıldı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada yaralandığı belirlenen otomobil sürücüsü ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kamyona çarpan otomobil ise çekiciyle olay yerinden kaldırıldı. Polis ekipleri ise çevrede güvenlik önlemi aldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Kazaya karışan araçlar

-Ekiplerin çalışmaları

-Olay yerinden görüntüler

-Genel ve detaylar

======================

11- KAĞITHANE'DE MARANGOZ ATÖLYESİNDE YANGIN; MAHSUR KALAN 11 KİŞİ İLE 1 KÖPEK KURTARILDI

Mehmet Kaan KURT/İSTANBUL,(DHA)- KAĞITHANE'DE 4 katlı iş hanının alt katındaki marangoz atölyesinde yangın çıktı. Binada mahsur kalan 11 kişi ile 1 yavru köpek itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saatlik müdahalesiyle söndürüldü. Dumandan etkilenen 1 kişi ise ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Seyrantepe Mahallesi Çelikay Caddesi'ndeki 4 katlı iş hanının alt katındaki marangoz atölyesinde saat 00.00 sıralarında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler iş yerinin tamamını sararken, yoğun duman binaya yayıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, yangın nedeniyle binada mahsur kalan 10 kişi itfaiye ekipleri tarafından merdiven ile kurtarıldı. Daha sonra yangına uykuda yakalanan bir kişi, pencereye çıkarak ekiplerden yardım istedi. Hatalı park edilen araçlar nedeniyle bulunduğu yere merdivenli itfaiye aracı zorlukla ilerledi. Ekiplerin çalışmasıyla kurtarılan kişi, çevredekilerin yardımıyla ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldı. Yangında mahsur kalanlar arasında bulunan 'Rex' isimli yavru köpek de itfaiye ekiplerince son anda kurtarıldı.

'İTFAİYE EKİPLERİ GELİP BİZİ KURTARDI'

Yangın sırasında müzik stüdyosunda olduklarını söyleyen Erdal Güvenli, "Bir çalışmamız vardı. Duman gelmeye başladı. Müzisyen arkadaşımız içeri girip bir yerde yangın olup olmadığını sordu. Stüdyonun kapıları ses geçirmemesi için muhafazalı olduğundan içeride bekledik. Bu küçük de bizim Rex'imiz. Bizden daha çok korktu. Normalde hiperaktif bir köpek ama yangın sırasında çok sakindi. İtfaiye ekipleri gelip bizi kurtardı." dedi.

Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saat süren çalışmasının ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------

-İş hanından görüntü

-İtfaiye ekiplerinin müdahalesi

-Mahsur kalan kişinin kurtarılması ve ambulansa alınması

-Kurtarılan yavru köpek

-Erdal Güvenli röp.

© Copyright 2026

DHA